KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
₺310,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
₺340,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
₺420,00 -

Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
₺720,00 -

Sanat Tarihi Yazıları
₺370,00 -

Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
₺270,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

Edebiyatta Aile
₺400,00 -

MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
₺300,00
KİTAP TANITIMI
New Topics in Organizational Behavior
Globalization and related technological developments have increased competition and put organizations in a struggle to survive in an extremely difficult market condition. Organizations adopt their technologies and infrastructures to today’s conditions to gain a sustainable competitive advantage and maintain their existence. However, all these efforts of organizations are easily imitated by rival companies and may cause the loss of competitive advantage.
The resource-based view provides additional information that strategic human resource is the scarce, valuable, inimitable and non-substitutable resources of organizations, thus enabling them to gain a competitive advantage. According to this view, the competitive advantage of the organization is achieved by combining valuable internal resources. Nowadays, sustainable competitive advantage is provided not by environmental factors or physical capital but by human capital (employees) efficiency. In this context, the attitudes and behaviors of employees who make up human resources are important for their organizational success. Many studies emphasize that positive attitudes and behaviors (e.g. innovative work behavior, work engagement, job satisfaction) in employees have important contributions to the success of the organization, while similarly negative attitudes and behaviors (e.g. organizational silence, turnover intention) are one of the main reasons for the failure of the organization.
In our book, literature has been created on the definition, antecedents, and organizational results of new and current concepts that are newly conceptualized in the literature and are still in their infancy. It is considered that this cumulative literature within the book will be a source for future studies on these subjects and will provide important insights for practitioners.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
İnternet teknolojisindeki gelişmeler; yeni iletişim ortamları ve yeni iletişim araçlarının ortaya çıkmasına ve çoğalmasına zemin hazırlamıştır. Web 2.0 şeklinde adlandırılan günümüzdeki ortam; iletişimin de şekil değiştirmesini beraberinde getirmiştir. Sosyal medya ortamlarında bireyler sosyalleşmekte; istedikleri içerikleri oluşturup hızlı bir şekilde paylaşabilmekte ve kısa bir zaman dilimi içerisinde gündem oluşturabilmektedirler. Bu ortamların en önemli özelliği ise çift yönlü iletişime olanak sağlamasıdır. Bu özellik ise kurumların bu ortamları halkla ilişkiler amaçlı kullanmalarını beraberinde getirmiştir. Amacı kurumun hedef kitleleri ile iyi ilişkiler geliştirerek kurum imajına katkıda bulunmak olan halkla ilişkiler açısından bu ortamlar; kurum imajının bir üst seviyesi olarak adlandırılan ve bugün kurumların en değerli sermayesi olarak nitelendirilen kurumsal itibara olumlu veya olumsuz şekillerde etki etmektedir.
Bu çalışma; sosyal medyanın kurumsal itibara etkisini irdelemektedir. Toplam üç ana bölümden oluşan kitabın birinci ve ikinci bölümünde Sosyal Medya ve Halkla İlişkiler ve Kurumsal İtibar Yönetimi konularına yer verilmektedir. Çalışmanın ana konusu olan Sosyal Medyada Kurumsal İtibar Yönetimi adlı üçüncü bölümde ise ilk olarak sanal ortamlarda kurumsal itibardan bahsedilmekte; daha sonra ise sosyal medyada kurumsal itibar yönetimi konusu ayrıntılı olarak işlenmektedir. Bu doğrultuda; sosyal medyada kurumsal itibar yönetim süreçlerinin yanı sıra; kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenleri, sosyal medya stratejileri, sosyal medya politikaları, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları, kriz iletişimi, kriz örnekleri ve kurumsal itibarı en çok etkileyen sosyal medya araçlarından sosyal ağlar, bloglar ve mikrobloglar, içerik paylaşım siteleri, forumlar ve tartışma grupları ve wiki’lerde kurumsal itibarın ne şekilde yönetilmesi gerektiğine yer verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Sahillerin Efendisi Aydın Bey
