KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
₺380,00 -

ÇOCUK EDEBİYATI OKUL ÖNCESİNDE EDEBİYAT VE KİTAP
-

Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
-

ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
₺275,00 -

ÇOCUKLUK TRAVMASI
₺235,00 -

Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
₺315,00 -

Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
₺260,00 -

Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
₺195,00 -

Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
₺910,00 -

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
₺260,00 -

Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
₺380,00 -

ÇÖZÜMLÜ SOYUT CEBİR PROBLEMLERİ
-

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Dar Mükellef Kurumların Vergilendirilmesi
₺455,00 -

DATA BASED LEADERSHIP
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Eğitim 4.0 Ekseninde Türkiye’de İşletme Eğitiminin Dünü, Bugünü ve Yarını
Tarihsel süreç kapsamında incelendiğinde medreseler ve mektepler, Osmanlı Devletinde kurulmuş ilk yükseköğretim kurumları olarak açıklanmaktadır. Bu kapsamda özellikle medrese eğitimi almış kişiler tarafından yazılan eserlerde işletme, iktisat ve davranış bilimlerine yönelik yoruma dayalı konulara yer verilmesi, işletme ile ilgili ilk kavramların eğitim süreçlerinde vurgulandığına dikkat çekmektedir. Buna ilaveten tarihsel süreç kapsamında İşletme İktisadı Enstitüsü ile İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Türkiye’deki işletme eğitiminin gelişmesinde etkin rol üstlenmişlerdir. Yükseköğretimde YÖK dönemi ile birlikte kurulan üniversitelerde özellikle 2006 yılına kadar yüzdelik dilimleri azalan yani puanları yükselen işletme bölümlerinin yıllar bazındaki başarı sıraları sıklıkla artmış ve özellikle 2016 yılından sonra kontenjan azaltımı veya ilgili bölümü kapatma riskiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum Türkiye’de işletme eğitiminin plansız olarak büyüdüğünü göstermektedir.
Günümüzde üniversitelerin çeşitli bölümlerinde olduğu gibi, işletme bölümlerinden de mezun olan pek çok öğrencinin beklentilerine uygun alanlarda istihdam edilememeleri, üniversitelerden mezun olan pek çok öğrencinin birden fazla diploması olmasına rağmen iş bulamama sorunları, üniversiteler ile iş dünyasının beklentileri arasında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Ülkemizin nitelikli insan kaynakları ihtiyacının daha etkin karşılanabilmesi için, eğitim programlarının sektörlerle beraber ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması önem taşımaktadır. İşletme eğitimi ile bireylere toplumsal yaşamda ve özellikle çalışma hayatında ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri kazandırarak, nitelikli insan kaynaklarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerin işletme eğitimi veren bölümlerinin endüstri 4.0 süreçleri ekseninde eğitim öğretim planlarını uyumlaştırmaları, buna ilaveten söz konusu derslerin sadece teorik olarak işlenmesi yerine deneyim temelli öğretilmesi, nitelikli öğrenme süreçlerine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda ders planlarında eğitim 4.0 içerikli derslerin uygulama süreçleri ile desteklenmesi önem teşkil etmektedir. Böylece işletme eğitimi süreçlerinin teknoloji ve uygulama süreçleri ile iç içe olması nitelik değeri yüksek insan kaynaklarının örgütsel süreçlerde tercih edilmelerini beraberinde getirebilecektir.
İşletme eğitiminin geçmişten günümüze incelendiği bu kitapta, Türkiye’deki işletme eğitiminin geçmişten günümüze ve gelecekteki durumuna ilişkin durum değerlendirilmesi yapılmış, işletme eğitimlerindeki değişim ve dönüşümler belirlenmiş, geleceğe yönelik işletme eğitiminin niteliksel değerinin artırılabilmesi için öneriler sunulmuştur.
Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde tarihsel süreç kapsamında işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde 2000’li yıllardan günümüze Türkiye’de lisans düzeyindeki işletme eğitiminin analizi yapılmıştır. Buna ilaveten araştırmada işletme eğitimi veren önlisans programlarının sayısı belirlenerek, devlet ve vakıf üniversitelerinde önlisans eğitimi veren işletme bölümlerinin dağılımı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise işletme eğitiminin gelecek görüntüsü betimlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda eğitim 4.0 içerikli dersler devlet ve vakıf üniversitelerinde ayrı ayrı incelenerek belirlenmiş, işletme eğitimindeki değişim ve dönüşümler için öneriler sunulmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
Din, doğumundan ölümüne kadar insanı ve insan hayatını hemen hemen her alanda derinden etkileyen en temel olgudur. Bireylerin herhangi bir olay, durum, kişi, nesne ya da gerçeklik karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarını organize eden zihinsel altyapıları oluşturan tutumların da dinden ve dinin bireysel yaşantı boyutunu ifade eden dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu etkinin düzeyi, bireylerin dindarlık düzeyleriyle orantılı olarak olumlu ya da olumsuz yönde bir seyir izler.
Günümüzde demokratik, bilimsel ve sanatsal değerler de bireysel ve toplumsal yaşamda önemli yer tutan günlük yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiş olan unsurlardır. Dolayısıyla bu değerlere yönelik tutumların da din ve dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır.
Yükseköğrenim mezunu bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada, katılımcılara ait demografik değişkenler yanında, dindarlık düzeylerinin demokratik, bilimsel ve sanatsal tutumlarına etki düzeyi ve yönü incelenmiş, elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
Psikolojik Savaş, hedef kitleleri yıkıma uğratmak, moralini bozmak veya algılarını kontrol altında tutarak yönetmek maksadıyla yapılan silahsız bir savaştır. Propaganda ise Psikolojik Savaşın en önemli aracıdır. Propaganda, düşman tarafından yapılırsa kandırıcı, kendi tarafımızdan yapılırsa, koruyucu ve inandırıcı nitelik taşır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Müttefik ve Mihver Devletler, birbirlerine ve tarafsız ülke konumunda olmasına rağmen Türkiye’ye karşı yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir. Türkiye, kendisine karşı yapılan propaganda faaliyetlerine sessiz kalmamış, karşı propaganda faaliyetleri yürütmeyi başarmıştır.
Müttefik Devletler, Türkiye’ye karşı kalabalığa katıl, tren etkisi, parıltılı genellemeler propaganda yöntemlerini kullanırken, Mihver Devletler, Türkiye’ye karşı bir otoriteye referans, tanıklık, özdeşleşme, korkuya başvurma propaganda yöntemlerini kullanmışlardır. Türkiye’nin karşı propaganda taktiği ise Müttefik ve Mihver Devletlerin bakış açısına göre değişiklik göstermiştir. Türkiye, Müttefik Devletlere parıltılı genellemeler propaganda yöntemini kullanırken, Mihver Devletlere doğrudan doğruya çürütme ve kısıtlayıcı tedbirler gibi karşı propaganda yöntemlerini uygulamıştır.
Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı Dönemine ait Türk ve İngiliz arşiv belgeleri, gazete ve dergileri ışığında bu dönemde uygulanan Müttefik ve Mihver Devletlerin propaganda faaliyetleri ve Türkiye’nin karşı propaganda faaliyetleri ele alınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
Bruno Etienne’in sosyoloji çalışmalarını ve özellikle Müslüman toplumlara bakış açısını ele alan bu eserde, yazar Batı merkezli sosyolojik yaklaşımların eleştirisini ve İslam toplumlarına özgü sosyolojik analizleri sunmaktadır. Kitap, Batının İslam toplumları üzerindeki egemen bakış açısını sorgularken, bu toplumların kendi iç dinamiklerini ve Batı ile olan etkileşimlerini de incelemektedir. Bruno Etienne’in geniş çaplı analizleri, Müslüman toplumları anlama konusundaki benzersiz yaklaşımını yansıtmaktadır. Etienne’in çalışmaları, din, laiklik ve toplumsal uyum gibi konulara odaklanırken, Fransa ve Kuzey Afrika’daki Müslüman topluluklar üzerine yaptığı araştırmalarla da bilgi sağlamaktadır. Dr. Neslihan Er tarafından kaleme alınan bu eser, akademik ve ilgili tüm okurlar için değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
Sinemanın farklı türleri ve konuları arasından bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi isimli bu kitap; Türk sinemasından, animasyon sinemasına, sinemada aydınlatmadan farklı film örnekleri üzerinden çözümlemelere kadar çeşitli başlıklarda birbirinden değerli 8 bölümden oluşmaktadır. Sinema sanatına geniş bir perspektiften yaklaşan çalışmada, sinema filmlerindeki anlatıların toplumların kültürel yaşamlarıyla olan ilişkisi, bireylerin duyguları ve düşünceleri üzerindeki etkileri, çeşitli imgeler, hikayeler üzerinden farklı ve zengin bakış açılarıyla değerlendirilmektedir. Sinema filmlerinin insanlar üzerindeki sosyolojik, psikolojik ve kültürel kimi etkilerini ortaya koyan bu seçki içerdiği eleştirel bakışla alanda çalışan akademisyenler, öğrenciler ve sinema alanıyla ilgilenen tüm okuyucular için bir referans oluşturacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
SESSİZ ÖTEKİLER
Girişten
Özellikle on sekizinci yüzyılda hizmetçilerin oldukça yaygın bir biçimde orta sınıf aile yapısına dahil edilmelerine karşın, edebiyatta olsun, kurgu dışı eserlerde olsun onların gerçek seslerini duymamız neredeyse olanaksızdır. O yıllarda hizmetçilerin üst sınıfların huzurunda konuşması, hele de efendilerine karşılık verecek şekilde konuşması hiç hoş karşılanmazdı. Bu anlayışı yansıtan bir İngiliz atasözü bile mevcuttur: “Hizmetçi kızlar görülmeli, ama işitilmemelidir.”1 Görülmelidirler çünkü her an kendilerine herhangi bir iş buyurulabilir. İşitilmemelidirler çünkü efendinin “doğal” üstünlüğü karşısında gösterebilecekleri en iyi davranış, onlara sorgusuz sualsiz itaat etmektir. Her ne kadar on sekizinci yüzyıl romanlarında fazlasıyla konuşsalar da hizmetçilerin tarihsel kişilikler olarak karakterlerini, düşüncelerini, duygularını yansıtan kendilerine özgü bakış açılarını bugün ancak efendilerin yazdıkları mektup, anı ve günlüklerde onlara dair yaptıkları yorumlara bakarak çıkarsamaya çalışabiliriz.
