KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Engelsiz Bilişim 2021
₺380,00 -

Engelsiz Bilişim 2022: Teknoloji Işığında Yaşam
₺495,00 -

Engelsiz Bilişim 2023: Engelsiz Dijital Dönüşüm
₺250,00 -

Engelsiz Bilişim 2024: Teknolojide Eşit Fırsatlar
₺220,00 -

ENGLISH LITERARY CRITICISM
₺495,00 -

English Literature and Society in the Eighteenth Century
₺405,00 -

Enneagram ve Örgütlerde Demokrasi, Muhalefet, Sessizlik
₺380,00 -

Equity Risk Premium
₺260,00 -

Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
₺610,00 -

Erken Çocukluk Gelişimi ve Eğitimi
-

Ermeni Okullarında Din Eğitimi
₺405,00 -

Erzincan Şehrinin Mekânsal Değişimi Tarihi Mimari Örnekleri 1839-1939
₺235,00 -

Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
₺975,00 -

Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
₺380,00 -

Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
₺495,00 -

Eski İngiliz Şiiri
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sosyolojinin İmkânlarıyla Türk Sineması ve Türk Romanları Üzerine Değerlendirmeler
Sinema filmleri ve romanlar toplumun/toplumsal ilişkilerin/toplumsal olguların değişik boyutlarıyla ele alındığı sanatsal formlardır. Dolayısıyla sinema filmleri ve romanları estetik ve sanatsal özelliklerinin yanında toplumsal olanı da içinde taşır. Bu bağlamda Türkiye’nin iki yüz yılı geçkin yaşadığı Modernleşme/Batılılaşma sürecindeki toplumsal değişmenin ilişkilerde/yapılarda ortaya çıkardığı sosyolojinin Türk sinema filmlerine, Türk romanlarına yansıması da kaçınılmaz olacaktır. Bu yansımalardan iç ve dış göç olgusu, kent-kır karşılaşmasıyla ortaya çıkan kültürel yırtılmalar, bu durumların işaret ettiği sosyo-politik ve sosyo-ekonomik yapılanmalar öne çıkan özellikler olarak görülmektedir. Diğer yandan Türkiye’nin siyasal dönemlerine göre bu sanatsal formların aldığı biçimlenmeler, işlediği konular da bu formların kültür yansıtıcısı/yaratıcısı bir aktör olarak ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durumda bir kültür ve sanatsal üretim olarak Türk sinema filmlerinin ve Türk romanlarının incelenmesinde hangi politik perspektife işaret ettiğine, hizmet ettiğine dair bir anlayışa sahip olmak da mümkün olacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Doguc’s book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, “Process Management and Digital Solutions for Enterprises” explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
Anadolu; stratejik coğrafî konumu, eşsiz tabiî güzellikleri, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ile tarih boyunca herkesin ilgisini çeken, Dünyanın güzide bölgelerinden biri olmuş, birçok medeniyet Anadolu’yu yurt olarak seçmiştir. Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılmakta olan bu medeniyetlerin izleri, Anadolu’nun eşsiz tarihinin her geçen gün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu kazılarda, arkeolojik eserlerin yanında, bu eserleri üreten ve kullanan insanların iskelet kalıntıları da açığa çıkmaktadır. Anadolu’da 1930’lu yıllarda başlayan antropolojik çalışmalar sayesinde bu iskeletler üzerinde yapılan incelemelerle, Anadolu insanlık tarihine ait önemli bilgilere ulaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde, bu çalışmaların sayılarının ve kalitelerinin artması, Anadolu insanlık tarihinin ortaya çıkarılması sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır. Fakat bu çalışmalar büyük oranda akademik yayınlar olup, bilim camiasına hitap etmektedir. Anadolu halkına, Anadolu halklarının tarihini anlatan yayın sayısı ise olması gerekenin çok altındadır. Bu kitabın yazımı ile amaçlanan; ilk çağlardan beri Anadolu’da yaşamış insanların geçirdiği fiziksel değişimlerin, iskeletlerden elde edilebilen bilimsel bilgilerle aydınlatılması ve bu bilgilerin toplumdaki her kesimin anlayabileceği bir üslupla anlatılmasıdır. Bu kitap için kapsamlı bir yayın taraması gerçekleştirilmiş ve kitapta 562 yayın kullanılmıştır. Antropolojik terimler konusunda bilgisi olmayan okuyucuların kitabı rahatça kullanabilmeleri için kitapta kullanılan teknik terimlerin açıklamalarını içeren bir sözlük hazırlanıp kitabın sonuna eklenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Makine Öğrenmesi Tabanlı Kestirimci Bakım
