KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
₺300,00 -

Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
₺975,00 -

Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
₺325,00 -

Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
₺195,00 -

Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
₺300,00 -

Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
₺420,00 -

Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
₺210,00 -

Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
₺440,00 -

Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
₺315,00 -

Milli Mücadelede ALAŞEHİR
₺300,00 -

MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
₺325,00 -

KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
-

Konaklama İşletmeleri İçin Modern Bir Bütçeleme Tekniği: Faaliyet Tabanlı Bütçeleme
-

KASABALI NÛRÎ HAYATI SANATI VE ŞİİRLERİ
₺325,00 -

Jacques Ellul Düşüncesinde Teknik Sorunu
₺210,00
KİTAP TANITIMI
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
Osmanlı’dan Türkiye’ye basın özgürlüğü, iktidarı elinde tutanlar için çoğunlukla muhalefetin bir silahı olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ile basın özgürlüğünün, demokrasinin ve toplumsal barışın sağlanmasında ne kadar etkili olduğu gerçeği göz ardı edilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde iktidarda kalabilmek için hukuk yazımları, basını sınırlandırılmaya yönelik hazırlanması, demokrasiye büyük zarar vermiştir. İktidar sahipleri, siyasi sorunların nedeni olarak gazeteleri hedef göstermesi, düşünce özgürlüğünün toplumsal yapıda gelişmesini engellemiştir. Böylece iktidarı eleştiren bir haber, farklı uygulamalarla suç unsuru sayılmıştır. Bu politika, gazetecilerin çalışma hayatında, tehdit, dayak, hapis cezası veya öldürülme olgusunun olağan hale gelmesine neden olmuştur. Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğü, toplumun bütün kesimlerinde oluşması, bu sebeplerden dolayı demokrasisi gelişmiş toplumlar kadar oluşamamıştır. Buna rağmen 1864-1964 yılları arasında basın özgürlüğü, iktidar sahiplerinin düşünce yapısına göre en alt düzeyden en üst düzeye gelmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları
Erzurum İlinde Coğrafya Araştırmaları adlı bu eser, araştırmacılar tarafından ayrı ayrı hazırlanmış Erzurum’a ilişkin çalışmaları içermektedir. Kitabın içeriğinde on altı bölüm bulunmaktadır. Erzurum ilinin kapsamlı olarak araştırıldığı kitap; jeolojik ve jeomorfolojik özellikler, iklim, hidrografya, toprak, nüfus, yerleşme, idari coğrafya, arazi kullanımı, tarım, hayvancılık, sanayi, ticaret, ulaşım, doğal kaynaklar, ormancılık ve turizm gibi coğrafya konularından oluşmaktadır. Bu kitabın Erzurum ilinde gerçekleştirilecek araştırmalara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
SPATIAL ANALYSIS – I: Spatial Dimensions in Design Thinking
This book approaches space not only as a physical environment but also as a multidimensional phenomenon that is shaped by human experience and gains meaning through social relations. By bringing together the perspectives of different disciplines such as architecture, interior architecture, and urban design, it aims to present a holistic approach that analyzes the social, cultural, and emotional aspects of space. Writing about space is not only about constructing a descriptive language, but also about questioning it, making sense of it, and evaluating it from a critical perspective. This book, prepared by academics and researchers specialized in the field, allows the reader to establish intellectual connections at all scale levels and is supported by methods and examples that will contribute to academic and professional development. Providing practical solutions as well as theoretical knowledge, the book aims to foster user-centered design by encouraging interdisciplinary thinking.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
Bu çalışma Orta Torosların jeomorfolojisinde önemli bir yer tutan dolinlerin dağılışı ve morfometrik özellikleri konusunda önemli bir eksikliği gidermek amacıyla hazırlanan bu kitapta 3 yıldır devam eden çalışmaların ana sonuçları yer almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sanal Kamusal Alan ve Toplumsal Hareketler
