KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yeni Medyanın Toplumsal Yansımaları
₺520,00 -

Yeni Reklam Yaratıcılığı
₺300,00 -

YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
₺275,00 -

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği
₺235,00 -

Yerel Yönetimlerde Mali Özerklik ve İstanbul İlçe Belediyelerinin 2014-2018 Yılları Gelir Bütçelerinin Mali Özerklik Yönünden Değerlendirilmesi
₺575,00 -

Yerel Yönetimlerde Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri
₺405,00 -

YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
₺210,00 -

Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
₺325,00 -

YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
₺235,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
₺585,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
₺455,00 -

YÖNETİCİ VE YÖNETİCİ ASİSTANI
₺275,00 -

Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
₺380,00 -

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
₺325,00 -

YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
₺275,00 -

YÖNETİM VE İNSAN İÇİN GÜÇLENDİRME
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanından Modernist Örnekler
Bu çalışmada, modernist roman estetiğinin Avrupa’daki çıkış serüveninden başlayarak Türk edebiyatına uzanan yolculuğu araştırılmıştır.
Modernist estetiğin çıkış koşulları ve bu koşulların ardından gelen “avangard” ve “Yeni Roman” gibi anlamlandırma / gruplandırma çabalarının mahiyeti, modernist estetiğin düşünsel ve estetik kaynaklarıyla birlikte değerlendirilmiştir.
Türk edebiyatında modernizmin izdüşümünün göründüğü ilk dönemlerde yaşanan siyasi ve sosyal olayların, modernist estetiğin yaygınlaşmasını nasıl etkilediği araştırılmış; Ferit Edgü, Hulki Aktunç, Vüs’at O. Bener ve Bilge Karasu’nun yapıtları üzerinden Türk romanındaki modernist dönüşüm ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Modernist estetiğin veçheleri, her bir roman üzerinden odağa alınarak bütüncül bir çerçeve içinde ele alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışmayla, hem kuramsal bir tartışma zemini sunulmuş hem de Türk romanının modernlikle kurduğu ilişkinin bir haritası çıkarılmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
History of Education
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.
Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yassıada’da Yargılanan Artvin Milletvekilleri
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk darbesi. Beraberin gelen hukuksuz yargılamalar. Netice; bir başbakan ve iki bakanın idamı, yüzlercesine hapis cezası. Uğranılan haksız ithamlar, onur kırıcı davranışlar. Mağdur olan aileler.
Bu kitapta, Demokrat Parti Artvin Milletvekilleri Mecit Bumin, Yaşar Gümüşel, Hilmi Çeltikçioğlu ve Eyüp Doğan’ın 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarına tanık olacaksınız. Ülkeleri ve memleketleri Artvin için neler yaptılar? Hangi suçlardan yargılandılar? Kendilerini ne şekilde savundular? Aileleri neler yaşadı? Hepsi ve daha fazla sorunun cevabını bu kitapta bulabilirsiniz.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sevgilinin Hayaliyle Mest Olduk
Şiirlerinde vahdet-i vücûd (varlıkta birlik) düşüncesini işleyen tasavvuf edebiyatının ünlü şairi İbnül-Fâriz, meşhur Hamriyye kasidesinde, maddi şarabın sıfat ve özellikleriyle ilahi aşk ve muhabbeti sembolize etmiştir. Kasidenin ilk beytinde, evren yaratılmadan önce sevgilinin anısına içtiği şarapla mest olduğunu söyleyen İbnül-Fâriz, şiir boyunca muhabbet şarabını farklı özellikleriyle açıklamıştır. Kasidenin bugüne kadar tespit edilmiş yirmi beş kadar tercüme ve şerhi vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle yapılan bu tercüme ve şerhlerin yaklaşık on beşi Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.