Muktedir bir devlete ve kadim bir şehre adını vermiş olmasına karşın yakın bir zamana kadar var olup olmadığı tartışma konusu olan Aydın Beyin artık hayatına dair pek çok nokta aydınlanmış durumdadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar neticesinde Batı Anadolunun Türkleşmesinin önemli aktörlerinden biri olan Aydın Beyin kökenine ve faaliyetlerine ilişkin önemli bilgilere ulaşılmıştır. Batı Anadolunun fetih sürecinin başlatıcı unsurlarından olan Aydın Bey, oğullarına bir devletin de yolunu açmıştır. Tarihi kaynakların verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre 1280lerden 1308 yılına kadar yaklaşık 25 yıl Menderes havzasındaki Türkmenlerin reisliğini yapan Aydın Bey, iki Menderes nehri arasındaki toprakların büyük bir kısmını fethedip güçlü bir devlettin temellerini atmış böylece oğullarına peşinden gidilebilecek kutlu bir yol bizlere de bereketli bir şehri miras bırakmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
6 Eylül 1987 referandumu, Türk demokrasi tarihi açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Bu referandum ile 12 Eylül 1980 askeri darbesinin demokrasiye açtığı yaralardan biri sarılmaya çalışılmıştır. Liderler, siyasi hakların iadesi konusunda yapılan referandum esnasında, halkın desteğini sağlamak adına pek çok siyasi enstrümandan faydalanmıştır. Bunlar içerisinde en ilginci ise renklerin kullanımı olmuştur. Referandumda evet ve hayır oy pusulaları için kullanılacak mavi ve turuncu renkler, tarafların elinde bir tür sembolik savaş aletine dönüşmüştür. Hatta siyasi aktörler, referandum kampanya sürecinde duygu ve düşüncelerini ifade etmek adına günlük kıyafetlerinde bu iki renkten birini tercih etmiştir. Referandum tarihi yaklaştıkça propaganda dili de sertleşmiştir. Artık liderler tarafından Turuncu nonoş rengi! Mavi ise Yunan rengi! olarak tarif edilir hale gelmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
Bu kitap, eğitimde başarıyı etkileyen unsurları derinlemesine ele alan bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri kapsamlı bir şekilde incelenmektedir.
Kitap, eğitimde başarıyı etkileyen faktörleri, altı ana bölüm altında ele alıyor. Bunlar; eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, özel eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen psikolojik faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen sosyolojik faktörler, sorumluluk bilincinin eğitimde başarıya etkisi, soru ve cevaplarla eğitimde başarıyı etkileyen faktörler adlı bölümlerdir. Kitap, her bir faktörün etkilerini, mevcut araştırmalar ve uygulamalarla destekleyerek okuyucuya sunuyor.
Yazarlar, okuyuculara eğitimde başarıyı arttırmak için somut öneriler sunarken, aynı zamanda öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorlar.
“Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler”, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin, eğitimde daha iyi sonuçlar elde etmek için ihtiyaç duyacakları bilgileri sunar. Bu kitap, eğitim alanındaki araştırmacılar, politika yapıcılar ve eğitimciler için de önemli bir kaynak olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
Binlerce yıllık sürecin kendini gerçekleştirme imkânı bulduğu bir coğrafyaya okuyucusunu taşıyacak olan bu kitap, bir süreliğine sizi kentin dışına çıkaracak, koyun postuna sarılan kadınlarla, saçlarının miktarı kadar altın verilen çocuklarla karşılaştıracak, insan-doğa dostluğunun derin ve anlamlı birlikteliğine tanık tutacaktır. Gösterişli binalara sıkışmış evlilik törenlerinden, baby shower partilerden ve ölümde dahi görülemeyen sözde dostluklardan bir süreliğine uzaklaşmak isteyenlerin; ritüellerin tarihsel ve toplumsal boyuttaki arka planını öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği bir kitaptır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century
The change of the geopolitical realities, the emergence of new regional dynamics and the perception of security in Central Asia have also changed current perspectives in the region. Fully revised and updated to cover the latest informations and developments, the book will provide comprehensive, accessible and successful introduction for those who are interested in the Central Asia region. As the editors, we have filled a long-neglected gap by producing a volume that authoritatively covers the states of the region. The book will become a definitive text for the teaching as it presents in-depth explorations of systemic and sophisticated way of understanding the actors and processes and offers case study encompassing many subjects about Central Asia. It conbines old and new perspectives with discerning care.
