KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
₺390,00 -

KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
-

Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
₺260,00 -

İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
₺650,00 -

İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
-

I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
₺650,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
₺380,00 -

Global Ekran ve Kültür
₺325,00 -

Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
₺210,00 -

FÂTİHİN İLK HOCASI MOLLÂ YEGÂN GÜZELHİSÂRDAN PÂY-I TAHTA
₺195,00 -

Enneagram ve Örgütlerde Demokrasi, Muhalefet, Sessizlik
₺380,00 -

Education as Service
₺380,00 -

Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
₺235,00 -

DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
₺275,00 -

ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
₺455,00 -

CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir filmin seyirci nezdinde kabul görmesinde en önemli etken yönetmenin yaratmış olduğu ambiyanstır. Filmin seyirci karşısına çıkan ilk karesinden itibaren yönetmenin bu ambiyansı yaratmaktaki inceliği fark edilmeli ve seyirci, film evreninde kendini konumlandırarak filmin bir parçası haline gelmelidir. İnandırıcı zaman ve mekân duygusu, yaratılan film evreniyle ancak sağlanabilir. Seyirci bunu hissettiği andan itibaren filmin bir parçası haline gelecektir. Bu bir katharsis değildir. Bilinçli seyircinin auteur yönetmen tarafından oluşturulan filmsel zaman ve mekânı salt duygusal olarak değil, bilişsel olarak da tüm benliği ve entelektüel zekâsıyla kavramasıyla sonuçlanan zorlu bir süreçtir. Dolayısıyla auteur yönetmenin seyircisi de filme bilişsel sorgulama yapmak, entelektüel düzeyde yönetmenin sunduğu evreni, varsayımlarını ve önermesini algılamak üzere dâhil olabilmelidir. Türk Sinemasının çağdaş dönemini irdeleyen kitapta Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Tayfun Pirselimoğlu, Özcan Alper, Emin Alper gibi yönetmenler bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
Bir yandan siyasi darbelerle her türlü ideolojinin kısıtlandığı, diğer yandan küresel ve liberal politikalarla özgürleştirildiği 1980lerin ikliminde geliştirilen kimlik politikaları, modern Türkiyenin var oluş gerilimine eşlik eden zıtlaşmaların ve çatışmaların arasında, toplumsal değişimin hem sebebi hem sonucu olarak Türkiyenin kaderini etkileyen bir problem alanıdır.
Son yüzyılın çok konuşulan kavramlarından olan kimlik meselesine romanın penceresinden bakmak, toplumsal değişimlerin sosyokültürel zeminini okuyabilmede geniş imkânlar sunar. Bu kitap, böyle bir niyetle, 1980-2000 arasında cereyan eden kimlik problemlerinin Türk romanındaki yansımalarına ışık tutuyor.
Kitap, 1980-2000 arasında Türkiyede yaşanan siyasi darbelerin, küresel kültür endüstrisinin, modernizm ve postmodernizmle meydana gelen kırılma noktalarının toplumsal fay hatlarını nasıl harekete geçirdiğine ve bu kırılmaların kimlikler üzerinde hangi problemleri ortaya çıkardığına, dönemin romanları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu minvalde toplumsal cinsiyet, sosyal hayat, inanç ve ideoloji meseleleri etrafında kimlikler tartışmaya açılıyor. Özgürlük imgesi altında aile, beden, cinsiyet, cinselliğe dair söylemleriyle yeni bir kimlik inşası tasarlayan kadınlar/erkekler/eşcinseller; yersizlik, yurtsuzluk, yabancılaşma gibi ideolojik kırılmalarıyla sosyalist aydınlar, akademisyenler; sözü tükenen sanatçılar; modernleşme karşısında verdikleri farklı cevaplarla İslamcı aydınlar, toplumsal hafızanın kaderinde yön tayin edici olan romanın aynasından sorgulanıyor. Kitap, bir bütün olarak Türk toplumunun geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde kendi kimliğine dair çözülmeye muhtaç soru(n)larına ilmek atan zengin bir birikime sahip.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
