KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Sağlık Ekonomisi
₺450,00 -

Şehir Coğrafyası
₺700,00 -

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Esir Yunanlar
₺440,00 -

Çin Tarihinde İz Bırakanlar
-

Dijitalleşme ve Kayıtdışı Ekonomi
-

KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
-

Heterochrony in Posthuman Fiction
-

Readings on Füruzan
₺420,00 -

Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
₺750,00 -

Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
₺275,00 -

ABD Dış Politikasında İran
₺675,00 -

Umut ve Psikolojik Danışma
₺340,00 -

SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
₺635,00 -

VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
₺275,00 -

Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
₺455,00 -

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
Hata Türleri ve Etkileri Analizi tesis, ürün ve makinelerde meydana gelebilecek her hatanın sistemin geneline yansıyan etkisini ve olası riskinin kritiklik derecesine göre sıralanmasını içermektedir. Yoğun rekabette ayakta kalabilmek için işletmelerin kendilerini diğerlerinden farklılaştırması, genellikle kalite alanında olmaktadır. Kalite bu anlamda müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması, ürünlerin ve hizmetlerin tasarımı, üretim süreçleri, satış, gibi işlemlerin tamamını kapsayan bir araçtır. Bu kitapta, Hata Türleri ve Etkileri Analizi firma ve müşteri bakış açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde hataların önemlilik derecelerinde farklılık gözlenip gözlenmediği ele alınmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
Bu kitap yapay zekânın engelli bireylerin yaşamında yarattığı dönüşümü kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Kişiselleştirilmiş yardımcı teknolojilerden eğitim, sağlık ve istihdam uygulamalarına; afet yönetiminden akıllı şehir çözümlerine kadar uzanan bu eser, erişilebilirliğin artık bir tercih değil temel bir hak olduğunu vurguluyor. Akademik araştırmalar, saha deneyimleri ve yenilikçi örneklerle desteklenen kitap; yapay zekânın engelleri nasıl azaltabildiğini, bireyleri dijital ekosistemin pasif kullanıcıları olmaktan çıkarıp aktif katılımcılara dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Akademisyenler, karar vericiler ve kapsayıcı bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen tüm paydaşlar için yol gösterici, ilham verici ve güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ ARAŞTIRMALARI-1
Doğu Karadeniz’in önemli şehirlerinden olan Artvin, coğrafi özelliklerinin yanı sıra tarihi dokusuyla da kendinden söz ettirmektedir. Yer aldığı konum itibariyle tarih boyunca pek çok millete ev sahipliği yapmış olan şehir çeşitli kültür izlerini günümüzde de bünyesinde bulundurmaya devam etmektedir. Bu durumun bir yansıması olarak karşımıza çıkan farklı yer isimleri bölgenin Türk tarihini anlamamıza yardımcı olmaktadır. 7. yüzyılın ortalarından itibaren ilk Müslüman fetihlerinin etkisinde kalarak yeni bir din ve kültürle tanışan Artvin 11. yüzyılın sonlarına doğru Selçuklu hâkimiyetine geçmiş, devamında bölgeye ulaşan büyük Kıpçak göçleriyle tam olarak bir Türk yurdu haline gelmiştir. Osmanlıların bölgeyi fethetmesini müteakip daha zengin kaynaklardan takip edebildiğimiz Artvin ve çevresi, Hurufât defterlerinde Livane olarak yerini almıştır. İlçeleriyle birlikte pek çok vakfın yer aldığı Artvin’in 19. yüzyıldaki idari ve ekonomik yapısı, sınır şehri olarak Türk-İslam medeniyetinin anlaşılmasına katkı sunmaktadır. 93 harbinden Kore savaşına kadar çeşitli mücadelelere katılan Artvin halkının aziz hatırası günümüzde Artvin ve çevresindeki şehitliklerde yaşatılmaya devam edilmektedir.
Elimizdeki bu kitap alanında uzman bilim insanlarının tüm bu konularla ilgili çalışmalarını ihtiva etmektedir. Artvin tarihinin titizlikle araştırılması sonucu elde edilen bu veriler konuya ilgi duyan araştırmacılar için kaynak niteliği taşımaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
Edebiyat tarihlerinde bugün ismine rastlayamadığımız fakat yaşadığı dönemde makaleleri ile Fransız basınında yer alan gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi özellikle vecize edebiyatında dikkate değer bir isimdir.
Pekyahşi vecizelerini 1918-1922 yılları arasında Vecizeler Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap adlarıyla yayımlar. Eski harflerle yayımlanan bu metinlerden başka Vakit gazetesinde 1941 yılından vefat ettiği 1950 yılına kadar binlerce vecize yayımlamıştır.
