KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
₺455,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
-

Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
₺390,00 -

Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1896-1923)
₺620,00 -

The Teacher: Essays and Addresses on Education
₺575,00 -

Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
₺380,00 -

Şiraz’dan İstanbul’a
-

Sosyolojinin İmkânlarıyla Türk Sineması ve Türk Romanları Üzerine Değerlendirmeler
₺380,00 -

SOCIETY 5.0 FOR GIFTED EDUCATION
₺275,00 -

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
-

SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
₺235,00 -

Reflections of Modernism in British Literature
-

Performans Değerlendirme
₺250,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
-

Okuma ve Yazılı Anlatım
₺390,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
Osmanlı Devleti’nin en uzun yüzyılı olarak nitelendirilen 19. asırda devlet, batılılaşma süreciyle siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikler gerçekleştirmiştir. Özellikle kültürel alanda yaşanan süreç; önce zihniyet değişikliğini gerçekleştirmiş, akabinde kültüre, sanata ve edebiyata yansıması ile ivme kazanmıştır.
Mecbûr Efendi ilmî ve kültürel kırılmaların olduğu, zihniyet dönüşümünün yaşandığı Osmanlı’nın en uzun asrında, Çankırı’da medresede müderris, mektepte muallim, tekkede derviş, camide hatip ve meclislerde şair olarak kendini gösterir. Onun dinî, ilmî ve edebî eserleri bulunmaktadır. Bu çalışmada onun edebî yönünü ortaya koyan dîvânı ele alınmıştır. Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. 1. bölümde Mecbûr Efendi’nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği üzerinde durulmuştur. 2. bölümde ise Dîvânı dil, üslup ve şekil özellikleri açısından incelenmiştir. 3. bölümde Dîvânın tenkitli metni (edition critique) oluşturulmuştur.
Bu eserde, merkezin taşrasında, kenarda kalmış bir değer olan Çankırılı Ahmet Mecbûr Efendi tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM VE TÜKETİM
Hayat ve Elele dergilerinde yer alan örnekler üzerinden reklamın gizil işlevi olan kültürel yapı ile etkileşimini ve toplumsal değişimin yönünü okumak önemli. 1950’lerden günümüze reklam metinleri aracılığı ile; tasarruftan, tüketerek var olmaya uzayan bir sürece tanıklık etmek.
Reklam metinlerinde yarım asır öncesine uzayan bir yolculuk. Türkiye’nin yaşadığı süreçleri aynı zamanda bu boyuttan görmek ve okumak heyecan verici olduğu kadar düşündürücü de. Bildiklerimiz, anımızda kalanlar ve hiç hatırlamadıklarımız…
“Tüketen miyiz, tükenen miyiz?” sorusu ile baş başa kalmak.
KİTAP TANITIMI
Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
Bir muhasebe bilgi sistemi (Accounting Information System-AIS), finansal ve diğer verileri bilgiye dönüştürmek için tasarlanan kaynak koleksiyonudur. Bu bilgi çok çeşitli karar vericilere iletilmektedir. Muhasebe bilgi sistemleri, ister esasen manuel sistemler, ister tamamen bilgisayarlı sistemler olsun, bu dönüşümü gerçekleştirmektedir. Paket programlarla başlayan bu trend daha sonrasında bulut bilişim, blok zincir teknolojisi ve e-defter süreçleri ile birlikte sürekli yenilikçi atılımlarla kendisini göstermiştir. Günümüz muhasebe dünyasında artık bilgi ve teknolojinin yeri vazgeçilmez seviyelere ulaşmıştır.