Elinizdeki kitap, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı Türkçesiyle yazılmış yeni bir tercümesini daha gün yüzüne çıkarmaktadır. 1937 yılında Tercümetü Kasideti İbnil-Fâriz (İbnül-Fârizin Hamriyye Tercümesi) adıyla kaleme alınan eserin içinde Mollâ Câmînin Hamriyye kasidesi üzerine yazdığı Farsça rubailer (dörtlük) ile İbnün-Nahvînin Hamriyye kasidesine yazdığı tahmislerin (beşleme) tercümesi de yer almaktadır. Üç tercümeyi bir arada sunan bu eser, Muhammet İnce tarafından bir incelemeyle birlikte Latin alfabesine aktarılarak okuyucusunun hizmetine sunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama Tesislerine Mekânsal Teoriler Açısından Bakış
Turizm, kavramsal olarak mekân ve ekonomik aktörlerin mekândaki dağılımı ile en çok ilişkili sektörlerden bir tanesidir. Konaklama tesisleri turizm arzının en önemli öğesi olarak turizmin mekân ile olan ilişkisinde en büyük role sahiptir. Ekonomik değer yaratan aktörlerin mekânsal dağılımı ise ekonomik coğrafya bilim dalının en çok ilgilendiği sorunsallardan biridir. Bu eser bu bağlamda konaklama tesislerine, ekonomik coğrafya teorilerinin bakış açısıyla göz atmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, mekân vurgusu ile konaklama tesislerinin yakın tarihte nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini anlatmaktadır. Aynı zamanda, ekonomik coğrafyada yerleşim teorilerinde çokça incelenen fiyat oluşumu konusunu, talep yönlü olarak konaklama tesisleri için tartışmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanında İstila Gotiği
1897 yılı, Kraliçe Viktorya’nın Elmas Jübilesi ile Britanya İmparatorluğu’nun yenilmezliğini kutladığı görkemli bir vitrin sunarken dönemin edebi bilinçaltı, telafi edilemez bir çöküşün dehşetini yansıtmaktaydı. 19. yüzyıl İngiliz romanı alanında hazırlanan bu kitap, fin de siècle döneminin en sarsıcı üç başyapıtını, Bram Stoker’ın Drakula, Richard Marsh’ın Böcek ve H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanlarını, yenilikçi bir kuramsal çerçeve olan İstila Gotiği merceğinden tahlil ediyor. Doğu’nun karanlık şatolarından, mistik dehlizlerinden ve uzayın derinliklerinden gelerek imparatorluğun merkezine sızan ve hatta onu yok etmeye çalışan bu Ötekiler, aslında Britanya’nın kendi sömürgeci günahlarının, bastırılmış cinsel anarşisinin ve ters sömürgeleştirme korkularının bedenlenmiş halleridir. Viktorya döneminin son zamanlarını konu alan bu kitap, imparatorluğun kendi yarattığı canavarlarla yüzleşmesini İstila Gotiğinin dünü, bugünü ve yarını şeklinde ele alarak okurun dikkatine sunuyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
Bu kitapta ana akım iktisadın çalışma kavramını emek birimi üzerinden otomatik denge mekanizmalarıyla ele alan mekanik anlayışının tersine; emek kavramı ve onun verimliliği sosyal bağlam içerisinde ele alınarak incelenmiştir. Emeğin ve dolayısıyla da insanın ekonomik eylemlerinin sosyal bağlam içerisinde ele alınması, çalışma kavramının da içtimai bir kurumsal olarak ele alınması gerekliliğini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kavramına yüklenen sosyal bağlam iktisadi farkındalığı yüksek sosyolojik bir boyutta ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Pazarlamada Dönüşüm
Pazarlama artık eskisi gibi değil. Pazarlamayı gelecekte ne bekliyor? Pazarlamada Dönüşüm adlı kitabımızda Dijital Dönüşüm ve Bilgi Çağı’nın pazarlama bilimi ve uygulamalarına ilişkin konularda ciddi değişiklikler ortaya çıkaracağından hareketle dijital müşterilerin tutum ve beklentileri, müşteri verisi ve analitiği, müşterideki değişim, pazarlama teknolojilerindeki ilerlemeler, dağıtım ve iletişim kanallarındaki yeni eğilimler, yeni medya ve pazarlamada insan faktörü gibi konulara değinilmektedir. Pazarlamada Dönüşüm kitabı, içerik ve konu kapsamıyla pazarlama profesyonelleri ve akademisyenleri kadar müşteriye değer oluşturma sürecine katkıda bulunan diğer tüm uzmanlık alanlarında yer alan okurlara hitap ediyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