Sosyal medya kendi içerisinde, sanal kamusal alan gibi birçok yeni yaklaşımı oluşturmuştur. Kullanıcılar oluşan sanal kamusal alanlarda sosyal ve politik paylaşımlarda bulunarak bu alana katkılar sağlamışlardır. Sosyal medya sadece kamusal alanın sanallaşmasını sağlarken, geleneksel kitle iletişim araçlarının flulaştırdığı, kamusal alan ile özel alanı ayıran çizgiyi neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Sosyal medya ile oluşan sanal kamusal alanın nasıl oluştuğu, kimlerin bu oluşumda katkısı olduğu ve sosyal medya içerisinde oluşan kamusal alanın reel kamusal alana nasıl taşındığı soruları bu çalışmanın ortaya çıkmasına sebep olan ana sorulardır. Oluşan bu sanal kamusal alan içerisindeki aktivist hareketler, toplumsal hareketlerin de biçim değiştirmesinde önemli rol oynamıştır. Tıpkı sanaldan reele taşınan kamusal alan gibi toplumsal hareketler de sanal ortamdan gerçek-reel-analog yaşama taşınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
1877-1293 Osmanlı-Rus Seferinden Halyas-Zivin- Kars Muharebeleri
Tarihi olayların aydınlatılmasında hatıraların çok büyük ehemmiyeti vardır. Osmanlı’nın yıkılış sürecindeki en önemli olaylardan biri olan 93 Muharebesi’nin Doğu Cephesi’nde cereyan eden hadiselerinin hem hatıra hem gözlem şeklinde ele alındığı Osmanlıca eser, Latin alfabesine çevrilmiştir.“Osmanlı Devleti’nin Belini Kıran Savaş” olarak değerlendirilen 1877-1878 Hadisesi, “Zivin, Halyas ve Kars Muharebeleri” başlığıyla detaylandırılmıştır.
Bu eserin satırları arasında bir taraftan savaşın şiddeti, hataları, başarıları ele alınırken; diğer taraftan dönemsel bir kamera gibi coğrafi kavramlar tasvir edilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
İnsan ırkının çocukluk dönemi ürünleri olan mitler, bugünden bakıldığında insanlığın sembollerle ve çeşitli anlamlarla yüklü deneyimini/birikimini ifade ederler. İnsanın yeryüzündeki anlam arayışının sonucu olarak doğmuş olan mitler, onun tarih sahnesine çıkışıyla yaşıttır. Tarihten edebiyata, felsefeden antropolojiye ve birçok sanat ve bilim dalında mitler, onu ele alan sanatçıların ve araştırmacıların bakış açısına göre tanımlanmış ve birçok anlam yüklenmiştir. Edebiyat açısından anlatı birimcikleri olan mitler, günümüzden bakıldığında uzak bir geçmişin kalıntıları arasından belli belirsiz seçilen kültür ürünleri şeklinde görünse de onlar canlı, geçmişten günümüze varlıklarını devam ettirmiş olan, bugünkü hayatın içerisinde, sanatın tüm dallarında dolaylı/kapalı veya dolaysız/açık yollarla varlıklarını sürdüren yapılardır. Günümüzde mitolojiye ilgi oldukça artmıştır. Türk Edebiyatında Mitik Görünüm (1980-2005) adlı bu çalışma, önerdiği mit okuma yöntemleriyle mitlere ve mitolojiye farklı bakış açıları getirerek Türk romanındaki mitik yapıyı söz konusu tarihler arasında mercek altına almaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatı araştırmacılığına ve Türk kültürüne katkı olmak niyetiyle karşınızdadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Oscar Wilde
Ne daha önce tanışmışlardı ne de zindanda konuşmuşlardı Oscar Wilde ile Charles Thomas Wooldridge. Ama Wilde’ın alkışlarla parlayan yükselişi ve skandallarla başlayan düşüşüyle örülü hayatında, o mahkûmun bıraktığı izi hiçkimse bırakmadı; Alfred ‘Bosie’ Douglas bile. Hapisten çıktıktan sonra, kendine özgü kayıtsız zarafetiyle acının dilini yeniden kurarken, yaralı kalbiyle şöyle diyecekti Wilde:
“Bu Marsyas’ın çığlığı, Apollon’un şarkısı değil. Hayatın deneyimlerinin çoğunun derinliklerini araştırdım ve acı çekmek için yaratıldığımız sonucuna vardım. Hayatın sizi bir kaplan gibi boğazınızdan yakaladığı anlar vardır ve ben de en büyük acıların içindeyken bu şiiri yazdım. O adamın yüzü ölene dek aklımdan çıkmayacak.”
Fırtınada savrulan iki gemi gibi,
Kesişti yollarımız:
Ne işaret verdik ne söz söyledik,
Zaten yoktu diyecek sözümüz;
Kutsal bir gecede buluşmamıştık,
Utanç günüydü karşılaşmamız.
Zindan duvarı sarmıştı bizi,
İki dışlanmış adamdık şimdi:
Dünya kalbinden söküp atmış,
Tanrı susmuş, yüz çevirmişti;
