KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Sosyal Beceri Eğitiminin Gençlerin Sosyal Beceri Seviyelerine Etkisi
₺275,00 -

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
₺275,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağimsizlik ve Yeniden Kuruluş
₺390,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Güncel Araştırmalar
₺975,00 -

Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
₺520,00 -

Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
₺405,00 -

Sosyal Dönüşümün Yüzleri
₺275,00 -

Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
₺380,00 -

SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
₺750,00 -

Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
₺420,00 -

Sosyal Hizmet Yazıları
₺275,00 -

Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
₺275,00 -

Sosyal Medya Mecralarında Sosyoloji
₺380,00 -

Sosyal Medya ve Algoritmalar
₺440,00 -

SOSYAL MEDYA VE BLOG
₺440,00 -

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Siber Ortam ve Suç
İnternet tabanlı teknolojilerin gelişimi ve yaygınlaşması alışkanlıklarımızda ve yaşam tarzlarımızda önemli değişimlere yol açmış; başta ticaret, eğitim ve eğlence olmak üzere pek çok alanında önemli fırsatlar yaratmıştır. Suçlular, organize suç örgütleri ve terörist örgütleri tarih boyunca teknolojik gelişmeleri istismar etme ve bunlardan suç fırsatları yaratma konusunda mahir olmuştur. İnsanların, bilişim sistemlerinin birbirine bağlı ağlar vasıtasıyla haberleşmesine ve etkileşmesine imkan sağlayan siber ortam da bu kuralın bir istinasını teşkil etmemektedir. Günümüzde siber ortamın yarattığı suç fırsatları, üzerinde derinlemesine incelemeler yapılması gereken önemli bir problem sahası haline gelmiştir. Siber ortam ve suç kitabı siber ortamın suçlular ve terör örgütlerince istismarını farklı disiplinlerden akademisyenlerin bakış açısı araştırmaktadır. Eserin birinci bölümünde siber ortam ile ilgili temel kavramlar ele alınırken, ikinci bölümünde siber ortamın istismarı farklı suç türleri üzerinden incelenmiştir. Son olarak siber ortamın bireylerin psikolojik sağlıkları üzerindeki etkileri ele alınmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Tarihi Yazıları
Osmanlı kültür ve medeniyeti, Türklerin binlerce yıllık serüvenlerinde; köklü birikimleri ile etkileşimde oldukları coğrafyalar arasında, ilmek ilmek dokuyarak oluşturdukları tarihsel tecrübenin, çok katmanlı ve zengin bir temsilidir. Bu temsil, taşıdığı süreklilik ve değişim unsurları birlikteliğinin oluşturduğu tüm bileşenlerle, toprağı vatan etmenin formülü olmuş, şehirlerin içinde; inanç merkezlerinden mezar alanlarına, kitabelerden süsleme motiflerine varıncaya kadar sanatın pek çok şubesiyle varlığını göstermiştir. Son derece geniş bir yelpazede tezahür eden süreçlerin şekillendirdiği Osmanlı kültür ve medeniyetinin bıraktığı mirasın, zamana direnen yönleriyle tespitinin ve korunmasının önem arz eden bir olgu olduğu açıktır.
Bu kitap, geniş çerçeveli Osmanlı dünyası içinden seçilmiş muhtelif konularda sanat tarihi yazılarını bir araya getirmektedir. Ele alınan muhtevalarla, ilgili dönemin zengin ve çok katmanlı dokusunun barındırdığı anlamlar dünyasına kapılar aralanmaya çalışılmış, böylelikle Osmanlı kültürel mirasını tanımaya, anlamaya ve yeniden okumaya yönelik mütevazı bir katkı sunulmuştur. Bu çabanın, okuyucuya yeni sorular, yorumlar ve çalışmalar geliştirebileceği bir düşünme zemini oluşturması temennisiyle…
₺370,00
KİTAP TANITIMI
MARDİN ABBARALARI
A B B A R A ?
Mardin sokaklarını dolanan tılsımlı sözcük.
Peki nedir bu gizemli sözcüğü imar ettiren sebep?
Tarihsel süreç içerisinde Mardin ilinin hâkimiyetini üstlenen tüm medeniyetlerin kent siluetine nakşettiği eserlerin birçoğunda inançsal tutumlar ve kültürel yaklaşımlar yer alırken Abbaraların inşasında tüm medeniyetlerin ortak tavır takınmasına neden olan nedir?
