KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
-

Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
₺950,00 -

Hakas Türkçesinde Geçmiş Zaman Kategorisi
₺430,00 -

Düzceli Âlimler
₺1.500,00 -

Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
₺480,00 -

Oscar Wilde
₺550,00 -

40 Soruda Lübnan
₺200,00 -

Personality-Based Route Recommendation In Yachting
₺250,00 -

Sinema ve Erkeklik
-

Sinema ve Erkeklik
₺260,00 -

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Türk Romanından Modernist Örnekler
₺320,00 -

Sarah Kane’s Anti-Oedipal Theatre
₺250,00 -

Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺250,00 -

İngilizce Öğreniminde ve Çeviride Anlamsal ve Sözdizimsel Sorunları Çözümleme Alıştırma Kitabı
₺220,00 -

İngiliz Romanında İstila Gotiği
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Şehir Coğrafyası
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşmeye Sosyal Bakış
Dördüncü sanayi devrimini diğer devrimlerden ayıran en önemli özelliği, tüm toplumun dijital ortamlara doğrudan dahil olmasıdır. Daha önceki dönemlerde bireyler pasif iken artık bu dönem de hem üreten hem de tüketen durumundadır. Dijitalleşme, iletişim olanaklarını tüm dünyaya yaymasıyla birlikte toplumsal yaşamları da derinden etkilemiştir. Dijitalleşme bir nevi küreselleşmedir. Dijitalize olmuş küreselleşme içinde, ekonomi, klasik bağlamından kopmuş küresel haline gelmiştir. Ürünlerin satışı, üretimi ve pazarlanması yeni akışkanlıklar içinde farklılaşmıştır. Dijitalleşmenin önemli sonuçlarından birisi de sosyal iletişim ağlarının internet üzerinden sağlanmasıdır. Sadece sosyal medya bile gerek bireysel gerekse toplumsal ilişkiler üzerinde başlı başına bir sarsıntıya neden olmuş; sanal kimlikler, e- ticaret, farklı pazarlama teknikleri, reklamlar, yeni toplumsal politik hareketler bu ağlar üzerinden sağlanmıştır. Sosyal medyanın iletişim üzerindeki etkileri tüm alanlar üzerinde hissedilmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
Ülkelerin dış ticarette rekabet gücünü etkileyen çeşitli unsurların yanı sıra iş yapma kolaylığını temsilen ekonomik özgürlükler de önemli bir değişken olarak görülmektedir. Teorik çalışmalar ışığında ekonomik özgürlüğün yüksek olduğu ülkelerin uluslararası ticarette daha rekabetçi olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik tartışmalar açıklanmış ve ampirik olarak geçerliliği test edilmiştir. Bu amaçla İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bünyesindeki ülkelerin 1995-2015 dönemine ait ekonomik verileri kullanılmıştır. OECD’yi oluşturan ülkelerin farklı ekonomik özgürlük ve gelişmişlik seviyesine sahip olmasından kaynaklı OECD ülkeleri yüksek ve düşük puanlı ülke grupları adı altında iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışmada Heritage Vakfının hazırladığı Ekonomik Özgürlükler Endeksi ile WDI, OECDSTAT ve UNCTAD’ın yayınladığı Cari Denge/GSYİH, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH ve ülkeye giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar/GSYİH verileri arasında ikinci kuşak panel birim kök ve eşbütünleşme testleri uygulanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
Bilindiği üzere suçlu ve mağdur, suç olgusunun temel unsurlarındandır. Suç soruşturmasında mağdura verilen önem, eskiye kıyasla artmıştır. Buradan hareketle adli gerçeğe başarılı bir şekilde ulaşmada, ceza adalet sistemi paydaşlarının mağdur psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmaları önem teşkil etmektedir. Suç mağduriyetini anlama ve mağdura sunulacak olan doğru yaklaşım, yalnızca mağdurun mevcut travmasını hafifletmeye değil, ikincil mağduriyetlerin oluşmasını önlemeye de destek sağlayabilir. Dolayısıyla kolluk profesyonellerinin sıklıkla karşılaşabileceği konular özelinde, alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınmış bu eser, her ne kadar kolluğun faydalanabilmesi amacıyla hazırlanmış olsa da ceza adalet sisteminde görev alan tüm uzmanlar için rehber niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 uygulama kitabı, bir eğitmen eşliği olmadan dikte çalışması yapabilmek için bir alternatif sunmaktadır. Kitabın içindeki QR kod aracılığıyla, kitapta bulunan diktelerin kayıtlarının yer aldığı web sitesine erişim sağlanmaktadır. Diktelerdeki ölçü sayısına göre hazırlanmış portelerin bulunduğu uygulama kitabında, bazı diktelerin içinde referans sesler yer almaktadır. Böylece dikteyi yazarken seslerden emin olunamaması durumunda, çalışmayı yapan öğrenciye bir dayanak noktası sağlanmış olur. Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte 1 kitabında, uygulama kitabında bulunan diktelerin tam yazılmış hali bulunmaktadır. Bu dikteleri cevap anahtarı olarak kullanıp, yapılan çalışmanın verimliliğini değerlendirmek mümkün olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
FASÎH AHMED DEDE DÎVÂNI BAĞLAMLI DİZİN VE İŞLEVSEL SÖZLÜĞÜ
Fasih Ahmed 17. Yüzyıl Osmanlı sahasında yetişmiş, kendi döneminde ve kendisinden sonraki yüzyıllarda yaşamış pek çok şairi etkilemiş usta bir sanatçıdır. Klasik Türk edebiyatında çeşitli alanlarda oluşturduğu eserleriyle ön plana çıkmış ve şairliğinin yanı sıra sanatın birden çok türünde eserler vermiştir.
Eser sayısı ile dikkat çeken Fasih Ahmed aynı zamanda oldukça hacimli mürettep bir divana da sahiptir. Çalışmamıza konu olan eseri de bu divanıdır. Divandaki manzumeler TEBDİZ sistemine girilerek kelime veya kelime guruplarının bağlamsal anlamları ile birlikte işlevsel dizini ortaya çıkarılmıştır.
TEBDİZ projesi ile araştırmacılara klasik Türk edebiyatı metinlerinin söz varlığının ortaya konması, bu metinlerin tanınması, anlaşılması ve karşılaştırılması gibi birçok hususta imkân sunma amacı güdülmektedir.
Fasîh Ahmed Dede Dîvânı Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü adıyla çalışılan söz konusu eser yapılan araştırmalar neticesinde oldukça hacimli bir örnek teşkil etmiştir. Kitaba konu olan bu eserin tamamını kitap hacminde yayınlamak oldukça zor olacağından her harfle ilgili sınırlı sayıda örnekler verilerek, eser baskıya hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
Albert Camus’nün yazınsal, sanatsal, düşünsel, siyasal yaşamı ‘özgürlükler çağı’ olarak başlayıp ‘korku çağı’ olarak sonlanan yirminci yüzyıla odaklanır. Camus’nün yapıtı yüzyılın iki büyük dünya savaşının yarattığı derin zihinsel bunalımların etkisiyle biçimlenir. Camus’nün dünyası savaşların yol açtığı ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı etkileyen karışıklıkların, yine savaşın sonrasında ortaya çıkan faşizm ve komünizm gibi tartışmalı büyük ideolojik akımların gölgesinde şekillenir. Bu akımların ortaya koyduğu sonuçlar, aslında sömürgecilik sonrası Avrupa’nın kendi kabuğuna çekilmesinin oluşturduğu düşünce ikliminin de sonuçlarıdır ve insan idealinin uğradığı yıkımları gösterir.
Yazarın yirminci yüzyılı kısaca tanımlamak adına yapmış olduğu ‘korku çağı’ adlandırması onun çağa ve insana tanıklığının en özlü anlatımıdır. Aynı çerçeveden alarak, insanlık ülküsü ve tasarısının tıpkı uygarlık gibi hiçbir zaman tamamlanmayacağını, üstelik devamlı olarak derin bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Camus, bir çıkış yolu bulmak adına her durumda insana yönelir. Her fırsatta insana duyduğu derin bağlılıktan ve saygıdan söz eder. Yazgısı gereği mutsuzluğa ve ölüme mahkum olan insanın yaşamına bazı yeni değerler ve ilkeler üzerinden anlamlar bulmaya çalışır. ‘Hayatın anlamının olup olmadığı felsefenin birinci sorunudur’ ile başlayıp çıkış yolu adına önerdiği ‘başkaldırıda dayanışma’ ilkesini, insanın trajik yazgısını aşmada en kısa yol olarak görür. Bu bağlamda Camus siyasal başta olmak üzere tüm karışıklıklarda kurtarılması gereken biricik öznenin insan olduğunun altını büyük bir kararlılık ve tutarlılıkla çizer.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
