KİTAPLAR
EN YENİLER
-

8K1K 8 KALEM 1 KİTAP
₺260,00 -

A Buying Behaviour Framework for SMEs
₺380,00 -

A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES 2
₺210,00 -

A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES: MANSFIELD, ERTEM, HEMINGWAY, ESENDAL, YEATS, SULEIMAN THE MAGNIFICENT
₺195,00 -

A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
₺260,00 -

A NEW MEANREVERSION MODEL BYFOURIERTERMS: APPLICATIONS IN FINANCE
₺210,00 -

A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
₺575,00 -

A TURKISH-ENGLISH DICTIONARY FOR TURKISH AND FOREIGN LEARNERS
₺405,00 -

Abede-i İblis YEZÎDİ TAİFESİNİN İTİKÂDÂTI, ÂDÂTI, EVSÂFI
-

Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi (Zara-İmranlı)
₺300,00 -

ACTION RESEARCH IN TURKEY: A QUALITATIVE REVIEW AND AN EXAMPLE
₺235,00 -

AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
₺750,00 -

ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
₺275,00 -

ADLİ RAPORLAMA
₺275,00 -

ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
₺650,00 -

Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
Bu kitap, unutulmuşluğa terk edilmiş bir vatansever yazar ve romanını ortaya çıkarmak gayretinin bir ürünüdür. Bu tarihî roman ve yazarı Türkiye’nin en zor zamanlarında edebiyat dünyasında bir yıldız gibi bir görünür ve sonra çabucak kaybolur.
Önce II. Meşrutiyet Dönemi (1908 – 1920)’nin Türkçü dergilerinde adına rastladığımız Dündar Alp’in kimliği ve eserleri hakkında yayımladıımız bir makaleye ilavelerle inceleme kısmında yer verilmiştir. Ayrıca araştırmacıların istifadesi için Dündar Alp’ın şehit edilmesine dair gazetelerde çıkan iki makale de yeni harflere aktarılarak ilave edilmiştir.
Bu çalışmanın ikinci ana kısmını “Metin” kısmı oluşturmuştur. Burada yazarın Timurlenk – Şark’ın En büyük Hükümdarı – adlı romanı eski harflerden yeni harflere aktarılarak verilmiştir. Çalışma, şahsi kütüphanemizdeki orijinal nüsha üzende yapılmıştır. Bu kısımda okuyucunun anlamakta zorluk çekebileceğini tahmin ettiğimiz dil varlıkları günümüz Türkçesideki karşılıkları ile dipnotlarda açıklanmıştır. Yine bu dil unsurlarının bir sözlüğü çalışmanın sonuna ilave edilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
BAĞLAŞIK ÖĞRETİM (Anchored Instruction)
Eğitimcilerin görevi gerçek yaşam ile okul yaşantısını bir bütün olarak düşünüp, sınıfın dışındaki dünya ile uyumlu hale getirmektir. Bunun için en etkili yol gerçekçi çevrede yer alan ve öğrenenlerin etkin olduğu “bağlam” içindeki öğrenmelerdir. Yapılandırmacı yaklaşımın uygulama yöntemlerinden biri olan “Bağlaşık Öğretim” mümkün olduğunca gerçekçi ve kavramsal açıdan zengin bağlamlar sunmayı öngörmektedir. Son dönemde uluslararası alan yazında çeşitli araştırmalarda ve uygulamalarda ele alınan bu yöntem, kuramsal yanı ağır basan yapılandırmacı yaklaşıma adım adım bir uygulama olanağı sunmaktadır. Ayrıca bu yöntem, bilişsel yapılandırmacıların vurguladığı bir problem üzerine öğrenenlerin düşünüp tartışabilecekleri fırsatları vermekte ve sosyal yapılandırmacıların vurguladığı grup ya da işbirlikçi problem çözme etkinliklerini sağlamaktadır. Bu kitapta, bağlaşık öğretim çeşitli yönleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. Kitabın konuyla ilgilenen kişilere, öğrencilere, öğretmen adaylarına, öğretmenlere, bilimsel çalışma yapanlara, yeni çalışmalara kaynak oluşturacağı ve yol göstereceği umulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
