KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
₺260,00 -

Markalaşalım
₺440,00 -

KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
-

Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
₺325,00 -

Kentbilim Öğretileri
₺845,00 -

KAʻBE-NÂME
₺495,00 -

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
-

İLK OKUM- YAZMA ÖĞRETİMİ (TÜMDENGELİM YÖNTEMİ) – AYRIŞTIRMA-
-

Hür Tefekkürün Kalelerinden İbret Gazetesi
₺890,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
₺250,00 -

Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
₺260,00 -

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
₺235,00 -

Fâtımî Devleti Tarihi
-

English Literature and Society in the Eighteenth Century
₺405,00 -

ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
₺325,00 -

DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
₺620,00
KİTAP TANITIMI
MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
Bu kitap; Birinci Dünya Savaşının başlangıcından Lozan Barış Anlaşmasının imzalanmasına kadar geçen süreçte Bitlis Vilayetini konu edinmiştir. Bitlisin kısa tarihçesi, XX. yüzyılın başlarından itibaren yaşanan olaylar, savaş öncesi genel durum, Birinci Dünya Savaşının başlaması ve gelişimi, Ermeniler tarafından çıkarılan olaylar ve Ermeni Tehciri, Rusların Bitlisi işgal etmesi ve işgal esnasında yaşanan olaylar, Müslüman halkın göç etmesi, Bitlisin geri alınması, Mondros Mütarekesi sonrası yaşanan olaylar, milli mücadelenin başlaması ve halkın desteği, kongreler dönemi, kurtuluş savaşı esnasında Bitlisin içinde bulunduğu siyasal, sosyal ve ekonomik durum ele alınmıştır.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
BATI EDEBİYATINDA MİZAH
Mizah ne gülmede ne de şakalarda aranmalıdır, ancak sadece ve sadece insan zihnindedir. Başka bir deyişle, mizah zihinsel bir deneyimdir, La Fave.
Mizah, La Fave tarafından zihinsel bir deneyim olarak tanımlanmıştır. Bu görüşü, antik çağlardan Rönesans dönemine kadar süregelen bedende salgılanan sıvıların insan karakteri ile ilintisi olduğu anlayışı ile bağdaştırırsak,mizahın beden ve aklın uyum ve uzlaşmasıyla ortaya konulabileceği söylenebilir. Bu bağlantıdan yola çıkarak, Pamukkale Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları tarafından yayına hazırlanan, 7-8-9 Ekim 2015 tarihinde düzenlen IV. Uluslararası BAKEA (Batı Kültür ve Edebiyatları Araştırmaları) Sempozyumu bildiri seçkilerinin makaleye genişletilmesi ile oluşturulan bu kitapta, mizahın kuramsal tarihçesini günümüze kadar değişen ve çeşitlilik gösteren mizah anlayışını, edebiyat ve kültür bağlamında inceleyen Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca makalelerle farklı bakış açıları oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yazarlar: Himmet UMUNÇ, Burçin EROL, Ahmet YILMAZ, Ayşe ÇİFTÇİBAŞI, Ayşe GÜNEŞ, Banu ÖĞÜNÇ, Çelik EKMEKÇİ, Çiğdem PALA MULL, Demet SATILMIŞ MALTEZOS, Dilek MENTEŞE, Elisabetta MARINO, Erkin KIRYAMAN, Fatma KABA, Feryal ÇUBUKÇU, Feryal ÇUBUKÇU, Gülden YÜKSEL, Kağan KAYA, M. Önder GÖNCÜOĞLU, Meryem AYAN, Meryem NAKİBOĞLU, Mevlüde ZENGİN, Murat GÖÇ, Murat KADİROĞLU, Murat ÖĞÜTCÜ, Mustafa DEMİREL, Nazan YILDIZ, Nejdet KELEŞ, Oya BAYILTMIŞ ÖĞÜTCÜ, Ömer ÖĞÜNÇ, Pınar TAŞDELEN, Sevinç ÖZER, Şengül KOCAMAN, Şevket KADIOĞLU, Tuğba TÜLÜ, V. Doğan GÜNAY, Tülin KARTAL GÜNGÖR, Yakup YAŞAR, Yusuf ZİYA AYHAN, Zennure KÖSEMAN,
HAKEM KURULU: Prof. Dr. Himmet UMUNÇ, Prof. Dr. Burçin EROL, Prof. Dr. Ayten ER, Prof. Dr. Ertuğrul İŞLER, Prof. Dr. Feryal ÇUBUKCU, Prof. Dr. Kubilay AKTULUM, Prof. Dr. Mehmet BAŞTÜRK,
Prof. Dr. Melik BÜLBÜL, Prof. Dr. Nurten SARICA, Prof. Dr. Selim YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TOK, Doç. Dr. Arsun URAS YILMAZ, Doç. Dr. Mehmet Ali ÇELİKEL, Doç. Dr. Meryem AYAN, Doç. Dr. Nejdet KELEŞ, Yrd. Doç. Dr. Arpine MIZIKYAN AKFIÇICI, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Yılmaz MADRAN, Yrd. Doç. Dr. Murat GÖÇ, Yrd. Doç. Dr. Şeyda SİVRİOĞLU,