Bu eser, lisans ve lisansüstü düzeyde çok sayıda öğrenci yetiştiren, ailesine, öğrencilerine ve topluma değerli katkılar sunan Prof. Dr. Hamza AKENGİN’in bilimsel ve akademik hayatını kronolojik bir çerçevede özlü bir şekilde anlatmak ve tecrübelerini miras olarak bıraktığı kuşaklara mütevazı bir kayıt düşmek amacıyla hazırlanmıştır. Beşeri coğrafyanın özgün konu ve yaklaşımlarını yansıtan bu kitap; “Prof. Dr. Hamza AKENGİN’in Akademik Biyografisi” ve “Beşeri Coğrafya Araştırmaları” olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; hocamızın akademik katkılarının yanı sıra değerli ailesinin, çeşitli üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin ve lisans/lisansüstü öğrencilerin hocamıza yönelik duygu ve temennilerini içermektedir. İkinci bölüm; farklı üniversite ve kurumlardan bilim insanlarının katkılarıyla hazırlanan ve hocamızın çalışma alanlarını paylaşan 17 akademik çalışmadan oluşmaktadır. AKENGİN hocamızın çalışma prensibi, akademik duruşu, hayat tecrübesi, mütevazı kişiliği ve insanlara olan yaklaşımı her zaman bizlere örnek olmuştur. Bu vesile ile Prof. Dr. Hamza AKENGİN hocamıza ailesiyle birlikte huzurlu ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.
₺900,00
KİTAP TANITIMI
ANTON TCHEKHOV AND OTHER ESSAIS
From times immemorial, literature has accumulated a large and varied store of all kinds of general ideas and conceptions, material and metaphysical, to which the masters have recourse the moment the over-exacting and over-restless human voice begins to be heard. This is exactly the point. Tchekhov himself, a writer and an educated man, refused in advance every possible consolation, material or metaphysical. Not even in Tolstoi, who set no great store by philosophical systems, will you find such keenly expressed disgust for every kind of conceptions and ideas as in Tchekhov. He is well aware that conceptions ought to be esteemed and respected, and he reckons his inability to bend the knee before that which educated people consider holy as a defect against which he must struggle with all his strength. And he does struggle with all his strength against this defect. But not only is the struggle unavailing; the longer Tchekhov lives, the weaker grows the power of lofty words over him, in spite of his own reason and his conscious will. Finally, he frees himself entirely from ideas of every kind, and loses even the notion of connection between the happenings of life. Herein lies the most important and original characteristic of his creation. Anticipating a little, I would here point to his comedy, The Sea-Gull, where, in defiance of all literary principles, the basis of action appears to be not the logical development of passions, or the inevitable connection between cause and effect, but naked accident, ostentatiously nude. As one reads the play, it seems at times that one has before one a copy of a newspaper with an endless series of news paragraphs, heaped upon one another, without order and without previous plan. Sovereign accident reigns everywhere and in everything, this time boldly throwing the gauntlet to all conceptions. In this, I repeat, is Tchekhov’s greatest originality, and this, strangely enough, is the source of his most bitter experiences. He did not want to be original; he made super-human efforts to be like everybody else: but there is no escaping one’s destiny. How many men, above all among writers, wear their fingers to the bone in the effort to be unlike others, and yet they cannot shake themselves free of clichéyet Tchekhov was original against his will! Evidently originality does not depend upon the readiness to proclaim revolutionary opinions at all costs. The newest and boldest idea may and often does appear tedious and vulgar. In order to become original, instead of inventing an idea, one must achieve a difficult and painful labour; and, since men avoid labour and suffering, the really new is for the most part born in man against his will.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilirlik Bağlamında Bütünleşik Pazarlama İletişimi