Mardin Abbaraları; imar gerekçesinden geleneksel tutuma dek, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki diğer illere nazaran çeşitlilik açısından abbaraların tüm tipolojilerini bir arada görebileceğiniz, sayıca en çok, fonksiyonel açıdan en kapsamlı çalışmadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SPOT DOĞAL GAZ FİYATLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE TÜRKİYE İÇİN ÖNERİLER
Bu çalışmada, küresel spot doğal gaz piyasaları incelenerek, Türkiyede yaşanan serbestleşme sürecinde, spot doğal gaz piyasasındaki fiyatların hangi faktörlerden etkilenebileceği belirlenmeye, arz ve fiyat güvenliği için neler yapılması gerektiği hakkında öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sociology of the Commons and Rural Land Ownership in Burkina Faso
This book bridges sociological and political economy perspectives on land commons in sub-Saharan Africa, focusing on Burkina Faso. It critically examines the impact of state-recognized customary land rights, challenging the notion that formalization alone enhances rural livelihoods and environmental management. Instead, it argues that neoliberal policies and market-driven land reforms have led to land commodification, destabilizing traditional property regimes and exacerbating rural impoverishment. By exploring the “Burkinabè state-commons”new forms of collaborations between the state and customary regimesthe book proposes an alternative path to the relentless commodification of land observed across the Global South. This case study reveals the potential for a unique synthesis of state and commons that could mitigate the ongoing depeasantization in Burkina Faso and offer lessons for rural land governance worldwide.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BİZANS SANATI’NDA BÜYÜK BAYRAMLAR
Bizanslılar bin yıldan uzun bir süre boyunca İstanbul merkez olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda varlık göstermiş, yaşadıkları dönemde Akdeniz ve periferinde etkili olmuş bir toplumdur. Büyük oranda dine özgülenmiş bir kültürel dokudan beslenen bu toplumun günlük yaşamında bayramlar ve kutlamalar önemli yer tutardı. Kilise Takvimi’nde yılın her bir günü için kayıtlı olan anma ve yortular toplumun belleğinde inanç ekseninde bir aidiyet duygusu inşa edecek biçimde kutlanırdı. Aralarında seküler kutlamalar da bulunmakla birlikte büyük oranda dini içerikli olan bu bayramlar görsel ifadesini ikonalarda, kiliselerin duvar resimlerinde ve mozaiklerinde bulmuştur. Bu bayramlar arasında öne çıkan bir grup bayram Büyük Bayramlar olarak anılmış, Bizans Sanatı’nda kendilerine özgü bir alan yaratmıştır. İnancın renkli dünyasını yansıtan özgün bir üsluba sahip bayram sahneleri Bizanslılar için sanattan ziyade ibadetin parçasıydı. Ruhsal alanı görsel olanla besleyen bir anlayışın ürünü olan bu tasvirler Ortodoks gelenekte bugün de varlıklarını sürdürürken insanlığın ortak kültürel mirasına kattıkları değerle sanatın tarihindeki özgün yerlerini korumaya devam etmektedirler.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Havayolu İşletmelerinde Performans Ölçme Aracı Olarak Balanced Scorecard Uygulamalarının Değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki havayolu işletmelerinde performans ölçme aracı olarak Balance Scorecard uygulamalarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirmede amaç ise, literatür taraması sonucu ortaya çıkan balance scorecard uygulaması ile Türkiye’deki havayolu işletmelerindeki uygulamayı karşılaştırmak, genel bir uygulama çerçevesi oluşturarak havayolu işletmeleri için öneriler geliştirmek ve havayolu işletmeleri için ileride yapılacak stratejik planlama ve performans değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Özellikle bu çalışmada havayolu işletmelerinde finansal ve finansal olmayan boyutlarla performans ölçümünün işletmeye katkıları araştırılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