Bu kitabımızda, öncelikle bilgi kavramı ve bilgi sistemleri kavramları açıklanmış ve bilgi sistemi türleri ele alınmıştır. Daha sonra, muhasebe bilgi sistemlerinin pratik bir konu olmasına rağmen, araştırmalarla desteklenen temel kavramlara sahip olduğunu göstermek için teorik bir çerçeve sunmaya çalıştık. Konunun evrensel öneminden ötürü literatür kısmını yabancı kaynaklardan derleyip bu eseri oluşturmaya gayret gösterdik. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
The aim of this book is to study William Shakespeares Titus Andronicus (1594), Macbeth (1606), and King Lear (1608), as examples of the state of rivalry which, as the study asserts, is related to Thomas Hobbes theory of the state of nature, and René Girards theory of mimetic desire. To this end, the state of nature, mimetic desire, and the state of rivalry are studied with their origins, definitions, types, and characteristics. The state of nature refers to the state of man who is egotistic, and self-preserving. A man in this state believes in equality by birth. In this state, man is at war against one another, as there is no (or lack of) authority to keep everyone secure. However, there may be human beings who are in that state even in a civil society under the dominion of an authority. They may secretly put manipulative plans into action for personal gains. Such an authority constructs order by the help of civil laws to prevent any disobedience and civil strife. In time of disobedience, this condition may spread around like a contagious disease. Among the reasons that lead to such a conflict, for Hobbes, are competition, diffidence, and glory. These notions have parallels with mimetic desire. Mimetic desire refers to mans mediated desire toward an object. Imitating a mediator brings forth rivalry since the desired object ascertains competition. Therefore, mimetic desire has a triangular structure: mediator as the model, the desirer, and the desired object. The study concludes that the characteristics of, and the relationship between the state of nature, and mimetic desire are conducive to the state of rivalry in Shakespeares Titus Andronicus, Macbeth, and King Lear.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İhsan Ozanoğlu Divanı
İhsan Ozanoğlu Divanı, 1923-1973 yılları arasında elli yıllık bir sürede kaleme alınan bir eser olarak, şairin genç yaşta başladığı “Divan” yolculuğunun Cumhuriyet döneminde meydana getirilmiş bir örneğidir.
Halk Edebiyatından beslenerek şiirlerini meydana getiren Ozanoğlu’nun, Divan Edebiyatı sahasında da kendini geliştirmesi ile Arapça ve Farsça ’ya olan hâkimiyeti mürettep bir Divan oluşturmasındaki zorlu yolu aydınlatmıştır.
İhsan Ozanoğlu Divanı klasik Osmanlı divan şiiri geleneğine uygun bir şekilde sınıflandırılmış ve tertip edilmiş bir eserdir.
Hoca Dehhânî’nin kurduğu muazzam Divan Edebiyatı binasında Ahmedî ile başlayan “Divan” geleneği, Fuzûlî, Şeyh Gâlip, Nef’î, Nedîm gibi şairlerin görkemli kervanındaki ustalıklarla yüklü hazinesini Fıtnat Hanım’a, oradan da Ozanoğlu’na taşımıştır.
Çok büyük emeklerle hazırlanan ve İhsan Ozanoğlu Divanı hakkında kitap hâline getirilmiş ilk kapsamlı çalışma niteliğini taşıyan bu eser, zenginliklerle dolu bir edebiyat mirasının geleceğe aktarabilmesi bağlamında atılmış önemli bir adımdır.
Ozan OZANOĞLU
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kimlik Politikası
Türklük ve Türk kimliği merkezli yayınların her geçen gün sayısı ve niteliği artmasına karşın Türkiye merkezli Türk kimlik politikasına yönelik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Kültür Politikası çalışan akademisyenlerin sayısındaki sınırlılık ve alanın güncel politikadaki etkisi gibi çeşitli faktörler konuya ilişkin yayınların sayısını azaltmaktadır. Türk folkloruna yönelik çalışma yapanların ise anı yakalamaktan ziyade ölü metinler üzerinden kronikleşen sancılı yayın anlayışı onları bu alandan uzak tutmaktadır. Konuya ilişkin belirtilen problemlere karşın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının an itibarıyla kendilerini nasıl tanımladıklarını anlamanın en sağlıklı yolu yüz yıllık süreçte izlenen politik kabul ve retlerdir. Çalışma bu kapsamda dünden bugüne gelinceye kadar izlenen kimlik politikasını bir anlamda özetlemeyi ve ilerleyen yıllarda konuya ilgi duyacaklara ipuçları vermeyi hedeflemektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Şehirler
Günümüzde küreselleşmenin en görünür olduğu yerler, hiç kuşkusuz çok sayıda insanın çalıştığı ve yaşadığı şehirlerdir. Ancak bir şehrin küresel olma unvanını kazanması için, dünyanın geri kalanını etkileyecek değerlere ve fikirlere sahip olması gerekir. Küresel şehir, önemli rekabet avantajlarına sahip olan ve küreselleşmiş bir ekonomik sistem içinde bir merkez olarak hizmet veren bir şehir merkezidir. Bugünün küresel şehirlerinin eşi görülmemiş boyutu ve ölçeği, olasılık koşullarını uluslararası sistem düzeyinde siyasi düzenin karakterindeki köklü bir değişime borçludur.