Amacımız Vakit sütunlarında dağınık halde duran bu vecizeleri -yazarın diğer vecize kitaplarına verdiği adlardan mülhem- Beşinci Kitap adıyla bir araya getirerek onları gün ışığına çıkarmak ve Mehmet Cemil Pekyahşiyi günümüz okuruna hatırlatmaktır.
Keder sıhhatin zehridir.
Adilin derdi büyük olur ama Allah kurtarır.
Üç israfımız var: Zaman, sıhhat ve para.
Arsız söz müfsit kalbe delalet eder.
Dünya binenlerle taşıyanlardan mürekkeptir.
Kalem kılıçtan kuvvetli müdafaa ve terbiye aletidir.
Bazılarının bedbahtlığı kendi ahlaklarının tabii neticesidir.
Bir muharririn eseri ebedî olur da kendi nasıl fani olur?
Şahsın iktidarı servetidir. Cemiyetin iktidarı ilim, irfan ve sanattır.
Kader ve talih felaket zamanlarında hatalarımıza verdiğimiz isimlerdir.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kültürel Çalışmalar Perspektifinden Toplumsal Cinsiyetin Alımlanması
Toplum içinde bireylerarası eşitliğin sağlanmasında önemli bir kırılım, toplumsal cinsiyet algısında eşitliğin sağlanabilmesi; toplumların demokratik bir yapı oluşturabilmesinin basamaklarından biri, toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılmasıdır. Toplumsal cinsiyetin yüzyıllardan beri devam eden kadın-erkek eşitsizliğini odak alan çalışma alanına uzunca bir süredir LGBTİ bireyler de dahil olmuştur.
Medya temsillerinin toplumun baskın ideolojilere göre eşitsizlik aralığını açan yönlendirmesi, izleyicinin zihninde eşitsizliği pekiştirmektedir. Toplumsal cinsiyetin nasıl alımlandığını anlamak için gerçekleştirilen izleyici araştırmalarını içeren bölümlerden oluşan bu kitap, medyanın eşitsizliği alevlendiren manipülasyonlarını görünür kılmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
Altı yüz yıllık Osmanlı topraklarında devletin en zirvesindeki Padişahtan tutun da halkın arasında yaşayan demirci ustası veya marangoza kadar pek çok şahsiyet klasik edebiyat veya halk edebiyatı tarzında şiir söyleyebilmiştir. Binlerle ifade edilebilecek bu şairlerin kesin sayısı şimdiye kadar tam olarak tespit edilebilmiş de değildir. Öyle ki hâlen pek çok şairimiz ve eserleri gün ışığına çıkarılmayı bekleyen bir hazine konumundadır. Söz konusu bu hazinenin her bir değerli taşını küçüğüne büyüğüne bakılmaksızın gün yüzüne çıkarmak, bilim âlemine tanıtmak ve günümüz insanlarının istifadesine sunmak biz araştırmacıların ortak sorumluluğudur.
Bu sorumluluk çerçevesinde biz bu çalışmamızda on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı ile yirminci yüzyılın başlarında Manisa’nın Kasaba yani günümüzdeki adıyla Turgutlu ilçesinde yaşamış olan Kasabalı Nûrî’yi ele almaya çalıştık. Osmanlı devletinin dağılma döneminin olumsuz şartları içerisinde yetişmiş bir şahsiyet olarak karşımıza çıkan Kasabalı Nûrî, özellikle dönemin aksaklıklarını korkusuzca dile getirmeye çalışan cesur bir şair olarak dikkatleri çekmektedir. Hem aruz hem de hece vezinleriyle şiirleri bulunan Kasabalı Nûrî’nin müstakil bir divanı bulunmasa da iki farklı mecmua ile dönemin önemli gazetelerinde yayımlanan şiirleri önemli bir yekun oluşturmaktadır. Şairin çalışmamıza dahil ettiğimiz bu şiirlerinin tümü, söz konusu kaynaklardan temin edilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Rehber-i Ahlâk
Rehber-i Ahlâk, Ali İrfan Eğribozi’nin diyâneti kök, ahlâk-ı hamîdeyi ise gövde olarak kabul eden bütüncül ahlâk anlayışını ortaya koyan bir ahlâk eseridir. Eserde riyâzet, sabır, hilm, intizam, mesâ’î, hüsn-ü idâre, kanaat, nezâfet, ilim ve zabt-ı lisân gibi erdemler, karakteri alışkanlıkla tahkim eden bir pedagojik mimari içinde işlenmektedir. Soru-cevap yöntemi, soyut öğütleri uygulamaya dönüştürerek öğrenciyi tanımdan gerekçeye ve fiile tedricen taşıyan didaktik bir program kurmaktadır. Dindarlık farzların edası ve nehiylerden sakınma iradesiyle somutlaştırılmakta, sadakat ve adalet toplumsal nizamın mihveri olarak temellendirilmektedir. Çalışkanlık, tasarruf ve kanaat kişisel direnci artıran iktisadî bir disiplin olarak sunulmakta; nezâfet ve intizam zihin berraklığı ile güven üretmektedir. İlim temyiz kudretini güçlendirmekte, dilin terbiyesi toplumsal emniyeti pekiştirmektedir. Tecrübe-i nefs ve ıslah-ı nefs, öz denetimi süreklileştiren bir muhasebe yöntemi olarak önerilmektedir. Eser, klasik terbiyeyi çağdaş pedagojik ve etik ihtiyaçlarla buluşturan kalıcı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