This book –The Changing Perspectives of Central Asia in the 21st Century- has provided readers with prominent knowledge of independence period, actors, minority issues, nation-state building process, energy, security, water, boundary, regional integration and foreign policies of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Tajikistan with each other and with Russia, China, America, the EU and Turkey. The book claims that geopolitical realities, regional dynamics and the perception of security in Central Asia have changed. Thus, the book focuses on environmental degradation, cyber insecurity and social unrest triggered by sovereign debt traps. These discussions highlight the necessity to reconsider the traditional perception of security as the analysis has to go beyond the state to address a wide range of security threats.
Dr. Murat YORULMAZ is an Assistant Professor in the Department of Management and Organization at Trakya University, Edirne.
Dr. Serdar YILMAZ is an Assistant Professor in the Department of Political Science and International Relations at Muğla Sıtkı Koçman University, Muğla.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Türk Modernleşmesinin İdeolojik Analizi
Türk modernleşme tarihi üzerine yapılan çalışmalar, meselenin ideolojik boyutunu yeterince incelememiş; dolayısıyla yapılan yeniliklerin arka planını tam anlamıyla ortaya koyamamıştır. Osmanlı Devletinin Avrupa karşısında geri kalmasının ardından ayakta kalabilmek adına başlatmış olduğu yenilik hareketleri, aynı zamanda modernleşme çabası olarak adlandırılmakta ve modernleşme olgusunun sahip olduğu bütün dinamikleri de içermektedir. Modernleşme çabası bir anlamda eskinin veya mevcut halin/düzenin değiştirilmesi faaliyeti olduğu için işin doğasında olan bir dirençle karşı karşıya kalmıştır. Bir taraftan modern olarak idealize edilen Avrupaya ayak uydurma öte yandan geri kalmışlığın sorumlusu olarak nitelenen değer ve anlayışların eleştirisi olarak işlev gören modernleşme çabaları, taraftar bulduğu kadar tepkiyle de karşılaşmıştır.
Muasır medeniyetlere ulaşma gayreti ile sahip olduğu öz değerleri kaybetmek istemeyen iki grubun temsil ettiği ideolojinin ironik mücadelesini konu alan bu eser, aynı zamanda bu iki ideolojinin içinden doğan bir üçüncü ideolojinin varlığına da vurgu yaparak yenileşme tarihinin felsefi analizini ve günümüze dek uzanan modernleşme çabalarının tartışmalı yönlerini aydınlatmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle modernleşme tarihinin ideolojik yönden incelenmesi ve felsefi yönden analizini içeren eser, Türk yenileşme tarihine farklı bakış açılarından bakma idealini taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim Sosyolojisi
Eğitimin ve Sosyolojinin öznesi insandır. Eğitim, çocuğa kendiliğinden erişemeyeceği bakış, duyuş ve davranış tarzını kazandırır. Objesini toplumsal varlıktan alır. Toplum olmadan eğitim olmaz. Toplumsal varlığın tarih içindeki gelişimi Eğitim Sosyolojisi disiplinini ortaya çıkarmıştır. Eğitim sosyolojisi, eğitimin toplumsal yönünü inceleyen disiplin veya sosyoloji ilminin eğitime uygulanması olarak tanımlanır. Kitapta, felsefi düşünceden itibaren Sosyoloji, çeşitli düşünürlerin görüşleriyle ele alınıp bağımsız disiplin haline gelinceye kadar sürdürülmüş, özelde Eğitim Sosyolojisinin konuları ele alınınmış, Eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik boyutları