Küresel bir şehir, en büyük sermaye piyasalarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra diğer ülkeler için zenginliğe, güce ve etkiye sahiptir. Dahası, çok uluslu zengin şirketlere, iyi altyapıya, daha iyi ekonomiye, iyi eğitimli ve çeşitli nüfusa ve güçlü organizasyonlara sahip olan ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı gibi dünyanın diğer bölgelerine bağlı iyi bir siyasi yapıya sahip bir şehir küresel olarak kabul edilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
Türk edebiyatında 2000’li yıllardan itibaren 1980 sonrası doğmuş yazarların içerik ve biçim arayışlarıyla yeni bir öykü anlayışı şekillenmeye başlamış ve dikkat çekici bir dönüşüm yaşanmıştır.
Dr. Muhammet Can, bu kitabında Milenyum Kuşağı öykülerinin tematik yapılarını ve teknik farklılıklarını ele alarak Türk öykücülüğünün bu yeni dönemini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kitap, bu dönemde öykü alanında öne çıkan yazarların eserlerini derinlemesine inceleyerek kuşağın genel eğilimlerini ortaya çıkarıyor ve böylece hem edebiyat araştırmacılarına hem de edebiyatseverlere önemli bir kaynak sunuyor.
Bu çalışma, günümüz Türk öykücülüğünü anlamak, Milenyum Kuşağının Türk öyküsüne katkılarını keşfetmek ve edebiyatın yeni yönelimlerini anlamlandırmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
Enformasyonun serbest akışı ve haberin kolay ulaşılabilir hale gelmesiyle doruğa ulaşan liberal söylemin aksine modern dünyada araştırmacı gazeteciliğe ve araştırmacı gazetecilere duyulan ihtiyaç artıyor. Bu ihtiyaç üç asırlık geçmişiyle “kamu adına hükümetlerin denetlenmesi” şeklinde tarif edilen gazeteciye atfedilen rolün günümüzde ulus ötesi nitelik kazanan hükümet dışı organizasyonları da içine alacak şekilde genişlemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla yirmi birinci yüzyılın şafağında küresel ölçekte ilişki ağlarını genişleten hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi ancak gazeteciliğin de küresel kamunun çıkarlarını gözetecek şekilde icrasını gerektiriyor. Sözgelimi yirminci yüzyılın hemen başında Upton Sinclair’ın ortaya çıkardığı yerel bir mesele olan Chicago mezbahalarındaki sağlıksız koşulları gözler önüne seren araştırmacı gazetecilik deneyimi, Julian Assange’ın “Wikileaks İfşaatları” ve Edward Snowden’in “NSA İfşaatları” ile etkisi küresel düzlemde hissedilen yeni bir tür araştırmacı gazetecilik deneyimine bırakıyor.
