KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
₺260,00 -

Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
₺260,00 -

GİRİŞİMCİLİĞİN KEŞFİ: GİRİŞİMSEL FIRSATLAR VE BELİRLEYİCİ UNSURLARI
₺495,00 -

GALATA’DA SARRAF İŞLETMELERİ (1691-1733)
₺325,00 -

EXPLORING THE MYSTERIES OF ANTI-DETECTIVE FICTION
₺250,00 -

Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
₺390,00 -

EARLY BARDIC LITERATURE, IRELAND
₺325,00 -

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ YETKİNLİKLER: YENİ SEÇİM YÖNTEMLERİ VE OYUNLAŞTIRMA
-

DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
₺315,00 -

Çağdaş Gotik Okumalar
₺275,00 -

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺340,00 -

Bilgisayara Giriş ve MS Office 2007
-

BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
₺250,00 -

Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
₺210,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
₺405,00 -

1980-1990 Dönemi Türk Siyasal Sürecinde ANAP ve ANAP Seçmen Profili
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
The art of teaching grew up in the schoolroom, out of inventiveness and sympathetic concrete observation. Even where (as in the case of Herbart) the advancer of the art was also a psychologist, the pedagogics and the psychology ran side by side, and the former was not derived in any sense from the latter. The two were congruent, but neither was subordinate. And so everywhere the teaching must agree with the psychology, but need not necessarily be the only kind of teaching that would so agree; for many diverse methods of teaching may equally well agree with psychological laws.
To know psychology, therefore, is absolutely no guarantee that we shall be good teachers. To advance to that result, we must have an additional endowment altogether, a happy tact and ingenuity to tell us what definite things to say and do when the pupil is before us. That ingenuity in meeting and pursuing the pupil, that tact for the concrete situation, though they are the alpha and omega of the teacher’s art, are things to which psychology cannot help us in the least.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
Zunehmenden Qualitätsanforderungen an Automobilindustrie erfordern die reibungslose Entwicklungs- und Produktionsprozesse. Um die Entwicklungs- und Produktionsprozesse perfekt zu gestalten, die Fehler vorzubeugen und somit die Qualität sicherzustellen, müssen Automobilzulieferer Methoden und Werkzeug des Qualitätsmanagement anwenden. In diesem Kontext bafasst sich dieses Buch mit den Qualitätsmanagementsystemen und den Techniken von Qualitätsmanagement. Auf Basis der einschlägigen Literatur wurden die Bedeutung der Qualität, Qualitätsmanagement, Qualitätsmanagementsysteme und deren Entstehung und geschichtliche Entwicklung dargestellt. Des weiteren wurden die bereits existierenden Managementmodelle und Konzepte beschrieben und erörtert. Weiteres wurden die QM-Techniken herausgearbeitet.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
HATAY’DAKİ SURİYELİLER
2011 yılında başlayan ve “Arap Baharı” olarak isimlendirilen süreçte milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. İç savaş nedeniyle canlarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalan kitlenin oluşturduğu göç dalgası, ikinci dünya savaşından bu yana tüm dünyada görülen en kapsamlı yer değiştirme olayı olarak değerlendirilmektedir. Suriyelilerin geldikleri ülke ve bölgelere birçok açıdan etki edecekleri kaçınılmaz bir gerçektir. Başta sosyal, politik ve ekonomik etkiler olmak üzere geldikleri bölgenin yapısını dönüştürme potansiyeline sahip Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları temel sorunların doğru tespiti bu alanda üretilecek politikaların başarı derecesini önemli ölçüde belirleyecektir. Başarılı sığınmacı politikaları ise birçok açıdan olumsuz olarak değerlendirilen sığınmacı akınının etkilerini olumluya, tehditleri fırsata çevirme imkanı sağlayacaktır.
