KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TBMM’DEKİ ÇANAKKALE (BİGA, GELİBOLU) MİLLETVEKİLLERİNİN SİYASİ FAALİYETLERİ (1920-1927 )
-

Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
₺235,00 -

Sosyal Medya ve Algoritmalar
₺440,00 -

Rus Siyasal Modernleşmesi (19. ve 20. Yüzyıllar)
₺235,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
₺1.000,00 -

Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
₺455,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
₺260,00 -

MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
₺325,00 -

Medya ve İletişim Çalışmaları
₺380,00 -

Liberalism
₺455,00 -

Kurumsal Sosyal İnovasyon
₺575,00 -

KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
₺235,00 -

Kamu Yönetiminde Güncel Perspektifler
₺315,00 -

İŞLETME FİNANSI Ders Notları
-

İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Marginal Women in Theatre
The purpose of this book is to present representations of marginal women in contemporary theatre to scholars, researchers, critics, students, and anyone who is interested in womens studies in the fields of contemporary British and American theatre. This book displays marginalized voices of women in the light of feminist criticism in British and American Theatre. The chapters of this book vary from the analysis of how marginal women are represented, womens issues regarding their images, status, or suppression of women to marginal lives of women creating alternative lifestyles in contrast to patriarchal dominant order through a feminist lens. This book also depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity that does not accord with the patriarchal order. The scholars in each part give voice(s) to marginalized feminine identities by discussing how images and experiences of women, and their voices have been effective in the chosen contemporary British and American plays.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Legends and Satires from Mediaeval Literature
In the legends and allegories and satires represented in these pages the reader will find strange and fervent faiths as well as homely pictures of the world as it is. A vigorous use of the concrete is everywhere evident; abstractions seem not to exist without some physical traits to make them real to the ordinary man. Intensely picturesque and objective are the descriptions of hell and of heaven, of the lands visited by Brandon, of Saint Paul’s otter, of the miracles of Saint Thomas, of the virtues of the coral, and of the traits of Rose and of Violet. To any readers there is unending charm in the natural, simple style of setting forth these details which force vivid conceptions upon the imagination.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Başlayanlar İçin Güncel Gelişmeler Işığında Avrupa Birliği
Bu kitap, Avrupa Birliği’nin savaş sonrası umutlardan doğan hikâyesini, kurucu iradesini ve bugün ulaştığı çok katmanlı yapıyı yalın ama derinlikli bir dille anlatıyor. Genişleme sürecinin siyasi ve toplumsal anlamını, Yeşil Mutabakat’ın Avrupa’nın geleceğini nasıl yeniden şekillendirdiğini ve Ukrayna meselesinin Birliğin güvenlik ile dayanışma anlayışını nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor. Avrupa Birliği’nin 2024–2029 dönemi öncelikleri ile 2026 yılı öncelikleri ışığında rekabetçilikten dijital dönüşüme, enerjiden savunmaya uzanan yeni yol haritasını gözler önüne seren bu çalışma, Avrupa Birliği’ni anlamak isteyen özellikle yeni başlayanlar için güncel ve bütüncül bir perspektif sunuyor.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
THE PALEOGRAPHICAL ANALYSIS OF THE MANICHEAN SCRIPT FOR MIDDLE IRANIAN AND OLD UYGHUR TEXTS
