KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

İktisat, Maliye ve İşletme Alanında Güncel Çalışmalar
₺340,00 -

HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
₺380,00 -

HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
₺380,00 -

Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Tahmin Edicisinin Etkinliğine Yönelik Uygulamalar
₺210,00 -

FİNANSMAN PROBLEMLERİ
-

Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
₺235,00 -

EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
₺620,00 -

DOĞU TÜRKİSTAN DIŞINDAKİ UYGUR ŞAİRLERİ
-

DİJİTAL ÇAĞDA İLLÜZYONEL PAZARLAMA
-

Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
₺195,00 -

Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
₺275,00 -

BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
₺380,00 -

BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
₺845,00 -

Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
₺210,00 -

Antik Yunan Eğitiminde Kadın
₺620,00 -

Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İRAN- TÜRK MİNYATÜRÜNDE SAVAŞ VE MÜCADELE SAHNELERİ
Önsözden
İran-Türk minyatür sanatı konu çeşitliliğine sahiptir ve bu çeşitlilik savaş ve mücadele sahnelerinde bile uygulanmaktadır. Dolayısıyla savaş sahnelerinde çeşitli kompozisyon ve savaş mevkilerine; orduların kapışma savaşı, iki grup savaşı, iki pehlivanın mücadelesi, kale kuşatması, kamp baskınına vb. çoğunlukla rastlanılmaktadır. Üstelik insanın sadece insan ile savaşı değil, dev, ejder, şeytan, simurg vb. gibi hayali ve efsanevi yaratıklar ile yaptığı savaş da İran- Türk minyatüründe büyük yer kaplamaktadır. Aslında İran sahasında ister Türk sanatçıları ister İranlı sanatçılar tarafından yapılan minyatürler efsanevi ve hayali konulara her zaman çok önem vermiş, mitolojik ve efsanevi yönü ile tanınmaktadır. Bu özellik onu Osmanlı minyatürü gibi gerçekçi bir minyatür okulu ile karşılaştırıldığında daha da açık görülmektedir.
Dolayısıyla, İran- Türk minyatürü savaş açısından, bütün detayları ile açıklandıktan sonra Osmanlı minyatürü ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Yazıları
“Dünyanın başkenti” sıfatını en çok hak edecek şehir şüphesiz İstanbul’dur. Hem Roma hem Osmanlı imparatorlukları bunun bilincinde olmuş, İstanbul’u dünyanın merkezine konumlandırmıştır. Bu tarihsel konum bir yandan da görkemli bir mimarlık ve sanat birikimi ile İstanbul’u asırlar boyunca taçlandırmış, bundan sonraki yüzyıllara devredilecek büyük bir miras oluşturmuştur. İstanbul’un geçmişini ve mirasını bir nesilde araştırarak öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu imkânsız hedef bir yandan da araştırmacılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu sayede İstanbul bütün dünyadan bilim insanlarının çalışmalarının odağı durumundadır. Sonraki ciltleri de hazırlık aşamasında olan bir dizinin ilk halkası olan bu çalışma ayrıca bölüm yazarı olan Fatih Sarımeşe’nin editörlüğünde Necdet Sakaoğlu, Sinan Genim, Hilal Kazan, Gülberk Bilecik, Sedat Bornovalı, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Fatih Elcil, Hamit Pilehvarian, Hayri Fehmi Yılmaz, Wasamon Sanasen, Sümeyye Gider ile Yasemin Akcakaya gibi çok farklı alanların önde gelen uzmanları tarafından hazırlanmış bölümlerden oluşmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar
