KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
₺210,00 -

Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
₺325,00 -

Aile İçi Etkileşimler
₺455,00 -

1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
₺210,00 -

Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
₺585,00 -

Rehber-i Ahlâk
₺275,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
-

Nitel Bir Araştırmacının Gözünden Sağlık Sisteminde Değişim: Hastane Koridorlarından Etnografik Notlar
₺270,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
-

YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
₺210,00 -

Women’s Worlds Via Women’s Words
₺325,00 -

Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
₺650,00 -

Türkçe Öğretimi
-

Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
₺520,00 -

The Erotic Motive in Literature
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Halit Ziya Uşaklıgil Röportajlar, Konuşmalar, Anketler
Türk romanının kurucu isimlerinden biri olan Halit Ziya Uşaklıgil’in daha önce derlenmemiş elliden fazla röportajı, konuşması ve anketi bu kitapta bir araya getirilmiştir. Bu kitap, Halit Ziya’nın özel hayatından yazar kimliğinin gelişimine, eserlerini yazma sürecinden edebî görüşlerine kadar pek çok bilgiyi, ayrıntıyı ilk elden öğrenme fırsatı sunmaktadır. Elinizdeki çalışma edebiyat tarihçileri, araştırmacılar, öğrenciler ve Halit Ziya hayranları için önemli bir kaynak olacaktır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
Bu kitabın amaçlarından birisi, elektroanalitik kimyanın temellerini ve modern tekniklerini (voltametri, potansyiometri, kulometri ve kondüktometri) öğretmek ve bu sayede, istenilen analizleri doğru, güvenilir hassas ve kolay bir şekilde gerçekleştirmektir. İyi analiz sonuçlarının alınabilmesi ve bunlarn doğru değerlendirilmesi ancak elektroanalitik kimyanın ve bunların temel eşitliklerinin iyi bilinmesi, anlaşılması ve uygulanmasıyla mümkündür. Elektroanalitik kimya enstrümental analiz, analitik kimya kitaplarında bir bölüm olarak yer almıştır. Oysaki, sadece elektroanalitik kimya ve uygulama örneklerinin kapsamlı olarak anlatıldığı Türkçe kitaplar az sayıdadır. Bu nedenle, çok sayıda Türkçe ve yabancı kaynaktan (kitap, literatür vb.) yararlanarak hazırlanan bu eserin diğer bir amacı ise, lisans öğrencilerine ve özellikle lisans üstü öğrenim gören öğrencilere faydalı olmaktır. Özellikle lisansüstü öğrenim gören öğrenciler, bu ve benzeri eserlerle anlatılan tekniklerin teorisini ve uyguluma örneklerini iyi öğrenerek, yapacağı araştırmalarında ve mesleklerindeki deneysel uygulamalarında (analizlerinde) faydalanacaktır.
KİTAP TANITIMI
BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
Beynimizde çeviriye özgü bir bölge var mı? Varsa nerede, yoksa çeviri sırasında hangi bölgeler etkinleşmekte? Bu bölgeler aynı zamanda başka görevlerde de rol alıyor mu? Sağ ve sol elini kullananlarda etkinleşen bölgeler farklı mı? Yeni mezun çevirmenle uzman çevirmenin beyni karşılaştırılsa ikisi arasında bir fark görülür mü? Çeviri eğitimi beyinde bir değişikliğe neden olur mu? Çeviride bilişsel süreçler yalnızca çevirmenin zihnine mi odaklanır? 4EA biliş çeviriye dair ne değiştirdi?
Bu kitap yukarıdaki sorulara temel düzeyde yanıt arayarak çeviriye (üst)bilişsel, ruh(dil)bilimsel ve sinirbilimsel açılardan bakmayı amaçlamaktadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
Farklı anneler ve farklı çocuklar alışılmışın dışında örneklerdir. Adölesan dönemde henüz bir ergenken anne olmanın hissizliği, bir Instagram annesi olmanın verdiği göz önünde olma hevesi ve madde batağına düşmüş çocukların kurtarılması gibi konular sosyal hizmet alanındaki büyük sorunlardandır.