Turizmin temel unsurları veya arz kaynaklarından biri olan çekiciliklerin başında doğal ortam özellikleri gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir sahanın turizm potansiyelinin oluşumunda bu özellikler doğrudan veya dolaylı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırları içerisinde yer alan Cehennem Deresi Kanyonu’nun doğal ortam özelliklerinin ve turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece doğal ortam özellikleri nedeniyle 2002 yılında “I. derecede doğal sit alanı” olarak ilan edilmiş bu kanyonun, hem turistik potansiyeline değinilmiş hem de sürdürülebilir bir turizm etkinliği için nelerin yapılması gerektiği gündeme getirilmiştir. Ayrıca sahanın koruma ve kullanma dengesi içerisinde yönetilmesi için gerekli olan sürdürülebilir turizm planlaması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu sayede plansız işleyen etkinliklerinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilmiştir. Coğrafi araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, iki yılı aşkın sürede (2015’den beri) gerçekleştirilmiş saha çalışmalarıyla desteklenmiştir. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerinin bir araç olarak kullanıldığı çalışmada, görüntü analizleri ArcGIS10.5, istatistik analizler ise IBM SPSSStatistics 22 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, Cehennem Deresi Kanyonu’nun çok farklı doğal ortam özelliklerine sahip olduğu ve turizm bakımından önemli bir potansiyel barındırdığı anlaşılmıştır. Ancak bu potansiyelin antropojenik kökenli sorunlardan dolayı çok ciddi bir tehdit altında olduğu belirlenmiştir. Sahadaki problemlerin çözümü için acil olarak koruma ve kullanma dengesinin gözetildiği bir planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün bu eksiklikler giderilip, turizm planının oluşturulmasından sonra, Cehennem Deresi Kanyonu’nu ve yakın çevresi sürdürülebilir şekilde farklı turistik ve sportif aktivitelerle desteklenerek gerek iç gerekse dış turizm bakımından tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
Erken Cumhuriyet döneminde kadın haklarında kaydedilen gelişmelerle kadınların eğitim seviyeleri yükselmiş, toplumsal ve ekonomik alanlarda kadınların görünürlüğü artmıştır. Kadınların iş hayatında varlığını belirginleştiren öğretmenlik, hemşirelik gibi meslekler dışında, bu dönemden itibaren yeni bir meslek dalı olarak tercih edilmeye başlanan daktilograflık; basın hayatında ve edebiyat dünyasında “daktilo kız” adıyla derin izler bırakmıştır.
1920’lerden 1960’lara kadar daktilo kızlara odaklanan eserlerin çevrilerek gazete ve dergilerde yayımlanması, dönemin ünlü yazarlarının daktilograf olarak çalışan kadınlarla röportajlar yapması, daktilo kızların hayatını anlatan romanların ve hikâyelerin yazılması, daktilo kızları betimleyen şiirler kaleme alınması basında olduğu gibi edebiyatta da meslek sahibi kadın karakterlerin temsilinin çoğalmasına vesile olurken “daktilo kız” tipinin kültür hayatımızda önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Bu kitapta, birkaç çalışma dışında incelenmemiş bir konu olan “daktilo kız” tipi, hikâye türü özelinde ele alınmıştır. Çalışmanın ana çerçevesini yazarların kitaplaşmış hikâyeleri ile süreli yayınlarda kalan hikâyeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın teorik zemininde ise Foucault’nun iktidar üzerine ortaya attığı görüşler bulunmaktadır. Bu bağlamda daktilo kızların öne çıkan özellikleri ve iktidarla kurduğu ilişki biçimleri Foucault’nun teorileri çerçevesinde incelenmiştir.
Kitabın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında kadınlar üzerine yapılan çalışmalara katkı sağlaması ve emeğiyle iş hayatında ayakta durmaya çalışan kadınlara ilham olması temenni edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gazel Şerhleri
Dehhânî
Kadı Burhaneddin
Ahmedî
- Nesîmî
Şeyhî
Cem Sultan
Ahmed Paşa
Necâtî
Adlî
Mesîhî
Mihrî Hatun
Aynî
Zâtî
Fuzûlî
Bâkî
Rûhî-i Bağdâdî
Hayâlî
Muhibbî
Lâmiî
Nâbî
Nefî
Ş. Yahya
Nâilî
Neşâtî
Niyâzî-i Mısrî
Nedim
Hâmî-i Âmidî
Şeyh Gâlib
Koca Râgıp Paşa
Râsih
İzzet Molla
Yenişehirli Avnî
KİTAP TANITIMI
Medya ve İletişim Çalışmaları
