KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Kurumsal Yönetim ve Firma Yönetim Kurulu
₺275,00 -

Kurumsal Yönetişim Başarısızlıkları ve Şirket İflasları
₺275,00 -

Kutsal Böcek Üçlemesi
₺325,00 -

Kuva-yı Milliyeci Bir Belediye Başkanı: Keçeci Zade Hafız Mehmet Emin Bey
₺325,00 -

Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
₺315,00 -

Kübizm ve Sinema
₺250,00 -

Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
₺275,00 -

Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
₺635,00 -

Kültürel Çalışmalar Perspektifinden Toplumsal Cinsiyetin Alımlanması
₺455,00 -

Kültürel Miras ve Sinema
₺380,00 -

KÜLTÜREL TURİZM
-

Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
₺275,00 -

Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
₺260,00 -

Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
₺585,00 -

Küresel Şehirler
₺340,00 -

Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Serhat vilayetlerinde şekillenen toplumsal yapı Türkiye’nin siyasal dönüşümünde özgün bir yere sahiptir. Coğrafi sınırları koruma sorumluluğuyla birlikte gelen kültürel çeşitlilik ve zenginlik, bu bölgelerdeki elit ailelerin hem yerel hem de ulusal siyasette etkili roller üstlenmelerine zemin hazırlamıştır. Anadolu taşrasında elit ailelerinin çok partili sisteme geçişle birlikte yaşadığı siyasal ve toplumsal dönüşümlerin ele alındığı bu kitapta, bölgesel kimliklerini muhafaza ederken ulusal siyasete yön veren ailelerin hikâyelerini; güç dengelerindeki değişimlerini, modernleşme sürecindeki rollerini ve bölge halkıyla olan ilişkilerini detaylı bir şekilde inceleniyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İRAN- TÜRK MİNYATÜRÜNDE SAVAŞ VE MÜCADELE SAHNELERİ
Önsözden
İran-Türk minyatür sanatı konu çeşitliliğine sahiptir ve bu çeşitlilik savaş ve mücadele sahnelerinde bile uygulanmaktadır. Dolayısıyla savaş sahnelerinde çeşitli kompozisyon ve savaş mevkilerine; orduların kapışma savaşı, iki grup savaşı, iki pehlivanın mücadelesi, kale kuşatması, kamp baskınına vb. çoğunlukla rastlanılmaktadır. Üstelik insanın sadece insan ile savaşı değil, dev, ejder, şeytan, simurg vb. gibi hayali ve efsanevi yaratıklar ile yaptığı savaş da İran- Türk minyatüründe büyük yer kaplamaktadır. Aslında İran sahasında ister Türk sanatçıları ister İranlı sanatçılar tarafından yapılan minyatürler efsanevi ve hayali konulara her zaman çok önem vermiş, mitolojik ve efsanevi yönü ile tanınmaktadır. Bu özellik onu Osmanlı minyatürü gibi gerçekçi bir minyatür okulu ile karşılaştırıldığında daha da açık görülmektedir.
Dolayısıyla, İran- Türk minyatürü savaş açısından, bütün detayları ile açıklandıktan sonra Osmanlı minyatürü ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
JET-LAG
“JET-LAG” kitabı, özellikle uçuş ekiplerinin performansını artırmak, sağlıklarını korumak ve uçuş güvenliğini sağlamak için ileriye dönük çözüm önerileriyle kapsamlı bir rehber niteliğindedir.
Sürekli değişen zaman dilimleri ve yoğun çalışma saatleri; uçuş ekiplerinin, hatta yolcuların performansını ve sağlığını olumsuz etkileyen jet-lag sorununu beraberinde getirmektedir. Jet-lag, uzun seyahatler sonrası günlük yaşamı etkileyen yaygın bir sorundur.
Bu kitapta, jet-lag’ın fizyolojik ve psikolojik etkileri ele alınarak “JET-LAG ÖLÇEĞİ” geliştirilmiştir. Ölçek; araştırmacılar, seyahat edenler, uçuş ekipleri ve sağlık uzmanları için değerli bir araç niteliğindedir. Ölçeğin araştırmacılar tarafından yaygın biçimde kullanımı uçuş ekipleri başta olmak üzere tüm uzun uçuş yapanlar için bireysel ve kurumsal stratejiler geliştirilmesine yanı sıra teknolojik çözümler üretilmesine olanak tanıyacaktır.
Dr. Ahmet DENİZ
₺210,00
KİTAP TANITIMI
IDENTIFICATION OF DRIVERS OF CUSTOMER CHURN AND THEIR RELATIONSHIP IN THE TURKISH MOBILE TELECOMMUNICATION INDUSTRY
The mobile telecommunication services industry is one of the fastest growing markets today, and it is reaching the maturity stage of its lifecycle in Turkey. The same pattern is proven valid on a global scale due to the rapid increase of the industrys share in daily communications worldwide. When the pool of available customers is limited, as a result of a saturated market, the industry changes its strategic focus away from acquiring new customers and moves towards retaining existing customers. In order to survive in a mature market, such a shift emanates from the need to manage high customer churn in a highly competitive industry and places effective churn management in the forefront of the mobile telecommunications business environment.