Günahı kollayan o demir kapan
Kıskıvrak yakalamıştı ikimizi.
Reading Zindanı Türküsü’nden
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
Toplumsal cinsiyet, bir atama işidir, kadına ve erkeğe nasıl yaşaması gerektiğini dikte eder. Kadın ve erkek, toplum tarafından kendileri hakkında yapılan bu atamayı, doğumları ile birlikte tebellüğ ederler. Ancak ataerkil sistem, işini şansa bırakmadığından, her yeni gelene, yaşamı boyunca farklı şekillerde tebliğlerini sürdürür: şöyle yaşamak, böyle davranmak, şöyle hissetmek, böyle olmak gibi… Toplum, cinsiyetlerin ‘doğma’ ve ‘olma’ arasındaki bağını güçlendirir. Kâh yüksek sesle, bir yasanın dayatacağı kadar güçlü şekillerde cinsiyetler toplumsallaşır; kâh kısık bir sesle, satır arası belirsizliği ile toplum, cinsiyet rollerini belirlemeye devam eder. Günlük hayat akışının her anında rastlanabilecek bu mağduriyete, belki de -en çok- edebi eserler aracılığıyla sebep olunması, pek ihtimal verilmeyen bir durumdur. Öyle ya, okuma eylemi, başlı başına yararlı olan ve iyi hissettirendir. Ancak, feminist edebiyat eleştirisi merceğini, edebiyatın satırları kadar, satır aralarına tuttuğumuzda, işkillenmemiz gereken eşitsiz bir tutumun varlığı ile sarsılırız. Kadın ve erkek kahramanlara, ataerkil telaşlarca, kısıtlı eylem haritaları ve belirli şablonlarla satır arası mahkûmiyeti yaşatılır. Oysaki başka bir görme biçimi mümkündür. Edebiyatın satır arası eşitsizliği, hasır altı edilecek bir kırıntı önemsizliğinde değildir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an Tilavetinde Temsili Okuma
Ülkemizde olduğu gibi, özellikle Arapça bilmeyenlerin, Kur’ân okurken içine düştükleri en önemli hatalardan biri de mana harflerini okurken yapılan vurgu yanlışlarıdır. Yerinde yapılan bir ses vurgusu anlama kuvvet kazandırdığı gibi yerinde yapılmayan bir vurgu anlamayı güçleştirebilir hatta manayı dahi bozabilir. Mana harfleri içinde mütalaa edilen Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının okunuşundaki ses vurgusu oldukça önemlidir. Zira Kur’ân’da mana itibariyle, birbirinden farklı “ما” lafızları yer almaktadır. Bunlar, Türkçedeki eşsesli kelimelere benzemektedir. Söz konusu lafızları, yerine göre, bazen vurgulu bazen de vurgusuz okumak gerekmektedir. Bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmeden Kur’ân okunursa, mana bozulabileceği gibi farklı bir anlam da ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı 29-30. Cüzler özelinde Kur’ân-ı Kerim’deki “ما” lafızlarının tespit edilip temsili okuma açısından değerlendirilmesidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlar, Kitaplar ve Filmler
Taşra, edebi okumalarımda hep ilgilendiğim mekanlardan biri olmuştur. Taşrada geçen çocukluğum, o dönemde belleğimde iz bırakan hadiseler, Türkiye’nin taşrasına ara sıra yaptığım yolculuklar, taşradaki siyasete ve sosyolojiye olan ilgim, bu durumun hasıl olmasında etkili olmuştur. Şöyle argümanlarım bile olmuştur: “Türkiye’yi anlamak, taşrayı anlamaktan geçer.” “Taşra, Türkiye’nin aynasıdır”.
Edebiyatta ve sinemada taşraya yönelen edebi türler ve filmler Türkiye’yi anlamam konusunda bana yol gösterici olmuştur. Türkiye nitekim metropolden ibaret değildir. Metropolde akan hayatın aksine zamanın yavaş aktığı taşra bize bazı gerçekleri, bireylerin dünyalarını ve yaşam gaileleri karşısındaki savaşımlarını, yaşama dair umutlarını, hayata tutunmalarını akseden bir coğrafyaydı. Metropolün periferisinde kalan taşra bazen gericiliğin, bağnazlığın bir mekânı, bazen de milliyetçi düşüncelerin bir parçasını teşkil eden yurdun bir zenginliği şeklinde algılanmıştır. Günümüze geldiğimizde ise küreselleşmenin etkisi altında kalan ve buna koşut olarak sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan dönüşen taşra, metropolün hengamesinden kaçanların, metropolde tutunamayanların sığındığı bir mekân olmakla birlikte, aynı zamanda sıkışmışlığı, arada kalmışlığı, kaçışı simgeleyen bir yer olmuştur.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Sivas İli Zara İlçesi Ağzı