Bu çalışmada zorunlu göç ile yerinden edilen Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Hatay’daki mevcut durumları ortaya konulmuş, Hatay ili özelinde ekonomik ve toplumsal yapıya olan etkileri araştırılmıştır. Belirlenen tespitler ışığında Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve toplumsal yapıya olası negatif etkilerinin bertaraf edilmesi, sığınmacı nüfusun Türk toplumuna uyumu ile meselenin bir kriz olmaktan çıkartılarak sosyal, kültürel ve ekonomik zenginlik fırsatına dönüştürülmesi konusunda politika önerilerine yer verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Her Yönüyle Akademik Başarı
Bu kitap eğitim kurumlarının başlıca hedeflerinden biri olan akademik başarıyla ilişkili olan beslenme, çevre, motivasyon, sosyoekonomik durum, tutum ve uyum gibi 15 değişkenin tanıtılması ve aralarındaki ilişkilerin uygulamalı bilimsel çalışmalardan yararlanarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Değişkenlerin her biri ilgili alan yazın dikkate alınarak farklı boyutlarıyla tanıtılmış ve devamında yurt içi ve yurt dışında yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan uygulamalı çalışmaların bulguları esas alınarak akademik başarı ile ilişkilerinin ayrıntıları ortaya konulmuştur. Bu kitabı okuyanların akademik başarının doğası ve kapsamı ile birlikte ilişkili olduğu değişkenler hakkında da bilgi edinmek suretiyle kendilerini, öğrencilerini ve çocuklarını akademik başarıya götürecek olan bir yol çizmeleri beklenmektedir. Okuyucuyu sıkmamak ve detaylarda boğmamak amacıyla her bir faktör birkaç sayfada tanıtılmış ve devamında bu faktörün akademik başarıyla ilişkisi yapılan bilimsel çalışmaların bulguları verilerek sistematik bir şekilde irdelenmiştir. Kitabın başta öğretmen, akademisyen, eğitim yöneticisi, öğrenciler ve veliler olmak üzere akademik başarıya ilgi duyan bütün okuyuculara katkı sunması ve vizyon kazandırması umulmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Equity Risk Premium
Understanding the behavior of asset prices is essential in evaluating investment decisions so that practitioners and academics have been investigating what assets are worth and whether asset prices are predictable. The degree of stock return predictability is a statistical concept and totally an empirical issue. In this study, we conduct an empirical application on the equity premium forecastability concept. We consider both macroeconomic and technical indicators in order to predict the equity risk premiums of selected thirteen stock markets including Belgium, Greece, Malaysia, Mexico, Portugal, Spain, Taiwan, Turkey, Brazil, Hong-Kong, India, Russia, and South Africa. Incorporating information from all indicators including domestic and foreign macroeconomic indicators, oil price changes, and technical indicators provides in-sample fitting gains. Out-of-sample forecasting results show that the strategy of combining forecasts provides out-of-sample gains. Portfolio performance analyses suggests following the forecasts generated by the proposed models to obtain positive returns over the buy-and-hold strategy.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SESİNİ ARAYAN ŞAİR FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL HAYATI-SANATI-ŞİİRİNİN KAYNAKLARI
Faruk Nafiz’i besleyen farklı kaynaklar ve bu kaynakların etkilerini derinden hissediş Faruk Nafiz’in farklı şekillerde anılmasını beraberinde getirir. Faruk Nafiz birinci evrede Edebiyat-ı Cedîde ve takipçileri nazarında genç bir yetenek, gelecek vadeden bir “valör”, şiir meraklısı gençlerin gözdesi, santimantal duyuşun, hüzünlü aşkların şairidir. Bu evrede Faruk Nafiz’in şiirlerinde sıklıkla görülen; hüzünlü aşk, hayal kırıklıkları ve bu duygu durumlarına eşlik eden muhayyel mekânlar ile romantik tabiattır. Sonraki dönemde Anadolu’yu karış karış yaşatan dizeleriyle bir memleket şairidir. Yazdığı şiir ve oyunlarla inkılabın gözde bir edibi olur. İkinci evreyi müteakip yazdığı üçüncü evre şiirleriyle ise klasik kültürün yeni dönemdeki saygın bir mümessili, Yahya Kemal izinden giden bir neoklasik, İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin Yahya Kemal’den sonra önemli bir temsilcisi olarak görülür.