KİTAP TANITIMI
Kadimden Cedide Osmanlı Donanması: 1770-1790
Osmanlı donanmasının yakıldığı 1770 yılındaki Çeşme faciasından sonra, donanmanın yeniden inşası Devlet-i Aliyye ileri gelenlerinin en önemli meselelerinden olmuştur. Akdeniz’de ve Karadeniz’de donanma zafiyetinin sebep olduğu nazik durum, imparatorluğun başkentinin de tehdit altında olduğu nadir görülen bir kriz ortamı yaratmıştır. Bu araştırma, bir donanmanın yakılmasının ardından ne şekilde yeniden inşa edildiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılırken, Osmanlı bahriyesi ekseninde bir değişim ve dönüşüm çağı da başlamıştır. Türk tarihinde Avrupaî tarzda ve sürekliliği olan ilk mühendishânenin bahriye bünyesinde kurulması bu sebeple şaşırtıcı değildir. Elinizdeki eser, büyük ölçüde Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın kaptanıderya olduğu 1770-1790 yılları arasında, Osmanlı donanmasının yelkenli gemilerine ait toplu ve detaylı bilgilerin olduğu ilk çalışmadır. Donanmanın unsurlarına dair ağırlıkla yerli ve yabancı arşiv belgelerinden hareketle üretilen somut veriler sayesinde, bu dönemde Osmanlı donanmasının Batı donanmaları ile kıyaslamaları yapılarak konumu gerçekçi bir zemine oturtulabilmiştir. Osmanlı gemi inşa ve donanımı ile silah sanayiinin yükselişe geçtiği bu dönem, klasik “gerileme” ve “dağılma” paradigmasına da yeni bir boyut kazandırmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Personality-Based Route Recommendation In Yachting
Personality-Based Route Recommendation in Yachting explores how individual personality traits shape route and destination preferences in yachting. Combining the Big Five personality model with machine learning techniques, the book offers an innovative perspective at the intersection of tourism, psychology, and artificial intelligence. It examines the foundations of yachting and marina systems, explains key personality theories, and presents a data-driven framework for predicting route choices. By linking human behavior with intelligent recommendation systems, this book contributes both to academic research and to practical applications for personalized maritime tourism services. It is a valuable resource for researchers, practitioners, and readers interested in digital transformation in tourism and decision support systems.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
Bu kitap, unutulmuşluğa terk edilmiş bir vatansever yazar ve romanını ortaya çıkarmak gayretinin bir ürünüdür. Bu tarihî roman ve yazarı Türkiye’nin en zor zamanlarında edebiyat dünyasında bir yıldız gibi bir görünür ve sonra çabucak kaybolur.
Önce II. Meşrutiyet Dönemi (1908 – 1920)’nin Türkçü dergilerinde adına rastladığımız Dündar Alp’in kimliği ve eserleri hakkında yayımladıımız bir makaleye ilavelerle inceleme kısmında yer verilmiştir. Ayrıca araştırmacıların istifadesi için Dündar Alp’ın şehit edilmesine dair gazetelerde çıkan iki makale de yeni harflere aktarılarak ilave edilmiştir.
Bu çalışmanın ikinci ana kısmını “Metin” kısmı oluşturmuştur. Burada yazarın Timurlenk – Şark’ın En büyük Hükümdarı – adlı romanı eski harflerden yeni harflere aktarılarak verilmiştir. Çalışma, şahsi kütüphanemizdeki orijinal nüsha üzende yapılmıştır. Bu kısımda okuyucunun anlamakta zorluk çekebileceğini tahmin ettiğimiz dil varlıkları günümüz Türkçesideki karşılıkları ile dipnotlarda açıklanmıştır. Yine bu dil unsurlarının bir sözlüğü çalışmanın sonuna ilave edilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın ortaya çıkardığı teknoloji, üretim süreçlerini kökten değiştirmiş ve insanları büyük veri yığınları ile baş başa bırakmıştır. İnsanlara her yönden gelen verinin, enformasyonun ve bilginin