Çevresel, sosyal ve ekonomik süreçlerle doğrudan veya dolaylı yollardan ilgilenen birçok bilim dalı bulunmaktadır. Bu bilim dalları içerisinde Coğrafya Bilimi ve coğrafyacılar çok önemli bir yere sahiptir. Öyle ki dünya genelini etkileyen doğal, sosyal, ekonomik ve politik problemlere odaklanan coğrafyacılar, insan ve mekân arasındaki etkileşime odaklanmaktadırlar. Bu etkileşimin nedensellik, bağlantı ve dağılış ilkelerine göre incelenmesi, sonuçlarının coğrafi açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla günümüzde insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlar da düşünüldüğünde coğrafyacılara ve onlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalara duyulan ihtiyaç da her geçen gün artmaktadır. Bu sorumluluk bilinci ile hareket eden coğrafyacılar hem bu bilimin gelişmesine hem de insanlığın geleceğine ışık tutmaktadırlar. Bu kapsamda “Coğrafya Biliminde Güncel Konular ve Araştırmalar” başlıklı bu kitapta; fiziki, beşerî, ekonomik coğrafya ile coğrafi bilgi sistemleri alanında çalışmalar yürüten kıymetli bilim insanlarının değerli çalışmaları bir araya getirilerek coğrafya bilimine ve literatürüne katkı sunulmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
Günümüzde etkin, bilgili, yetenekli, kendileri ve içinde bulundukları toplum için sorumluluk almaya istekli, siyasal sürece katkıda bulunan, sağduyulu vatandaşların yetişmesinde kuşkusuz eğitim ve özellikle de vatandaşlık eğitimi giderek artan bir önem taşımaktadır.
Vatandaşlık Eğitimi Üzerine adlı bu kitapta ilk olarak vatandaşlık kavramı ve boyutları ele alınmaktadır. Vatandaşlık eğitimi, özellikleri, temel unsurları, vatandaşlık eğitim modelleri, okulda veriliş biçimleri, yöntemler, ölçme ve değerlendirme ile vatandaşlık eğitiminde en etkili unsurlardan biri olan öğretmenler bağlamında değerlendirilmektedir. Kitapta ayrıca vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi Batı ve Türkiye açısından ele alınmaktadır. Batı’da vatandaşlık eğitiminin tarihine kısaca değinildikten sonra Türkiye’de vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi “Cumhuriyet Öncesi Dönem”, “1923-1950 Yılları Arası Dönem” ve “1951-2015 Arası Dönem” olmak üzere üç dönem halinde müfredat ve ders kitapları boyutunda incelenmektedir. Türkiye’deki mevcut vatandaşlık öğretim programlarının yanı sıra yurt dışı ve Türkiye’de vatandaşlık eğitimi üzerine yapılmış araştırma örneklerine de bu kitapta yer verilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes
Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes; 17. yüzyılda Hıfzî’nin Kudüs ve çevresini gezip görerek ve birçok Arapça eserden faydalanarak kaleme aldığı önemli bir eserdir. Eserde genel olarak Kudüs’ün yaratılışı, Kudüs’ün faziletleri, Kudüs’ün daha önce nasıl bir yapıda olduğu, Kudüs’te meydana gelen depremler ve tarihleri, Kudüs’te bulunan dağın fazileti, Sahretullah taşı ve önemi, Kudüs’ün sınırları, Şam ve bölgeleri, Hz. Hızır aleyhisselam, Kudüs’ün kıble olması, Miraç hadisesi, peygamberler ve geliş zamanları, Hz. Nuh’un oğlu Sam ve Sam’ın Sahre taşının üzerine mescit yaptırması, Hz. İbrahim kıssası, Kumame Kilisesi, Hz. Musa ve kavmi, Hz. Davut ve Uriya kıssası, Hz. Süleyman’ın doğaüstü güçlere hükmetmesi, Sahretullah’ı ve Mescid-i Aksa’yı Hz. Süleyman’ın yaptırdığının bildirilmesi, Kudüs’e yapılan saldırılar, Üzeyir peygamber ve kıssası, Ahit sandığı, Buhtu’n-Nasr ve Kudüs, Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethetmesi, Mescid-i Aksa’nın önemi, Kudüs’teki ziyaret yerlerinde okunacak dualar, Hz. Musa ve Hz. İbrahim’in kabirleri ve ziyaret adabı, Kırklar makamı, bazı peygamber ve kıssaları, kökenleri, onlara indirilen kitaplar, kaç yaşına kadar yaşadıkları, defnedildikleri yerler, Kudüs’te defnolunmanın faziletleri, bazı sahabeler ve defnedildikleri yerler, Kudüs’teki gerek Müslüman gerek Hristiyan gerekse de Yahudiler için önemli mekânlar ve bulundukları yerler anlatılmaktadır. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile tarihi, coğrafi, toplum bilimi ve halk bilimi alanlarında önemli veriler barındırdığı gibi sözlük bilimi açısından da önemli dilsel veriler sunmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