Elinizdeki kitap Faruk Nafiz Çamlıbel’in genel olarak hayatını ve eserlerini ele alan bir çalışma olarak ortaya çıktı. “Hayatı” başlığı altında soyu, ailesi, eğitim-öğretimi, gençlik yılları, edebiyat camiasıyla tanışması, ilk şiir denemeleri, ilk gençlik dönemi olan İstanbul yılları, Millî Mücadele döneminde Ankara’ya geçişi, Kayseri yılları, Ankara’daki öğretmenlik yılları ve tekrar İstanbul’a dönüşü çalışmamıza konu oldu. Bunun yanı sıra aşkları, dost çevresi, politika ile uğraşması ve şairin ölümü bu çerçevede ele aldığımız konu başlıklarını teşkil etmektedir. Eserleri kısmında ise Faruk Nafiz’in şiirleri, piyesleri ve romanları ele alınmıştır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programının Değerlendirilmesi ve Bir Model Önerisi
Yabancı dil öğrenme hem bilişsel davranışları hem de psiko-motor becerileri birleştiren bütünsel bir süreçtir. Öğrencilerin yaptığı şey, söz konusu bilişsel davranışları ve motor becerileri geliştirerek, yabancı dilin iletişim sistemini edinmektir. Bu davranış ve becerilerin geliştirilmesi için oldukça iyi düzenlenmiş bir yabancı dil programının geliştirilmesi gerekmektedir. Buna göre de program geliştirme süreci gereksinimlerin saptanması, amaçların belirlenmesi içeriğin seçimi, programın uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi şeklinde desenlenmektedir.
Günümüzde dil eğitiminde farklı program uygulamaları söz konusu olduğundan özellikle hazırlık programlarının önemi daha da artmakta ve gereksinime dayalı yabancı dil öğretimi modelleri ön plana çıkmaktadır. Bu kitap bir İngilizce Hazırlık Programının amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutlarını ele alarak, programın değerlendirilmesi ve yapılan bu değerlendirmenin sonunda bir model sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir.
Kitap alan uzmanlarına, uygulayımcılara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutması ve bu konuda güncel çalışmaların yapılmasında yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
19. yüzyılda Kuzey Kafkasya halklarının Çarlık Rusyasına karşı savaşı kaybetmesi üzerine bölgenin otokton halklarının büyük kısmı Osmanlı devletine sürgün edilmiştir. Bu çerçevede 1860lardan başlayarak Cumhuriyetin ilanına kadar Muşa çeşitli düzeylerde göçler yapılmıştır.
Elinizdeki eserde arşiv belgeleri ve sahada derlenen bilgiler ışığında Kuzey Kafkasya halklarının Muşa iskânı; bellek, kültür ve folklor açısından değerlendirmeleri yapılmaktadır. Eser ayrıca Kuzey Kafkasya halklarının günlük hayatta dil kullanımının görece azalması, katı geleneklerin esnemesi, kimlik algıları, bölgeye benzeşmesi gibi konuları ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Siber Ortam ve Suç
İnternet tabanlı teknolojilerin gelişimi ve yaygınlaşması alışkanlıklarımızda ve yaşam tarzlarımızda önemli değişimlere yol açmış; başta ticaret, eğitim ve eğlence olmak üzere pek çok alanında önemli fırsatlar yaratmıştır. Suçlular, organize suç örgütleri ve terörist örgütleri tarih boyunca teknolojik gelişmeleri istismar etme ve bunlardan suç fırsatları yaratma konusunda mahir olmuştur. İnsanların, bilişim sistemlerinin birbirine bağlı ağlar vasıtasıyla haberleşmesine ve etkileşmesine imkan sağlayan siber ortam da bu kuralın bir istinasını teşkil etmemektedir. Günümüzde siber ortamın yarattığı suç fırsatları, üzerinde derinlemesine incelemeler yapılması gereken önemli bir problem sahası haline gelmiştir. Siber ortam ve suç kitabı siber ortamın suçlular ve terör örgütlerince istismarını farklı disiplinlerden akademisyenlerin bakış açısı araştırmaktadır. Eserin birinci bölümünde siber ortam ile ilgili temel kavramlar ele alınırken, ikinci bölümünde siber ortamın istismarı farklı suç türleri üzerinden incelenmiştir. Son olarak siber ortamın bireylerin psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri ele alınmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlılar – II