insan tarafından algılanması ve buna göre bir davranış ortaya koyması kültürün şekillenmesinde önemli bir boyut haline gelmiştir. Ortaya çıkan hızın getirisi, görsel kavramını hayatımızın her alanına sirayet ettirmiş ve iletişimin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelmesine yol açmıştır. Tarih, turizm, sanat tarihi, grafik tasarım, sinema, radyo ve televizyon, halkla ilişkiler ve diğer sosyal bilimlerin alanları ile sanat disiplini içinde bulunan diğer tüm alanların bir arada ve ilişkili düşünülmesi ve yapılan çalışmalarda birbirlerine kesişim noktaları üzerinden disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmaların yapılması, bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
Teknolojinin büyük bir hızla gelişmeye devam ettiği günümüzde üzerinde yaşadığımız dünyayı değiştirebilecek bir endüstriyel devrimin şafağında bulunmaktayız. Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi, adı verilen bu dönüşüm birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terimdir. Bu dönüşüme dair tartışılan ilk ve en önemli konu şüphesiz insan-teknoloji ilişkisidir. Bunun yanında, dönüşümün beraberinde getireceği fırsat ve tehditleri doğru bir şekilde analiz edebilmek, risk veya tehditlere karşı önlemler almak, fırsatları ise değerlendirilebilmek büyük bir önem arz etmektedir. Zira önceki devrimlerde olduğu gibi günümüzde de her bir yenilik ve dönüşüm, piyasada emeğin payını azaltabilmektedir. Bu dönüşümle birlikte bazı iş kolları faaliyet alanını genişletirken, bazı iş kolları ortadan kalkacaktır. Sanayi Devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 dönüşümü bu kitapta sektör çalışanlarının iş ve kariyerleri bağlamında irdelenerek farklı bakış açılarının zenginliği ile okuyucularına sunulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Pandemiye Türkiye’de Kadın ve Eğitim
Bu kitap “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu pandemiyi de dikkate alarak farklı perspektiften ele almakta ve bu konuda literatüre katkı sağlamaktadır. Kitap tarihsel gelişimde “Kadın ve Eğitim” konusundan başlayarak, “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eğitim” , “Dezavantajlı Grup Olarak Kadınlar”, “Kız Çocuklarının Okullaşma Oranları”, “Kırsal Alanda Kadın Eğitimi”, “Türkiye’de Kadın ve Eğitimle İlgili Verilerin Değerlendirilmesi”, “Kadın Eğitiminin Arttırılmasına Yönelik Son Yıllarda Uygulanan Faaliyetler”, “ Covid 19, Eğitim ve Kız Çocuklarının Eğitimi”, “Kadın İstihdamının Arttırılması Açısından Eğitimin Önemi”, “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Eğitimin Önemi”, “Kadın Girişimciliği ve Eğitim”, “Yerel Yönetimler ve Kadın Eğitimi”, “Kadın Kooperatifleri ve Kadın Eğitim” gibi konularla irdelemektedir.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Cinayet Destanları
Âşıklar cinayet destanlarında şahit oldukları ya da olmadıkları; halkın ilgisini çekebilecek cinayet vakalarını anlatmıştır. Cinayetler sansasyonel olaylar olduğundan insanlara bu olaylar cazip gelmiştir. İnsanlar öldürme eylemini, sebeplerini, cinayetin nasıl işlendiğini merak etmekte; bunları anlatan ürünlere yoğun talep göstermektedir. Kendini hem katilin hem maktulün yerine koyan dinleyici/okur; cinayetin neden, niçin işlendiğini; katilin ve maktulün hikâyesini öğrenmek istemiştir. Âşıklar dikkat çekecek ve kazançlarını arttıracak konular üzerine destan yazmayı tercih etmiş, bunlardan biri de cinayetler olmuştur.
Cinayet destanlarında vahşice işlenen, toplumu hayrete düşüren cinayetler konu edilmiş. İnsanların bu cinayetlerden ibret alması, benzer durumlarla başka insanların karşılaşmaması istenmiştir.