MALİYET MUHASEBESİNDE DEĞİŞİM VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Maliyet muhasebesi, işletmeler tarafından arz edilen ürün ve hizmet maliyetlerinin belirlenmesinde kullanılan bir bilgi sistemidir. Son yıllarda maliyet muhasebesi sisteminde meydana gelen değişimi, güncel yaklaşımlar bağlamında değerlendiren bu kitap, okurlarına değişimi nedenleri ile birlikte açıklamayı hedeflemektedir. Hedef maliyetleme, faaliyete dayalı maliyetleme, yaşam boyu maliyetleme, değer mühendisliği gibi güncel yaklaşımlar, maliyet muhasebesini daha etkin bir bilgi sistemi haline getirmektedir. Rekabet gücünün önemli bir etkeni olarak maliyet verisinin doğruluğu işletmenin yönetsel kararlarını etkilemekte ve geleceğini şekillendirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
Yüzyıllardır süregelen kadın sorunsalı ve buna bağlı olarak toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili çalışmalar, Türkçe literatürde de oldukça hız kazanmış, yapılan çalışmaların sayısı zaman içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Kadın ve yemek ilişkisine farklı açılardan ve değişik teorik arka planlardan yaklaşan; roman, şiir, öykü ve drama gibi edebiyatın muhtelif alanlarında yer edinmiş kıymetli eserleri, merkeze kadını ve yemeği alarak inceleyen çalışmalardan oluşan Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler isimli bu kitabın Türkçe literatüre önemli bir katkı sunacağı düşüncesindeyiz. Kadının mutfak ve yemekle eşleştirilmesi sonucu kadına ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerini incelemesinin yanı sıra bu rollerin alaşağı edilmesiyle çıkarılabilecek sonuçların altını çizen bu kitap, Türkçe literatürde yer alan ilk derleme eser niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Beceri Eğitiminin Gençlerin Sosyal Beceri Seviyelerine Etkisi
Uyum güçlüğü her bireyin yaşamının bir bölümünde karşılaştığı sorunlardan birisidir. Genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde okul ve sosyal çevrede yaşanılan uyum sorunları ileriki yıllarda birçok olumsuzluğa neden olabilmektedir. Bu çalışmada da bireyin sosyalleşmesinde önemli bir yeri olan ve gençlik çağındaki kişilerin karşılaştıkları en büyük sorunlardan birisi olan askerlik ortamına uyum sorunları detaylı olarak ele alınmıştır.
Bu çerçevede sosyal öğrenme ve akılcı-duygusal davranışçı yaklaşım esas alınarak bir sosyal beceri eğitim programı geliştirilmiş ve 8 haftalık deneysel bir çalışma yapılmıştır. Sosyal beceri programı; askerlik ortamına uyum, iletişim kurma, başkalarını anlama, güven ortamı oluşturma, akılcı olmayan inanışlardan kurtulma, girişkenlik ve sorumluluk alma gibi eğitimlerden oluşmaktadır. Bu eğitimler sonunda katılımcıların uyum sorunlarında belirgin bir azalma olurken sosyal beceri seviyelerinde de yükselme gerçekleşmiştir. Bu sonuçlarına göre de gelecek çalışmalara yönelik olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
Bu çalışmanın amacı, Marshall tipi endüstriyel bölge modelini, dışsal ölçek ekonomileri ve işbirliği özellikleri açısından araştırmaktır. Söz konusu bağlantıları ortaya koymak ve karşılaştırmalı olarak inceleyebilmek amacıyla araştırma, İstanbul, İzmir ve Konyada ayakkabı üreten işletmelerin yoğunlaştığı, farklı özelliklere sahip beş endüstriyel bölgede gerçekleştirilen bir saha çalışması üzerine bina edilmiştir. Çalışmada, hem Türkiye ayakkabı endüstrisi irdelenmiş hem de ele alınan endüstriyel bölgelerin yapısal özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği Gedikpaşa, Merter, Aymakop, Aykusan ve Aykent endüstriyel bölgelerinin, Marshall tipi endüstriyel bölge literatüründe belirtilen özelliklere ne ölçüde sahip oldukları tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Sözcük Türetimi
Türkçede yeni sözcükler nasıl türetilir? Dil hangi yollarla üretkenlik kazanır?
Bu kitap, sözcük türetimini yalnızca yapım ekleriyle değil, aynı zamanda birleşik yapılar, kalıplaşmalar ve sözlükleşme süreçleriyle birlikte ele alan çok boyutlu bir yaklaşımla incelemektedir. Anlamın, biçimin ve kullanımın iç içe geçtiği bu süreçte, sözcükler yalnızca biçimsel değil; kavramsal, kültürel ve işlevsel değerleriyle de değerlendirilmektedir. Kitap, türetme yollarını sınıflandırmanın ötesine geçerek bu yolların anlam kurma süreçleriyle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