At the beginning of the 20th century, a significant mystery for researchers in fields such as archaeology, history, linguistics, and theology began to unravel with the discovery of Manichean written records in Central Asia and Upper Egypt. While Manichean texts were composed in various languages, the largest body of religious writings was primarily in Middle Iranian languages. Following Bögü Kagan’s conversion, many of these texts in Central Asia were translated into Old Uyghur, predominantly from Middle Iranian sources. This study explores the origins of the Manichean script and provides a comparative analysis of its development and paleographic characteristics across Parthian, Middle Persian, Sogdian, and Old Uyghur. Additionally, evaluations of certain paleographic features in the Manichean script have been incorporated into the study.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
Shklovsky wrote in 1917 that art makes the stone stony. The claim assumed a baseline, habitual language against which literature registers as friction. Formalism never measured it. By 1930 the movement was finished and the term undefined. This book treats that as unfinished business. Emrah Peksoy argues that the computational analysis of literary corpora with language models supplies what Formalism lacked. It provides an empirical description of linguistic expectation. Once the norm exists, deviation stops being a metaphor. Defamiliarization becomes predictive failure. Literariness resolves into a geometry of fiction, prestige, and foregrounding. Narrative shape becomes a semantic trajectory across the novel. Each measure is derived from theory, tested where it fails, and returned to the reader. The algorithm measures the norm and its violation. The critic still reads. And formalism returns in modern dress as computational formalism.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
Firmaların faaliyet performansı, özellikle ticari faaliyet sürdüren birçok firma için önemli bir başarı göstergesidir. Faaliyet performansının ölçülmesi hem firmanın amaçlarına ulaşmada hangi noktada olduğunu, rekabet durumunda başarısını ve firma ortaklarına karşı güven verme konusunda önemlidir.
Bu kitapta, sigorta şirketlerinin faaliyet performansını gösteren oranlar, karlılık oranları kullanılarak bulanık mantık çerçevesinde tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, firma performans oranları tahmin edilirken farklı bir çözüm yöntemi önermek ve nokta tahmini yerine aralık tahmini yaparak okuyucuya daha anlamlı tahminler yapmasında yardımcı olmak için fikir verme amaçlanmıştır. Bu bağlamda aralık tahmini sonucu elde edilen değerlerin firma performansını yorumlama konusunda daha yardımcı olacağı düşünülmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İBRET Mehmed Tahir Münif
Mehmed Tahir Münif, Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılmaktadır. “İbret” başlığını taşıyan ve Mukaddime bölümünde “Hak Yerini Bulur” diye de isimlendirilen bu piyes, 1886 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid devrinde yayınlanmıştır. Bu dönem, Türk Edebiyatı’nda Recâizâde Mahmud Ekrem ile Muallim Naci ve taraftarları arasındaki Zemzeme-Demdeme, Eski-Yeni tartışmalarının zirvede olduğu, Abdülhak Hâmid’in Yeni’nin zaferini ilan ettiği Makber’inden bir sene sonra, son zamanlarını yaşayan Namık Kemal’in Batı tiyatrosunu tanıttığı Celal Mukaddemesi’nden bir sene öncesine rastlamaktadır. Fransızca bilen, edebiyata meraklı, yetenekli bir genç olan yazar, zamanın hâkim edebî cereyanlarını esere büyük ölçüde yansıtmıştır. Eğlendirirken ders veren Romantik Batı tiyatrosu tarzında kaleme alınmışken, aynı zamanda halk hikâyeciliği ve temaşa geleneklerinden de esintiler taşımaktadır. Ahmed Midhat Efendi’nin iradeli, başarılı, çalışkan, ahlaklı, iş bitirici karakterlerinin yanında Servet-i Fünûn’dan on sene önce Ahmet Cemil gibi melankolik, şâirâne, marazî karakterlerin bir arada rol aldığı, Tanzimat Edebiyatı’nın ilk yeni kurmaca eserlerinde örnekleri görülen entrik yapı ile örülmüş bir anlatıdır. Şâirâne mizaçlı Mazlum Bey’in kudretli abisi Abdurrahman Bey vasıtası ile düşmanlarının üstesinden nasıl geldiğini, zulmün sonunun helâket olduğunu, kötülük edenin daima cezasını bulacağını anlatarak okura ibret dersleri vermeye çalışmaktadır. Türk Edebiyatı’nda ilk defa bu çalışma ile tanıtılacak yazarın ve eserinin, o dönem alt tabaka edebiyatında, bir taraftan eski anlatı geleneklerinin sürdürülürken diğer taraftan Batı etkisinde gelişen yeni kurmaca anlatı tekniklerinin ve Batı tiyatrosunun ayırt edici özelliklerinin nasıl yansıdığı konusunda ışık tutacağını ümit ediyoruz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