OTO SİGORTALARI HASAR SÜREÇLERİ
2000’li yıllarda başlayan serbest tarife ve 2007 yürürlüğe giren 6584 sayılı sigortacılık kanunu sonrası, oto sigortaları hasar süreçlerinde önemli değişiklikler olmuştur. Serbest tarifeye ve hasar maliyetlerini kontrole bağlı olarak pek çok yeni oyuncu sektöre girmiştir. Bu yeni iş ortakları hasar sürecinde yerini almıştır.
“Oto Sigortaları Hasar Süreçleri” konulu çalışma ile; mevcut sistemin işleyişi ve oyuncuların tespiti yapılmıştır. Bu oyuncuların mevcut uygulamada neler yaptığı, birbirleri ile ilişkileri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine bir analiz yapılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İnsan Hakları
Medyanın, insan haklarının gelişmesine katkı sunması, insan hakları ihlallerini deşifre etmesi, ifade özgürlüğüne alan açması, halk adına iktidar erkinin insan haklarına aykırı eylem ve pratiklerini denetlemesi gibi kamusal sorumlulukları vardır. Haber medyasının temelde haklarla ilgili bu sorumluluklarının ifade ya da ihlal süreçlerinde ise söylem kritik önemdedir. Eleştirel medya çalışmalarında gösterildiği gibi, medyanın gücü, gerçeği belli bir perspektiften inşa ederek ve onu tanımlayarak olay ve olgulara anlam vermesinden kaynaklanır. Haber söylemi, haberi yapan kişinin ve çalıştığı kurumun politik ve ekonomik yakınlıklarından bağımsız olmadığı gibi egemen ideolojilerin toplumsal yeniden üretimine olanak sağlayacak rızayı da devşirir. Başka bir deyişle, anlamlandırma süreçleri, iktidar ile ideoloji arasındaki ilişkiyi yeniden kurar. Oysa, ifade özgürlüğünden anlaşılması gereken, esas olarak muhalif düşüncenin korunmasıdır. Medya söylemine içkin iktidar pratiklerinin analiz edilmesi, medyaya kamusal sorumluluklarını hatırlatmanın önemli bir yoludur. Elinizdeki kitap, medya söylemine odaklanan araştırmalardan oluşuyor. Bu çalışmalarda, gazetecilik uygulamaları ve iktidar-söylem ilişkisi eleştirel perspektiflerden ele alınırken; medya süreçleri egemen toplumsal yeniden üretim süreçleri bağlamında analiz edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
Bu kitapta yerel yönetimler kavramı, yerel yönetimlerin tarihsel gelişimi ve yerel yönetimlerin varoluş nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Yine yerel özerklik kavramı, farklı boyutlarıyla değerlendirilmiştir. Yerel yönetimlerin mali yapıları üniter ve federal devlet yapılanmaları bağlamında incelenmiş, Türkiye’de yerel yönetimlerin sahip olduğu mali özerklik T.C. Anayasası, “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu”, “5393 sayılı Belediye Kanunu” ve “2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu” çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yine çalışmada İstanbul İlçe Belediyeleri’nin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçeleri mali özerklik yönünden değerlendirilmiştir. Bu kısımda İstanbul İlçe Belediyeleri’nin kesin hesap cetvelleri üzerinden gelir bütçelerinin ne ölçüde mali özerklik kavramıyla örtüştüğü ve yıllar itibariyle sağlanan gelişme incelenmiştir. Bu veriler aynı şekilde SPSS programıyla regresyon analizine tabi tutularak öz gelir ile öz geliri oluşturan alt gelir kalemleri, gelir ile öz gelir ve gider ile gelir arasındaki ilişkinin anlamlı olup olmadığı incelenip, yorumlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konuları, önemli bir tartışma ve araştırma alanı hâline gelmiştir. Bu konulara dair farkındalık arttıkça kadının tarih boyunca çeşitli alanlarda nasıl temsil edildiğini anlamak da önem kazanmıştır. “Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili” adlı bu kitap, farklı disiplinlerden gelen uzmanların katkılarıyla oluşturulan bir koleksiyon sunarak bu önemli konuya dair zengin bir kaynak ortaya koymaktadır. Kitap, okuyucularını Türkçe kayıtlarda kadın temsilinin derinlikli bir yolculuğuna çıkarırken kadın temsilinin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne sermektedir. Eser, kadın araştırmaları konusuna ilgi duyan uzmanlar, akademisyenler, öğrenciler ve genel okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