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Hukuk Bağlamında İnsanlığın Ortak Mirası: Antarktik Doğal Kaynaklarının Küresel Yönetimi Örneği
Ortak miras kavramının tarihsel gelişimi ve temel prensiplerinden yola çıkan bu araştırmada Antarktika’nın ortak miras olarak kabulü uluslararası hukuk kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Kıtanın doğal kaynak rezervleri ve potansiyeli hem canlı kaynaklar hem de mineraller açısından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Antarktik kaynakların kullanımına yönelik mevcut hukuki düzenlemeler ve devletler arasında kurulan uluslararası iş birliğinin aşamaları tarihsel sırayla detaylandırılmıştır. Kıta çevresini korunmasının küresel açıdan gerekliliği ve gelecek nesillere etkisi bilimsel verilere dayandırılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı uluslararası hukukun bir parçası olarak ortak miras kavramını Antarktika örneğinde değerlendirirken, kıtanın doğal kaynaklar açısından önemini ve hukuki düzenini ayrıntılı olarak ele almaktır. Türkçe literatürde kıtanın uluslararası yönetimini sağlayan Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nin inşa edilmesine ve işleyişine dair kapsamlı bir kaynak bulunmadığından bu sistemsel gelişim sürecinin ortak miras kavramı ve uluslararası hukuk kapsamında detaylandırılması ayrıca önemlidir. Ayrıca bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyaseti uluslararası ilişkiler bağlamında da değerlendirilerek kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Priştineli Begazâde Nureddin I. Divan
Priştineli Begzâde Nureddin, XVIII. yüzyıl şairlerindendir. Aslen Priştineli’dir, fakat ömrünün bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Begzâde Nureddin’in hayatı ve eserleri hakkında devrinin edebî kaynaklarında pek fazla bilgi bulunmaz. Bu çalışmada Priştineli Begzâde Nureddin’in hayatı, tarihî kaynaklardan ve kendi eserlerinden yola çıkılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Onun tespit edebildiğimiz kadarıyla, iki Dîvân’ı vardır. Bu iki eserden yola çıkarak, şairin samimi ve sade bir şiir dili olduğunu ve çoğunlukla âşıkâne şiirler kaleme aldığını söyleyebiliriz. Aşk, gurbet ve ayrılık onun en çok kullandığı temalardandır. Bunun yanı sıra, şairin hikemî şiirleri de bulunmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Priştineli Begzâde Nureddin’in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, ardından ilk Dîvân’ındaki şiirler, Latin harflerine ve günümüz Türkçesine çevrilerek okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
₺1.020,00
KİTAP TANITIMI
Kimlik ve Mizah