Çalışmada âşık, âşıkların yetişmesi ve Âşık Edebiyatı hakkında bilgi verilmiş. Destan türü ve âşık destanları konuları irdelenmiştir. Cinayet destanları üzerinden cinayet olgusu, cinayet türleri anlatılmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen 50 cinayet destanı metni çalışmada verilmiştir. Tespit edilen cinayet destanları çeşitli yönlerden karşılaştırılmış ve cinayet destanları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada verilen cinayet destan metinlerinin konularını açıklığa kavuşturmak adına destanlarla ilgili malumat verilmiştir. Cinayet destanı metinleri adlarına göre alfabetik olarak sıralanmış, tespit edildikleri şekilleri üzerinde herhangi bir oynama yapmadan imla ve yazım yanlışlarıyla birlikte verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SİGORTA SEKTÖRÜNDE ACENTE-ŞİRKET İLİŞKİLERİ
“Türk sigorta acentelerin özellikleri; yönetim ve organizasyon yapıları üzerine bir araştırma” konulu”doktora” tezimden esinlenerek hazırladığım kitabım 1996 yılında yayınlandı. Aradan 22 yıl geçti o yıllarda yıllık 1 milyar USD olan sigorta prim üretimi 10 milyar USD yaklaştı. 2007 yılında sigortacılık kanunu yayınlandı, acenteler yönetmeliği değişti ve sektörde yabancı sermayenin payı çok yükseldi. Acente; sigorta şirketi adına bir sözleşmeye dayanarak, sigortanın pazarlamasına aracılık faaliyetlerinde bulunan bir olgu ve 2017 yılında toplam prim üretiminin % 55’i sigorta acenteleri tarafından yapılıyor. Toplam prim üretiminde en yüksek pay 2017 yılında da acentelere aittir. Sigorta acentelerinin yönetim ve organizasyon ilişkisini detaylı bir şekilde ele alan akademik bir çalışmadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Mikro Direnişler
Üniversitelerde öğrenciler ve akademik otoriteler arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır? Neden genellikle öğrenciler akademik otoritelere rıza gösterirler? Yoksa bu razı olma değil de bir tür gösteri midir? Kopya çekme davranışının yanlış olduğu bilindiği halde neden öğrenciler kopya çeker? Öğrenciler öğretim ortamlarında genellikle neden sinmiş bir görüntü verirler veya olduklarından farklı görünürler? Dedikodu veya söylentiler öğrenciler arasında neden çok yaygındır? Bu davranışların hissedilen otorite ile nasıl bir ilişki vardır? Bu çalışma üniversite öğrencilerinin birçok davranış biçimini, gündelik hayatın sıradanlığı içinde ve akademisyen öğrenci arasındaki iktidar ilişkileri bağlamında ele almaktadır. Vakıf üniversitesine göre iktidar baskısının daha yoğun yaşandığı devlet üniversitesinde öğrenci mikro direnişleri de değişmektedir. Yükseköğretimde öğrenci davranışlarını biraz daha isabetli anlamak ve anlamlandırmak istiyorsak onların gündelik hayatın sıradanlığı içine gizledikleri bazı davranış biçimlerine odaklanmamız gerekir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
In this book, we attempt to make a comparative evaluation of modern macroeconomic schools: Monetarism and New Classical School based on the Classical System that envisage automatic full employment or natural rate of unemployment (NRU) equilibrium (AFNE or ANRUE) vs. New Keynesian and Post-Keynesian Economics based on the Keynesian System which gives unemployment equilibrium (UNE) or non-automatic NRU equilibrium (NANRUE) due to insufficiency of aggregate demand.
In order to determine which school is relevant, first the basic assumptions of these systems are compared: i) rational vs. adjusted vs. heterogeneous expectations, ii) existence of perfect competition in all markets leading to flexibility of prices and wages vs. imperfect competition giving rise to rigidities, and iii) presence or lack of coordination between markets.
In the final phase of our evaluations the performance of the developed economies are surveyed to establish whether we meet with AFNE or ANRUE or else UNE or NANRUE; and whether policy prescriptions devised by respective schools solve or alleviate the problem at hand when implemented.