Türk şiiri, yüzyıllar boyunca farklı vezin sistemleri ve estetik anlayışlar çerçevesinde gelişimini sürdürmüş köklü bir edebî geleneğe sahiptir. Her ne kadar hece ölçüsü ve serbest şiirin yaygınlaşmasıyla birlikte aruz vezninin kullanımı azalmış olsa da bu vezin yapısı bütünüyle bırakılmamış; aksine bazı şairler tarafından modern şiir anlayışı içinde yeniden yorumlanarak yaşatılmaya devam etmiştir.
Çağdaş dönemde aruz veznini kullanarak şiir yazmayı sürdüren şairlerden birisi de Vedat Fidanboy’dur. Fidanboy’un şiirleri, geleneksel şiir estetiği ile modern Türkçe söyleyişin birlikte kullanıldığı bir özellik göstermekte; aruz vezninin ritmik ve musikî yönünü çağdaş şiir diliyle birleştirmektedir. Bu özelliği nedeniyle şairin birçok şiiri çeşitli makamlarda bestelenerek, Türk sanat müziği repertuvarının önemli eserleri arasında yer almıştır.
Bu kitap Fidanboy’un aruz vezniyle kaleme aldığı şiirleri akademik bir perspektifle inceleyerek, okuru şairin edebî dünyasına doğru derin bir duygu yolculuğuna davet ediyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
Anneliğin yansıdığı önemli alanlardan biri olarak edebiyat, hem içinde şekillendiği devrin makbul annelik tanımlarını ve anneliğe dair genel kabullerini yansıtır, hem de bunların yeniden üretilmesine ya da dönüştürülmesine etki eder. Annelik bir sorunsal olarak kabul edildiğinde, odaklanılan eserlerin mevcut annelik kavramını kabul edip yeniden üretenler değil bu kavramı farklı açılardan irdeleyenler olması gerekmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de annelik kavramının kültürel bağlamda tartışılması kadın hareketinin yükselmesi ve kadın edebiyatının zenginleşmesi ile mümkün olmuştur. Annelik kavramının idealleştirilen, kutsallaştırılan, tek tipleştirilen bir kimliği değil deneyimlenen, insanca/kusurlu, özgül bir kimlik olarak anlatısal yansımalarını kadın yazarların üretimlerinde bulmak mümkündür. Özellikle 1980’den sonra, siyasi ve toplumsal atmosferin de etkisiyle, bireysel olanın edebî metnin merkezine yerleşmesi ve kadınların edebiyat kamusunda seslerinin, görünürlüklerinin artması mümkün olmuştur. Bu çalışmada daha derinlikli bulgulara ulaşabilmek adına 1980 ve sonrasında yayımlanan romanlar incelenmiştir. Bu romanların yarattığı dönüşüm ve inşa ettikleri anlatı sayesinde Türk edebiyatında “anne”nin yaygınlıkla bir stereotip olarak, makbul annelik vasıflarını yansıtır biçimde çizilmesinden, bu makbul kalıplara uymuyorsa da ötekileştirilmesinden öte annelik, değişken, özgül, tartışılabilir, kutsal değil insani, ideallere değil deneyimlere yaslanan kadın merkezli bir bakış açısı ile biçimlendirilmiş bir kimlik olarak kurulmuştur. Bu yönüyle hem edebiyatın tematik olarak zenginleşmesine hem de anlatısal olarak yenilenmesine ve özgürleşmesine katkı sağlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES: MANSFIELD, ERTEM, HEMINGWAY, ESENDAL, YEATS, SULEIMAN THE MAGNIFICENT
The book in your hands aims to give an opportunity to make a comparison of Western and Eastern literatures in terms of the literary products discussed in this study. The book starts with a brief introduction about comparative studies in the world and in Turkey. Readers will find examples from English, American and Turkish literature. Katherine Mansfield’s The Garden Party and Said Ertem’s Bacayı İndir Bacayı Kaldır is analysed from Luis Althusser’s perspective. A comparative study of American Ernest Hemingway’s short story, Hills Like White Elephants and Turkish Memduh Şevket Esendal’s Gece Kuşu by means of stylistic method is given. It is also intended to analyse William Butler Yeats on the one hand and on the other hand one of the sultans of the Ottoman Empire, Suleiman the Magnificent by comparing them through the books Her şey ayartabilir beni and Muhıbbî Divanı.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KAʻBE-NÂME