Bilinirliği her geçen gün artan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, insan yaşamının devamlılığını esas almaktadır. Bu çerçevede doğal kaynakların korunmasına yönelik girişimler, sorumluluk bilincinin yerleşmesi, toplumların ve onu oluşturan bireylerin sosyal ve ekonomik refah seviyesine ulaşması kalkınma hedeflerinin temel felsefesini oluşturmaktadır.
Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Kalkınma kavramlarının günümüz ve gelecek açısından önemini Bütünleşik Pazarlama İletişimi bağlamında akademik bakış açısı ile değerlendirmek bu kitabın temel motivasyonunu oluşturmaktadır.
Alanında uzman akademisyenlerin emek yoğun çalışmaları neticesinde ortaya çıkan çalışmada, Bütünleşik Pazarlama İletişimi araçları olarak bilinen Halkla İlişkiler, Reklam, Satış Tutundurma, Kişisel Satış ve Doğrudan Pazarlama unsurlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirildiği 8 bölüm bulunmaktadır.
Bu kitabın, yapılacak akademik çalışmalara öncülük etmesi, insan ve dünya varlığının devamlılığı için önemli olan bu kavramlara yönelik farkındalık oluşturması dileğiyle.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
Beşerî ve sosyal bilimler pandemi süresince ve sonrasında yaşam biçimimizi yeniden tasarlamamızda ve düzenlememizde kritik öneme sahiptir. Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm başlıklı kitabımızda gelecek yıllarda beşeri ve sosyal bilimlerde eğitim ve araştırmalara yön verecek, farklı yönleriyle arkeoloji, tarih, edebiyat, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve sanat alanlarında öncü ve disiplinlerarası araştırmalara yer verilmiştir.
Humanities and social sciences have vital importance in redesigning our life styles both during and after the pandemy. Our book entitled, Pandemic Diseases and Social Transformation from the Perspective of Social Sciences, features chapters in the disciplines of archeology, history, literature, philosophy, sociology, psychology and arts which will shape the research in social sciences education.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
Bir Ara Nesil Hikâyecisi, Abdullah Zühdü Hayatı-Eserleri-Hikâyeciliği başlıklı çalışmamız “Ön Söz”, “Giriş”, “Sonuç”, “Kaynakça”, “Ekler” dışında dört bölümden oluşmaktadır. “Giriş”te hem yaşadığı dönem hem de bizden önce Abdullah Zühdü ile ilgili yapılmış çalışmalar, ana hatlarıyla değerlendirildi. Şimdiye kadar Abdullah Zühdü hakkında ayrıntılı bir biyografik çalışmanın yapılmamasından dolayı “Birinci Bölüm” yazarın hayatı ve eserlerine ayrıldı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Beyazıd Devlet Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Millet Kütüphanesi, Millî Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, İstanbul İl Nüfus Müdürlüğü ve Galatasaray Lisesi Arşivi’nden yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilen bilgiler ve belgeler ışığında yazarın biyografisi oluşturuldu.
“İkinci Bölüm”de otuz yıldan fazla bir süre gazetecilik yapmış olmasından ve Yeni Gazete gazetesiyle Türk basın tarihinde önemli bir yer edinmesinden dolayı Abdullah Zühdü’nün gazeteciliğine yer verildi.
Çok okunan, ilgi gören polisiye, aşk romanlarını yazan Zühdü, Türk romancılığında romancı kimliğiyle de karşımıza çıkar. Bu yüzden “Üçüncü Bölüm”de yazarın birkaç romanı, ele alınarak romancılığı anlatılmaya çalışıldı.
“Dördüncü Bölüm”de ise Zühdü’nün çalışmamızın esas konusunu oluşturan hikâyeleri incelendi. Zühdü’nün yazın hayatına ilk defa hikâye türüyle başlamış olmasından dolayı bu çalışmamızda hikâyeciliği, metodolojik olarak incelendi. Eserlerinin ve çalışma alanlarının fazla olmasından dolayı romancılığını ve gazeteciliğini müstakil çalışmalar olarak daha sonra yayımlamayı uygun gördük.
Elde edilen orijinal belge ve bulgular, “Sonuç Bölümü”nde sunuldu. Ayrıca Zühdü’nün hikâyelerinden birkaç örnek sunularak hikâyelerindeki yapı ve üslup gösterilmeye çalışıldı.
“Ekler Bölümü”nde ise Zühdü hakkında kütüphanelerde ve Osmanlı Devlet Arşivi’nde elde edilen belgeler verildi.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK AJANDASI