Fıkraların sizi sadece güldürmediğini, birey ve toplum açısından barındırdığı uzlaşmacı ve çatışmacı yönlerle nasıl düşündürmesi gerektiğini göstermesi açısından bu kitap il bazlı bir örneklemdir. Bu kitabı okuduktan sonra hiçbir fıkra sizi sadece güldürmeyecek aynı zamanda fıkrayı anlatan kişiden fıkradaki tarih, yer, olay, kimlik uyum, uyumsuzluk gibi kavramların zihninizde çatışmasına imkân verecektir. Toplumsal dinamiklerin fıkralar özelinde hayatımızda ne şekilde yer ettiğini ve bir sözün fıkrada ne kadar derin bir anlam kazandırdığını görmek için bu kitap iyi örneklerden biridir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisi
Türkiye’de uygulamaya konulan IMF destekli 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirleri, ekonominin işleyiş biçiminde ve yapısında değişimi amaçlayarak reformist bir eğilimi temsil etmiştir. Ancak 1980’lerde uygulanan iktisat politikalarıyla istenilen düzeyde bir yapısal değişim gerçekleşememiştir. 1989-1993 yılları arasında yüksek kronik enflasyon ve dış açıkla karşılaşan Türkiye’de, kamu maliyesi dengesizliğinin genel bir iç dengesizliğe neden olması sonucunda 5 Nisan 1994 Ekonomik Önlemler Uygulama Planı yürürlüğe konulmuş, ancak bu son istikrar programı olmamıştır. 1998 Haziran sonunda IMF ile imzalanan Yakın İzleme Anlaşması’nın ardından 2000-2002 yıllarını kapsayan IMF destekli Enflasyonu Düşürme Programı yürürlükteyken Türkiye, Kasım 2000-Şubat 2001 ekonomik krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle yapısal yenilenme ve yasal düzenlemeleri öngören ve 2002-2004 dönemini kapsayan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulamaya konulmuştur. Sonuçta Türkiye, 2000’lerin başında da yine IMF destekli bir program ile istikrar arayışlarını sürdürmüştür.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama Tesislerine Mekânsal Teoriler Açısından Bakış
Turizm, kavramsal olarak mekân ve ekonomik aktörlerin mekândaki dağılımı ile en çok ilişkili sektörlerden bir tanesidir. Konaklama tesisleri turizm arzının en önemli öğesi olarak turizmin mekân ile olan ilişkisinde en büyük role sahiptir. Ekonomik değer yaratan aktörlerin mekânsal dağılımı ise ekonomik coğrafya bilim dalının en çok ilgilendiği sorunsallardan biridir. Bu eser bu bağlamda konaklama tesislerine, ekonomik coğrafya teorilerinin bakış açısıyla göz atmaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, mekân vurgusu ile konaklama tesislerinin yakın tarihte nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini anlatmaktadır. Aynı zamanda, ekonomik coğrafyada yerleşim teorilerinde çokça incelenen fiyat oluşumu konusunu, talep yönlü olarak konaklama tesisleri için tartışmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ŞİRKETLER VE FİNANSAL KURUMLAR ÜZERİNE ANALİZLER
Bu kitapta aşağıda kısaca yer alan yedi alt bölümde, şirketler ve finansal kurumların çeşitli açılardan değerlendirilmelerine yönelik istatistiki analizler yapılmış, bunların sonuçları detaylı olarak farklı açılardan değerlendirilmiş ve ilgili taraflara önerilerde bulunulmuştur.