Bu kitap, 18. yüzyılda kaleme alınmış Kaʻbe-nâme adlı manzum bir eser üzerindeki incelemelerimizi ve bu konu çerçevesinde yaptığımız araştırmaları ihtiva etmektedir. Kaʻbe-nâme Kaʻbe’nin tarihinin, özelliklerinin ve Kaʻbe ile ilgili inanışların şiir formunda anlatıldığı bir mesnevidir. Bu manzume, Hicrî 1131 (Milâdî 1718/1719) yılında kaleme alınmıştır. Eserin yazarı Safî mahlasını kullanan Mustafa efendidir. Edirne doğumlu olan şairin hayatı ve eserleri hakkında bilinenler çok kısıtlıdır. Mevcut çalışmalarda yer alan bu bilgilere göre onun dîvân-ı hümâyûn kâtiplerinden olduğu, lakabının da halk arasında Tavîlebaşı Mustafâ olarak bilindiği belirtilmekte ve tezkirelerde ismi geçmeyen bir şair olduğu konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Ancak yaptığımız araştırmalar bizi, bazı biyografik kaynaklarda ve tezkirelerde Safî’nin farklı bir isimle yer aldığı sonucuna ulaştırmış; bu durum, kitabımızda gerekçeleri ile ortaya konulmuştur.
Bu kitap, giriş ve dört ana bölümden oluşmaktadır. Üç kısımdan oluşan giriş bölümünde öncelikle Kaʻbe’nin sözlük ve terim anlamı üzerinde durulmuş ardından Kur’ân-ı Kerim’de geçen diğer isimlerinden bahsedilmiştir. İkinci olarak Hacerü’-l-Esved, Hicr, Hatîm, Mîzâb-ı Kaʻbe, Makâm-ı İbrahim, Zemzem, Zemzem Kuyusu, Safâ-Merve ve Beyt-i Ma‘mûr gibi Kaʻbe ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise Türk edebiyatında Kaʻbe konusunun işlenişi hakkında özet olarak bilgi verilmiş ve Kaʻbe mevzusuyla ilgili eserlerden bahsedilmiştir. Kitabımızın birinci ana bölümü, “Şairle İlgili Bilgiler” başlığı etrafında toplanan beş kısımdan oluşmaktadır. Bu bölümde şairin hayatı ve eserleri hakkında yaptığımız incelemeler neticesinde ulaşılan bilgilere yer verilmiştir. İkinci ana bölümde “Eserin Tanıtımıyla İlgili Bilgiler” üst başlığı etrafında toplanan dört alt başlık yer almaktadır. Bu kısımlarda “Eser adı”, “Beyit sayısı”, “Yazılış tarihi” ve “Nüsha bilgisi” gibi başlıklar altında eserin tanıtımıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü ana bölüm eserin şekil ve muhteva incelemesine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle eserin nazım şekli, vezni, aruz kusurları gibi şekle dair özellikleri üzerinde durulmuş; ardından sırasıyla sebeb-i telif, yazılış şekli/yöntemi, bilgi güvenliği/doğruluğu, zamane şairlerini eleştiri, nasihat, muhteva ve beyitlere göre muhteva dağılımı gibi başlıklar altında eserin muhtevasıyla ilgili özelliklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü ana bölümde ise manzumenin transkripsiyonlu metni bulunmaktadır. Bu bölümde manzumenin yazı çevirisi yapılırken her beyte numara verilmiş ve manzume transkripsiyon alfabesine uygun olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Metnin hemen ardından manzume üzerinde yapılacak daha sonraki çalışmalarda kolaylık sağlaması adına alfabetik sırayla şahıs, mekân ve eser isimlerini muhtevi bir dizin eklenmiştir. Dizinin ardından metnin anlaşılmasını kolaylaştırması düşüncesiyle bir de sözlük hazırlanmıştır. Çalışmanın en sonunda ise eserin asıl nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Postmodern Trends in Literature and Arts