Our investigations point out that New Keynesian and Post-Keynesian schools are more relevant compared to Monetarism and New Classical School. The choice between New Keynesian and Post-Keynesian Economics, however, is more difficult to make although New Keynesian Economics seems more widespread than Post-Keynesian Economics. Objectively, Post-Keynesian assumptions seem more realistic; normatively, however, New Keynesian stands seems more fit to the present day move towards globalization.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
Anneliğin yansıdığı önemli alanlardan biri olarak edebiyat, hem içinde şekillendiği devrin makbul annelik tanımlarını ve anneliğe dair genel kabullerini yansıtır, hem de bunların yeniden üretilmesine ya da dönüştürülmesine etki eder. Annelik bir sorunsal olarak kabul edildiğinde, odaklanılan eserlerin mevcut annelik kavramını kabul edip yeniden üretenler değil bu kavramı farklı açılardan irdeleyenler olması gerekmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de annelik kavramının kültürel bağlamda tartışılması kadın hareketinin yükselmesi ve kadın edebiyatının zenginleşmesi ile mümkün olmuştur. Annelik kavramının idealleştirilen, kutsallaştırılan, tek tipleştirilen bir kimliği değil deneyimlenen, insanca/kusurlu, özgül bir kimlik olarak anlatısal yansımalarını kadın yazarların üretimlerinde bulmak mümkündür. Özellikle 1980’den sonra, siyasi ve toplumsal atmosferin de etkisiyle, bireysel olanın edebî metnin merkezine yerleşmesi ve kadınların edebiyat kamusunda seslerinin, görünürlüklerinin artması mümkün olmuştur. Bu çalışmada daha derinlikli bulgulara ulaşabilmek adına 1980 ve sonrasında yayımlanan romanlar incelenmiştir. Bu romanların yarattığı dönüşüm ve inşa ettikleri anlatı sayesinde Türk edebiyatında “anne”nin yaygınlıkla bir stereotip olarak, makbul annelik vasıflarını yansıtır biçimde çizilmesinden, bu makbul kalıplara uymuyorsa da ötekileştirilmesinden öte annelik, değişken, özgül, tartışılabilir, kutsal değil insani, ideallere değil deneyimlere yaslanan kadın merkezli bir bakış açısı ile biçimlendirilmiş bir kimlik olarak kurulmuştur. Bu yönüyle hem edebiyatın tematik olarak zenginleşmesine hem de anlatısal olarak yenilenmesine ve özgürleşmesine katkı sağlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE KAMPANYALAR
Sosyoekonomik ve siyasal gelişmeler, örgütlerin dikkat çekebilmek için farklı stratejiler üretmesini zorunlu kılmaktadır. Enformasyondaki gelişmeler ekonomiyi etkilemekte ve iletişim stratejilerinin önemi artırmaktadır. İletişim stratejilerinden biri de önemini hiç kaybetmeyen kampanya organizasyonlarıdır. Günümüzde, halkla ilişkiler kapsamında kampanya organizasyonları üzerine birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmalarının bir kısmı kampanyaları, etkinlik yönetiminin altında değerlendirmektedir. Kitabımıza konu olan çalışmamızda ise; etkinlik yönetiminden daha özel bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Halkla ilişkiler uzmanlığına aday olan Uşak Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencilerinin tasarladıkları kampanya çalışmalarından oluşan bir seçki bulunmaktadır.
Amacımız; Yeni nesil Halkla İlişkiler uzmanlarını cesaretlendirmek ve alanda çalışmak isteyenlere yol gösterici olmaktır.
Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir.
George Berkeley
₺380,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
Although the month is March and not November, it is never unseasonable to count up the blessings for which it is well to be thankful. In fact, from the standpoint of education, the spring is perhaps the appropriate time to perform this very pleasant function. As if still further to emphasize the fact that education, like civilization, is an artificial thing, we have reversed the operations of Mother Nature: we sow our seed in the fall and cultivate our crops during the winter and reap our harvests in the spring. I may be pardoned, therefore, for making the theme of my discussion a brief review of the elements of growth and victory for which the educator of to-day may justly be grateful, with, perhaps, a few suggestions of what the next few years may reasonably be expected to bring forth.