açıklanmış, aile ile ilişkisi incelenmiş, öğrenci toplulukları ile toplumun ilişkisi tartışılmıştır. Türkiye’de ve dünyanın gelişmiş bazı ülkelerinde öğretmen eğitimini dikkate alarak okuyucuya kıyaslama imkânı tanınmış; öğretmen yetiştirmede Türkiye’nin geçirdiği tarihi seyir de özetlenmiştir. Eğitimde fırsat eşitliğinin önemi belirtilmiş ve fırsat eşitliğini etkileyen sosyal faktörler üzerinde durulmuştur. Ayrıca eğitim ve ekolojik oluşum, sosyal sorumluluk ve eğitim ilişkisi gibi konulara da yer verilmiştir. Kitap, eğitim ve Eğitim Sosyolojisi konularında okuyucuya zengin bir malzeme sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
Günümüz piyasa koşulları, işletmeleri sürdürülebilir bir başarı için yönetim sürecinde doğru denklem kurmaya zorlamaktadır. Bu kapsamda “insan” unsuru, sarmalın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İnsan, fiziksel ve ruhsal özellikleri bakımından birbirinden farklı özellikleri olan dinamik bir canlı türüdür. Mevcut ve değişen durumlara yönelik beklenti ve tepkileri birbirinden farklı olabildiği gibi hem çevresini etkileyebilmekte hem de etkilenebilmektedir. Dolayısıyla, iş süreci içerisinde doğru insan kaynağının, doğru iş ile buluşturulması, doğru zaman ve yöntemlerle işe güdülenmesi, kurumsal fayda sağlayıcı hassas bir konu olarak gündemde yerini almıştır. Bu kapsamda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, salt “ücret” sürdürülebilir bir başarı ve motivasyon için tek başına yeterli değildir. İnsanları diğerlerinden ayıran yapabilirlikleri, farklı memnuniyet düzeyleri, ihtiyaç ve beklentileri bulunmaktadır. O nedenle bu kitapta, “yetkinlikler” ve “ödül” ilişkisinin “motivasyon” üzerindeki etkisi irdelenmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
ÖNSÖZ’den
Yaşamın her alanı farklı nedenlerle sahne alan kutlamalar, ritüeller, gösteriler gibi etkinliklerle doludur. Doğumgünü kutla-maları, asker uğurlamaları, yaşam içindeki etkinlik örnekleridir. Bununla birlikte şirket evlilikleri, 100. Yıl kutlamaları da iş hayatı etkinlik çeşitleri olarak Halkla İlişkiler çalışmaları arasında yerlerini almıştır. Tüm bu etkinliklerin ortak amacı; daha öncesinden araştırılmış ve analiz edilmiş planlanan davranışlarda bulunarak, karşı tarafta da arzulanan davranışa neden olmaktır. Bu çalışmada; Halkla İlişkiler disiplininin tarihsel süreçteki gelişimi, hizmetleri ve modelleri Etkinlik örnekleriyle gözler önüne serilmiştir. Etkinlik Yönetiminin bir araç olarak Halkla İlişkiler çalışmalarındaki varlığı üzerinde durularak, son bölümde daha sonraki çalışmalara da kaynak oluşturacak bir başlangıç niyetiyle; Halkla İlişkilerin ve Etkinliklerin gelecekteki durumu değerlendirilmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Nef?î SİH?M-I KAZ?
Türk edebiyatının kaside ve hiciv üstadı olarak kabul edilen Nef?înin Sih?m-ı Kaz? (Kaza Okları) adlı eseri, hiciv türünün en iyi örneklerindendir. Şirin babasından başlayarak dönemin başlıca yönetici, edebiyat ve sanat çevrelerini sövgüye varan ifadelerle en ağır şekilde eleştirdiği bu eseri, hayatına mal olmuştur. Bu güne kadar eser üzerinde pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan çalışmalarda sıkı bir sansür uygulanmıştır. Edebe aykırı olduğu gerekçesiyle bazı şiirlere hiç dokunulmamış, bazı şiirlerde ise sövgü ifadeleri boş bırakılmıştır. Böylece Sih?m-ı Kaz? gibi önemli bir eserin yaklaşık üçte biri yok sayılmıştır.