Osmanlı Devleti’nin tarihi, yalnızca padişahların biyografileri ve büyük savaşların kronolojisi üzerinden değil; devleti ayakta tutan belgeler, bürokratik kurumlar, siyasal semboller, kültürel hafıza ve arşiv pratikleri üzerinden de derinlemesine okunabilir. Osmanlılar – II, bu farklı izleri bir araya getiren araştırma ve yazıları ortak bir ciltte buluşturmaktadır. Eser, Osmanlı tarihini ve diplomatikasını bütüncül bir bakışla ele alan, belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışını öne çıkaran bir derleme niteliğindedir.
Kitap, kadim miras ve sembolizm tartışmalarından başlayarak Anadolu beyliklerinin hükümranlık arayışlarına, oradan Osmanlı veraset usulüne ve arşiv pratiklerine uzanan geniş bir yelpazeyi kapsar. İskenderiye Kütüphanesi’nin yok oluşuna dair tartışmalar, Fatımî mirası, hilal ile ay-yıldız sembolizminin siyasal ve kültürel anlamları; Eşrefoğulları ve Germiyanoğulları gibi beyliklerin kitabeleri, istiklâl alâmetleri, cami ve saray yapıları üzerinden incelenir. Ferman ve beratların diplomatik yapısı, form özellikleri ve tarihî gelişimi ayrıntılı biçimde ele alınırken, Londra Türk Sefaret Arşivi’nin Osmanlı tarih çalışmaları açısından önemi ve kapsamı da değerlendirilir. Gelibolu savaşlarında yaşanan hukuk ihlalleri ile dinî-kültürel anlatıların tarih yazımı içindeki yeri ise eserin önemli odak noktalarından birini oluşturur.
Farklı tarihlerde kaleme alınmış yazılar, kendi metinleri, kaynakçaları ve mevcut görselleri korunarak bir araya getirilmiştir. Böylece okur, her bir makalenin özgün bağlamını kaybetmeden, konular arasındaki bağlantıları kurma imkânı bulur. Kısa kronoloji, diplomatika terimleri sözlüğü, ayrıntılı dizin ve görsel-belge diziniyle tamamlanan eser, araştırmacılara ve Osmanlı tarihi ile diplomatika alanına ilgi duyan okurlara pratik bir başvuru kaynağı sunar.
Uzun yıllar T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindeki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde uzman olarak görev yapan yazar, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kuruluş ve gelişme döneminde, doktora danışmanı Prof. Dr. Halil İNALCIK ile birlikte 12 yıl görev yapmıştır. Bu süreçte yurt içinde ve yurt dışında akademik çalışmalar yürütmüş, çok sayıda akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Doç. Dr. Nejdet GÖK, hâlen kurucu bölüm başkanı olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Ortaçağ Tarihi doçenti olarak görevini sürdürmektedir.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
MAPLE paket programı, Matematik, Fizik ve Mühendislik alanlarında kullanılan çok yönlü bir sembolik hesaplama programıdır. MAPLE paket programında cebirsel denklem ve denklem sistemlerinin çözümü, eşitsizlik çözümü, türev ve integral hesabı gibi temel matematiksel hesaplamaların yanında diferansiyel denklem çözümü, vektörler, matrisler, 2 ve 3 boyutlu grafik çizimleri gibi el ile yapılması çok vakit alan ve hatta çoğu zaman imkansız olan hesaplamaları kısa zamanda yapmamızı sağlar. Bunun yanında içinde tanımlı olan paketler sayesinde, istatistik, finans, cebir, graf teori, diferansiyel geometri, logic, sayılar teorisi, tensör analizi gibi alanlarda da hesaplamaları kolaylaştırmaktadır.
MAPLE paket programı bu özellikleri sayesinde teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde yukarıda bahsettiğimiz alanlarda ciddi önem taşımaktadır.
KİTAP TANITIMI
İran’da Nüfuz Mücadelesi