Medya ve İletişim Çalışmaları kitabı geleneksel medya, yeni medya ve iletişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazedeki çalışmalara yer vermektedir. Kitabın medya ve iletişim alanına ilgi duyan okuyucular için de farklı medya türlerine ilişkin çalışmaları bulabilecekleri bir kaynak olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitapta, sinema ve dönüşen yapısıyla interaktif sinema, televizyon ve televizyon dramalarının toplumsal boyutu, internet ve sosyal medya bağımlılığı, podcast, twitch gibi yeni medya araçları ve geleneksel medya ile olan etkileşimleri, büyük veri, medyaya olan güven, simgesel anlamın dijitalleşme ile dönüşümü konularında alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışmalar yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
Carson McCullers’ın romanlarında kurguladığı hikâyeler bir bakıma bulanık bir göldür. Bu gölün ne derinliği ölçülebilir ne de içinde canlı olduğuna dair herhangi bir emare bulunabilir. McCullers’ın gözünden Amerika’nın güneyi de işte böyledir. Güney Gotiği’nin bu yalnız prensesi kendini tüm kusurları, yoksunlukları ve farklılıklarıyla okurunun önüne çıplak bir şekilde çıkarma cesaretini göstermiştir. McCullers’ın her romanında hayatının belli başlı dönemleri müthiş bir panoramik sergiyle okuyucularının gözleri önüne serilir. Bu kitapta ırksal, sosyal, fiziksel, cinsel ayrımcılık gibi belli başlı konulara incelikle değinen McCullers’ın eserleri daha derinlemesine anlaşılması, akademiye katkı sağlaması ve okura rehberlik etmesi için titizlikle analiz edilmiştir. Metinde yazarın incelemeye alınan romanları Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Altın Gözde Yansımalar, Düğünün Bir Üyesi, Küskün Kahvenin Türküsü ve Kadransız Saat’tir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
Üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim-öğretim alanlarında huzurlu ve sağlıklı bir eğitimin yürütülmesinde gerekli olan unsurların başında güvenlik olgusu gelmektedirler. Üniversitelerde öğrenciler ve aileleri açısından olduğu kadar, akademik ve idari personel için de büyük önem arz eden güvenlik faaliyetleri, bilişim teknolojilerine dayalı özel güvenlik sistemlerinin desteğiyle daha etkin bir hale gelmiştir.
Bu kitap çalışmasında akademik yazında yeterli düzeyde değinilmeyen ‘Özel Güvenlik Sistemleri’ kavramı ile ilgili bir çerçeve sunularak akademik literatüre katkıda bulunulmuştur. Ayrıca, özel güvenlik sistemlerinin yükseköğretim kurumlarında kullanımı ve sağladığı faydalara yönelik olarak; yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorulardan oluşan, farklı demografik özelliklerde yöneticiler, sektör çalışanları, hizmet sağlayan firmaların temsilcilerinin katkıda bulunduğu, 33 kişiyle yüz yüze yapılan keşifsel, açıklayıcı bir nitel araştırmanın bulgularına yer verilmiştir.
Özel Güvenlik Sistemleri ve bu sistemlerin yükseköğretim kurumlarında kullanımıyla faydaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu eserin başta ilgili alanlarda lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan öğrenciler olmak üzere akademik camiaya faydalı olmasını temenni ediyorum.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’nin Filistin Politikaları
Orta Doğu, konumu, enerji kaynakları, manevi kıymeti gibi sebeplerle tarihi boyunca gözlerin üzerine çevrildiği bir bölge olmuştur. Bölge içerisinde en dikkat çeken topraklar ise kuşkusuz Filistin coğrafyasındadır. 19’ncu asrın ikinci çeyreği itibariyle görünür hale gelen faaliyetlerle yavaş yavaş Osmanlı’dan uzaklaşan Filistin’e bir yandan Yahudi göçleri de başlamış, ilk büyük harbin ardından artık İngiltere’nin mandasındaki yerler arasına katılmıştır. Bugün bölgenin neredeyse tamamını elinde bulunduran Yahudilerin devletleşmesine giden süreç, bu kitabın sınırları dahilindedir. Bir diğer ifadeyle kitapta Filistin’in Osmanlı Devleti’nden kopuşu ile İsrail’in kuruluşu arasındaki yılları, Kudüs’ün öne çıkartılmasıyla okuyucuya sunulmuştur. 1917-1947 arasındaki gelişmeleri ele alan kitapta 1917’ye nasıl gelindiği ve 1947’den sonra nereye doğru gidildiğine dair satırlara da rastlanırken 21’nci asrın ilk çeyreğinin geride bırakıldığı bugünlerde dahi halen gündemi şekillendiren Filistin’deki gerginliklerin nasıl doğduğu ve neden çözülemediği sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