Türkiye Türkçesinin önemli dil alanlarından biri ağızlardır. Ağızlar sayesinde Türkçenin hangi evrelerden geçtiği, tarihî seyri içinde neleri barındırdığı ve nelerin unutulmaya yüz tuttuğu görülebilir. Bu bakımdan ağızların çeşitli açılardan araştırması ve belgelenmesi oldukça önemli dil araştırmalarındandır. Bu çalışmada Sivas ili Zara ilçesi ağzı temel alınmıştır. Araştırma; “İnceleme”, “Metinler” ve “Sözlük” olmak üzere üç ana bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünde Zara ilçesinin coğrafi yapısı, tarihi ve Zara ağzı ile ilgili çeşitli bilgiler verilmiştir. “İnceleme” bölümünde bölge ağzının fonetik ve morfolojik yapısı ele alınarak, ilçe ağzının dil özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. “Metinler” bölümünde Zara ilçesine bağlı köylerden derlenen metinler çeviri yazıya aktarılmıştır. “Sözlük” bölümünde ise derleme metinlerinde geçen yöreye özgü kelimeler ile bazı ses değişikliklerine uğramış kelimelere ve bunların anlamlarına yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgular “Sonuç” kısmında değerlendirilmiştir. Daha önce Zara ağzını konu alan müstakil bir çalışma olmaması sebebiyle kaleme alınan bu eser ile bölge ağzının belgelenmesi amaçlanmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
Türk edebiyatında 2000’li yıllardan itibaren 1980 sonrası doğmuş yazarların içerik ve biçim arayışlarıyla yeni bir öykü anlayışı şekillenmeye başlamış ve dikkat çekici bir dönüşüm yaşanmıştır.
Dr. Muhammet Can, bu kitabında Milenyum Kuşağı öykülerinin tematik yapılarını ve teknik farklılıklarını ele alarak Türk öykücülüğünün bu yeni dönemini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kitap, bu dönemde öykü alanında öne çıkan yazarların eserlerini derinlemesine inceleyerek kuşağın genel eğilimlerini ortaya çıkarıyor ve böylece hem edebiyat araştırmacılarına hem de edebiyatseverlere önemli bir kaynak sunuyor.
Bu çalışma, günümüz Türk öykücülüğünü anlamak, Milenyum Kuşağının Türk öyküsüne katkılarını keşfetmek ve edebiyatın yeni yönelimlerini anlamlandırmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
Tedarik zinciri yönetimi sürecinde önemli bir yeri olan tedarikçi seçimi, işletmelerin aldığı stratejik ve çok kriterli kararlardan biridir. Tedarikçi seçimini doğru yapan işletmeler günümüz yoğun rekabet ortamında rakiplerinin bir adım önüne geçmektedir. Bu kitapta, tedarik zinciri yönetimi, tedarikçi seçimi, bulanık mantık ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemlerinden biri olan bulanık TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to an Ideal Solution) yöntemi hakkında teorik bilgiler verildikten sonra bulanık TOPSIS yöntemiyle tedarikçi seçimi uygulaması yapılmıştır. Uygulamada bir gıda imalathanesindeki karar vericilerle yapılan mülakatlar sonucunda elde edilen bilgilerden yararlanılarak bulanık TOPSIS yöntemi ile alternatif tedarikçiler değerlendirilmiş ve işletme için en uygun olan tedarikçi seçimi gerçekleştirilmiştir. Kitapta dilsel ifadelerin, sayısallaştırılma yoluyla karar verme noktasında değerlendirmeye katılabilmelerini sağlayarak işletmelere birçok açıdan avantaj sağlayan, bilimsel ve kolay uygulanabilir bir yöntem olan bulanık TOPSIS yöntemi ile tedarikçi seçimi için bulanık ortamlarda grup kararı alınabileceği gösterilmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Hukuk, Diplomasi ve Meşruiyet: Kıbrıs
Neredeyse bütün tarih boyunca hep çatışmalar, savaşlar ve göçlerle gündemde olan Kıbrıs adası bugün de aynı kaderi paylaşmaktadır. Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında da emperyal düşüncelerin kurbanı olan Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de Doğu Akdeniz’de sahip olduğu stratejik pozisyon nedeniyle küresel, kıtasal ve bölgesel güçlerin menfaat çatışmalarının odağında yer almış, ABD’den Çin’e, Rusya’dan İsrail’e, Avrupa Birliği’nden NATO’ya silahlı-silahsız pek çok gücün ilgi alanına girmiş ve bu durumu bugüne kadar da devam ettirmiştir. 1950’li yıllarda Kıbrıslı Rumların Yunanistan destekli başlattıkları EOKA terörü, ardından 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti de sorunlara çözüm olamamış ve 1974 yılında gerçekleştirilen Nikos Sampson Darbesi’nin ardından Türkiye garantör devlet olarak meşru haklarını kullanarak adaya müdahil olmuştur. Kıbrıslı Türkler 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’de de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ni kurarak adadaki meşruiyet ve mevcudiyet mücadelelerini taçlandırmışlardır. Ne acıdır ki 21. yüzyılda ve modern dünyanın gözleri önünde KKTC yok sayılmakta, spor, sanat, kültür, ticaret ve iletişim dahil hayatın her alanında ambargolarla cezalandırılmak istenmektedir. KKTC bütün olumsuzluklara rağmen fiili bir gerçektir ve bugün özellikle turizm ve eğitim adası olarak yoluna devam etmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Siber Ortam ve Suç