Kitabın birinci bölümünde; Borsa İstanbul’daki imalat şirketlerinin kârlılığı üzerine etkili olan finansal oranlar analiz edilmiştir.
İkinci bölümde; Borsa İstanbul gözaltı pazarı işletmelerinin faaliyet durumunun ENTROPİ ve ARAS yöntemleriyle analizi yapılmıştır.
Üçüncü bölümde; işletmelerin aktif kârlılığı üzerinde etkili olan faaliyet oranları panel veri analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir
Dördüncü bölümde; katılım bankalarının kârlılıklarının VIKOR yöntemi ile değerlendirilmesi yapılmıştır.
Beşinci bölümde; katılım bankacılığının karlılığını etkileyen finansal oranların belirlenmesine yönelik Panel Regresyon yöntemi ile bir analiz yapılmıştır.
Altıncı bölümde; bir havayolu işletmesinin insan kaynakları temin süreci çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSİS yöntemi ile analiz edilmiştir.
Yedinci bölümde ise Türkiye’de faaliyet gösteren bazı havalimanlarının gelişmişliklerine göre sıralanması gri ilişkisel analiz yöntemi ile incelenmiştir.
Kitabın işletmeler başta olmak üzere, yatırımcılara, lisans ve lisansüstü öğrencilere ve akademik anlamda araştırmacılara yararlı olması temennisiyle…
Yazarlar:
Eda ÇINAROĞLU, Haşim BAĞCI, Metin AKTAŞ, Nihal DORUK,
Ömer Faruk RENÇBER, Ramazan AKBULUT, Tunahan AVCI
₺260,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Kuvvet Kullanma Aracı Olarak Koruma Sorumluluğu: Darfur ve Libya Örnek Olay İncelemeleri
İnsan haklarını korumak, savaş suçları ya da insanlığa karşı işlenen suçları engellenmek üzere azami gayret gösterilmektedir. Bu nedenle “koruma sorumluluğu” adı altında oluşan norm, uluslararası topluma kitlesel zulüm ve katliamların önüne geçebilmesi adına bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluklar aslında BM sisteminde yer alan insan haklarının güçlendirilmesi ve devlet egemenliğinin katliamların bir aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi çabalarıyla da uyumludur. Koruma Sorumluluğu kavramının insani müdahale ile benzeşen ve ayrışan yönlerine değinilen kitapta, devlet egemenliği, insan hakları ve insani müdahale gibi konular ele alınmıştır. Bu çalışma koruma sorumluluğu olarak bilinen kavramın “mutlakiyetçi egemenlik” anlayışından “sorumluluk olarak egemenlik” anlayışına doğru değişimini vurgulamaktadır. Bu bağlamda egemenlik anlamında söz konusu sorumluluğunu yerine getir(e)meyen ülkelerde meydana gelen insanlık trajedilerinin engellenebilmesi için alınan önlemlere iki örnek olay üzerinden vurgu yapılmıştır. Darfur ve Libya olaylarının Koruma Sorumluluğu kavramının ortaya çıkmasının ardından meydana gelmesi uluslararası toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme noktasında verdiği sınavın değerlendirilmesi açısından iki uygun vaka olarak ele alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
Bu kitapta dünyada bağımsız denetim ve muhasebe uygulamalarının gelişim sürecinin genel bir çerçevesine değinildikten sonra Türkiye’deki gelişim süreci ve 2023 yılı itibariyle son güncel durum detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bununla birlikte son yapılan düzenlemeler ile birlikte Türkiye’deki mevcut dört farklı muhasebe mevzuatı (TMS/TFRS, BOBİ FRS, KÜMİ FRS, MSUGT-VUK) arasında farklı açılardan karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede kitap şu bölümlerden oluşturulmuştur:
- Bölüm: Genel olarak dünyada muhasebe denetiminin gelişim dönemleri ve Türkiye’de bağımsız denetimin gelişimi incelenmiştir. Bölümün sonunda yapılan son düzenlemeler ile birlikte Türkiye’de bağımsız denetime hangi şirketlerin tabi olduğuna yer verilmiştir.
- Bölüm: Ülkelerin muhasebe sistemlerinin oluşumunu etkileyen faktörler, uluslararası muhasebe standartlarının harmonizasyonu ve bunların Türkiye’deki muhasebe mevzuatının (standartları) gelişimine etkisi incelenmiştir. Bölüm Türkiye’deki güncel muhasebe mevzuatının son şeklini kapsamaktadır.
- Bölüm: Türkiye’deki bağımsız denetime esas teşkil eden güncel mevzuat olan TMS/TFRS, BOBİ FRS ve bağımsız denetime tabi olmayan işletmelerin uygulayacağı KÜMİ FRS, MSUGT-VUK arasında çeşitli açılardan karşılaştırma yapılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KÜLTÜREL TURİZM
Kültürel Turizm konusunun genel olarak incelendiği bu kitabımızda birbiri ile yakın ve bağlantılı olan Alternatif Turizm, Dark Turizmi, Hüzün Turizmi gibi konuların yanında Kültürel Turizmin farklı tanımları, bileşenleri, pazarlanması, Sürdürülebilir Kültürel Turizm ve bunun ne anlama geldiği, Kültür ve Turizm arasındaki bağlantı, çatışma ve uzlaşma dahil farklı ilişki türleri, işbirliği ve bunların nasıl mümkün olabileceği gibi konular fazla detaya girmeden ve okuyucu ayrıntıyla boğmadan sunulmuştur. Kitabımız bu hali ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere, lisans öğrencilerine ve özellikle turizm öğrencilerine ek kaynak olarak hizmet edebileceği gibi araştırmacılara en azından temel bazı bilgileri aktarması ve daha detaylı çalışmalarına öncülük etmesi bakımından yararlı olabilecek içeriğe sahiptir.