Bu çalışma, Hata Türü ve Etkileri Analizi yönteminin sistem yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve farklı sektörlerde nasıl uygulanabileceğini gösteren bütüncül bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Gıda üretim süreçlerinden makine tasarımı ve bakım faaliyetlerine kadar uzanan bu yaklaşım, risk temelli düşünmenin yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir güvenlik ve kalite yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu da ortaya koymaktadır.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya Cilt 2
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt II Ders Kitabı, ana dili Türkçe olan yabancı öğrencilerinin Rus Edebiyatının uyarlanmamış orijinal metinlerini okumayı öğrenmeleri ve anlamaları için ve aynı zamanda yazarların yarattığı sanatsal imgeleri ortaya çıkarmaları için tasarlanmıştır. Bu ders kitabı: “Dissident/Muhalif Edebiyatı”, “Rusya Tarihinde Ateist Dönemi”, “Çağdaş Edebiyatta Köy Konusu”, “Çağdaş Kadın Edebiyatında Dünya İmgesi”, “Rus Edebiyatında Kültürel Gelenekler” başlıklarından oluşmaktadır. Bahsi geçen ders kitabının bu bölümü, “Rus Edebiyatında Anavatan İmgesi”, “Rusya ve Sovyet Edebiyatında Türkiye İmajı”, “Puşkin, Rus Edebiyatının Merkezî Figürü”, “Rus Edebiyatında Büyük Ekim Devrimi” ve “Sovyet Edebiyatında Büyük Anavatan Savaşı” başlıklı bölümlerden oluşan “Rus Edebiyatı Aynasında Rusya Cilt I” ders kitabının devamıdır.
Her bir ders ana konuya giriş ile başlamaktadır. Bu giriş, öğrencinin metin ve sorular aracılığıyla eserlerde yansımış Rus tarih ve kültürüne dair konuları tanımasına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda derste eserleri yer alan yazarlar hakkında da kısa bilgiler yer almaktadır. Derslerdeki temel unsurlar, edebî eserlerden alıntılar, şiirler, dil ve kültürel yorumlar, metin öncesi ve metin sonrası alıştırmalardan oluşmaktadır.
Lengüistik zorlukları kolaylaştırmak ve ders konusunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bazı edebî olmayan metinler Türkçeye çevrilmiştir veya belirli kelimelerin Türkçe çevirisiyle birlikte verilmektedir. Ayrıca çoğu önemli yorumlar ve tematik kelime grupları Türkçeye çevrilmiştir. Dersler, oyun şeklindeki alıştırmalar, görseller, ses ve video materyallerinin internet bağlantılarıyla desteklenmiştir.
Bu ders kitabı, Rus dili, Rus edebiyatı, Rus kültürünü öğreniyor olan Türk öğrenciler ile birlikte, okuma, edebî metinlerin analizi ve belirli yazarların yaratıcılığı üzerine eğitim veren kurslarda kullanılmak için tavsiye edilir. Bunun dışında bu çalışma, Rus kültürü ve Rus edebiyatı ile ilgilenen geniş bir okuyucu kitlesi için de faydalı olacaktır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Tarihçisi Ne İş Yapar?
Sanat tarihi, yalnızca geçmişin sanat eserlerini inceleme ile sınırlı kalmayan; aynı zamanda kültürel mirası anlamlandırarak bugünü kavramamıza yardımcı olan temel bilim dallarından biridir. 2019 yılında düzenlenen “Sanat Tarihçi Ne İş Yapar?” paneli sonrasında aynı isimli Erasmus + KA154 projesi yürütülmüştür. Bu proje sanat tarihi öğrencilerinin mesleki geleceğine dair sorulara yanıt aramak ve onları iş yaşamına hazırlamak amacıyla hayata geçirilmiştir.
Bu kitap, Türkiye’de sanat tarihi eğitiminin mevcut durumuna ışık tutarak, alanın karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, mezunların istihdam olanaklarını ve mesleki gelişim süreçlerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Eğitim sürecindeki temel sıkıntılardan sanat tarihçiliğin dijital dönüşümüne, kültürel diplomasi ve uluslararası işbirliği olanaklarından yeni kariyer fırsatlarına kadar pek çok güncel konu detaylı biçimde incelenmektedir.