Doğunun gizemli topraklarında, Murat Nehri’nin serin sularıyla hayat bulan Muş’un Bulanık ilçesi, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Antik çağlardan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan tarihsellikte bu topraklar, sayısız medeniyetin izlerini barındırıyor. Kervan yollarının kesişiminde, İslam öncesi ve sonrasının mimarisine, halk efsanelerinden geleneksel el sanatlarına kadar uzanan derin bir kültürel mirasa sahip olan Bulanık, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi gibidir. Bu kitap, Bulanık’ın taşlarına kazınmış hikâyeleri, halkının dillendirdiği türküleri, yazılı edebiyatına ve zamana direnen diğer kültürel ve inanç yapılarını gün yüzüne çıkarıyor. Geçmişin izini sürmek isteyenler için bir kılavuz niteliğinde olan bu eser, Bulanık’ın büyüleyici atmosferini mikro tarih ve kültür bakışı ile sayfalarına taşıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
Stres, toplum içerisindeki tüm bireylerin yaşadığı ve kelime olarak sıkça kullandıkları psikolojik bir durumdur ve bireyin kendisi, çevresi ve çalışma alanındaki olaylar karşısında ortaya koyduğu tutum ve davranışlarına yön veren olgular olarak değerlendirmek mümkündür. Stres birey üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği gibi olumlu etkiler de oluşturan bir olgudur. Bu nedenle yaşamın bir vazgeçilmesi olarak kabul edilen stresin optimum bir düzeyde olması, bireyi fiziksel ve duygusal olarak motive edecek ve hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.
Stres yönetiminin en önemli koşul bireyin çevresini kontrol edebilmesidir. Bu kontrolde temel amaç; stres nedenlerini ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak, stresin etkilerini ortadan kaldırmak ve bireyleri karşı karşıya kaldıkları stres faktörlerine karşı daha güçlü kılarak, dirençlerini artırmaktır. Böylece tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamayan stres, birey üzerinde verimlilik, enerji ve atikliğe doğru olumlu bir güç oluşturmaktır. Diğer bir ifadeyle amaç, stresi tamamen ortadan kaldırmak değil, optimum bir düzeyde tutmaktır.
Bu çalışmada stres ve stres belirtilerinin neler olduğu ve stresin yönetilebilmesi için bireysel, örgütsel ve çevresel açıdan ne tür tutum, davranış ve aktivitelerin yapılması gerektiği hakkında yol gösterici bilgiler sunmaktadır. Ayrıca günümüzün en önemli sıkıntıları arasında yer alan gelir yetersizliği veya tasarruf yapamamanın bireyler üzerinde oluşturduğu finansal stres konusu hakkında da bilgi verilmiş ve akademisyenlerin finansal stres düzeyleri hakkında ampirik bir çalışma yapılarak ve sonuçları değerlendirilmiştir.
Stresle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen okurlar ve birçok farklı alandan akademisyenin ilgisini çekerek literatüre önemli bir katkı sağla
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Yaratıcı Drama Yöntemi İle Anlatımı
Kalıp sözler, bir dilin günlük iletişiminde sıkça kullanılan kalıplaşmış dil birimlerindendir. Yabancı dil öğretiminde önemli bir yere sahiptir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kalıp söz öğretimi öğrencilerin dil becerilerini geliştirmelerine ve daha akıcı bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur. Yaratıcı drama yöntemi, yabancı dil öğretiminde kullanılan etkili yöntemlerdendir. Öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek için oyun, role-play (rol yapma), sahneleme ve etkileşimli aktiviteler gibi dramatik unsurları içerir. Sınıf ortamında kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemi ile öğretilmesi, öğrencilere dili gerçek hayat durumlarına benzer bağlamlarda kullanma fırsatı sunar ve öğrenmeyi daha keyifli ve etkili hale getirir. Bu kitapta günlük hayatta yabancı öğrencilerin iletişimde çok fazla karşılaşacağı kalıp sözler belirlenmiş, kullanım yerlerine göre gruplandırılmış ve anlamları verilmiştir. Daha sonra kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle nasıl öğretilebileceği gösterilmiş, bununla ilgili deneysel çalışma ve sonuçlarına yer verilmiştir. Bu kitap, kalıp sözlerin yaratıcı drama yöntemiyle anlatılmasını sağladığından Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlere ve öğreticilere yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SUNZI BINGFANIN İNGİLİZCE VE TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