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
Turizmin temel unsurları veya arz kaynaklarından biri olan çekiciliklerin başında doğal ortam özellikleri gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir sahanın turizm potansiyelinin oluşumunda bu özellikler doğrudan veya dolaylı olarak etkili olmaktadır. Bu çalışmada, Artvin ilinin Ardanuç ilçesi sınırları içerisinde yer alan Cehennem Deresi Kanyonu’nun doğal ortam özelliklerinin ve turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece doğal ortam özellikleri nedeniyle 2002 yılında “I. derecede doğal sit alanı” olarak ilan edilmiş bu kanyonun, hem turistik potansiyeline değinilmiş hem de sürdürülebilir bir turizm etkinliği için nelerin yapılması gerektiği gündeme getirilmiştir. Ayrıca sahanın koruma ve kullanma dengesi içerisinde yönetilmesi için gerekli olan sürdürülebilir turizm planlaması konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu sayede plansız işleyen etkinliklerinin ortaya çıkardığı sorunlara dikkat çekilmiştir. Coğrafi araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, iki yılı aşkın sürede (2015’den beri) gerçekleştirilmiş saha çalışmalarıyla desteklenmiştir. CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tekniklerinin bir araç olarak kullanıldığı çalışmada, görüntü analizleri ArcGIS10.5, istatistik analizler ise IBM SPSSStatistics 22 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, Cehennem Deresi Kanyonu’nun çok farklı doğal ortam özelliklerine sahip olduğu ve turizm bakımından önemli bir potansiyel barındırdığı anlaşılmıştır. Ancak bu potansiyelin antropojenik kökenli sorunlardan dolayı çok ciddi bir tehdit altında olduğu belirlenmiştir. Sahadaki problemlerin çözümü için acil olarak koruma ve kullanma dengesinin gözetildiği bir planlamaya ihtiyaç vardır. Bütün bu eksiklikler giderilip, turizm planının oluşturulmasından sonra, Cehennem Deresi Kanyonu’nu ve yakın çevresi sürdürülebilir şekilde farklı turistik ve sportif aktivitelerle desteklenerek gerek iç gerekse dış turizm bakımından tanıtılmalı ve pazarlanmalıdır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
Tüketiciler, her gün milyonlarca markanın reklamları ile karşı karşıya kalmaktadır. Pazarlama dünyasında değişimin ve rekabetin bu denli yoğun olduğu günümüzde reklam savaşları da eskisine göre daha rekabetçi yaşanmaktadır. Reklam bir markanın ürün ve hizmetleri hakkında hedef kitleyi bilinçlendirmek ve satın alma kararında önemli bir güçtür. Satış noktası reklam materyalleri tüketicinin mağazaya-markete-satış yerine girdiğinde karşılaştığı her türlü materyal olarak değerlendirilir. İşitsel, görsel, yazılı, ürün denemeleri ile tat duyularımıza da hitap eden pek çok reklam materyalleri satış noktası reklamın konusuna girer. Reklam planlamasında satış noktası reklam materyalleri tüketiciyi, müşteri yapabilme konusunda da önemli rol oynar. Pop reklam olarak da isimlendirilen satış noktası reklam materyalleri nedir, önemi, özellikleri ve çeşitleri nelerdir sorularına yanıt bulabileceğiniz bu kitap, konuya ilgi duyan akademisyenler ve sektör firmaları içinde yol gösterici nitelikte olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TIP EĞİTİMİNDE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Zaman geçtikçe yaşamın her alanı değişime uğruyor. Bu değişimi hızlandıran başlıca katalizörlerden biri de bilişim teknolojileri. Özellikle COVID-19 salgını etkisiyle birlikte sürdürülebilir bilişim teknolojilerinin ön planda olduğu yeni bir dünya düzeni bizleri bekliyor. Eğitim kurumları geleceğe yönelik eğitim öğretim planlarını oluştururken bilişim teknolojileri her zaman daha da ön planda olacak. Bu durumda dört duvar arasına sıkışmış geleneksel eğitim süreçleri tamamen dijital temasız sanal eğitim ortamlarına evirilecek. İşte tam burada bu kitap eğitimcileri, dijital dönüşümün getirdiği koşullara hazırlamak için çıkılan yolda hayat buldu.
“Tıp Eğitiminde Bilişim Teknolojileri” kitabı tıp eğitiminde dijital dönüşüme kendini hazırlamak isteyen eğitimcilere destek vermek için hazırlandı.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
Bu kitapta Türkiye’deki Kürt Meselesi’nin 2018 yılına gelindiğinde aldığı hâlin, Galtung’un çatışmaları ele alma yöntemi açısından incelenmesi yapılmıştır. Galtung’un yaklaşımı açıklandıktan sonra, Kürt Meselesi’nin boyutları – Siyasi, Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Güvenlik– incelenmiştir.