Kitap; her ikisi de meslekten gazeteci olmayan Assange ve Snowden’in sahip olduğu vicdani sorumluluğu araştırmacı gazeteciliğin başlangıçtan itibaren değişmeyen doğasına bağlayarak bizlere aktarıyor. Böylece araştırmacı gazeteciliğin kamu yararına taşıması gereken vicdani sorumluluğu dünden bugüne örneklendirmekle kalmıyor, titiz bir çalışmayla hükümetlerin ya da hükümet dışı organizasyonların denetlenebilmesi için başlangıç noktası olarak bizlere yeniden hatırlatıyor.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Avrasya’ya Yönelmek
Bu kitapta; Milli gücü oluşturan bileşenlerin, değişik kullanım vasıtaları ile nasıl daha güçlü olabileceği, Teorik ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda uygulamalı yaklaşımlar; Küreselleşme ile birlikte ilerleyen yerelleşme süreçlerinde yaşanan güvenlik anlayışlarındaki hızlı değişmeler bağlamında, Türkiye’nin çevresinde olan sıcak çatışmalar, kitle imha silahlarının yayılması, bölücü, dinci terör ve mezhep savaşları, gerçek anlamda bir uluslararası ve ulusal güvenlik sorunu oluşturması ve bu durumun ulus devletler için değerlendirilmesi; Türk-Rus ilişkilerinin son dönemi ile özellikle Putin dönemi, birbirinden ayrı düşünülmeksizin politik, ekonomik ve güvenlik konuları çerçevesinde değerlendirilmesi ile Uzak ve yakın üçüncü ülkelerin bu ilişkilere etkilerinin ne olduğu; Türk-İran tarihsel rekabetinin, Büyük Atatürk’ün çabalarıyla emperyalizme karşı nasıl birlik amacı taşıyan bir dostluğa dönüştürüldüğü sorusu çerçevesinde; bölge dışı egemen güçlerin, “Büyük Ortadoğu projesi (BOP) gibi çalışmalarının nasıl engellenerek, birliktelik ve dostluğun sürdürülebilirliği; Türkiye’nin Balkan ülkeleriyle ilişkileri, Balkanların günümüzdeki parçalanmış durumuyla ortaya çıkan genel değerlendirmeler ve Yunanistan’la ilişkiler; Güney Kafkasya’da Kardeş Azerbaycan ve komşu Gürcistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişimi incelenmiş, Ermenistan ile siyasi ilişki boyutu Ele alınarak; özellikle “egemen güçlerin” önümüze koydukları, geçen yüzyılın “Ermeni sorunun”da kısa ve uzun sürede neler yapılabileceği; Çin’in Hızlı ekonomik kalkınması, politik etkileri, insan potansiyeli ve özellikle askeri gücü, askeri gücünün potansiyeli, yıllar içinde askeri güç unsurunda meydanagelen değişmeleri; Japonya’nın Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik stratejik ve ekonomik ilişkileri, Japonya’nın tarihi ve günümüz politik parametreleri çerçevesinde değerlendirilerek; Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan özelinde yapılan incelemelere yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Yüz Yıllık Kamu Yönetimi
Türkiye’nin kamu yönetimi tarihini, bütün birimleriyle ve kapsamlı bir şekilde ortaya koyan bir başvuru kaynağına olan ihtiyaçtan doğan bu kitap, Cumhuriyet döneminin mülki-mahalli idari yapılanmasının bütüncül yaklaşımla ve sistematik şekilde irdelendiği bir çalışmadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze kadar tecrübe ettiği idari süreçleri, bütün yönleriyle, sade bir dille ve akademik disiplinle ortaya koyan, sahasında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından literatür ve arşiv kayıtları incelenerek hazırlanan bu eserde; Cumhuriyetin yüz yılı boyunca illerin ve bağlı birimlerinin kuruluş süreçleri, sebepleri, idarecilerinin tayin-azil kriterleri ve yasal dayanakları sunulmaktadır. 1923 yılından itibaren kamu yönetimi alanında yapılan düzenlemeleri, objektif kaynaklara dayanarak açıklayan bu çalışma, halkın ve tarih araştırmacılarının başucu kaynağı olma işlevini yerine getirmekte; literatürde yer alan mikro çalışmalar, tek bir kitapta makro düzeyde toplanmaktadır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
Bir mekân bilimi olan coğrafyanın temel konusu harekettir. Hareket olayını sağlayan sistem ise ulaşımdır. Ulaşım, doğal ortama işlevsellik kazandırarak coğrafi görünümü değiştirir ve dönüştürür. Ulaşım ağlarının meydana getirilmesi ciddi ekonomik yatırımları gerektirir. Türkiye gibi yüksek ve engebeli ülkelerde ise ulaşım ağlarının birim maliyeti yüksektir. Bu nedenle coğrafyanın geçit verdiği doğal yollar ulaşım ağlarına yön verir. Fiziki şartların yanı sıra ülkelerin politik tercihleri de ulaşım ağları üzerinde etkilidir. Türkiye’de “demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan”, “bir karış fazla şimendifer”, “teker dönsün”, “otoyol devrimi”, “her ile bir havaalanı”, “tek şerit yoldan bölünmüş yollara” gibi söylemler ulaşım ağları tercihinde ve gelişiminde belirleyici olmuştur.