Havacılık Endüstrisini “örgütsel davranış” penceresinden ele alan Havacılık Ajandası; uçaklar, havayolu kültürleri, pilotlar ve havacılık tarihine damgasını vuran kazalara ilişkin dört önemli maddeden oluşuyor. Ajandanın ilk maddesinde günümüzden bugüne uçakların gelişimine değinilerek havacılık tarihine ilişkin büyük resim sunulmuştur. Ajandanın ikinci maddesinde ulus kültürü ve örgüt kültürü arasındaki etkileşime değinerek, hata yönetimi ve havacılık kültürleri anlatılmıştır. Üçüncü madde iyi bir pilotta olması gereken özellikleri; kişilik, zekâ, psikomotor beceriler, ekip kaynak yönetimi becerileri ve uçuş motivasyonu açısından sınıflandırarak ideal bir pilot profilinin detaylarını anlatır. Dördüncü madde Tenerife ve Portland Oregon kazalarının iç yüzünü anlatarak, kaza incelemeleri sonucu farkındalıkla temelleri atılan ekip kaynak yönetimine vurgu yapar.
₺0,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Marka Konumlandırma ve Algılama
Önsözden
Çalıs?mada marka konumlandırma kavramı ve marka konumlandırmanın ilis?kili oldug?u kavramlar olan marka kimlig?i ve marka imajı kavramlarının ne oldug?u detaylı bir s?ekilde irdelenmektedir. Bu kavramların yanı sıra konumlandırma kararı üzerinde etkili olan faktörler ve dog?ru hedef kitle saptanması sonucunda uygulanabilecek konumlandırma stratejilerinin neler oldug?u konuları detaylı olarak ele alınmaktadır.
Tüketicilerin zihinlerinde markaya ilis?kin uygun bir yer edinme anlamına gelen konumlandırmanın özellikle tanımında da vurgulandıg?ı gibi ürüne ne yapıldıg?ı ile ilgili olmayıp, tüketicinin zihnine ne yapıldıg?ı ile ilis?kili bir kavram olması konumlandırma fikrinin özünü olus?turmaktadır. Markanın öz deg?erini tüketicilere iletme ve onlarda olumlu bir imaj yaratarak zihinlerinde bir konuma yerles?me çabasının tüketicilerin algılama süreçleri ile dog?rudan ilis?kili olması nedeniyle çalıs?mada algılama süreci detaylı olarak incelenerek, algılama ile ilis?kili olan ög?renme kavramı da özellikle tüketicilerin bilgi is?leme süreçleri bag?lamında ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
ARISTOTLE AND ANCIENT EDUCATIONAL IDEALS
In undertaking to treat of Aristotle as the expounder of ancient educational ideas, I might, with Kapp’s Aristoteles’ Staatspaedagogik before me, have made my task an easy one. I might simply have presented in an orderly way and with a little commentary, what is to be found on the subject of education in his various works—Politics, Ethics, Rhetoric, Poetics, etc. I had two reasons, however, for not adopting this course: (1) that this work had been done, better than I could do it, in the treatise referred to, and (2) that a mere restatement of what Aristotle says on education would hardly have shown his relation to ancient pedagogy as a whole. I therefore judged it better, by tracing briefly the whole history of Greek education up to Aristotle and down from Aristotle, to show the past which conditioned his theories and the future which was conditioned by them. Only thus, it seemed to me, could his teachings be seen in their proper light. And I have found that this method has many advantages, of which I may mention one. It has enabled me to show the close connection that existed at all times between Greek education and Greek social and political life, and to present the one as the reflection of the other. And this is no small advantage, since it is just from its relation to the whole of life that Greek education derives its chief interest for us. We can never, indeed, return to the purely political education of the Greeks; they themselves had to abandon that, and, since then,
A boundless hope has passed across the earth—
a hope which gives our education a meaning and a scope far wider than any that the State aims at; but in these days, when the State and the institution which embodies that hope are contending for the right to educate, it cannot but aid us in settling their respective claims, to follow the process by which they came to have distinct claims at all, and to see just what these mean. This process, the method which I have followed has, I hope, enabled me, in some degree, to bring into clearness. This, at all events, has been one of my chief aims.