İran’da Nüfuz Mücadelesi adlı bu çalışma Rıza Şah’ın iktidarının başlaması ile İran ülkesinde meydana gelen siyasi değişimin giderek kudretli bir yapıya dönüşmesi sonrasında İngiltere ve Sovyetler Birliğine Karşı geliştirilen politikalar ile başlar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde geleneksel İran düşmanları olarak görülen İngiltere ve Sovyetler Birliğinin, İran’ı sömürü alanı olarak paylaşmalarına karşılık Rıza Şah’ın, yükselen Alman siyasetine yaklaşması anlatılır. İkinci Dünya Savaşının başlangıcında Almanların Avrupa’da üstün duruma gelmeleri İran Şahı’nın politikalarını da Almanya’dan yana geliştirecektir. Yapılan anlaşmalar ve açıklamalar ile İran, Almanya’yı geleneksel düşmanlarına karşı dengeleyici güç olarak görmektedir/göstermektedir.
İkinci Dünya Savaşının seyri içinde İran, İngiltere ve Sovyet Rusya tarafından işgal edilir ve Alman etkisinden temizlenir. Artık yeni bir işgal sürecine giren İran’da Şah ve iktidar değişimleri yaşanır. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa dâhil olması Müttefiklerin, İran’ı Sovyetler Birliğine yardım gönderilen güvenli bir liman ve koridor olarak kullanmalarını sağlayacaktır. İran, İkinci Dünya savaşı boyunca ve savaş sonrası dönemde işgalin etkisiyle iç karışıklık, ekonomik sıkıntı ve siyasi çekişmelerin gölgesinde, nüfuz ve petrol ayrıcalıkları mücadelesine sahne olacaktır. Milli hareket adı verilen bu mücadelenin sonunda İran tek parça olarak kalsa da kendini istikrarsızlık içinde ve dış destekli bir darbe sürecinde bulacaktır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
Bireyler ceza mahkemelerinde bir suçun mağduru veya tanığı olma ya da suç işleme/suça sürüklenme; hukuk mahkemelerinde velayet, vesayet, şahsi ilişki veya evlat edinmenin değerlendirilmesi gibi birçok nedenden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak adli sisteme girebilmektedir. Bireyi adli sürece dahil eden olay ve deneyimler çoğunlukla travmatik nitelikte olup, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına kalıcı biçimde zarar verici etkilere sahiptir. Bu nedenle, yetkin uzmanlar tarafından olayın niteliği ve bireye içkin özellikler dikkate alınarak hassas ve özenli bir şekilde yürütülen kaliteli bir adli görüşme hem adaletin tesisi hem de adli sistem içerisindeki bireylerin ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Adli sistem içerisinde farklı disiplinlerden (Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet) gelen adli sistem uzmanları, suça sürüklenen, mağdur veya tanık çocuklar; şiddet mağduru kadınlar ve yaşlılar gibi diğer kırılgan gruplar; boşanmış veya boşanma aşamasındaki çiftler ve çocukları gibi pek çok farklı sebeple adli sürece dahil olmuş bireylere yönelik farklı hizmetler sunmaktadır.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde mahkemelere hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının gerçekleştirdikleri adli görüşme uygulamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, adli görüşmelerin amacı, kapsamı, teknikleri ayrı ayrı ele alınmış; ayrıca en çok karşılaşılan kırılgan gruplar (çocuklar, kadınlar, mülteciler ve yaşlılar) ile adli görüşme tekniklerine yönelik temel bilgiler ve uygulamada kullanılabilecek pratik teknikler sunulmuştur. Bu kitap, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Sosyal Hizmet Bölümleri mezunları ile adli alanla ilgilenen meslek elemanları ve uygulayıcılar için rehber niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
Bu kitap, Anadolu’nun önsözü kabul edilen Erzurum’un geleneksel sivil mimari yapılarını konu almaktadır. Bu yapıların tarih boyunca doğal afetlere ve şehrin stratejik konumuna bağlı olarak geçirdiği değişim ve gelişimler kronolojik olarak izlenmeye çalışılmıştır.
Özellikle son dönemde tescilli geleneksel evlerin yenilenmesine yönelik yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen projeler, kültürel mirasa yönelik yerel halkın farkındalığının artmasına katkı sağlamıştır. Bu bağlamda kitaba Erzurum halkının geleneksel mirası korumaya ilişkin tutumlarının değerlendirildiği bir araştırma da eklenerek, sonuçlar paylaşılmıştır.
Kitabın, kültürel miras konusuna ilgi duyan herkese faydalı olmasını temenni ederiz.
₺235,00