Bu kitapta Sih?m-ı Kaz?nın Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Bağışlar bölümünde 7274 demirbaş numarası ile kayıtlı bulunan nüshası esas alınarak, önceki çalışmalarda sansürlenen bölümler dâhil, eserin tamamı ilk defa araştırmacıların ve okurların hizmetine sunulmuştur. Dönemin dili, Nefî ve Sih?m-ı Kaz? hakkında genel bilgilerin verildiği Giriş bölümü ile başlayan kitap, Dil Özellikleri, Metin ve Dizinler olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmaktadır. Şair ve eser hakkındaki bilgiler, malumun ilâmı olacağı için kısa tutulmuştur. Birinci bölümde başlıca ses ve yapı özellikleri incelendi. Yapılan tasvirî çalışmada, gerekli durumlarda, Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesi ile karşılaştırmalar yapıldı. Metindeki bağlamın takip edilebilmesi için, ek örnekleri, referans numaraları (metin ve beyit / satır numarası) gösterilerek genellikle kelime grubu ya da cümle hâlinde verildi. İkinci bölümde, önceki çalışmalarda tamamen ya da kısmen sansürlenen şiirler dâhil (222 şiir), metnin varak, satır / beyit ve şiir numaraları gösterilerek yazı çevrimi yapıldı. Metnin söz varlığı içinde önemli yer tutan kaba kelimelerin birer ünlüsü yıldız (*) işareti ile kısmen örtüldü. Çalışmanın son bölümü, gramatikal dizinlerden oluşmaktadır. Metnin söz varlığını ortaya koymak amacıyla hazırlanan gramatikal dizinde, özel adlar hariç, 3010 madde başı bulunmaktadır. Metinde geçen 195 özel ad ayrıca listelenerek kitabın sonuna eklenmiştir.
Nefînin keskin Kaza Oklarını anlamaya ve anlatmaya çalıştığımız bu eserin Türk dili, Türk kültürü ve edebiyatı araştırmalarına katkı sağlayacağını ümit ediyorum.
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
L’AVENTURE DU ROMAN TURC SOUS L’INFLUENCE DU ROMAN FRANÇAIS AU XIXe SIÈCLE
Dans ce livre, on a examiné le roman turc qui s’est développé sous l’influence du roman français apparu dans la littérature du Tanzimat. Sur le plan des relations politiques, économiques et culturelles parmi les pays occidentaux, l’Empire ottoman a attaché beaucoup d’importance à la France. Pourtant, les intellectuels et littérateurs envoyés en France ont été influencés par la littérature française et ont apporté des innovations à la littérature turque. Le passage du conte au roman a eu lieu à la fin de longues relations historiques, politiques et culturelles avec l’Occident. Les écrivains de cette période ont soutenu dans leurs œuvres les idées et les conceptions occidentales. On peut dire que dans la littérature turque, l’occidentalisation, commencée dès 1860, est devenue totale, du point de vue de la conception, de la technique et des thèmes durant la période du Servet-i Fünûn.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Portföy Yönetimi
Finans sektörünün en önemli dinamiklerinden olan portföy yönetimi, küreselleşen ekonomi, artan rekabet ve yaşanan ekonomik olumsuzluklar gibi piyasa şartlarında önemi güncelliğini koruyan bir konudur. Sürekli değişen piyasa koşullarında etkin bir portföy oluşturmak önemli bir hale gelmiştir.