Bakım faaliyetleri üretim sistemlerinin önemli bir parçasıdır. Üretimi sürekli faal tutmak isteyen işletmelerin bu alan üzerine yoğunlaştıkları görülmektedir. Günümüzde işletmeler üretimin her aşamasından veri toplamak amacıyla daha fazla sensör ve bilgi iletişim teknolojisi kullanmaktadır.
Gerçek zamanlı veriler kullanarak olası arızaların teşhis edilmesini sağlayan kestirimci bakım, arıza sürelerini ve bakım maliyetlerini en aza indirgemeyi hedeflemektedir. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri kestirimci bakım uygulamalarına yeni bakış açıları kazandırmıştır. Etkin bir kestirimci bakım uygulayan işletmeler önemli rekabet üstünlükleri kazanmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemleri ile titreşim analizi tabanlı arıza teşhisi ve kestirimci bakım sistemi tasarımı amaçlanmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKÇENİN MİNİMALİST DİLBİLGİSİ
‘Türkçenin Minimalist Dilbilgisi’ adlı bu çalışmada Türkçe Dilbilgisi özel bir dil bilgi sistemi olarak değil, evrensel sistemin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Önceki evrensel yaklaşımlardan farklı olarak ise bu çalışmada evrensel ilkeler değil bu ilkelerin Türkçedeki değiştirgen değerleri ve Türkçeye özgü dilbilgisel özellikler Minimalist Program (MP) çerçevesinde değerlendirilmekte ve açıklanmaktadır. Çalışmanın minimalist olarak adlandırılması MP’nin bir çözümleme ve açıklama yaklaşımı olarak kullanılmasının yanında kitabın içerik tasarımından da kaynaklanmaktadır. Kitapta işlenen dilbilgisi modülleri alışıla gelmiş Türkçeye özel içerik adlandırmalarından değil evrensel modüllerden oluşmakta ve her modülde tüm diller için geçerli olan ED ilkeleri yerine özgün değiştirgen değerleri ve dilbilgisel özellikler açıklanmaktadır. Türkçe dilbilgisini MP ilkelerine uygun olarak incelediğimiz bu çalışmada Türkçenin minimalist dilbilgisi her dil için geçerli olan ED ilkeleri çıkarıldığında geriye kalan özgün yapısal özellikleri ve Türkçeyi bir dizi değiştirgensel seçenek açısından diğer dünya dillerinden farklı kılan özellikleri içermektedir. Sonuç olarak farklı dillerin dilbilgilerinin ortak modüllerle açıklandığı, her dil için geçerli olan her dil konuşucusunun bildiği gereksiz bilgilerden ayrışmış, ekonomi ve sadeliğin ön plana çıktığı sadece farklı olana odaklanılmış minimalist bir çalışma ortaya çıkmıştır. Buna göre Türkçenin Minimalist Dilbilgisi dünyadaki herhangi bir dili konuşan veya bilen birinin Türkçe öğrenmek için sözlüksel öğrenme dışında öğrenmesi gereken Türkçe dilbilgisidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
Sosyoekonomik ve siyasal gelişmeler, örgütlerin dikkat çekebilmek için farklı stratejiler üretmesini zorunlu kılmaktadır. Enformasyondaki gelişmeler ekonomiyi etkilemekte ve iletişim stratejilerinin önemi artırmaktadır. İletişim stratejilerinden biri de önemini hiç kaybetmeyen kampanya organizasyonlarıdır. Günümüzde, halkla ilişkiler kapsamında kampanya organizasyonları üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmalarının bir kısmı kampanyaları, etkinlik yönetiminin altında değerlendirmektedir. Kitabımıza konu olan çalışmamızda ise; etkinlik yönetiminden daha özel bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Halkla ilişkiler uzmanlığına aday olan Uşak Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencilerinin tasarladıkları kampanya çalışmalarından oluşan bir seçki bulunmaktadır.
Amacımız; Yeni nesil Halkla İlişkiler uzmanlarını cesaretlendirmek ve alanda çalışmak isteyenlere yol gösterici olmaktır.
Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir.
George Berkeley
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklor Tarihine Giriş