Ergen bir anneden doğmuş olmak yaşam için baştan bir sürü şeyi kaybetmiş olmak anlamına gelebilir. Instagramda her anı fotoğraflanmış şekilde büyümek büyük bir ihmal olabilir. Bağımlı gençlerin rehabilitasyon için bir araya getirilmeleri daha büyük suç örgütlenmelerine neden olabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Güvenliği
Bu çalışma, kamu güvenliği yönetiminin modern devletin gelişimi sürecinde kökenini ve konumunu ortaya koymaya çalışırken, kamu yönetiminin bir parçası olarak kamu güvenliği yönetimi adıyla bir yönetim alanını da işlevsel yönden tarif etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi burada hareket halinde olan bir inceleme nesnesi olarak ele alınmakta ve bu değişimin son birkaç on yıldaki çerçevesi, temaları ve yöntemi de gözler önüne serilmektedir. Kitap, bunu yaparken bahsedilen değişime ilişkin uluslararası alandaki sav ve tezler yanında Türkiye örneğinden istifade etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi alanında çalışmalar yapanlar için de yeni araştırma alanlarına, araştırma sorularına ve nedensellik ilişkilerine işaret etmektedir. Kitap özellikle, konuya ilgi duyan yeni araştırmacılar için kapsamlı, aynı zamanda öz bir kavramsal ve kuramsal çerçeve sunmakta; örneklendirmeler yoluyla bunları mümkün olduğunca somutlaştırmaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II: II. Meşrutiyet
Bu çalışma, Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II- II. Meşrutiyet adıyla dizi kitabımızın ikincisi olarak, alanın uzman tarihçileri tarafından yazıldı. Türkiye’de Osmanlı Tarihi Araştırmaları içinde özelleşilmiş bir alan olarak II. Meşrutiyet döneminin siyasi ve devletlerarası ilişkiler, askeri, toplumsal ve toplumsal-kültürel boyutları yanında özellikle ihmal edilmiş sağlık, spor ve sanat cephesinin de ele alınıp tartışıldığı bu çalışmada, özgün yazılarla, karmaşık ve hâlâ üzerinde tartışmaların yürüdüğü bir çerçevede çok yönlü bir bakış ve yaklaşım yazarlarca benimsendi. Bu dönemin Osmanlı Devleti ve Osmanlı Tarihi için “son perde” özelliği, yıkılışı canlandırma olduğu malumdur. Dönemin tüm siyasi ve toplumsal aktörleriyle; Jön Türk kuşağının II. Abdülhamid döneminden devreden varlığı, İttihat ve Terakki ve bıraktığı politik miras, 1908-1918 ve 1918-1922 döngüsünü anlamlandırır. Türk politik, toplumsal ve ekonomik düşüncesinin modern sıfatını kazanması mücadelesinin tüm deney-deneyimlerinin aktörleri olarak; politika adamları, bürokratlar, sivil-asker ayrımı olmaksızın bu failler, düşünür-yazarlar ve edebiyat kalemleri, tıp ve tüm diğer bilim dallarının meslek insanları, hekimler, eczacılar vd. spor ile sanat insanları “kitlelerin sahneye” girişini hazırladılar, tahrik ettiler. Onların öncü rolleri, düşünce ve eylemleri kitabımızdaki her bir yazıda çerçevelenerek, değerlendirildi ve tartışıldı.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL SORUMLULUK TEMELLİ LİDERLİK
Tarih süreci boyunca her topluluk eğitim, çevre, sağlık, ekonomi vb. bazı yerel sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Günümüzde de bu sorunların çoğu hala devam etmektedir. Bu problemler sadece bu tür sorunları yaşayan insanları değil doğrudan veya dolaylı olarak tüm insanları etkilemektedir. Bu sebepledir ki bu sorunların çözümü sadece sorunu yaşayanları değil, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları ilgilendirmektedir. Bu noktada, çevresindeki sorunlara duyarlı, değişim merkezli, kendini bilen, işbirliğine açık sosyal sorumluluk temelli liderlere çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, insanın içinde bulunduğu toplumla uyum içerisinde yaşayabilmesi için toplumsal sorunlara karşı duyarlı olan ve bu sorunlara çözümler üreten sosyal sorumluluk temelli liderliği detaylı bir şekilde açıklayarak üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin yararlanabileceği bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