Galtung’un temel ihtiyaçlar – güvenlik, yemek, su, sağlık, eğitim, barınma, sevme/ait olma, itibar, kendini gerçekleştirme – üzerinden meşru ve gayrı meşru ayrımı yapması baz alınarak, Kürt Meselesi’nde meşru ve gayrı meşru noktalar öne çıkarılmıştır.
Kitapta incelenen Kürt Meselesi PKK’nın ilk eylem tarihi 15 Ağustos 1984’ten bu tarafa nasıl evrildiği üzerine olmuştur. 1990’larda inkârdan vazgeçilmiş ve Kürt varlığı kabul edilmiştir. 2000’ler ile birlikte özellikle açılım döneminde Kürtlere birçok haklar verilmiştir.
Kürt Meselesi’nde siyasi boyutta şu hususlar öne çıkmaktadır: Kürtçü ve PKK’nın türevleri olan gruplar ayrılıkçılığa yol açacak KCK/Demokratik Özerklik üzerinde ısrar ederken, Kürtlerin ve genel olarak Türk Milleti’nin ihtiyacı yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanmıştır.
Sosyal boyutta; eğitim ve sağlık gibi konularda doğu ve güneydoğu bölgelerinde diğer bölgelere nazaran bir geri kalmışlık söz konusudur. Öncelik bu bölgelere verilerek ülke genelinde iyileştirmelere gidilmelidir.
Kültürel boyut söz konusu olduğunda, anadilde topyekûn eğitim ve resmi dilin Kürtçe olması gibi gayri meşru istekler dışında tüm talepler yerine getirilmiştir.
Ekonomik boyutta KDRP, KÖYDES, SODES, BELDES, Tazminat yasası ve Cazibe Merkezleri Programı ile doğu ve güneydoğu bölgelerine pozitif ayrımcılık uygulanmaktadır.
Güvenlik boyutunda ise PKK terör örgütünün silah bırakması ya da bataklığı kurutma operasyonu ile süpürülmesi sorunu vardır. Temmuz 2015’te başlayan ve halen devam eden operasyonlar başarılı olursa, PKK’nın süpürülmesi söz konusu olabilir.
Nihayetinde, Kürt Meselesi tam olarak çözülmese de pozitif barışa yaklaşılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
Kültür bir milletin tarihî süreç içerisinde ortaya koyduğu maddi manevi üretimlerin bütünüdür. Bir milletin manevi kimliği, onun kültürüdür. Kuşaktan kuşağa yenilenerek veya yinelenerek aktarılan kültürel değerler toplumun ruhunu canlı tutmaktadır. Köklü ve zengin bir yapıya sahip olan Türk kültürü, kültürlerin beşiği olan Anadolu coğrafyasında yeni etkileşimlerle zenginliğini arttırarak yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş ve günümüze değin canlılığını korumuştur. Anadolu’nun tam ortasında yer alan Sivas da kültürel açıdan değerlendirildiğinde Türk kültürüne ait zenginliklerin tüm canlılığıyla varlığını sürdürdüğü bir şehir konumundadır. Âşıklık geleneğinden halk oyunlarına, geleneksel beslenme kültüründen halk müziğine, çocuk oyunlarından halk mimarisine, halk hekimliğinden geleneksel mesleklere kadar kültürün pek çok şubesi ile ilgili canlı örnekler Sivas’ta tespit edilebilmektedir. Kökleri maziye dayanan ve bugünkü atileri var kılan bu kültürel değerler üzerine yapılacak ilmî çalışmalar mevcut kültürel mirasın, devamlılık gösteren kültür kodlarının kayda geçirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada Sivas masalları, manileri, türküleri, efsaneleri, geçiş dönemleri, âşıklık geleneği gibi Sivas folkloruna ait pek çok konu ele alınmıştır.
₺315,00