Kitap dokuz bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında yazar Osmanlı edebiyatı hakkında kendi kanaatlerini de içeren genel bir değerlendirme yapmakta, ardından edebiyat başlıklı ikinci kısımda üsluba dair terimleri tanımlamakta, edebî sanatları açıklamaktadır. Üçüncü kısımda ağırlıklı olarak roman ve çeşitlerine yer vermekle birlikte diğer nesir türlerini de tanıtmaktadır. Aksâm-ı Eş’âr başlıklı dördüncü kısımda ise şiir türüne ait nazım biçimleri ve türleri ile ilgili bilgi vermektedir. Osmanlı aruzuna ayırdığı beşinci kısımda aruz çeşitlerini örneklerle aktarmaktadır. Antolojik karakter gösteren altıncı, yedinci ve sekizinci bölümlerde sırasıyla ünlü şahıslara ait hikmetli sözlerden yapılmış bir seçme ile daha çok Tanzimat dönemi sanatçılarının şiirlerinden ve nesirlerinden örnekler yer almaktadır. Dokuzuncu ve son bölümde ise bazı divan şairlerinin ve az sayıda çağdaşı edebiyatçının biyografileri ve şiirlerinden örnekler bulunmaktadır.
Eser, bir hayli antolojik malzeme içerse de yukarıda içeriğiyle ilgili verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere edebiyat bilgi ve teorisi ve tarihine dair de birçok bilgi barındırmaktadır. Bu haliyle eser bir antoloji olmanın yanı sıra bir ders kitabı özelliği de göstermektedir. Günümüzde eğitim fakültelerinde okutulan Edebiyat Bilgi ve Kuramları başlıklı dersin müfredatına benzer bir içeriğe sahip olan eser ayrıca okuyucusuna biyografik bilgi de sunmaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME BECERİLERİ GRUP ÇALIŞMASI
Bu kitap, MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi kapsamında İşletme Becerileri Grup Çalışması dersinde işlenen konuların içeriği dikkâte alınarak hazırlandı. Bireysel ve örgütsel amaçlara ulaşmanın birincil amacı işletme yöneticileri ve personelleri arasındaki yetkinliği, beceriyi ve buna dayalı etkileşimli süreci başarılı şekilde tesis etmektir. Bu durum başta yöneticiler olmak üzere işletmede tüm çalışanların ortak sorumluluğudur. Yönetim perspektifinden baktığımızda işlerin idare edilmesi işletme performansı için gereklidir ve yönetsel bir yetkinliği gerektirir. Kuşkusuz işleri idare etmek gereklidir ama yeterli değildir. Çünkü yöneticiler işleri idare ederken çalışanlar arasında örgütsel yapıda dengeyi kurmalarına karşın aldıkları menfi kararlar ile kendi dengelerini kaybedebilirler. İşte bu şartlara olanak vermemek için yönetim bazlı bir etkinlik geliştirmek bu kitabın temel konularını içerecek tarzda tasarlanmıştır. Kitap, oldukça yalın bir dilde hazırlanarak birbirine bağlı sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde işletme yönetimi ve işletmelerde sorun çözme teknikleri, ikinci bölümde iletişim ve toplantı yönetimi, üçüncü bölümde çatışma yönetimi, dördüncü bölümde stres yönetimi, beşinci bölümde zaman yönetimi, altıncı bölümde grup yönetimi, yedinci bölümde kriz yönetimi, sekizinci ve son bölümde ise iş görüşmeleri ve mülakat teknikleri konuları işlenmiştir
KİTAP TANITIMI
1908-1983 Arası Dönemde Türkiyede Askeri Kültür ve Laiklik İlişkisi
Bu kitap Türkiye’de daha önce çok fazla çalışılmamış olan askeri kültür konusunu farklı boyutlarıyla ele almakta ve Türk siyasal hayatındaki önemli dönüm noktalarını askeri kültürdeki değişimlerle açıklamaktadır. Bu bağlamda bu kitap Türk askeri kültürünü, devrimcilik, gardiyanlık ve apolitikleşme olarak üç farklı dönemde ele almakta, söz konusu yaklaşımı teorik bir düzene oturtmak için pozitif-demokratik, negatif-demokratik, pozitif-antidemokratik, negatif- antidemokratik ve değişken modeller olmak üzere 5 ayrı model içerisinde incelemektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Postmodern Çağda Toplumsal Kimlikler