Twenty Century Fox’un Başkanı Daryik F. Zanuck’un, 1944 yılında, “televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir; insanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez”; görüşünü belirtmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, pazarlama iletişimi de değişim göstermiştir. Değişimin etkilerinin hızla görüldüğü bu yeni dönemde işletmeler için hedef kitleyle iletişimde geleneksel pazarlama iletişim yaklaşımlarıyla birlikte alternatif yaklaşımları ele almak ve yeni yaklaşımlardan yararlanmak önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan bu eser, İstanbul Ticaret Üniversitesi farklı bölümlerindeki lisansüstü düzeyi öğrencilerinin kendilerine verilen konular ışığında editörlüğümde hazırlamış oldukları çalışmanın bir ürünüdür. Çalışma içeriğinde, mobil pazarlama, reklamoyun (advergame), gerilla ve viral pazarlama, showrooming ve webrooming, içsel markalaşma ve iletişim, reklam çekicilikleri, fenomen pazarlama iletişimi, ürün yerleştirme, yeni medya araçlarında içerik pazarlama, kurumsal imaj ve itibar yönetimi ve siyasal pazarlama iletişimi gibi yeni dönem alternatif pazarlama iletişim yaklaşımları bölüm başlıkları yer almaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
Kefalet ticaret ve yargı hukukunda kullanılan hukuki/fıkhî bir muameledir. Kısaca bir şahsın diğer bir kişinin borç ve sorumluluğunu üzerine almasıdır. Osmanlı Devleti bu kavramın kapsamını genişleterek, toplumsal kontrol ve güvenlik mekanizmasına dönüştürdü. Toplu ve müteselsil kefalet sistemiyle ahali birbirlerinin davranışından sorumlu tutulmuş, böylece her bir şahıs diğerinin davranışlarını dizginleyen, gözeten ve gözlemleyen birer göz haline getirilmeye çalışılmıştır. Köylüler, aşiret mensupları, şehirlerdeki meslek grupları karşılıklı ve müteselsil (zincirleme) kefalete bağlanarak kayıt alınmış ve birbirlerinden sorumlu hale getirilmişlerdir.
Elimizdeki 1262/1845 tarihli Siverek Kefalet Defteri böyle bir faaliyete dair önemli bir kaynaktır. Defter kayıtlarına göre, başta şehir merkezindeki mahalleler, daha sonra kazaya bağlı tüm nahiye ve köylerdeki Müslüman ve gayrimüslim ergin erkekler sayılarak temsilcilerine imzalatılan “Kefalet Sözleşmesi” şartlarına uyacaklarına dair birbirlerine kefil edilmişlerdir. Defter şehrin ve bağlı köylerin demografik yapısı, ticari hayatı, bölgede kullanılan kişi ve yer adları hakkında önemli veriler sunmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi
Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Solaklı Çayı ve onun büyüleyici havzası, jeomorfolojik bir harikadır. “Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi” kitabı, bu eşsiz coğrafi oluşumun sırlarını açığa çıkarıyor. Bu eser, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, insan-doğa etkileşimini, havza sınırları içinde meydana gelen doğal kaynaklı afetleri ve bu bölgenin ekolojik önemini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Yazar, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, bölgenin florası, faunası ve insan yerleşimleriyle olan etkileşimini incelerken, bölgenin jeolojik geçmişine ve bu geçmişin günümüzdeki çevresel ve sosyal etkilerine de ışık tutuyor. Kitap, havzanın erozyon, sedimantasyon, heyelan, sel-taşkın ve tektonik aktiviteler gibi doğal süreçlerini anlamak için gerekli bilimsel temelleri sağlıyor