This research aims to analyze and to provide a better understanding of the drivers of customer churn, semi-churn, and customer retention in the Turkish mobile telecommunication industry. The effects of rational drivers such as customer satisfaction and emotional drivers such as brand loyalty, and switching barriers are incorporated into the analytical focus of the study. The research assesses the structural relationship between these factors and their effect on customer churn and retention as well as semi-churn (multi-SIM users).
Based on the research model, 25 hypotheses were developed to test the relationships between the determinants and customer churn, semi-churn, and customer retention. Questionnaire data from 540 subscribers was collected from a sample of three mobile operators in Turkey (Turkcell, Vodafone, and Avea). Structural Equation Modelling (SEM), using a Partial Least Squares (PLS) approach, was used to test the research model and the hypotheses.
The findings of this research will aid practitioners in predicting drivers of churn in their businesses in order to minimize defection and maximize the customer life time value in the mobile telecommunication industry. Moreover, this study will provide a novel contribution in the field of marketing literature by introducing the term semi-churn (multi-SIM users).
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Risâletü’l-İslâm
13-15. yüzyıllarda Anadolu’da Oğuz ağzına dayalı olarak gelişme gösteren yazı dili Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılır. Batı Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi, Türk dili tarihinde adeta bir dönüm noktasını oluşturur. Bu dönemde mensur ve manzum olmak üzere pek çok türde çeşitli eser verilmiştir. Bu türlerden biri de ilmihâl metinleridir.
Elinizdeki Risâletül-İslâm adlı eser de ilmihâl konusunda yazılmış mensur bir metindir. Eski Anadolu Türkçesi mahsullerinden olan eser, çeşitli hikâyelerin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Eserde genel olarak namaz, oruç, zekât, hac, kölelik, abdest, miras, gusül, nikah, boşanma gibi pek çok konu detaylı olarak incelenmiştir. Yine bu konuların içerisinde çeşitli kıssalara da yer verilmiştir. Sade bir dille yazılmış olan eserin söz varlığı da oldukça zengindir.
Çalışmada eserin Koç Üniversitesi nüshasına dayalı olarak hazırlanmış dil özellikleri, metni ve dizini sunulmuştur.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
Bu çalışma, birçok toplumda tarihsel olarak ‘öteki’ olan Korunma Muhtaç Çocukların ‘biz’le ilişkisi çerçevesinde anlaşılması çabasıdır. Aslında öteki ve biz ilişkisi bir bütündür; ötekilere yönelik yaklaşım ya da politika bizi anlatır, ‘biz’i yansıtır. Toplum da hemen her zaman farklı güçlere sahip ‘biz’ ve ‘onlar’dan oluşmuş eşitsiz bir yapıdır. Bu eşitsizliklerin bir kısmı çocukluk gibi doğal güç farklılıklarından, diğer önemli bir kısmı ise politikalarımızla yarattığımız yoksulluk gibi toplumsal yapılardan kaynaklanmaktadır. Biz burada ‘doğal’ eşitsizliklerden kaynaklanan çocukların korunmasına dair politikanın izlerini sürmeye çalışıyoruz. ‘Yetim’, ‘kimsesizlerden’ ‘korunmaya muhtaç çocuklar’ statüsüne evrilmenin toplumsal dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Kısaca bu çalışmada Osmanlı köklerinden başlayarak erken Cumhuriyet dönemi Korunmaya Muhtaç Çocukların politikasının oluşumu, bir rejim olarak Cumhuriyetin oluşumu ile paralel olarak izlenmeye ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. Günümüz çocuk politikasının anlaşılabilmesi açısından da bu kurucu döneme bakılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Genetik Hastalıklar ve Spor
Genetik hastalıklar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve genetik materyallerdeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Bu tür hastalıklar genellikle fiziksel ve psikolojik zorluklara neden olur ve bireylerin günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkiler. “Genetik Hastalıklar ve Spor” adlı bu kitap, genetik hastalıkları olan bireyler için spor ve fiziksel aktivitenin önemini incelemekte; genetik bozuklukların sağlık üzerindeki etkilerini ve sporun bu etkileri nasıl hafifletebileceğini araştırmaktadır. Ayrıca kitap, genetik hastalıkların çeşitlerini, bu hastalıkların bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini ve egzersizin bu etkileri nasıl azaltabileceğini ele almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