Türkiyede toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadın yoksulluğu meselesi üzerinden katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiyenin 7 coğrafi bölgesinde yürütülen saha çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışma, Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesini bizzat kadınların yaşadıkları üzerinden ve onların kendi ifadeleriyle anlamak ve anlatmak çabasına dayanmaktadır. Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesiyle ilgili sayısal göstergelerin söylediklerini daha fazla anlamlandırabilmek ve bu sınırlı sayısal göstergelerin daha da ötesine geçmek noktasında, hem bakış açısı hem de yöntem itibariyle farklı bir çalışma olma iddiasında olan bu kitap, aynı zamanda bu konuyla ilgili daha derinlikli bakış açılarının gelişmesine katkı sağlamak temennisini de içermektedir.
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BAŞLANGIÇ DÜZEYİ ALIŞTIRMALAR
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Başlangıç Düzeyi Alıştırmalar kitabı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin başlangıç düzeyi dilbilgisi konularını pekiştirmelerini sağlayacak şekilde belirli konu başlıklarında hazırlanan alıştırmaları içermektedir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğreticiler kitabı ek bir kaynak olarak kullanabilir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
Mudurnu Nüfus Defteri-II (1840)
Nüfus defterleri, yerel tarih çalışmalarının temel kaynaklarındandır. Elinizdeki kitap, bu yönüyle bir kaynak eser niteliğindedir. Zira verilen kimlik bilgilerinin haricinde, satır aralarında çok zengin bir veri deposu mevcuttur. Tarih, edebiyat, iktisat, sosyoloji ve ilahiyat gibi belli başlı alanlar için paha biçilemez bilgilere ulaşabilirsiniz. Özellikle de şecere/soy ağacı belirleme hususunda sizlere yardımcı olacaktır. Aile lakabından yararlanarak Mudurnuda bir yakınınızın geçmişte hangi mahallede, kaç numaralı hanede ikamet ettiğini, geçimini hangi meslekle sağladığını öğrenme ve eşkâli hakkında bilgi sahibi olma imkânınız bulunmaktadır. Bunun yanında, Mudurnudaki iki çarşıdan birinin neden demirciler çarşısı olarak anıldığı ya da Halvetiye tarikatına mensup pek çok kimsenin niçin Mudurnuda medfun olduğunun sırrına ermeniz mümkün. Hatta Mudurnuda karşınıza çıkan bir İslambollu/İstanbullu lakabından hareketle, İstanbulun eski adlarından birinin İslambol olup olmadığı tartışmalarına noktayı koyup toponomik açıdan keşif yapmış bir kâşif edasıyla heyecanlanabilirsiniz
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ ve Etik
Yapay zekâ etiği açısından en temel sorun, geleneksel etik yaklaşımların insan merkezli doğasının, özerk ve öğrenen sistemlerin yarattığı yeni ahlaki gerçeklikle nasıl uzlaştırılacağıdır. Bu noktada hâlihazırdaki etik kuramlar sorunu çözmede yetersiz kalmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarının teknolojik, sosyal, ekonomik, hukuki ve siyasal vb. birçok alanda etkili olduğu düşünüldüğünde, yapay zekâ etiğinin disiplinler arası bir zeminde ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini multidisipliner bir yaklaşımla anlamak ve bu etkilerin yönetilmesine ilişkin etik öneriler geliştirmek amacıyla, yapay zekâ etiğinin teorik temellerinden mahremiyet ve veri etiğine, güvenlik paradigmalarından, yapay zekânın hukuk alanındaki kullanımına; algoritmik önyargı ve ayrımcılıktan, yapay zekânın sosyoekonomik etkilerine; ayrıca yapay zekânın gazetecilik ve eğitim alanlarındaki kullanımına ve buralarda yaşanan etik sorunlara kadar önemli görülen konular ele alınmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 uygulama kitabı, bir eğitmen eşliği olmadan dikte çalışması yapabilmek için bir alternatif sunmaktadır. Kitabın içindeki QR kod aracılığıyla, kitapta bulunan diktelerin kayıtlarının yer aldığı web sitesine erişim sağlanmaktadır. Diktelerdeki ölçü sayısına göre hazırlanmış portelerin bulunduğu uygulama kitabında, bazı diktelerin içinde referans sesler yer almaktadır. Böylece dikteyi yazarken seslerden emin olunamaması durumunda, çalışmayı yapan öğrenciye bir dayanak noktası sağlanmış olur. Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 kitabında, uygulama kitabında bulunan diktelerin tam yazılmış hali bulunmaktadır. Bu dikteleri cevap anahtarı olarak kullanıp, yapılan çalışmanın verimliliğini değerlendirmek mümkün olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.