Bu kapsamlı çalışma, Solaklı Çayı Havzası’nın uygulamalı jeomorfolojisinin yanı sıra, bölgenin doğal güzelliklerini ve bu güzelliklerin korunmasının önemini de vurguluyor. Kitap, havzanın nasıl şekillendiğini, bu şekillenmenin ekosistem üzerindeki etkilerini ve insan etkileşimlerinin bu doğal yapı üzerinde nasıl değişiklikler yarattığını detaylı bir şekilde inceliyor.
“Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi”, jeomorfoloji, çevre bilimi, ekoloji ve coğrafya alanlarında çalışan araştırmacılar, öğrenciler ve doğa tutkunları için değerli bir kaynak. Ayrıca, bu benzersiz doğal alanın korunması ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan herkes için de ilham verici bir rehber niteliğinde.
Solaklı Çayı Havzası’nın gizemli dünyasına yapılan bu bilimsel yolculuk, okuyucuları, doğanın karmaşık ve dinamik yapısını keşfetmeye davet ediyor. Bu eser, doğanın dilini anlamak ve onun eşsiz güzelliklerini korumanın önemini kavramak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabıdır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Hastanelerde Mali Hizmetler
Hastanelerdeki sağlık hizmetlerinin başarılı bir şekilde ve kesintisiz olarak yürütülebilmesi için destek hizmetlerin ve özellikle mali hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Mali hizmetler yürütülürken klasik yönetsel ilkelerin yanında hastane yöneticileri için bağlayıcı olan kanun, yönetmelik, talimatname, iş akışları gibi çeşitli yasal ve idari düzenlemelere de dikkat edilmesi gerekmektedir.
“Hastanelerdeki Mali Hizmetler” kitabı ile mali hizmetlerin yürütülmesinde, hastane yöneticilerine ve ilgili çalışanlara çeşitli kurallar koyarak bu hizmetlerin çerçevesini oluşturan ve bağlayıcı olan yasal ve idari düzenlemelerin açıklanması, başta sağlık kurumları yöneticileri olmak üzere sağlık kurumları yönetimi ile ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve bu alanla ilgilenen okuyuculara yol gösterici bir rehber oluşturulması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
HUMANS insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır.
Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor?
Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak Gerçek değil ki
Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım?
Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı.
Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık.
Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız.
Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginianın anısına geliştirildi.
Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur.
Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı.
Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.
Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz.
Yapay Zekâ V: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım.
Sentetik Anatole: Bütün sentetikler DayZerodaortaya çıktı. Tanrı öyle istedi.
Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
Adan Zye her alana müdahale edilirken, toplum ve düşünce birlikte şekillendirilmiştir. Bu politikanın önemli ayaklarından biri, sosyal kimlikleri üzerinden bireyi yeniden tanımlamak olmuştur. Bireye rolünü, ideal halini, rolünün karşılaması gerekenleri çeşitli yollarla empoze etmiş, hatta öğretmişlerdir.
Her cinsiyetin ve her yaş grubunun belirli işlevleri yerine getirecek bir mekanizma olarak nasyonal sosyalist yönetime hizmeti hedeflenmiştir. Bunun için de Hitler, toplumda kadın ve erkek rollerini kesin hatlarla belirlemiştir.
Ancak bununla kalmamıştır. Toplum politikası çerçevesinde uyguladıkları doğum politikasıyla, doğmuş veya henüz doğmamış çocuklara da rol dağıtılmış ve bu rollere göre görev verilmiştir: Arı ırktan olanlar doğmalı, gelecekteki asker olmalı, özel ırkı devam ettirecek şekilde yetiştirilmelidir. Arı ırka leke getirecek veya getirme ihtimali olan bebekler anne karnında öldürülmeli, anne rahmine düşmeleri engellenmeli, doğmuşsa öldürülmeli, anne veya babasına rağmen sağlıklıysa (bir süre durumu takip edildikten sonra) arı ırk ailelere verilip, kimliği değiştirilip değerlendirilmelidir.