Kullanılmasının üzerinden geçen yüz yılı aşkın süre sonrasında bu dönemin Türk folkloru adına analizlerinin detaylı bir şekilde yapıldığını, hangi koşullar altında ve hangi gelişmeler sonucunda Türk folklor çalışmalarının başladığını açıklayan yayınların yeterli düzeyde olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu çalışma, Türk folklor çalışmalarına giden yolda Osmanlı İmparatorluğu’nun bir yandan modernleşme, diğer yandan da dağılmayı önleyecek politikalar üretmeye çalıştığını ancak çabaların sonuç vermediği bir noktada adım adım Türk folklorunun nasıl şekillendiğini özetlemektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Writing while Traveling all Around
Writing while Traveling all Around is basically concentrated on writing about observations of travelers. Writers express their thoughts, feelings and ideas about their views. Travel writers in this book mainly work on literary texts as well as factual matters.
Writers note their significant quotations from the literary studies. They indicate how their observations cause change over individuals and how places influence human lives. The literary texts signify the creation of new identities by the time individuals see the places or by the time they read about what is written about those places.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Teacher: Essays and Addresses on Education
The papers of this volume fall into three groups, two of the three being written by myself. From my writings on education I have selected only those which may have some claim to permanent interest, and all but two have been tested by previous publication. Those of the first group deal with questions about which we teachers, eager about our immeasurable art beyond most professional persons, never cease to wonder and debate: What is teaching? How far may it influence character? Can it be practiced on persons too busy or too poor to come to our class-rooms? To subjects of what scope should it be applied? And how shall we content ourselves with its necessary limitations? Under these diverse headings a kind of philosophy of education is outlined. The last two papers, having been given as lectures and stenographically reported, I have left in their original colloquial form. A group of papers on Harvard follows, preceded by an explanatory note, and the volume closes with a few papers by Mrs. Palmer. She and I often talked of preparing together a book on education. Now, alone, I gather up these fragments.
George Herbert Palmer
1908
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
W. B. Bayrıl’ın şiirleri; rüyaların masalsı, değişken ve sembolik atmosferine sahiptir. Bayrıl’ın şiirlerinin sahip olduğu derinlik, rüyalarda yer alan uçucu imgelerle örülüdür. Rüya malzemeleriyle süslenen ve zaman tarafından kuşatılan şiirlerde, harflerin simyası/esrarı dikkati çeker.
W. B. Bayrıl Şiiri-“Geçiyor Sessizce Sularınızdan”da şair ve akademisyen Emel Koşar’ın W. B. Bayrıl hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli ve popüler dergilerde yayınlanan makaleleri yer almaktadır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Dini İnanç ibadet ve duanın Umutsuzlukla İlişkisi
Hızlı toplumsal değişmelerden ve buna bağlı olarak dini inanç ve değerlerin zayıflaması ve yok olması durumundan en fazla etkilenen kesim de henüz hayat felsefesini geliştirememiş, kendine özgü bir kişilik ve kimlik oluşturmaya çalışan gençler olmaktadır. Toplumdaki yerini ve hayat felsefesini belirlemek, kişiliğini oluşturmak için kimlik arayışı içerisinde olan genç bu süreç içerisinde dini inanç ve değerlerle yeterli ve olumlu bir ilişki kuramadığında, bu döneme has bunalım ve çatışmalarla bas etmesi daha da ağırlaşmaktadır. Sonuçta genç insanın umutsuzluğa düşerek bir takım ruhsal rahatsızlıklara yakalanması, içki, uyuşturucu vs. gibi maddelere bağımlılık geliştirmesi hatta intihara yönelmesi çok kolay olmaktadır. Oysa dini inanç ve değerler son derece çalkantılı ve buhranlı bir dönem yasayan gence güvenlik ve iç huzuru temin edip, hayatına bir anlam vererek sağlam bir kişilik ve olumlu bir hayat felsefesi oluşturmasına yardımcı olmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sicill-i Ahvallerde Aydın Doğumlu Memurlar (1834-1890)