Postmodern literature and arts are not novel and pure, rather they represent and present a great challenge. They create an active medium for their followers as Roland Barthes tags postmodernism writerly in that the reader frequently has to fill in gaps in the narrative, thus, in Barthes terms of reference, becoming part of the production of the textual meaning. Postmodern texts and arts enforce a sort of invention, imagination, and suspension for the reader. Postmodern literary fashion does not provide a fixed cultural status quo, yet it undermines the authority of an omniscient narrator and his dominance over the textual meaning. These features and many others that you will find throughout each chapter in this book make postmodern texts and art much more pleasurable and rewarding to study.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SİYASİ İSTİKRARSIZLIK VE ULUSLARARASI TİCARET: AFGANİSTAN ÖRNEĞİ
1956 yılından bu yana, özellikle 1973 tarihindeki ilk darbeden sonra, Rus işgali, Sovyetler Birliğinin çıkışı, Mücahidin Hükümeti’nin kuruluşu, iç çatışmalar, Taliban örgütünün ortaya çıkması ve Amerika’nın ülkeye girişi gibi olaylar neticesinde siyasi, ekonomik ve sosyal karışıklık içerisine düşen ve o tarihten itibaren siyasi olarak tam bir düzen sağlayamayan Afganistan örneği üzerinden, siyasi istikrarsızlığın bir ülkede uluslararası ticarete yaptığı etkiler bu çalışmada anlatılmaya çalışılmaktadır. Siyasi istikrarı bir türlü sağlayamayan Afganistan ve benzeri ülkeler, ticari ve sosyal olarak birçok sorun ile karşılaşmaktadır. Bu çalışmada Afganistan’a yapılan müdahaleler ve ülkenin içerisinde bulunduğu iç çatışma, savaşlar ve güç gruplarının rekabeti sonucunda oluşan siyasi istikrarsızlık durumunun ülkenin uluslararası ticaretine olan etkileri, bu tür istikrarsızlaştırıcı durumların olmadığı zamanlarda ülkenin uluslararası ticaretinde gerçekleşen olumlu/olumsuz gelişmeler ile karşılaştırma yapılarak, siyasi istikrarsızlığın Afganistan’ın uluslararası ticaretine olan etkileri ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Evolution of Economics
Adam Smith, with “An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations” published in 1776 is unanimously hailed as the founder of economics as a social science and also of “economic liberalism” or “capitalism” as it is called to contrast it with “socialism”, the latter propagated by K. Marx at a later date.
The group of economists that followed A.Smith, including such notable names as D.Ricardo, N.W.Senior, John Stuart Mill, culminating in Alfred Marshall (1890: Principles of Economics) is called the “Classical School” or alternately the “Manchester School” to refer to their place of origin. Their macroeconomic system is called the “Classical System”. Having accepted the Malthusian law of population (T.Robert Malthus: 1798 Essays on the Principle of Population) D. Ricardo had come up with a model in which growth eventually comes to a halt, moving to that point, however, all along at full employment equilibrium.This was also in line with the views of Adam Smith. Marshall had introduced the concept of elasticities and used the partial method of analysis. In contrast, Leon Walras, in his “Eléments d’Economie Pure ou Theorie de La Richesse Sociale” used the general equilibrium approach to prove that the economy arrives automatically to full employment equilibrium, following Adam Smith and the Classical School.
This book offers a summary of the basic views and conclusions of Adam Smith concerning economic regime, as is also followed by the rest of the members of the Classical School: In a milieu of perfect competition prevailing in all the markets or sectors of the economy, including the labor market, full employment equilibrium will be achieved automatically. This equilibrium will, therefore, also maximize the welfare of the workers because the market wage rate, with no intrusions from the government or the unions, will have ensured full employment. Hence, there is no need for interventionism, that is, for the state to intervene prices, wages, channeling of investments and economic decisions in general.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Şüphecilik Bağlamında Sosyal Ağlar ve Reklam