İnternet tabanlı teknolojilerin gelişimi ve yaygınlaşması alışkanlıklarımızda ve yaşam tarzlarımızda önemli değişimlere yol açmış; başta ticaret, eğitim ve eğlence olmak üzere pek çok alanında önemli fırsatlar yaratmıştır. Suçlular, organize suç örgütleri ve terörist örgütleri tarih boyunca teknolojik gelişmeleri istismar etme ve bunlardan suç fırsatları yaratma konusunda mahir olmuştur. İnsanların, bilişim sistemlerinin birbirine bağlı ağlar vasıtasıyla haberleşmesine ve etkileşmesine imkan sağlayan siber ortam da bu kuralın bir istinasını teşkil etmemektedir. Günümüzde siber ortamın yarattığı suç fırsatları, üzerinde derinlemesine incelemeler yapılması gereken önemli bir problem sahası haline gelmiştir. Siber ortam ve suç kitabı siber ortamın suçlular ve terör örgütlerince istismarını farklı disiplinlerden akademisyenlerin bakış açısı araştırmaktadır. Eserin birinci bölümünde siber ortam ile ilgili temel kavramlar ele alınırken, ikinci bölümünde siber ortamın istismarı farklı suç türleri üzerinden incelenmiştir. Son olarak siber ortamın bireylerin psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri ele alınmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SESSİZ ÖTEKİLER
Girişten
Özellikle on sekizinci yüzyılda hizmetçilerin oldukça yaygın bir biçimde orta sınıf aile yapısına dahil edilmelerine karşın, edebiyatta olsun, kurgu dışı eserlerde olsun onların gerçek seslerini duymamız neredeyse olanaksızdır. O yıllarda hizmetçilerin üst sınıfların huzurunda konuşması, hele de efendilerine karşılık verecek şekilde konuşması hiç hoş karşılanmazdı. Bu anlayışı yansıtan bir İngiliz atasözü bile mevcuttur: “Hizmetçi kızlar görülmeli, ama işitilmemelidir.”1 Görülmelidirler çünkü her an kendilerine herhangi bir iş buyurulabilir. İşitilmemelidirler çünkü efendinin “doğal” üstünlüğü karşısında gösterebilecekleri en iyi davranış, onlara sorgusuz sualsiz itaat etmektir. Her ne kadar on sekizinci yüzyıl romanlarında fazlasıyla konuşsalar da hizmetçilerin tarihsel kişilikler olarak karakterlerini, düşüncelerini, duygularını yansıtan kendilerine özgü bakış açılarını bugün ancak efendilerin yazdıkları mektup, anı ve günlüklerde onlara dair yaptıkları yorumlara bakarak çıkarsamaya çalışabiliriz.
KİTAP TANITIMI
Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
Dağıtım ağları işletmelerin ürün ve hizmetlerini müşterilere başarılı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak içinde bulunduğu sektörde rekabet avantajı elde etmesini sağlayan yapılar olarak kabul edilmektedir. Günümüzde işletmelerin dağıtım ağlarına önem vermelerinin en önemli nedeni küreselleşme sonucu ülkeler arasındaki sınırların silikleşmesi ve işletmelerin dağıtım sürecini daha verimli bir şekilde yürütmek için dış kaynak kullanma yoluna gitmeyi tercih etmesidir. İşletmeler, dağıtım ağlarında kendilerini olumsuz etkileyebilecek risklerin meydana gelme olasılığını azaltmak veya meydana gelse dahi etkisini en alt düzeye indirmek için risk yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Bu kitabın temel amacı dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi kavramını ana hatlarıyla açıklamak ve örnek uygulamalar üzerinden işletmelerin risk yönetimi sürecini nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de dağıtım ağı operasyonel risk yönetimiyle ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kitap demir-çelik sektörü üzerinden dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi sürecinin nasıl uygulanması gerektiğini göstermektedir.
₺300,00