Anadolu; stratejik coğrafî konumu, eşsiz tabiî güzellikleri, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ile tarih boyunca herkesin ilgisini çeken, Dünyanın güzide bölgelerinden biri olmuş, birçok medeniyet Anadolu’yu yurt olarak seçmiştir. Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılmakta olan bu medeniyetlerin izleri, Anadolu’nun eşsiz tarihinin her geçen gün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu kazılarda, arkeolojik eserlerin yanında, bu eserleri üreten ve kullanan insanların iskelet kalıntıları da açığa çıkmaktadır. Anadolu’da 1930’lu yıllarda başlayan antropolojik çalışmalar sayesinde bu iskeletler üzerinde yapılan incelemelerle, Anadolu insanlık tarihine ait önemli bilgilere ulaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde, bu çalışmaların sayılarının ve kalitelerinin artması, Anadolu insanlık tarihinin ortaya çıkarılması sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır. Fakat bu çalışmalar büyük oranda akademik yayınlar olup, bilim camiasına hitap etmektedir. Anadolu halkına, Anadolu halklarının tarihini anlatan yayın sayısı ise olması gerekenin çok altındadır. Bu kitabın yazımı ile amaçlanan; ilk çağlardan beri Anadolu’da yaşamış insanların geçirdiği fiziksel değişimlerin, iskeletlerden elde edilebilen bilimsel bilgilerle aydınlatılması ve bu bilgilerin toplumdaki her kesimin anlayabileceği bir üslupla anlatılmasıdır. Bu kitap için kapsamlı bir yayın taraması gerçekleştirilmiş ve kitapta 562 yayın kullanılmıştır. Antropolojik terimler konusunda bilgisi olmayan okuyucuların kitabı rahatça kullanabilmeleri için kitapta kullanılan teknik terimlerin açıklamalarını içeren bir sözlük hazırlanıp kitabın sonuna eklenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
THE EFFECT OF CONTAINER SHIPPING ON THE TURKISH ECONOMY
Increasing trade volume and diversity of goods movements around the world have brought to the forefront the practical and high quality transfer of products. Today, many different products can be carried with different types of containers on the international scale. Modal transport is used in the transportation today where at least two of transport systems, i.e. road transport, rail transport, air transport, sea transport, pipelines are used. However, especially sea transport is used in international transportation, that’s why the containerization is called industrialization of maritime transport.
In this study, primarily general information is given about container description, history of container transportation, container types, container ships, ports and handling equipment and evaluation is made about container shipping and ports in the World and in Turkey. The effect of container shipping on the economy is considerable. In order to examine the presence of this effect, relationship between container shipping and economic growth in Turkey is examined by using the quarterly data between 2004Q1–2017Q3 by means of several econometric methods.
As a result of co-integration tests, the existence of a positive bi-directional relationship has been found between TEU-type total handling which represents the container transportation in the long run andreal GDP (Gross Domestic Product) which represents representing economic growth.
As a result of the Granger causality test -although the sign of the relationship is not clear in the short term – it has been understood that actual changes in income affect the changes in the total handling. As a result of the impulse response analyze, the effect of change in real income have always positive effect on total handling except for the 5th and 6th periods; as a result of the variance degradation. 69percentage of change in total handling is explained by variable itself and 31 percentage is explained by reel GDP. It is concluded that there is a positive meaningful relationship between the change in the real income and the change in the total handling in the result of the estimation of the OLS. Accordingly, as a result of the findings, it is seen that there is a relationship between economic growth and container transportation in both short and long terms. Having a sustainable rate of economic growth in Turkey, especially in short run will also increase total container handling in terms of TEU. Besides especially in the long run, increase in total container handling in terms of TEU triggers the increase in economic growth. In this regard the container transportation have said that it is very important for Turkey.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