Bu kitapta, banka pay senetlerinden portföy oluşturacak potansiyel yatırımcılar için bankaların seçilen finansal değişkenleri eşliğinde ÇKKV teknikleri kullanılarak portföy seçiminde yardımcı olmak amaçlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki temel düşünce potansiyel yatırımcıların banka pay senetleri kullanarak oluşturacakları bir portföy seçiminde karşılaşabilecekleri problemlerle ilgili birden fazla değerlendirme kriteri olması durumunda daha hızlı ve kolay karar vermesini sağlamaktır. Ve potansiyel yatırımcılar için bankalar arasında karşılaştırma yapabilmek için etkin performans kriterleri tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu Politikaları
Ortadoğu, birçok bakımdan dünyadaki en önemli, önemli olduğu kadarda en sorunlu bölgelerinin başında gelmektedir. Orta Doğu bölgesinin en önemli ve en sorunlu bölge olması yanında, sahip olduğu doğal kaynaklar ve etnik-dini çatışmaların merkezi olması onu bir çekim merkezi yapmış ve sürekli göz önünde olmasını sağlayarak büyük güçlerin dikkatini üzerine çekmiştir. Özellikle, Soğuk Savaşın bitmesinden hemen sonra ABD’in türlü bahanelerle en önemli müdahale alanlarından birisi hiç kuşkusuz ki Orta Doğu olmuştur.
Bölgede Arap baharı ile başlayan ve bu olayların İslam dünyasında yol açtığı kritik değişimi hassasiyetle mercek altına alan ABD, İsrail-Arap uyuşmazlığındaki yeni çözüm yollarında diplomasiyi ön planda tutan bir duruş sergilemeye devam etmektedir. ABD, Orta Doğu politikasını İsrail’in ve bölgeye yerleştirdiği askeri varlığının güvenliği üzerine kurgulamaktadır. Ayrıca en önemli başarı kriterleri olarak ta Irak’ın istikrarı ve İran’ın nükleer silahlara sahip olmasının engellenmesini görmektedir.
ABD’nin Orta Doğu bölgesindeki dış politikalarının Güçler Dengesindeki değişime bağlı olarak sürekliliğini muhafaza ettiği, bununla birlikte Rusya ve Çin ile rekabet hâlinde zaman zaman şiddetlendiğini ve gereğinde askerî kuvvet kullanıldığını belirtmek gereklidir.
Bu kitap, geçmişten günümüze ABD’nın Orta Doğu politikaları değerlendirilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
İki bölümden oluşan bu kitap çalışmasının ilk bölümünde “Ka‘be-Hicaz-Hac” konulu türlerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bunlar belli başlıklar altında sıralanmıştır. Kitabın ikinci bölümü ise kütüphane kayıtlarında Ahmed veya Hacı Ahmed ismiyle yer alan ama halk arasında Hacı Ahmed Baba olarak tanınan bir şaire ve onun Mekke Medîne Tâ’if Medhiyye-i Da‘vet-nâmesi isimli eserine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle gençliğinde eski İstanbul külhanbeyleri arasında Sarıgüzelli Deli Ahmed şöhretiyle nam salmış biri olan ve ilginç özellikleri bulunan bu şairin hayatı üzerinde durulmuş olup önceki çalışmalarda fark edilmeyen bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ardından şairin Mekke matbaasında bastırdığı söylenilen ama ulaşılamadığı için biyografik kaynaklarda -son bendi zannedilerek- sadece bir bendi örnek olarak verilen -56 bend hacmindeki- manzumesinin tanıtımı ve incelemesine geçilmiştir. Burada yaptığımız incelemelerde -şu an için- eserin farklı tarihlerde yapılmış iki ayrı baskısı tespit edilmiş ve kaynaklarda Mekke matbaasında basıldığı söylenilen eserin aslında daha öncesinde İstanbul’da yapılmış bir baskısının olduğu ortaya konulmuştur. Eserin şekil özelliklerine dair incelemelerin sonrasında manzumenin -mevcut iki baskısı karşılaştırılarak yapılan- transkripsiyonlu yazı çevirisi verilmiştir. Ayrıca metnin birinci baskısına ait görüntüler, tıpkıbasım olarak çalışmanın sonuna eklenmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
Erken Cumhuriyet döneminde kadın haklarında kaydedilen gelişmelerle kadınların eğitim seviyeleri yükselmiş, toplumsal ve ekonomik alanlarda kadınların görünürlüğü artmıştır. Kadınların iş hayatında varlığını belirginleştiren öğretmenlik, hemşirelik gibi meslekler dışında, bu dönemden itibaren yeni bir meslek dalı olarak tercih edilmeye başlanan daktilograflık; basın hayatında ve edebiyat dünyasında “daktilo kız” adıyla derin izler bırakmıştır.