Çalışma, öncelikle Bağımsız Düzenleyici Kurumların (BDKlar) yayılmaları üzerinde etkili olduğu öne sürülen küreselleşme olgusu, yönetişim mekanizması ve yeni kamu işletmeciliğinin (YKİ), bu kurumların yayılması üzerinde ne kadar etkisi olduğunu, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatına yansıyan göstergeler üzerinden bir içerik analizi vasıtasıyla test etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle BDKların AB üyesi ve aday ülkelerde yayılması incelendikten sonra, Türkiyedeki bağımsız düzenleyici kurumlara odaklanılmakta; Türk yasal mevzuatı üzerinden yapılan içerik analizine dayalı olarak Türkiyede bu kurumların yayılmasının arkasında yatan nedenlerin izi de aynı esaslarla sürülmektedir.
KİTAP TANITIMI
BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
Eğitimcilerin görevi gerçek yaşam ile okul yaşantısını bir bütün olarak düşünüp, sınıfın dışındaki dünya ile uyumlu hale getirmektir. Bunun için en etkili yol gerçekçi çevrede yer alan ve öğrenenlerin etkin olduğu “bağlam” içindeki öğrenmelerdir. Yapılandırmacı yaklaşımın uygulama yöntemlerinden biri olan “Bağlaşık Öğretim” mümkün olduğunca gerçekçi ve kavramsal açıdan zengin bağlamlar sunmayı öngörmektedir. Son dönemde uluslararası alan yazında çeşitli araştırmalarda ve uygulamalarda ele alınan bu yöntem, kuramsal yanı ağır basan yapılandırmacı yaklaşıma adım adım bir uygulama olanağı sunmaktadır. Ayrıca bu yöntem, bilişsel yapılandırmacıların vurguladığı bir problem üzerine öğrenenlerin düşünüp tartışabilecekleri fırsatları vermekte ve sosyal yapılandırmacıların vurguladığı grup ya da işbirlikçi problem çözme etkinliklerini sağlamaktadır. Bu kitapta, bağlaşık öğretim çeşitli yönleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. Kitabın konuyla ilgilenen kişilere, öğrencilere, öğretmen adaylarına, öğretmenlere, bilimsel çalışma yapanlara, yeni çalışmalara kaynak oluşturacağı ve yol göstereceği umulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
DIŞ POLİTİKA DENEMELERİ
Uluslararası ilişkilerin çok aktörlü yapısında, başat aktörlük konumunu korumayı sürdüren devletin, başka bir devlete veya geniş anlamda dışa dönük sergilediği tutum, davranış, politika ve eylem olarak tanımlanabilecek dış politika, uluslararası ilişkilerin yoğun gündeminde anlık olarak değişen bir niteliğe sahiptir. Bu yapısı dolayısıyla dış politikada değişim ve dönüşüm dinamikleri hızlı ve derinden hissedilen bir muhtevayı haizdir. Sözgelimi, bir bölge ya da alan veya devlet için yapılan bir analiz, burada düzenlenen bir terör saldırısı nedeniyle geçerliliğini kaybedebileceği gibi, ülkenizin bu alana yönelik izlediği dış politikanın hemen güncellenmesini zorunlu kılacaktır. Kısacası, dış politikada gündem çok çabuk değişim kaydetmektedir. Elinizdeki bu çalışma, böylesi kritik bir gerçekliğe sahip dış politika üzerine kaleme alınmış; muhtelif konulardan oluşan bir içeriğe sahip bulunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
Günümüzde bireylerin sağlığa verdiği önemin giderek artması sağlık kurumlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Sağlık bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biridir. Sağlık kurumlarındaki faaliyetlerin tümünün etik ve ahlaki değerler çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Alan yazında sağlık kurumlarına yönelik yapılan etik çalışmalar daha çok tıbbi etiğe yoğunlaşmıştır. Sağlık kurumlarındaki yöneticilerin rasyonel kararlar alabilmelerinde muhasebe uygulamaları, sistemin işlerliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu kitap Sağlık Kurumlarında Muhasebe Etiğini konu almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