Kitap dokuz bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında yazar Osmanlı edebiyatı hakkında kendi kanaatlerini de içeren genel bir değerlendirme yapmakta, ardından edebiyat başlıklı ikinci kısımda üsluba dair terimleri tanımlamakta, edebî sanatları açıklamaktadır. Üçüncü kısımda ağırlıklı olarak roman ve çeşitlerine yer vermekle birlikte diğer nesir türlerini de tanıtmaktadır. Aksâm-ı Eş’âr başlıklı dördüncü kısımda ise şiir türüne ait nazım biçimleri ve türleri ile ilgili bilgi vermektedir. Osmanlı aruzuna ayırdığı beşinci kısımda aruz çeşitlerini örneklerle aktarmaktadır. Antolojik karakter gösteren altıncı, yedinci ve sekizinci bölümlerde sırasıyla ünlü şahıslara ait hikmetli sözlerden yapılmış bir seçme ile daha çok Tanzimat dönemi sanatçılarının şiirlerinden ve nesirlerinden örnekler yer almaktadır. Dokuzuncu ve son bölümde ise bazı divan şairlerinin ve az sayıda çağdaşı edebiyatçının biyografileri ve şiirlerinden örnekler bulunmaktadır.
Eser, bir hayli antolojik malzeme içerse de yukarıda içeriğiyle ilgili verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere edebiyat bilgi ve teorisi ve tarihine dair de birçok bilgi barındırmaktadır. Bu haliyle eser bir antoloji olmanın yanı sıra bir ders kitabı özelliği de göstermektedir. Günümüzde eğitim fakültelerinde okutulan Edebiyat Bilgi ve Kuramları başlıklı dersin müfredatına benzer bir içeriğe sahip olan eser ayrıca okuyucusuna biyografik bilgi de sunmaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYENİN KALKINMA YÖNETİMİ POLİTİĞİ
Türkiyenin Osmanlıdan bu yana yaklaşık iki yüzyıldır süren kalkınma isteği, hala güncel bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Osmanlı Devletinin kalkınma politikası, giderek zayıflayan devleti eski gücüne ulaştırma hedefi ile ortaya çıkmıştı. Oysa ki modern bir ulus-devlet inşâ projesi olarak Türkiye Cumhuriyeti, siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel yönleriyle bütünsel bir kalkınmayı hedeflemişti. Osmanlıdan Cumhuriyete Türkiyenin kalkınma yolculuğu, devletin dünya kapitalizmi ile bütünleşme ve uluslararası işbölümünde üstlendiği rol çerçevesinde bir seyir izlemeye devam etmiştir. Bu kitabın konusu ise, Türkiyenin kalkınma yönetimi politiğinin ortaya çıkışı, gelişimi ve sonuçlarının neler olduğu, hangi siyasi tercihler üzerinde yükseldiği, uluslararası siyasal ve ekonomik konjonktürle ne ölçüde eklemlendiği veya ne tür bir ilişki içerisinde olduğu ve nasıl bir arka plana dayandığıdır. Bu bağlamda kalkınmayı planlayıp yönetecek kurum olarak ortaya çıkan Devlet Planlama Teşkilatının kuruluşuna neden olan tarihsel birikim ve politik birer belge olan kalkınma planlarının hazırlanması ve uygulanması politik düzeyde çalışmanın asıl ilgi alanını oluşturmaktadır. Ayrıca Devlet Planlama Teşkilatının geçirdiği dönüşüm, siyaset-bürokrasi gerilimi, kalkınma planlarındaki değişim incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Depresyon ve Etkili Psikoterapi Yöntemleri
Depresyon, çeşitli genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik faktörlerin neden olduğu en yaygın ruh sağlığı bozukluklarından biridir.
Depresyon, tipik olarak monoamin nörotransmisyonu hedefleyen birinci basamak antidepresan ajanlarla tedavi edilir. Ancak, depresyonu olan danışanların çoğu ilaç tedavisine olumlu yanıt vermez. Depresyonun tedavisi, ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapidir. Bununla birlikte hafif ve orta şiddetteki depresyonun en etkili tedavisi psikoterapi yöntemleridir.
Bu kitap, depresyonla ilgili en temel bilgi ve psikoterapi yöntemlerini içermektedir. Depresyon günümüzde yanlış bilinen ve tedavisi göz ardı edilen bir bozukluktur. Bu açıdan kitabın bu yöne ışık tutacağı amaçlanmaktadır. Kitabın içinde yer alan uygulamalar klinik açıdan psikolog ve terapistlere fayda sağlayacağı düşünülür.