XII. Yüzyıl Latin Kroniklerine Göre Haçlıların Alexios Komnenos Algısı
Samimi duygularla Doğu’daki Hristiyan din kardeşlerini içinde bulundukları müşkül durumdan kurtarmak ve Tanrı’ya hizmet etmek için yola çıkan Latin Katolik Hristiyanların, bilhassa kendilerini yardıma çağıran Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’tan gerekli yardımı göreceklerine ve “ortak davalarına” hizmete büyük bir gönüllülükle iştirak edeceklerine olan inançları Doğu Roma topraklarına girdikleri andan itibaren sarsılmıştır. Haçlı orduları, Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında ilerlemeye devam ederken gördükleri muamele karşısında şaşkına dönmüştür. Alexios’un kendi İmparatorluğunun çıkarlarını korumasındaki tavrı kısa zaman içinde Haçlılarla çatışma yaşamasına yol açmıştır. Alexios Komnenos’un kardeşlik ve müttefiklikten bahseden mesajlarıyla tam bir tezat oluşturan tavrı karşısında Haçlıların hissettiği hayal kırıklığı ilerleyen süreçte yaşananlarla birleşerek genelde Doğu Roma’ya, özelde ise Alexios Komnenos’un şahsına karşı açık bir öfkeye dönüşmüştür. İmparatorun, seferler sırasında imparatorluk sınırlarını koruma altına almak için aldığı önlemler ve sonrasında izlediği politika, Latin Katolik din adamlarının kroniklerindeki Alexios imajının oluşmasında belirleyici olmuştur.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Kuva-yı Milliyeci Bir Belediye Başkanı: Keçeci Zade Hafız Mehmet Emin Bey
Bu kitap, Osmanlı Devleti’nin son döneminde, Kurtuluş Savaşı yıllarında ve Cumhuriyet döneminde önemli bir isim olan Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey üzerine bir biyografi çalışmasıdır.
Kitapta, Osmanlı Devleti’nin son döneminde girişimci bir zahire tüccarının Balıkesir Ticaret Odası ve Balıkesir Belediye Başkanı olarak yaptıkları, Kuvâ-yı Milliye’nin Batı Anadolu’daki faaliyetleri özelinde Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey’in Milli Mücadele hatıraları, yeni kurulan Türkiye Devleti’nin önemli şehirlerinden biri olan Balıkesir’de yaptığı sosyoekonomik, siyasi ve topluma hizmet çalışmalarıyla Keçeci Hafız’ın şahsında Erken Cumhuriyet Dönemi (1923-1935) incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi (Zara-İmranlı)
Akarsu havzalarının planlanması, su kaynaklarının rasyonel kullanımı, sürdürülebilir yönetimi ve ekosistemlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Akarsu havzalarının özelliklerinin belirlenmesi ve doğru bir şekilde planlanması, yerel ekolojik dengeyi korumakla birlikte, sulama, içme suyu temini ve enerji üretimi gibi insan faaliyetlerine de destek sağlar. Ayrıca doğal afet risklerinin, özellikle taşkınların ve bunların kontrolü için havza yönetimi kritik bir araçtır.
Bu çalışma ile Acısu Çayı’nın oluşturduğu havzanın jeomorfolojik oluşumu ve gelişimi üzerinde tektonik, karstik ve flüvyal etkinin morfometrik analizler ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yedi bölümden oluşan “Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi” bu çalışmanın akarsu havzası ile ilgili çalışma yapan diğer bilim insanlarının yanı sıra, çevre bilincinin yayılmasını isteyen tüm okuyucularına katkı sağlamasını umuyoruz. Ayrıca saha ile ilgili bir farkındalık uyandırması ve bu güzel coğrafyanın korunması konusunda bir katkıda bulunmasını temenni etmekteyiz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Göç Politikaları
Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye’nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye’deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır.
Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmaktadır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi’nden 1980’lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümün konusunu 1980’lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Bunlarla birlikte göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, çalışmada göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
Önsözden
Kadınların sorunları üstüne düşünmek, erkeklerin sorumsuzluklarını açığa çıkarmayı amaç edinmekle başlar. Kadın sorunu denilen şeylerin altında eril tahakkümün sindirilmiş, klişeleşmiş ve dayatılmış tutumları, davranışları ve algıları yer edinmektedir.
Kadınlar üstüne düşündüğümüz bu çalışmanın yola çıkış amacı erilin durumu hakkında da bilgi edinmeyi amaç edinmiştir. Erilliğin inşası kadınların ötekileştirilmesiyle başlar. Öte yandan kadın yoksunluğu erilin güç gösterisinde bir gölge gibidir; güneşe dönük
yüzüyle erilin ardına, tersi yönde ise erilin önüne düşer. Kadın her iki durumda da ikincilleştirilir.
Çalışmaya dair söylemek istediklerimiz yığınladır. Bu ülkede kadın sorunu anneye yüklenen algıyla başlar. Bir gelenek misali bu algı kızlara aktarılır. Kızlarda zamanla sevgiliye, kocaya ve oğullara yansıtarak sorunu pekiştirir. Bu yüzden kadın sorunu erilin sorumsuzluğunda aranmalıdır. Böylesi bir aktarım/tema tasarımını kısa zamanda aşmak/açmak uykusuz bir rüya gibidir. Hem tutarsızlıklarla doludur hem de peşine düşmeyi gerektirecek kadar taze ve canlıdır.
İçeriğe ilişkin söylenecekler şöyledir: Çalışmanın teması çeşitlilikler içermektedir. Politikadan ekonomiye, sosyal yapıdan eğitimin yapısal farklılıklarına, kadınının toplumsal konumundan erkeğin tarihsel tipolojisine kadar, çalışmada kadınların algılanması irdelenmiştir. Sağlık ve kadın bedeni, işgücü ve kadın uygunluğu (işletmelerde ve eğitimde), politika ve kadın kimliği, yoksulluk ve kadın ayrımcılığı, kalkınma ve kadınlarda fırsat eşitsizliği, toplumsal cinsiyete dayalı bütçelemede kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ve nihayet erilliğin ekonomik temelde inşâ olunduğu ticaret ve kadın ilişkileri çalışmanın temalarını oluşturmaktadır.
vi
Çalışmanın genel yaklaşımı çerçevesinde Ekonomi, Sosyoloji ve Kadın temaları işlenmiştir. Öncelikli olarak ekonominin hemen her dalında kadınların ikincilleşmesi -bu ister politik isterse mâli boyutta olsun- özenle vurgulanmıştır. Sosyolojik bağlamda
kadınların inşâsı, ekonomi de dâhil güncel yaşamda yaygın bir şekilde bir üst-yapı olarak belirginlik kazanmaktadır. Konuşulmaktadır
Yazarlar: Ahmet Çoymak, Ayşe Dericioğulları Ergun, Bilge Afşar, Buket Arslan, Burcu Doğanalp, Düriye Toprak, Harika Uçar Altınışık, Mim Sertaç Tümtaş, Ramazan Erdem
Rukiye Çelik, Serpil Ağcakaya, Süleyman Öğrekçi, Volkan Yücel, Zehranur Sanioğlu, Ziya Toprak
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Kadınların Kimlik Arayışı
İnsanı konu alan edebi tür olarak romanın, birkaç kuşak aile nesillerinin panoramik olarak hikayelerinin anlatıldığı nehir roman türü, insan ve toplum arasındaki ilişkiyi yoğun bir şekilde roman kurgusunun içinde işlemektedir. Nehir romanlar çok katmanlı yapılarıyla, araştırmacılara eleştirel gerçekçilik, toplumsal gerçekçilik ve kültür araştırmaları için sayısız inceleme olanağı sunmaktadır. Bu çalışmada Dar Zamanlar Üçlemesi ile Kahire Üçlemesi kadının toplum içerisinde kimlik arayışı bağlamında nehir roman örnekleri olarak karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir.