Bu kitap, toplumsal yaşamın her alanında her birimizin hayatına dokunan toplumsal kimliklerin nasıl ve hangi yollarla inşa edildiğini ele almayı amaçlıyor. Bu nedenle çalışma, her biri alanlarında uzman akademisyenler tarafından farklı perspektiflerden ele alınan kimlik ve toplumsal kimlik kavramına dair derinlikli pek çok araştırmayı sizlere sunuyor. Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Halkla İlişkiler, Gazetecilik, Sinema ve Yeni Medya dünyasını ortak noktada buluşturan bu kitap, bireyin yaşamını tümden etkileyen toplumsal kimliklerin dünü, bugünü ve gidişatı üzerine birçok önemli sorgulama ve alternatif çözüm arayışlarını içeriyor.
Kitapta, tartışmalı bir kavram olan postmodern düzlemde kimlik üzerine her şeyi söyleyemesek de pek çok önemli sorunu tartışmayı amaçladık. İçinde yaşadığımız ve deneyimlemeye devam ettiğimiz postmodern çağ bir arada olmanın güzelliklerini ve çatışmalarını ortaya koyarken aynı zamanda içinde duvarın ötesini görebilmenin imkânlarını da barındırıyor. Bu nedenle hazırladığımız bu çalışma siz değerli okuyucularımıza kimlik konusunu farklı açılardan sorgulayabileceğiniz kapılar açıyor.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
Antarktika Dünya’nın en büyük beşinci kıtasıdır ve yedi farklı devlet, toprakları üzerinde egemenlik iddia etmektedir. 1961’den beri Antarktika, üyelik şartlarına göre Dünya uluslarının çoğunu etkin bir şekilde dışlayan bir rejim olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) altında yönetilmektedir. Bu kitap Antarktika yönetiminin karşı karşıya olduğu Soğuk Savaş sonrası zorlukları incelemeye almıştır. Kıta yönetimini şekillendiren konuların başında gelen serbest turizm ve bilim ve teknolojideki yeni gelişmeler gibi sistemsel düzeni istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip güncel meseleleri detaylıca değerlendirmiştir. Bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyasetinin işleyişi konular ve olaylar üzerinden ele alınarak kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
Günümüzde üretim süreçlerini bilgi temelli yönetme ihtiyacından dolayı üretim süreçlerinde birçok üretim bilişim sistemi kullanılmaktadır. Bu bilişim sistemleri arasında üretim yürütme sistemleri (MES – Manufacturing Execution Systems), küçük ölçekli işletmelerden büyük ölçekli işletmelere kadar yaygın olarak kullanılan bir bilişim sistemidir. Üretim yürütme sistemleri, imalat süreçlerinin etkin yönetilmesi için makine, işgücü, malzeme ve araç gereçler gibi imalat süreçlerinde kullanılan kaynaklar ve imalat süreçleri ile ilgili verilerin toplanması, depolanması, analiz edilmesi, işlenmesi ve karar vericilere raporlanmasını sağlayan sistemler olarak imalat firmalarının rekabetçi stratejilerini desteklemektedir. Bu kitabın ana amacı, üretim yürütme sistemleri kavramını temel çerçevede hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktır. Bunun için öncelikle üretim yürütme sistemleri kavramsal olarak açıklanmıştır. Sonrasında bir oyuncak araba imalatı süreçleri üzerinden teorik olarak bir örnek uygulama senaryosu kurgulanarak, bu kurgu bilgisayar destekli olarak uygulanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Antikçağlardan Ortaçağlara Turan-İran Coğrafyasında Şehir, Kültür ve Medeniyet