And this course is all the more necessary because, I believe, the teaching profession is unduly prone to pessimism. One might think at first glance that the contrary would be true. We are surrounded on every side by youth. Youth is the material with which we constantly deal. Youth is buoyant, hopeful, exuberant; and yet, with this material constantly surrounding us, we frequently find the task wearisome and apparently hopeless. The reason is not far to seek. Youth is not only buoyant, it is unsophisticated, it is inexperienced, in many important particulars it is crude. Some of its tastes must necessarily, in our judgment, hark back to the primitive, to the barbaric. Ours is continually the task to civilize, to sophisticate, to refine this raw material. But, unfortunately for us, the effort that we put forth does not always bring results that we can see and weigh and measure. The hopefulness of our material is overshadowed not infrequently by its crudeness. We take each generation as it comes to us. We strive to lift it to the plane that civilized society has reached. We do our best and pass it on, mindful of the many inadequacies, perhaps of the many failures, in our work. We turn to the new generation that takes its place. We hope for better materials, but we find no improvement.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Belge-Oyun (Docu-Game)
Belge-Oyun kitabı, dijital oyun ve belgesel sinema pratiklerinin bir araya geldiği durum ve unsurları sorgulayıp, kanıtlanabilir belgelere dayanan veriler aracılığı ile bir oyunun nasıl oluşturulabileceğini tespit etmiştir. Hem bir oyunu hem de bir belgesel anlatısını fikir aşamasından itibaren ilgilendiren mekanik ve dinamik unsurların tasarımda nasıl kullanıldığı ve bu tasarımların kullanıcıya hangi platform ve ekipmanlarla ulaştırıldığı kitap içerisinde detaylandırılarak açıklanmıştır.
Bu eserde; yeni medya hikâye anlatıcılığının geleceğinde, önemli yer sahibi olması muhtemel Belge-Oyun (Docu-Game) anlatısının ortaya çıkışı, ilk ve güncel örnekleri, yeni medyayı ilgilendiren web, sosyal medya, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) içerisinde uygulanış biçimlerine yer verilmektedir. Nihai amaç olarak; Türkçe dilinde üretilmiş yenilikçi akademik yaklaşımların ve araştırmaların mümkün olabileceğini ispat etmek adına yapılmış başarılı bir denemedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Mitolojik Avrupa Sanatında Doğa
Avrupa sanatı, yüzyıllar boyunca, Yunan ve Roma mitolojisinin sunduğu zengin öyküleri yansıttı. Titanlar, tanrı ve tanrıçalar, sanatçıların tuval ve yontularında yeniden hayat buldu. Her türlü duygunun ve soyut kavramın, sürükleyici olay dizgilerinin ve sürprizli sonların yer bulduğu mitolojide, bizim için çok değerli bir varlık dikkat çekiyor: Doğa.
İnsanın doğa ile kurduğu yakın ilişki, mitoslarda yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. Antik dünyanın, doğal yaşam ile daha samimi bir temas içinde olduğu düşünülebilir. Yunan ve Romanın yarattığı öykü evreninde, doğanın her öğesinin kimlik kazandığını görebiliyoruz. Güneşin, ayın, yıldızların, rüzgârların, ağaçların, çiçeklerin, pınarların Onlar da insanlar gibi yaşıyor, âşık oluyor ve acı çekiyor.
Bu kitapta, mitolojik Avrupa sanatının, Rönesanstan 19. yüzyıla kadar uzanan zaman diliminde sunduğu doğa imgeleri gözler önüne serilmiştir
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00