Yeni mezun uzman psikologlar ve terapistler özellikle psikoterapi yöntemlerini lisans ya da lisans üstü eğitim programlarında bir ders mahiyetinde öğrenmektedir. Bu kitap sayesinde eski bilgiler tazelenmiş olacaktır. Ayrıca kitapta depresyon tiplerine güncellenmiş haliyle ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Zamanla değişen ve güncellenen bilgiler bu vesileyle tekrar edilerek pekiştirilmiş olacaktır.
Danışanların talepleri üzerine onlar için önerilen kitaplar danışanları daha çok istek ve merakla okumaya teşvik eder. Bu yönüyle de bu kitabın danışanlara, kendi problem ve depresif durumlarına, psikoeğitsel açıdan rehberlik edeceği umulmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
Türklerin Anadoluya girişi, Ani 1064 zaferi ile olduğu tarihi ve arkeolojik belgelerle ispat edilirken aynı zamanda burada bulunan muazzam Selçuklu kentinin varlığı da ön plana çıkarılmıştır. 1071de Türklerin Anadoluya ilk kez yerleştiklerinin mümkün olmadığı görülmektedir. 1064 Fethi Türk tarihinin en büyük ve anlamlı fethidir. Müslüman Türkler bu tarihten itibaren Anadoluyu yurt edinmeye başlamışlardır. Bu yüzden Türklerin Anadoluya yerleşim tarihinin 1064 olması gerekmektedir. Türk tarihinde yapılmış bir hatanın giderilmesi açısından son derece önem taşımaktadır. Tarih canlıdır ve tarihin yenilenebilirliğini bizlere kanıtlamaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Money laundering phenomenon
The book Money laundering phenomenon – foundations, trends, impact and governance in banking industry explores foundation, models (methods) to measure money laundering, trends, auditing Anti-Money Laundering structures in banking industry, AML risk assessment, impact/effects of money laundering, governance, and regulatory point of view.
The book includes some models that have been used to measure the amount of money laundering, respectively the effect of money laundering in various macroeconomic variables such as economic growth, consumption, investment, government expenditure, export and import. Moreover, there are presented some trends that may dominate in the AML field for coming years.
The strengthening of international cooperation in the field of anti-money laundering have given power to international organisations to recommend mitigating measures, standards and principles and applying them in practise, this is why in the book a special chapter is dedicated to international bodies and organisations to fight money laundering phenomenon.
Due to high importance of the AML risk assessment, as a risk management mechanism framework, a specific chapter is dedicated to it.
A special attention is dedicated to the auditing of AML structures in banking and the role of audit in general to AML field.
Last, but not least, in the book a chapter is dedicated to determinants of informal economy, since money laundering and informal economy are interconnected and needs to be studied as one of the challenges for countries.
We believe our book contributes to current literature on money laundering phenomena and that it is important for bankers, policy makers, strategists, academics, and students.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Ferdi ve Şürekâsı
Batılı anlamda Türk romanının kurucusu olarak kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil; romanları, öyküleri, anıları, mensur şiirleri, makalelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla da gerçekten “velut” bir yazar olarak nitelenmeyi hak eder. Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarının sonuncusu ve en yetkini olan Ferdi ve Şürekâsı, 1892 yılında Hizmet’te tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak yayımlanmıştır. Söz konusu yapıt, Mehmet Rauf tarafından 1908 yılında oyunlaştırılarak Mehasin’de yayımlanır; bir yıl sonra da kitap olarak basılır.
Yazınsal üretimi sadece niceliksel değil niteliksel olarak da Türk Edebiyatına yön veren Uşaklıgil, romanının oyunlaştırılmasını Mehmet Rauf’a emanet etmiştir; bu çerçevede Ferdi ve Şürekâsı, Servet-i Fünûn Edebiyatı’nın bu iki büyük nesir ustasını bir araya getirir.
Beyhan Uygun Aytemiz, bu kitapta hem Mehmet Rauf’un kaleminde yeniden kurulan metni günümüz okuruyla buluşturuyor hem de roman ile oyunun karşılaştırmalı bir incelemesini yapıyor…
₺235,00