…
THOMAS DAVIDSON
“Glenmore,”
Keene, Essex Co., N.Y.
October, 1891.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Agenda of Translation Studies
The presented publication comprises studies that concentrate on the current issues in the field of translation studies and translator training. Considering the up-to-date requirements of the translation market and the translator´s profession, the authors explore the enhancement of graduate critical thinking that is essential in the context of social and educational changes; they prove the benefits of CAT tools in literary translation, namely text consistency, reduced cognitive effort, and higher quality of translation; they suggest to renovate the classic processing steps of interpreting with the preparation of interpreting and feedback from the audience. The researchers illustrate the long-term influence of translation on shaping the public’s perception of law and on domestic and foreign policies of the countries and demonstrate that in spite of the technological turn in the field of translation professional translators are inevitable for post-editing MT outputs or for localizing video games. Therefore, as the publication emphasizes, a systematic and scientifically grounded approach should be taken to address the professionalization and institutionalization of the translation that would foster growth and quality in the translation industry and make a translation studies graduate comprehensively equipped for both local and global economy.
Assoc. Prof. Dr. Miroslava Gavurová
Translation and Interpreting, Faculty of Arts, University of Presov
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Muallim
“Elde mîzan var: Bir söz fesâhât ve belâgatla muttasıf ise makbûl-ı tab’-ı selîm olur. Değilse olmaz. Fesih ve beliğ söz kimin olursa olsun kabul olunur. Fesahat ü belâgattan âri olan lakırdı reddedilir.”
“Biz daima kendi efkârımızı arz ediyoruz. Kabul olunursa memnun oluruz. Olunmazsa hiç ilişik etmeyiz. Herkes şiirini istediği gibi söyleyebilir. Ona diyecek yok. Fakat bizce böyledir.”
Muallim Nâci, Türk edebiyatında dönemi ve sonrasında oldukça ilgi görmüş, edebî tartışmalardaki yeri onun ününü artırmıştır. Şiir ve nesirleri kadar gazete ve dergi faaliyetleriyle de Türk edebiyatının merkezinde yer alan Naci, özellikle Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfası mümeyyizi olarak kaleme aldığı tenkitlerle geniş bir etki alanı oluşturur. Muallim, 1883–1885 yılları arasında gazeteye gönderilen şiir ve yazılar üzerine yaptığı değerlendirmeleri bir araya getiren, onun eleştirmen kimliğini en açık biçimde yansıtan eserdir. Bu neşirde Muallim, Latin harflerine aktarılmış; metin, açıklayıcı dipnotlar ve şiirlerin vezin tespitleriyle zenginleştirilmiştir.
Klasik belagat ölçülerini esas alan ve yer yer sert üslubuyla dikkat çeken bu eleştiriler, Naci’nin edebî ölçülerini ve tenkit anlayışını yakından tanımak isteyen okurlar için eşsiz bir imkân sunmaktadır. Bu çalışma, hem araştırmacılar hem de edebiyat meraklıları için önemli ve yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
₺530,00
KİTAP TANITIMI
VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
Abdurrahmanı’d-Darîr tarafından 1747 yılında kaleme alınan bu eser, İslam dinini geniş halk kitlelerine tebliğ etmek ve öğretmek amacıyla yazılmıştır. Eser meleklere, kitaplara, peygamberlere iman ile kıyamet alametleri ve kıyamet günü gibi konulardan bahseder. Halkın kolayca anlayabilmesi için, eserde dönemine göre oldukça sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca eserin esas alınan nüshasının hattı harekeli nesih olup nüsha dil incelemesi açısından da bol miktarda malzeme barındırmaktadır.