Son yıllarda sosyal ağ sitelerinin çeşitlenmesi, kullanıcılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılması ve çevrimiçi reklam gelirlerindeki hızlı büyüme beraberinde sosyal ağ reklamcılığının bir trend haline gelmesine neden olmuştur. Öte yandan sosyal ağ reklamcılığının popülaritesi ve bu reklamların tüketici tutumları üzerindeki gücü ve etkinliği ise reklam uygulayıcılarının bu reklamları sıklıkla kullanmalarını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarının, tüketicilerin sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik yaklaşımlarını, gösterdikleri tepkileri ve bu tepkilere neden olan parametreleri saptamaları gerekmektedir. Tüketicilerin reklamlara yönelik verdiği tepkilerden biri de şüpheci yaklaşımdır. Reklama şüphe duyan tüketici, çok büyük bir ihtimalle markaya güven duymayacak ve reklamı izlemekten kaçınacaktır. Söz konusu durum markaların reklam çabalarının ve maliyetlerinin boşa gitmesine neden olacaktır. Bundan dolayı sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğin öncülleri belirlenerek reklam tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamdan hareketle kitapta, şüphecilik temelinde sosyal ağlar ve reklamlar ele alınmaktadır. Diğer taraftan kitapta, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğe neden olan değişkenler detaylı bir biçimde incelenmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
İmgenin Yolculuğu
Modern Türk şiirinin 80 sonrası dönemini şiirleriyle olduğu kadar kuramsal yazıları ve edebî münakaşalarıyla da etkileyen Tuğrul Tanyol günümüz şiirinde de etkin konumunu sürdürmektedir. İdeolojik ölçütlerin edebiyatın dışında tutulmasında, reddiye yerine gelenekle uzlaşı çerçevesinde ilişki kurulmasında etkisi yadsınamaz şairlerden olan Tanyol 80’ler Şiiri olarak adlandırılan dönemin genel çerçevesini oluşturan birçok özelliği ilk defa gündeme taşıması bakımından da dikkate değerdir. Tuğrul Tanyol türler arası ilişkiye uygun olarak kurguladığı yapıtlarında çağdaş sanatın dil, anlam, gerçek, biçim, müzik ve imge anlayışından etkilenir. Söz konusu kayıtların şiirsel atmosfer ve gerilimle ilişkisine edebî boyutlar kazandıran şair anlam, gerçek ve imgenin yeni statüsünü dilin özerk yapılarının işleyişinde belirleyici olan müzik üzerinden oluşturur. Tuğrul Tanyol şiiri varoluş problemini zaman çerçevesinde ele alan, sorgulayan öznenin travmalarına yoğunlaşan ve fenomenolojik yönelimler gösteren bir yapıya sahiptir. Diğer bir ifadeyle Tanyol şiiri zamana karşı direnme arzusu taşıyan, varoluşun bireysel ve toplumsal dinamiklerini sorgulayan yitik ben’in çözülüşünü, bu çözülüşte rol oynayan unsurların çatışmasını merkeze alır. Tuğrul Tanyol’un şiirleriyle ilgili şimdiye dek yapılan çalışmalara bakıldığında ise ağırlıklı olarak içeriğe yoğunlaşan yazılara rastlanır. Söz konusu çalışmalar içerik boyutu aşamadığı gibi 80’lerden itibaren söylenegelen birtakım özellikleri tekrar etmekten de öteye gidememiştir. Sanatta ellinci yılını geride bırakan şairin Türk şiirindeki yerini akademik bir zeminde tartışmaya açma, belirleme gereksinimi elinizdeki kitabın yazılma gerekçesini oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Erkin Azam’dan Seçme Hikâyeler
Erkin Azam, 10 Ağustos 1950’de Özbekistan’ın Surhanderya vilayetine bağlı Baysun ilçesinde dünyaya geldi. Henüz ilkokul sıralarındayken şiir ve hikâye denemelerine başladı. 1972’de Taşkent Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nden mezun olduktan sonra kalemini elinden hiç düşürmedi. Cumhuriyet Radyosu’nda başladığı gazetecilik hayatını ‘‘Gülistan’’ ve ‘‘Yaşlık’’ dergilerinde, Gafur Gulam Neşriyatı’nda ve Özbekistan Milli Haber Ajansı’nda devam ettirdi. Otuz yılı aşkın bu gazetecilik ve editörlük deneyiminin ardından, 1994 tarihinden bu yana ‘‘Tefekkür’’ dergisinin baş editörlük görevini üstlenmektedir.