KÜTÜKTEN DÜŞÜLEN TÜRKMENLER
Alevilik konulu yayınlar, Türkiye’de belirli bakış açılarının tekelinde akademinin dahi birçok tartışmalar barındırdığı bir yapıda ilerlemektedir. İl ve bölge merkezli çalışmalar, konunun tarihsel unsurlarından ziyade yerelde yaşatılan ritüellere yoğunlaştığından çoğu kez sağlıklı yorumlara ulaşılamamaktadır. Bu eser mevcut çalışmaların dışında bir metodolojiyi benimsemeyi amaçlayarak tarih, sosyoloji ve halkbilim merkezinde bir yaklaşımla yorum ve değerlendirmelere gitmiş, seçilen örneklem üzerinden analizler yapılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Yazıları
Son derece güç yaşam koşullarına ve gelir eşitsizliklere rağmen sosyal politikalar, ilk kez uygulanmaya başlandığı İngilterede, Fransadaki gibi bir devrimin gerçeklemesinin önüne geçmiş ve zamanla başka ülkelere yayılmıştır. Sosyal sorunları daha oluşmadan çözmek uzun vadede devletler için daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede kesin sonuç verir. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa (1983) göre, sosyal hizmetler kişinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesini hedefleyen sistemli hizmetler bütünüdür. Çocuk, yaşlı ve engelliler devlet korumasındadır ve onların ihtiyaçları için çözümler üretilmiş ve kurumlar ihdas edilmiştir. Çalışmamız sosyal korunmanın güncel konuları içerir: İlk bölüm devlet korumasındaki kadınların yaşam deneyimleri, ikinci bölüm sosyal güvenlik ve üçüncü bölüm Darülaceze üzerinedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
Günümüzde, dijitalleşme ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak hemen her alanda çeşitli değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler markaların, tüketicilere daha etkili, hızlı ve ekonomik yollarla ulaşmasına olanak tanıyan sosyal medya fenomenleriyle iş birliği yapmalarının önünü açmıştır. Özgün içerikleri sayesinde internette ünlenen ve diğer kullanıcılar arasında takipçi sayıları ile ön plana çıkan sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin çok sayıda ikna edici mesaja maruz kaldığı ve genellikle reklamı atlamayı seçtikleri bir ekosistemde, markalarla tüketiciler arasında bir köprü görevi görmeye başlamıştır. Nitekim ürettikleri sponsorlu içerikler aracılığıyla reklamda kaynak ve kanal olan fenomenler, marka mesajlarının oluşturulmasında ve dağıtılmasında stratejik bir araç konumundadır. Bu bağlamdan hareketle kitapta sosyal medya fenomenleri, reklamda kaynak ve kanal olma rolleriyle ele alınmaktadır. Fenomen kavramının nasıl ortaya çıktığının ve nasıl popülerleştiğinin yanı sıra reklama nasıl etki ettiği ve çıktılarının neler olduğu, kitapta cevaplanmaya çalışılan sorulardan bazılarıdır. Bununla birlikte, kitapta uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek teoriden pratiğe sosyal medya fenomenlerinin etkileri derinlemesine incelenmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Arkadaşlık Sosyolojisi
Arkadaşlık, modern sosyal bilimlerin üzerine az düştüğü gündelik yaşam olgularından biridir. Arkadaşlık ne tamamen mikro ne de tamamen makro olarak ele alınmaya müsait olmayan bir doğaya sahiptir. Hakkındaki çalışmaların azlığını da bu şekilde gerekçelendirmek mümkündür. Bununla beraber modern dönemin arkadaşlığa bu denli kayıtsız kalışına karşın, antik dönemden modern zamana kadar düşünürlerin hakkında tartıştığı ve fikir ürettiği bir kavram olması da dikkate değerdir. Bu çalışma sosyoloji temelinde ama farklı sosyal bilim perspektiflerini de reddetmeden arkadaşlığı tartışmaya ve çok boyutlu biçimde irdelemeye odaklanmaktadır. Kitap, tarihsel süreklilik bağlamında antik dönemden modern döneme bir izleğin yanı sıra, farklı sosyal bilimler üzerinden arkadaşlığı ve ilişkili kavram, olgu ve durumları anlamak ve tanımlamak üzere tartışmak gayretindedir.
₺560,00