1920’lerden 1960’lara kadar daktilo kızlara odaklanan eserlerin çevrilerek gazete ve dergilerde yayımlanması, dönemin ünlü yazarlarının daktilograf olarak çalışan kadınlarla röportajlar yapması, daktilo kızların hayatını anlatan romanların ve hikâyelerin yazılması, daktilo kızları betimleyen şiirler kaleme alınması basında olduğu gibi edebiyatta da meslek sahibi kadın karakterlerin temsilinin çoğalmasına vesile olurken “daktilo kız” tipinin kültür hayatımızda önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Bu kitapta, birkaç çalışma dışında incelenmemiş bir konu olan “daktilo kız” tipi, hikâye türü özelinde ele alınmıştır. Çalışmanın ana çerçevesini yazarların kitaplaşmış hikâyeleri ile süreli yayınlarda kalan hikâyeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın teorik zemininde ise Foucault’nun iktidar üzerine ortaya attığı görüşler bulunmaktadır. Bu bağlamda daktilo kızların öne çıkan özellikleri ve iktidarla kurduğu ilişki biçimleri Foucault’nun teorileri çerçevesinde incelenmiştir.
Kitabın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında kadınlar üzerine yapılan çalışmalara katkı sağlaması ve emeğiyle iş hayatında ayakta durmaya çalışan kadınlara ilham olması temenni edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
Akademik çevrelerin hep sıradan insanların sorunlarına uzak olmasından yakınılır. Haklı olunan taraflar olsa da, bu iddiaya tamamen katılmak mümkün değildir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenler, hem sahada hem de teoride halkın içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Sosyal Antropoloji, sosyal bilimler arasında en ön sıradadır. Ben de bir sosyal antropolog olarak, gündem olup çeken ve hakkında değer bulduğum konularda târihe notlar düşüyorum.
Siyasetten dine, eğitimden iletişime kadar her konuyu kapsayan Sosyal Antropolojinin bana imkân tanıdığı bakış açısıyla kişisel kanaatlerimi zaman içinde biriken bu yazılarda ortaya koymaya çalıştım.
Bu yazılarda ortaya koyduğum kanaatlerim, bir savunma veya yargı değildir. Doğru olup olmadığını da en büyük ve âdil sınav olan zaman gösterecektir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
Sayma verisi regresyon analizi, bağımlı değişkenin Poisson dağılımı ve Negatif binom dağılımı gibi nadir görülen olayların dağılımına sahip olduğu durumlarda, küçük değerlerdeki yığılma nedeniyle normallik varsayımı sağlanmadığında, bazen de incelenen olayın niteliğinden kaynaklı olarak bağımlı değişkenin çok sayıda sıfır değeri almasından dolayı klasik regresyon analizinin kullanılamadığı durumlarda tutarlı ve etkin tahminler üretebilen bir yöntemdir. Özellikle sosyal bilimlerde ve tıp alanında bağımlı değişkenin herhangi bir dönüşüm yapılmaksızın normal dağılıma sahip olması çok sık rastlanılan bir durum değildir. Sayma verisi regresyon modelleri tam da böyle durumlarda, veriye herhangi bir müdahalede bulunmadan, bazı değerleri çıkarmaya gerek kalmadan açıklanmak istenen olayı olduğu gibi ele alabilmektedir. Bu kitap içerdiği örnekler bakımından en kolaydan daha karmaşığa olacak şekilde okuyucu dostu bir yaklaşım benimsenerek yazılmıştır. Konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını dilerim.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00