Aynı zamanda iki dönem Özbekistan Âli Meclisi milletvekilliği yapan Azam, hikâye, kıssa, roman, tiyatro ve senaryo gibi pek çok türde eserler kaleme almıştır. Eserleri Çekçe, Rusça, İngilizce ve Fransızca gibi dillere çevrilmiş ve senaryolarını yazdıkları filmler uluslararası festivallerde ödüller kazanmıştır. Üslubunda tercih ettiği kinaye ve ironi unsurlarıyla kendinden söz ettiren Erkin Azam, 2016 yılında ‘‘Özbekistan Cumhuriyeti Halk Yazarı’’ unvanına layık görülmüştür.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
RAÛFÎ DİVANÇESİ
Seyyid Ahmed Raûfî, 1657 (h. 1068) yılında Üsküdar’da doğmuş, mutasavvıf kimliğiyle ön plana çıkmıştır. Koca Sinan Paşa Camii civarındaki evinin yanında kurduğu tevhithanede irşat ile meşgul olmuştur. Raûfî Efendi, Halvetiye tarikatının Raufiyye şubesinin kurucusudur ve yaklaşık 20 kadar halife yetiştirmiştir.
Şiirlerini sade bir üslupla kaleme alan Seyyid Ahmed Raûfî’nin hemen hemen bütün şiirleri tasavvufî içeriklidir. Raûfî, Allah ve Hz. Muhammed aşkını coşkun bir şekilde terennüm etmiştir. Kâmil insan olma yolunda gerek müritlerine gerekse diğer insanlara öğütler verdiği, Müslüman bir bireyin nasıl davranması gerektiğini açıkladığı şiirleri; onun mürşit-i kâmil olduğunun ve şiiri öğretici bir araç olarak kullandığının göstergesidir.
Bu çalışmada, öncelikle Seyyid Ahmed Raûfî’nin hayatı, mutasavvıflığı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, daha sonra şairin Divançe’sinin hem biçimsel hem de içerik bakımından incelemesi yapılmış ve transkripsiyonlu metni ile dizini sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SAMSUN GÜMRÜĞÜ
Samsun limanında gerçekleşen ticarî faaliyetlerin ayrıntılı bir istatistiği olan eser, Samsun Ticaret Odası tarafından hazırlanıp bastırılmıştır. Eserin hazırlanmasına katkısı bulunan dönemin Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkâtibi Mehmet Şükrî “İstatistiklerin Lüzûm ve Fevâidi ve Samsun Ticâret Odası’nın Maksadı” başlığı altında önemli bir yazıya yer verilmiştir. Mehmet Şükrî, medeni milletlerin istatistiğe büyük önem verdiğinden, bu konuda teşkilatlar kurduklarından bahsederek, Osmanlı Devleti’nde bu tarz bir anlayışın ve teşkilatlanmanın ne derece cılız olduğunu üzülerek belirtmiştir. Yazısının devamında, bir memleketin iktisadî durumunu ölçmenin, yıllık ihracat ve ithalatı arasındaki farkı gerçek anlamda bilmekle mümkün olduğunu, bu maksatla hazırlanacak istatistiklerin ülke için çok yararlı olduğunu ifade etmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
İhsan Ozanoğlu Divanı
İhsan Ozanoğlu Divanı, 1923-1973 yılları arasında elli yıllık bir sürede kaleme alınan bir eser olarak, şairin genç yaşta başladığı “Divan” yolculuğunun Cumhuriyet döneminde meydana getirilmiş bir örneğidir.
Halk Edebiyatından beslenerek şiirlerini meydana getiren Ozanoğlu’nun, Divan Edebiyatı sahasında da kendini geliştirmesi ile Arapça ve Farsça ’ya olan hâkimiyeti mürettep bir Divan oluşturmasındaki zorlu yolu aydınlatmıştır.
İhsan Ozanoğlu Divanı klasik Osmanlı divan şiiri geleneğine uygun bir şekilde sınıflandırılmış ve tertip edilmiş bir eserdir.
Hoca Dehhânî’nin kurduğu muazzam Divan Edebiyatı binasında Ahmedî ile başlayan “Divan” geleneği, Fuzûlî, Şeyh Gâlip, Nef’î, Nedîm gibi şairlerin görkemli kervanındaki ustalıklarla yüklü hazinesini Fıtnat Hanım’a, oradan da Ozanoğlu’na taşımıştır.
Çok büyük emeklerle hazırlanan ve İhsan Ozanoğlu Divanı hakkında kitap hâline getirilmiş ilk kapsamlı çalışma niteliğini taşıyan bu eser, zenginliklerle dolu bir edebiyat mirasının geleceğe aktarabilmesi bağlamında atılmış önemli bir adımdır.
Ozan OZANOĞLU
₺380,00