Abdurrahmanı’d-Darîr hakkında çok fazla bilgi olmamakla birlikte kendisine ait beş eser bilinmekte iken tarafımızdan Tenvîrü’l-Kulûb, Hazâ Risâle-i Tuhfetü’s-Sıbyân ve Tezkiretü’z-Zekât adlı üç yeni eseri daha tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde çalışma yaptığımız Vasiyyeti’l-Ârifîn adlı eserin de farklı bir nüshası bulunmuştur. Bu nüsha ile edisyon kritik yapılarak eser okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
Bu eser, 18. yüzyılda ağır ve ağdalı bir dille yazılan mensur eserlerin yanında, halk için daha sade bir dille kaleme alınan eserlerin var olduğunu da göstermektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Portföy Yönetimi
Finans sektörünün en önemli dinamiklerinden olan portföy yönetimi, küreselleşen ekonomi, artan rekabet ve yaşanan ekonomik olumsuzluklar gibi piyasa şartlarında önemi güncelliğini koruyan bir konudur. Sürekli değişen piyasa koşullarında etkin bir portföy oluşturmak önemli bir hale gelmiştir.
Bu kitapta, banka pay senetlerinden portföy oluşturacak potansiyel yatırımcılar için bankaların seçilen finansal değişkenleri eşliğinde ÇKKV teknikleri kullanılarak portföy seçiminde yardımcı olmak amaçlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki temel düşünce potansiyel yatırımcıların banka pay senetleri kullanarak oluşturacakları bir portföy seçiminde karşılaşabilecekleri problemlerle ilgili birden fazla değerlendirme kriteri olması durumunda daha hızlı ve kolay karar vermesini sağlamaktır. Ve potansiyel yatırımcılar için bankalar arasında karşılaştırma yapabilmek için etkin performans kriterleri tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Mecmûatüs-Sanâyi
Mecmûatüs-Sanâyi; 17. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş, zanaat, tıp, simya, kimya gibi farklı konuları içeren ansiklopedik bir eserdir. Eser genel olarak inci, lal, yakut, zümrüt, zebercet gibi değerli taşların yapılmasından, altının yazı ve süsleme işleri için eritilmesinden, camların renklendirilmesi ve çeşitli renklerin elde edilmesinden, kılıçların sağlamlaştırılmasından, kemik boyanmasından, metallerin çözülmesinden, bardak, kâse, kadeh gibi şeylerin renklendirilmesinden, panzehir hazırlanmasından, kuvvetlendirici macun ve hap yapımından, İskenderiye yağının (rû?an-ı iskenderî) yani Yunan ateşinin üretilmesinden, cıvanın katı hale getirilmesinden, yapay çiçek yapımının yanı sıra bağdadî ve diğer kağıtların yapımından, mürekkeplerin hazırlanmasından, kendisini ve elbiselerini yanmaya karşı koruyan maddeler ve illüzyon oyunlarından, tutkal çeşitlerinden, elbise temizlemekten, havai fişeklerden vb. konulardan bahsetmektedir. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile gerek bilim tarihi gerekse de tıp tarihi açısından önemli veriler sunduğu gibi sözlük bilimi açısından da önemli veriler barındırmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
2011 yılından bu yana OECD tarafından belirli aralıklarla ilan edilen daha iyi yaşam endeksi (better life index), ülkemizde TÜİK tarafından hesaplanmaktadır. Bu çalışma Marmara Bölgesi’ndeki illerin daha iyi yaşam endekslerinin 2015 yılı illerde yaşam endeksi verileri kullanılarak Veri zarflama analizi (DEA) ve güvenli bölge veri zarflama analizi (DEA/AR) yöntemleri ile elde edilmesini konu almaktadır. 11 boyut ve 41 alt gösterge ile yaşam kalitesi ölçmekte olan daha iyi yaşam endeksinin veri zarflama analizi ile hesaplanmasının en önemli katkısı, illerin her biri için etkinsizliğe sebep olan göstergelerin kolayca tespit edilmesini ve bu sayede etkinleşme yolunda atılacak adımlar için somut politikalar üretilebilmesine olanak sağlamasıdır. Bununla birlikte, daha iyi yaşam endeksinin yüksek bulunması, her zaman mutluluk düzeyinin de yüksek bulunması sonucunu getirmemektedir. Bu çalışmada da, göstergelerinin pek çoğunda bölge ortalamasına dahi ulaşamayan bazı illerde mutluluk düzeyi oldukça yüksek iken, hemen hemen tüm göstergeleri yüksek seviyelerde olan bazı illerde mutluluk düzeyinin bölge ortalamasının altında kaldığı görülmüştür.
₺260,00