Bu kitapta Türkiye ulaşım ağlarının topografya ile ilişkileri, ulaşım ağlarında klimatik ve klimajeomorfolojik etkiler, beşeri ortamın ulaşımı dönüştürücü etkileri ve Türkiye ulaşımında sektörler bazında politik değişimler coğrafi bakış açısıyla ele alınmıştır. Ulaşım ağlarındaki antropojen süreçler ise “adaptasyon”, “modifikasyon” ve “rekonstrüksiyon” süreçleri çeşitli örneklerle ele alınarak değerlendirilmiştir.
Türkiye petrol zengini olmamasına rağmen ulaşım sistemlerinde ezici üstünlük petrole bağımlı karayolu üzerindedir. Daha ekonomik olan demiryolu ise dış politik baskıların da etkisiyle uzun yıllar atıl bırakılmıştır. Sonuç olarak doğu-batı ve kuzey-güney yönlü rotaların merkezinde bulunan Türkiye için ulaşım sistemleri jeopolitik açıdan önem arz eder. Transit bir ülke olan Türkiye dünya coğrafyasında ulaşım kavşağı pozisyonundadır. Bu nedenle hinterlandıyla bağlantısının güçlü olması gerekmektedir. Önerilen hızlı demiryolu sistemleriyle Türkiye, Avrasya ve Afro-Avrasya’da daha etkili bir aktör olabilecektir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
TRAJİK SÖYLEM
Modern trajedi artık sahnede değil; bir evin içinde duyulmayan bir kokuda, unutulmuş bir bakışta, örtüsüz bırakılmış bir geçmişte yankılanıyor. Trajik Söylem: Sema Kaygusuz’un Öykülerinde Modern Trajedi, Raymond Williams’ın kuramsal izleğiyle, gündeliğin içinde saklı kalmış derin sarsıntılara odaklanıyor. Bu kitapta ne kahramanlar var ne de büyük felaketler; ama her öyküde derinleşen bir suskunluk, bastırılmış bir acı ve geri dönmeyi sürdüren bir kayıp… Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki sessizliklere kulak veren bu çalışma, çağdaş edebiyatın en kırılgan, en görünmez ama en sarsıcı yüzüne ışık tutuyor.