Osmanlı Devleti’nin klasik dönem bürokrasi anlayışı kalemiye, seyfiye ve ilmiye olmak üzere üç ana sınıftan oluşmaktaydı. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen yönetsel reformlarla nezaretlerin kurulması ve çeşitli devlet dairelerinin oluşturulmasıyla memurlar istihdam edilmeye başlanmıştır.
I. Mahmud dönemiyle başlayan bürokrasideki reform hareketleri II. Abdülhamid döneminde sistematik bir bürokrasiyi oluşturmuş, Dâhiliye Nezareti’nde kurulan Sicill-i Ahval Komisyonu aracılığı ile memurların sicil kayıtları tutulmuştur. Birinci el kaynak olma özelliği gösteren bu kayıtlarda memurların baba adı, doğum yeri, eğitimleri, çalıştıkları kurumlar, maaş, ödül ve ceza gibi bilgiler yer almıştır.
Bu çalışmada genelde Osmanlı bürokrasisi, yerel anlamda ise Aydın özelinde 1834-1890 yıllarını kapsayan Aydın doğumlu 63 Müslim ve 2 Gayr-i Müslim olmak üzere bürokraside görev almış toplamda 65 memurun sicil kaydı prosopografi yöntemiyle incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
1908-1983 Arası Dönemde Türkiyede Askeri Kültür ve Laiklik İlişkisi
Bu kitap Türkiye’de daha önce çok fazla çalışılmamış olan askeri kültür konusunu farklı boyutlarıyla ele almakta ve Türk siyasal hayatındaki önemli dönüm noktalarını askeri kültürdeki değişimlerle açıklamaktadır. Bu bağlamda bu kitap Türk askeri kültürünü, devrimcilik, gardiyanlık ve apolitikleşme olarak üç farklı dönemde ele almakta, söz konusu yaklaşımı teorik bir düzene oturtmak için pozitif-demokratik, negatif-demokratik, pozitif-antidemokratik, negatif- antidemokratik ve değişken modeller olmak üzere 5 ayrı model içerisinde incelemektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
Ülkemizde mevcut şirketlerin 2020 senesi verileri ile %99,8 ine yakını KOBİ’lerden oluşmaktadır. KOBİ’leri burada MİKRO, Küçük ölçekli ve Orta Ölçekli diye ayırdığımızda, Mikro ölçekli KOBİ’lerimizin oranı %97’lere ulaşmaktadır. Buradan hareketle Mikro ölçekli işletme olarak addettiğimiz KOBİ’lerimizde 10 kişiden daha az kişinin çalışmakta olduğunu göz önüne aldığımızda, bu tip işletmelerde profesyonel Finans kökenli çalışanlara rastlamanın pek de mümkün olmadığını görürüz. Hatta şirket sahip ve yöneticilerinin de çoğu kez işletme muhasebelerini dışarda tutturmaları sebebiyle, Finans kökenli olmadıkları da ortadadır.
Buna karşın, işletmelerini yönetirken Finans kökenli olmamalarına karşın, kendilerine bu konuda yardımcı olabilmek üzere, bu kitap bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. İşletmelerinde nelere dikkat etmeleri ve gerektiğinde nasıl bir tedbir almaları konusunda bu kitap basit yönlendirmeler yapmakta ve işletme sahip ve yöneticilerine, şirketlerini finansal açıdan nasıl yönetebileceklerine dair bazı öneriler ve analiz metotları ile fikir sahibi olmalarını hedeflemiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
Bu kitapta yerel yönetimler kavramı, yerel yönetimlerin tarihsel gelişimi ve yerel yönetimlerin varoluş nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Yine yerel özerklik kavramı, farklı boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Yerel yönetimlerin mali yapıları üniter ve federal devlet yapılanmaları bağlamında incelenmiş, Türkiye’de yerel yönetimlerin sahip olduğu mali özerklik T.C. Anayasası, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu”, “5393 sayılı Belediye Kanunu” ve “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu” çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yine çalışmada İstanbul İlçe Belediyeleri’nin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçeleri mali özerklik yönünden değerlendirilmiştir. Bu kısımda İstanbul İlçe Belediyeleri’nin kesin hesap cetvelleri üzerinden gelir bütçelerinin ne ölçüde mali özerklik kavramıyla örtüştüğü ve yıllar itibariyle sağlanan gelişme incelenmiştir. Bu veriler aynı şekilde SPSS programıyla regresyon analizine tabi tutularak öz gelir ile öz geliri oluşturan alt gelir kalemleri, gelir ile öz gelir ve gider ile gelir arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığı incelenip, yorumlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00