Ön Asya coğrafyası eski devirlerden günümüze kadar Türklerin milli tarihi ve medeniyeti açısından büyük önem arz etmektedir. Zira bu coğrafyada onlarca Türk ve Türklerle akraba olan kavimler tarafından çok sayıda devlet kurulmuştur. Bu devletlerin bünyesinde kuruluşundan düşüşüne kadar dünya tarihini derinden etkileyen çok çeşitli siyasî, ekonomik, sosyal, dinsel ve kültürel faaliyetler meydana gelmiştir. Bu faaliyetlerin büyük bir kısmı Geç Antikçağlardan Geç Ortaçağlara kadar devam eden zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiştir. Turan-İran coğrafyalarının en önemli uygarlık göstergesi ise tarihin eski devirlerinde çeşitli vesilelerle kurulan medeniyetin beşikleri olarak tanımladığımız önemli şehirlerdir. İşte bu eserde sunmaya çalıştığımız belli başlı şehirlerden Medâ’in, Tebriz, Semerkant, Buhara, Merv ve el-Hire bu özelliğe sahip şehirler olarak karşımızda durmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Mecmûatüs-Sanâyi
Mecmûatüs-Sanâyi; 17. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş, zanaat, tıp, simya, kimya gibi farklı konuları içeren ansiklopedik bir eserdir. Eser genel olarak inci, lal, yakut, zümrüt, zebercet gibi değerli taşların yapılmasından, altının yazı ve süsleme işleri için eritilmesinden, camların renklendirilmesi ve çeşitli renklerin elde edilmesinden, kılıçların sağlamlaştırılmasından, kemik boyanmasından, metallerin çözülmesinden, bardak, kâse, kadeh gibi şeylerin renklendirilmesinden, panzehir hazırlanmasından, kuvvetlendirici macun ve hap yapımından, İskenderiye yağının (rû?an-ı iskenderî) yani Yunan ateşinin üretilmesinden, cıvanın katı hale getirilmesinden, yapay çiçek yapımının yanı sıra bağdadî ve diğer kağıtların yapımından, mürekkeplerin hazırlanmasından, kendisini ve elbiselerini yanmaya karşı koruyan maddeler ve illüzyon oyunlarından, tutkal çeşitlerinden, elbise temizlemekten, havai fişeklerden vb. konulardan bahsetmektedir. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile gerek bilim tarihi gerekse de tıp tarihi açısından önemli veriler sunduğu gibi sözlük bilimi açısından da önemli veriler barındırmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
Dijital iletişim teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, yeni medyanın ekonomik boyutunu giderek daha önemli bir araştırma alanı haline getirmiştir. Dijital teknolojilerin yön verdiği bu dönemde emek anlayışı değişime uğramış; üretim ve tüketim pratikleri de bu değişimle birlikte yeniden şekillenmiştir. Yeni medya araçlarının toplumda geniş yer bulmasıyla, kullanıcıların içerik üretimi, kullanıcı emeği ve veri paylaşımı gibi unsurlar dikkat çeken konular haline gelmiştir.
Bu kitap, sosyal medyada dijital emeğin görünmeyen doğasını açığa çıkarmayı ve sosyal medya kullanıcılarının gönüllü katılımını yönlendiren motivasyonları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kullanıcı emeği kavramını kuramsal bir çerçevede ele alırken; sosyal medya etkileşimlerinin görünmeyen boyutlarına, emek-sömürü ilişkisine ve dijital çağın değişen üretim biçimlerine odaklanır. Dijital kültür, medya çalışmaları ve toplumsal dönüşümle ilgilenen okurlar için kuramsal derinliği ve güncel içeriğiyle zengin bir kaynak sunar.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Dünyanın herhangi bir yerinde bir genç markalı cep telefonuna sahip olduğu için gülümsüyor; başka bir yerde bir genç kız yeni aldığı markalı kıyafetinin keyfinde, arkadaşlarının arasında ve şık; bir kadın lüks marka çantasıyla geziyor, insanların gözü onda ve çantasının üzerinde belki; iyi giyimli bir adam giyimi gibi iyi markalı bir araba kullanıyor, kendinden emin. Bir çocuk az evvel, televizyonda gördüğü bir oyuncuğu tutturdu, ağlayıp annesini çekiştiriyor. Kız, telefonlu genç, çantalı kadın, arabadaki adam ellerinde cep telefonu, belki şu an belki birazdan “paylaşım yapacak”… Şu an dünyada sosyal medya hesaplarından milyonlarca fotoğraf, video paylaşılıyor, -görünen o ki- sonsuza kadar da paylaşılacak.