Genç sanat tarihçilerinin değişen dünya koşullarına uyum sağlayabilmeleri, mesleki rekabet güçlerini artırmaları ve disiplinlerarası bir donanımla iş yaşamına katılabilmeleri için gerekli bilgi ve becerileri ortaya koymayı amaçlayan bu eser; öğrenciler, akademisyenler ve kültür-sanat alanına ilgi duyan tüm okurlar için yol gösterici bir kaynak niteliğindedir. Sanat tarihinin zengin dünyasına dair derinlikli bir bakış sunan bu kitap, okurunu geçmişin izleriyle buluştururken geleceğe dair umut veren bir perspektif de kazandırmaktadır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
Sosyal İnşacılık, son yirmi yılda Uluslararası İlişkiler alanında büyük bir popülerlik kazanmış ve Türkiye’de de Sosyal İnşacılık (Social Constructivism) kavramıyla özdeşleşmiştir. Sosyal inşacılık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler teorilerini kucaklayan benzersiz bir yaklaşımdır.
Kitabımız, sosyal inşacılığın ne olduğu veya ne olmadığı sorularına teorik ve pratik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır. Sosyal inşacılık, tarihsel olayların perspektifinden realizm ve liberalizm gibi ana akım ideolojilere eleştirel bir bakış sunar. Kitabımız, Batı dünyasının toplumsal başarılarının ve kazanımlarının ardında yatan insanlık dramı üzerinde vurgu yaparken, sosyal inşacılığın ana temasından biri olan sosyal toplumsal hayatın gerçekliklerle şekillendiğini öne sürmektedir. Devletler ve bilim insanları kesin ve değişmez kurallardan bahsedemezler.
Kitabımızda, sosyal inşacılık perspektifinden dünya tarihindeki önemli dönüm noktaları ele alınarak, insanlık adına yapılan müdahalelerin başarıları ve başarısızlıkları, uluslararası alanın çeşitliliği detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu bilgiler ışığında, okuyuculara daha geniş bir bakış açısı sunarak küresel ilişkilerdeki dinamikleri ve karşılaşılan zorlukları anlamalarına yardımcı olmak hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Pazarlamada Dönüşüm
Pazarlama artık eskisi gibi değil. Pazarlamayı gelecekte ne bekliyor? Pazarlamada Dönüşüm adlı kitabımızda Dijital Dönüşüm ve Bilgi Çağı’nın pazarlama bilimi ve uygulamalarına ilişkin konularda ciddi değişiklikler ortaya çıkaracağından hareketle dijital müşterilerin tutum ve beklentileri, müşteri verisi ve analitiği, müşterideki değişim, pazarlama teknolojilerindeki ilerlemeler, dağıtım ve iletişim kanallarındaki yeni eğilimler, yeni medya ve pazarlamada insan faktörü gibi konulara değinilmektedir. Pazarlamada Dönüşüm kitabı, içerik ve konu kapsamıyla pazarlama profesyonelleri ve akademisyenleri kadar müşteriye değer oluşturma sürecine katkıda bulunan diğer tüm uzmanlık alanlarında yer alan okurlara hitap ediyor.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçları
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları ile ilgili olarak, doktrinde karşımıza çıkmakta olan “mülteci”, “sığınmacı”, “insan kaçakçılığı”, “göçmen ticareti” gibi farklı terimler gösterilebilecektir. Yalnızca doktrinde değil, pratikte ve gündelik yaşamda da göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin çeşitli kavramların ele alındığı, benzerlik içerir nitelikteki vaziyetlerin adlandırılmasında farklılaşmalar gözlemlenmektedir.
Günümüze gelindiğinde araştırma konusu bu iki suçun, özellikle ortaya çıkan ulusal gerilimler neticesinde ülkelerini yasal yollardan terk etme olanağı bulamayıp yasa dışı yollarla ülkeyi terk etmek zorunda kalan insanlarla doğrudan ilintili olarak son yıllarda ivme kazandığı görülmektedir. İnsan ticareti ve göçmen kaçakçılığı suçunun mağduru pek çok çocuk, kadın ve erkek, maddi çıkar karşılığında yasal olmayan yollarla transferlerine yardımda bulunacak tek bir şahıs veyahut grup halindeki insanlar ile akit kurarak “tehlikeli yolculuğa” başlamaktadır.
Bu çalışmada öncelikle kavram kargaşalarının giderilmesi, nihai olarak ise söz konusu “tehlikeli yolculuğun” hukuki nitelendirilmesi ve detaylandırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın başta ceza hukukuna ilgi duyan tüm hukukçulara yararlı olmasını temenni ederim.
₺325,00