Çin askerî düşünce külliyatı arasında kuşkusuz en çok bilinen eser, Wujing Qishu (Yedi Askerî Klasik) arasında yer alan ve başlığı genellikle Sunzinın Savaş Sanatı şeklinde çevrilen Sunzi Bingfa yani Sun Ustanın Askerlik Kurallarıdır. Çin geleneğine göre MÖ 6. yüzyılda yaşadığı söylenen Sunzinın (Wade-Giles yönteminde Sun-tzu ya da Sun-tz?, Pinyin yönteminde Sunzi ya da bazı çalışmalarda Sun Zi) gerçek adı Sun Wudur. Sunziya atfedilen Sunzi Bingfa, Çin tarihi boyunca devlet adamları ve askerler tarafından büyük ilgi görmüş, üzerine pek çok yorum yapılmıştır. Günümüzde de bu eser, Dünya çapında büyük ilgi görmeye devam etmekte, siyaset ve askerlik dışında iş dünyası gibi farklı alanlarda da okunmaktadır.
Sunzi Bingfa, Batı dünyasında 18. yüzyılda tanınmaya başlamış, İngilizceye ve Türkçeye çevirilerinin yapılmasına ise 20. yüzyılda başlanmıştır. Orijinal metni günümüze ulaşmayan bu eserin, çeşitli tarihî dönemlerden kalan birkaç nüshası bulunmaktadır; gerek bu nüshalardaki farklar, gerek de Çince kelimelerin tarih içerisinde geçirdiği bazı anlam değişiklikleri, Sunzi Bingfanın İngilizcede ve Türkçede farklı şekillerde tercümelerinin yapılmasına yol açmıştır. Eserin İngilizce çevirileri arasında, onun dil özellikleri üzerine yoğunlaşan çalışmalar olduğu gibi, onun askerî özelliklerine daha ağırlık veren çalışmalar da vardır. Bu çevirileri yapan kişilere bakıldığı zaman, aralarında Sinologların ve tarihçilerin yanı sıra, bu alanlardan olmayan kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Sunzi Bingfanın İngilizce tercümeleri arasında farklar olmasının bir sebebi de budur. Bu eserin Türkçe çevirilerine bakıldığında ise, daha büyük sorunlar olduğuna tanık olunmaktadır. Sözü geçen tercümelerin çoğu, doğrudan Çinceden değil, eserin çeşitli İngilizce çevirileri üzerinden yapılmıştır. Bu çevirileri yapan kişilerin de Sinolog ya da tarihçi olmadıkları, bazı yerlerde oldukça yanlış çeviriler yaptıkları görülmektedir. Ancak bu durum, 2014te ve 2016da Türk Sinologlar tarafından yapılan iki yeni çeviriyle birlikte değişmiş ve ilk kez Çinceden Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Çeşitli sebeplerden ötürü bu eserin farklı çevirilerinin olması, okuyucular arasında karışıklığa, bazı yanlış anlamalara ve yanlış yorumlamalara yol açmaktadır. Bundan dolayı, Sunzi Bingfanın İngilizcedeki en iyi birkaç çevirisini seçip, bunları cümle cümle Türkçeye çevirmeye ve her cümlede eserin diğer İngilizce ve Türkçe tercümeleriyle karşılaştırmalar yapmaya karar verdik. İngilizcedeki en iyi çeviriler olarak Lionel Gilesın, Samuel B. Griffithin, Lin Wusununve Victor H. Mairin tercümelerini Türkçeye çevirdik. Bunları Türkçeye çevirirken de dipnotlarda Thomas Cleary, Juh-hua Huang, Roger Ames, Ralph D. Sawyer, Mert Bayat, Naim Oğuz, Sibel Özbudun-Zeynep Ataman, Şule Kılıçarslan, Adil Demir, Utku Umut Bulsun-Pınar Erbayık ve Tuğçe Ayteş tarafından yapılmış olan tercümeleri hem kendi çevirdiğimiz metinlerle hem de birbirleriyle karşılaştırdık. Bunu yaparken, bu çevirilerin farklarını ve benzerliklerini belirttik, yanlışlarını da gösterdik. Pulat Otkan-Giray Fidan ve Bülent Okay tarafından yapılan çevirileri de, Türkçede doğrudan Çinceden yapılmış ilk tercümeler oldukları için, kitabımızın metnine cümle cümle aktardık. On üç bölümden oluşan Sunzi Bingfanın bölüm başlıklarını Gilesın, Griffithin, Linin, Mairin, Otkan-Fidanın ve Okayın yaptıkları çevirilerin tamamını aktararak verdik. Cümle numaralandırılması ile sıralanmasında ise, Gilesın yapmış olduğu numaralandırmaya ve sıralamaya sadık kaldık; her cümlede Gilesı çevirdikten sonra, diğer çevirileri onun altında verdik.
₺560,00