Trajik Söylem, modern trajediyi gündelik hayatın çatlaklarında, sıradan anların içindeki sarsıntılarda arayan bir okuma deneyimi sunuyor. Bireyin içsel çöküşünü toplumsal belleğin suskunluğu, doğanın geri çekilişi ve geçmişin geri dönüşüyle birlikte ele alan bu kitap, modern insanın kayıp sesini arayanlar için…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
Yaratıcı Okuma
Yaratıcılık, geçmişten günümüze her daim üzerinde titizlikle durulan bir kavram olmuştur. Özellikle her bireyde var olan ve zamanla değişim gösteren bu beceri çok düşünülen ve çalışılan bir alandır. Çalışmalar göstermiştir ki birey zaman içerisinde tüm deneyimlerinden yola çıkarak bu becerinin gelişimine ve körelmesine sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda öğrenme ve öğretme süreçlerinin formal ya da informal bireyin hayatında ne denli önemli olduğu sonucuna varılmaktadır. Ve fakat yaratıcılığın varlığı, gelişimi, toplumda yaratıcı bireylerin sağladıkları ya da sağlayacakları katkılar düşünüldüğünde hem beceri hem de davranış olarak edinilmesi ve edindirilmesi elzem bir beceridir denilebilir. Tüm bunlar ışığında toplumun gelişimi, düşünen ve problem çözümüne odaklı nesillerin yetişmesi yaratıcılıklarının doğru gelişimi ile mümkün olacaktır. Bu becerinin edinimi ve gelişiminde de öğrenme öğretme süreçlerinde dil becerilerinin öğretimi üzerinde durulmalıdır. Yaratıcı bir bireyin yaratıcı düşünmesi gerektiği gibi yaratıcı yazıp, yaratıcı okuyabilmesi de gerekir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap bu doğrultuda yaratıcılık, yaratıcı düşünme ve yaratıcı okuma ile ilgili hem teorik hem de uygulamalı bilgiler sunan bir kaynaktır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
Kitapta, okuyucunun anlama güçlüğü çekmeyeceği; okuyucuyu her cümlenin sonunda bir sonrakini meraklandıran sürükleyici bir üslup benimsenmiştir. Şair, güfte yazarı ve bestekâr özelliğiyle incelemeye konu olan Ahmet Kaçar bu eserde, hakkında söylenenler ve yazılanlar bakımından içe bakış; kendisi ve eserleri hakkında düşüncelerini paylaşmış olması bakımından da içten bakış yöntemiyle ele alınmıştır. Şairin hayatı ve eserlerini kapsamlı bir şekilde irdeleyen bu çalışma edebiyat araştırmacılarına kaynaklık edecek nitelikte olup; edebiyat ve musiki ile ilgilenenleri kendisini okumaya davet etmektedir.
Prof. Dr. Yusuf ŞAHİN
Birinci elden ve gönülden hazırlanan bu çalışmada yazar, çok yönlü şairin eserleriyle ilgili tespit ve değerlendirmelerde bulunurken büyük emek harcamış; dil, şekil ve muhteva bakımından ele alınan şiirlerle şairin edebi kudreti göz önüne serilmiştir. Elinizdeki bu eser; şairin yakın çevresinde bulunmuş, dostluğunu kazanma şansına erişmiş yazar tarafından kaleme alınmış, şair ve eserleri hakkında oluşturulmuş en geniş kapsamlı çalışmadır.
Doç. Dr. Lokman Taşkesenlioğlu
Ahmet Kaçar’ın yaşamı, şiirleri ve edebiyat tarihimize altın harflerle nakşedilmiş yapıtlarının düşünsel boyutunu derin bir bakış ve titizlikle inceleyerek, ilimiz Giresun ve hatta ülkemiz edebiyat tarihine ışık tutan bu eserin şairin yaşamının aynası olduğu kanaatindeyim.