Farklı kültürel değerlere ve toplumsal koşullara sahip olan bu iki nehir roman üçlemesinde; toplumsal olayların, kültüre yerleşmiş olan geleneklerin ve kadına bakış açısının açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Nehir romanlar yapıları gereği toplumda yaşanılan siyasi, ekonomik ve kültürel değişimlerin, kurguda bir ailenin birkaç kuşak yaşadıklarına yansımasını takip edilebilecek özellikte olmaları nedeniyle bu çalışmada seçilen iki nehir roman özelinde iki toplumda yerleşik olan kadının toplum tarafından belirlenen cinsiyet rollerine, toplum içerisindeki varlığına karşılaştırmalı edebiyat biliminin sınırları içinde ışık tutulmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
Antarktika Dünya’nın en büyük beşinci kıtasıdır ve yedi farklı devlet, toprakları üzerinde egemenlik iddia etmektedir. 1961’den beri Antarktika, üyelik şartlarına göre Dünya uluslarının çoğunu etkin bir şekilde dışlayan bir rejim olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) altında yönetilmektedir. Bu kitap Antarktika yönetiminin karşı karşıya olduğu Soğuk Savaş sonrası zorlukları incelemeye almıştır. Kıta yönetimini şekillendiren konuların başında gelen serbest turizm ve bilim ve teknolojideki yeni gelişmeler gibi sistemsel düzeni istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip güncel meseleleri detaylıca değerlendirmiştir. Bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyasetinin işleyişi konular ve olaylar üzerinden ele alınarak kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)
“İstanbul Basınında Kuva-yı Milliye Algılamaları (1918-1922)” başlıklı çalışmanın amacı, Kuva-yı Milliye’nin siyasi ve askerî açılardan İstanbul basınındaki yansımalarını incelemektir. Bu kapsamda Kuva-yı Milliye’ye taraftar ve karşı olan İstanbul basını karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirilmiştir. İstanbul basını üzerinden yapılan bu analizle Millî Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye’nin ortaya çıkışı, amacı, teşkilâtı ve faaliyetlerinin İstanbul kamuoyundaki yankıları ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu açıdan söz konusu eserin, Kuva-yı Milliye literatürüne olduğu kadar Millî Mücadele dönemi çalışmalarına da akademik bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
KARAYOLU YÜK TAŞIMACILIK SİGORTALARI VE KULLANIMI
Karayolu taşımacılık sektöründe kazalar ve diğer riskler sebebi ile sigortanın büyük bir önemi vardır. Karayolu taşımacılığı, eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına karayolu alt yapısı kullanılarak yapılan taşıma şeklidir. Bu kitap Türkiyede karayolu lojistik ve sigorta sektörlerini sentezleyerek; bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik araştırmadır. Yazarın sigorta sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübelerini aktararak hazırladığı Karayolu Yük Taşımacılık Sigortaları ve Kullanımı Üzerine Bir Araştırma kitabı konuyla ilgilenen her kesimin dikkatle okuması gereken bir çalışmadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İHRACATA YÖNELİK TEŞVİK VE DESTEK POLİTİKALARI
Ekonomik gelişmişliğin belirlenmesinde milli gelir, ithalat, ihracat ve cari açık gibi birçok ekonomik değişken etkili olmaktadır. İhracata yönelik teşvik ve destek politikaları da ülkelerin ekonomik anlamda gelişmelerine önemli katkıları olmakla birlikte ihracat faaliyetlerini artıran etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulanan ihracatı teşvik destek politikalarının amacına uygun kullanılması ve kullandırılması ile birlikte söz konusu destek ve teşviklerin denetimi de önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
₺210,00