Dünyanın pek çok yerinde, birçok ülkede bu manzara aynı anda yaşanıyor. İnsanlar, davranışlar, yaşam tarzları, nesneye yüklenen anlamlar değişiyor, istekler ve ihtiyaçlar birbirine karışıyor, karıştırılıyor. Ortada “seçenek”ler var fakat “seçenek”leri kim üretiyor?.. Nasıl her yerdeyken bu kadar benzeşebiliyor dünyanın dört köşesinde insan ve hayat? Üstelik kendi farklılıklarına rağmen. Bu tablonun şekillenmesindeki en etkin güç kim desek, cevap: Küresel işletmeler ve markalar.
Sistemin içinde çocuktan gence, orta yaşlıdan yaşlıya bireyler tüketici ve müşteriye dönüşüyor ve bu süreçte pazarlama iletişimi oldukça kilit bir önem taşıyor. Pazarlama iletişiminin gücünü en etkin şekilde kullanabilmek, sistemli uygulayabilmek için ise bütünleşik pazarlama iletişimi çok önemli bir kavram. Bunlarsız nesnelere, hizmetlere duygu, anlam, imaj, konum vb. yüklemek, bir markadan bahsetmek neredeyse imkansız. Kitap BrandZ, Interbrand, Deloitte gibi markalar hakkında küresel çapta ciddi listeler oluşturan yapıların listelerinden seçilen bazı markalara odaklanıyor. Bütünleşik pazarlama iletişiminin bir unsurunu bir küresel marka nasıl kullanıyor sorusu kitabın temel bakış açısını veriyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklorunun Akademik Seyri
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Dönüşümün Yüzleri
Dünya genelinde hem ülkeler arası hem de her ülkede bireyler arası eşitsizliklerin her geçen gün daha da arttığı inkâr edilemez bir gerçektir. Tarih boyunca insanlar genellikle dini ve ahlaki nedenlerden dolayı güçsüz olanlara yardım etmişlerdir. Ancak çoğu zaman dini kurumlar ya da yardım dernekleri gibi geleneksel dayanışma ağları tarafından yürütülen yardım faaliyetleri, sanayi devrimi sonrasında devlet tarafından yürütülen örgütlü, sürekli ve düzenli faaliyetlere dönüşmüş ve sosyal hizmetler adını almıştır. 20. yy.da modernleşmenin getirdiği sosyal sorunlar, ülkemizde derinden yaşanmıştır. Oluşan yeni toplumsal yapıdaki gelişmeler için farklı dönemlerde yeni sosyal politikalar geliştirilmiştir. Çalışmamızda güncel sosyal politikanın mekânsal iki farklı uygulaması ele alınmaktadır. İlk bölümde Tazelenme Üniversitesi ve yaşlılık için katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde giderek yaygınlaşan güvenlikli özel sitelerin sosyal yaşama etkileri ve yarattıkları yeni sosyallikler incelenmiştir. Son olarak, toplumun giderek belirginleşen bir kesimi olan çocukların, oyun alanları ve teknolojinin yeni yüzü olan karanlık fabrikalar tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
Personality-Based Route Recommendation In Yachting
Personality-Based Route Recommendation in Yachting explores how individual personality traits shape route and destination preferences in yachting. Combining the Big Five personality model with machine learning techniques, the book offers an innovative perspective at the intersection of tourism, psychology, and artificial intelligence. It examines the foundations of yachting and marina systems, explains key personality theories, and presents a data-driven framework for predicting route choices. By linking human behavior with intelligent recommendation systems, this book contributes both to academic research and to practical applications for personalized maritime tourism services. It is a valuable resource for researchers, practitioners, and readers interested in digital transformation in tourism and decision support systems.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.
Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺390,00