Dr. Abbas Karaağaçlı
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
TEKÂMÜL-İ TENKİT YAZILARI
Bugünkü anlamda teorik ve uygulamalı eleştiri örnekleri ilk defa 19. Asır Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde genelde sanat özelde edebiyat eserlerinin mahiyeti ve değeri nazirecilik ve medhiyecilik geleneğinden farklı olarak ilk defa tenkitle ortaya konulmuştur. Lafız, harf, hareke ve terkiplere dair kusurlara yönelerek edebi eserin niteliğini tespite çalışan klasik anlayış yavaş yavaş kendini tenkide bırakırken sanat eserlerinin mahiyetini kavramada tenkit bir değer ölçüsü halini almıştır. Şüphesiz bu değer tenkidin felsefeyle ilişkili olarak kazandığı bir niteliktir. Tekâmül-i Tenkit yazıları eleştiri-felsefe ilişkisi içinde tenkidin gelişimini okurlarına aktaran ilk yazı serisi olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
Bu çalışmada, Amasyanın Gümüşhacıköy İlçe merkezinde yer alan ve Özdarendeliler adıyla bilinen tarihi bir konak tanıtılıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kısmen tahrip olmakla birlikte konak, orijinal görünümünü genel itibarla korumaktadır. 1790-91 tarihli bir inşa kitabesi bulunan konak klasik Osmanlı konut geleneğinin gelişkin bir örneği olarak kabul edilebilir. Yapının inşa malzemesi ve tekniği, plan, cephe düzeni, mimari elemanların biçimi ve süsleme özellikleri inşa edildiği dönemin özelliklerini yansıtır. Belirtilen özellikleriyle yapı, geleneksel konut mimarimizin klasiği olarak kabul edilen hayatlı evinin (dış sofalı) iyi bir temsilcisidir. Ülkemizde inşa kitabeleriyle belgeli halde tarihi bilinen konutların sayıca az olduğu, 19. yüzyıldan önceye giden ayakta kalan pek fazla sayıda konut yapısı bulunmadığı hatırlanırsa yapının günümüze ulaşması sevindiricidir. Konak ahşap karkas (ahşap çatkı) tekniğiyle yapılmış, kırma çatıyla örtülü iki katlı bir yapıdır. Bir ara han (otel) ve atölye olarak kullanılan yapı, çeşitli tamir ve tadilatlarla asli görüntüsünü kısmen kaybetmiştir. 1970li yıllarda beri kullanılmayarak kendi haline terk edilen yapı kısmen yıkılmış halde ve ciddi bir yok olma tehdidi altındadır. Konak ahşap, kalemişi, alçı bezemeler, ocak, tavan, direklik gibi gösterişli mimari ayrıntılara sahiptir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
Contemporary young adult dystopian narratives reveal how bioengineering is framed not as an abstract field of technological progress, but as a mechanism of discipline and control associated with the modification of the body, the erasure of variation, and the isolation from nature. This book highlights how the promise for surgical enhancement through technology transforms young people into regulated and disciplined bodies in Uglies series by Scott Westerfeld, focusing on Uglies, Pretties and Specials. It demonstrates that, in young adult dystopias, biotechnology functions not merely as a sign of scientific advancement, but also as a mechanism that enables bodily standardization, estrangement from nature, and biopolitical control. It examines how incorporating bioengineering into the beauty industry would contribute to the unnatural development of the human body, which can be easily controlled by the power of biotechnology.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
Tedarik zinciri yönetimi sürecinde önemli bir yeri olan tedarikçi seçimi, işletmelerin aldığı stratejik ve çok kriterli kararlardan biridir. Tedarikçi seçimini doğru yapan işletmeler günümüz yoğun rekabet ortamında rakiplerinin bir adım önüne geçmektedir. Bu kitapta, tedarik zinciri yönetimi, tedarikçi seçimi, bulanık mantık ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan bulanık TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to an Ideal Solution) yöntemi hakkında teorik bilgiler verildikten sonra bulanık TOPSIS yöntemiyle tedarikçi seçimi uygulaması yapılmıştır. Uygulamada bir gıda imalathanesindeki karar vericilerle yapılan mülakatlar sonucunda elde edilen bilgilerden yararlanılarak bulanık TOPSIS yöntemi ile alternatif tedarikçiler değerlendirilmiş ve işletme için en uygun olan tedarikçi seçimi gerçekleştirilmiştir. Kitapta dilsel ifadelerin, sayısallaştırılma yoluyla karar verme noktasında değerlendirmeye katılabilmelerini sağlayarak işletmelere birçok açıdan avantaj sağlayan, bilimsel ve kolay uygulanabilir bir yöntem olan bulanık TOPSIS yöntemi ile tedarikçi seçimi için bulanık ortamlarda grup kararı alınabileceği gösterilmektedir.
₺210,00