Bir rejimin bunları yapabilecek güce nasıl eriştiğinin, düşünce dünyasını yönlendiren edebiyatın aynı dönemde nasıl şekillendiğinin bilgisini sunan bu çalışma, Alman kültür tarihine ve Alman Edebiyatına dair önemli bilgileri sunarken, yaşam için insanın tercih olasılıklarını da hatırlatmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
Aile inanç ve değerlerinin hâkim olduğu aile işletmeleri, hem ülke ekonomilerine katkısı hem de sürdürülebilirlik konusundaki üslendiği önemli rol nedeniyle dünya genelinde varlığı azımsanmayacak derecede önemlidir ve önemini sürdürmeye devam edecektir. Global olarak bakıldığında aile işletmelerinin hakim olduğu bir piyasada küçük aile işletmeciliği de sayısal olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle sektörel açıdan bakıldığında ise küçük aile işletmelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyük çoğunluğunda tüketilen gıdaların % 80’inden fazlasını sağlayarak yoksulluğun azaltılmasına ve gıda güvencesine önemli ölçüde katkıda bulunduğu belirtilmektedir (IFAD/UNE, 2013). Küresel ve ulusal düzeyde politika ve uygulamaların çoğunun ekonomik değişkenler odaklı olması, aile işletmeciliği kavramının görünürlüğü ve rolünün yeterince anlaşılamamasına neden olmaktadır. Dünyada son dönemde yaşanan krizler ve afetler aile işletmeciliği konusunu daha fazla ön planda tutmuş ve tarım başta olmak üzere bir çok alanda bu kavram daha görünür hale gelmiştir. Son dönemde yaşanılan Covid-19 pandemisi, küresel tarımsal üretim, gıda üretimi, arz zinciri ve işgücü hareketliliği konularında aile işletmelerinin hem gıda güvencesi hem de gıda arz zinciri üzerindeki öneminin farkına varmamızı sağlamıştır.
Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinin tanımlanması, tarımda ve kırsalda aile işletmeciliğinin rolü, aile işletmelerinde kurumsallaşma, turizm, örgütlenme, insan kaynakları yönetimi, girişimcilik ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren bazı köklü aile işletmeleri konuları ele alınmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
İran, Suriye Savaşı ve Hizbullah
Küresel ve bölgesel güçlerin dahil olduğu Suriye’deki vekalet savaşında, İran, Şii milislerini Esad rejiminin yanında savaşmak üzere Suriye’deki çatışma sahasına seferber etmiştir. İran destekli Şii milisler, kuruluşlarından günümüze kadar İran’la yakın ilişkiler kurmuşlardır. Bu milislerin en önemlisi, İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı gücü olan Hizbullah’tır. 2010-2015 yılları arasındaki süreci kapsayan bu çalışmada, İran-Hizbullah ilişkileri tarihsel bir bağlama yerleştirilerek, Suriye savaşında İran’ın bölgedeki en güçlü caydırıcı ve Şii milis güçlerinden biri olan Hizbullah’ın rolü, İran’ın Suriye politikası bağlamında ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KÜTÜKTEN DÜŞÜLEN TÜRKMENLER
Alevilik konulu yayınlar, Türkiye’de belirli bakış açılarının tekelinde akademinin dahi birçok tartışmalar barındırdığı bir yapıda ilerlemektedir. İl ve bölge merkezli çalışmalar, konunun tarihsel unsurlarından ziyade yerelde yaşatılan ritüellere yoğunlaştığından çoğu kez sağlıklı yorumlara ulaşılamamaktadır. Bu eser mevcut çalışmaların dışında bir metodolojiyi benimsemeyi amaçlayarak tarih, sosyoloji ve halkbilim merkezinde bir yaklaşımla yorum ve değerlendirmelere gitmiş, seçilen örneklem üzerinden analizler yapılmıştır.
₺325,00