KİTAPLAR
EN YENİLER
-

BEN’İN YÜZLERİ
₺455,00 -

Benim Gördüğüm Tanpınar
₺440,00 -

Benlik Saygısı ve Din
-

BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
₺845,00 -

BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
₺380,00 -

Beşir Fuad’ın Güneş Mecmuası
₺585,00 -

Beyaz Perdede Mor Direniş
₺235,00 -

BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
₺440,00 -

BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
₺235,00 -

Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
₺405,00 -

Bilgisayara Giriş
-

Bilgisayara Giriş ve MS Office 2007
-

Bilim İletişimi
₺275,00 -

Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
₺235,00 -

BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
₺210,00 -

BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
₺610,00
KİTAP TANITIMI
KLÂSİK TÜRK ŞİİRİNDE ŞARKI
Divan şiiri, büyük şairlerini XVI. yüzyılda yetiştirirken, mûsikî de büyük bestekârlarını XVIII. yüzyılda yetiştirir. XVIII. yüzyıl divan şairlerinde, şiir ve mûsikînin kendi aralarında bir bütünlük oluşturduğu görülür. Mûsıkî, şiirin sınırlarını, tesir sahasını genişletir, şiir de duygulara hitap eden hakikatleri dile getirirken, taşıdığı değerler itibariyle mûsıkîyi anlamlı kılar. Dolayısıyla şiir, bir yandan sesleriyle mûsıkînin müzikalitesine katkıda bulunurken, diğer yandan da eserin anlamına katkıda bulunarak eserden duyulan hazzı genişletir. Divan şiiri geleneği içinde oluşan şarkı; mûsıkî eserine dönüştükten sonra, klâsik Türk mûsıkîsi içinde yer alışı ve de türkülerde güfte olarak kullanılışıyla halka mal olarak toplum tarafından benimsenmiş olan bir edebî ürün olur. Türk şiir geleneğinin ve zevkinin doğurduğu millî bir edebî ürün olarak şarkı, divan şiirinin çevreye açılan, yerliliğe en fazla yaklaşan bir yönüdür.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
Tarihleri boyunca çeşitli dinleri tecrübe eden ve İslamiyet’le birlikte yeni bir medeniyet dairesine giren Türkler, daha evvelki dinî tecrübelerinde olduğu gibi, bu yeni dinin kutsal kitabını da Türkçeye tercüme etmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerim’in Türkçeye ilk defa ne zaman, nerede ve nasıl tercüme edildiği bugün için kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Samanîler devrinde Arapçadan Farsçaya yapılan bir Kur’ân tercümesinin Karahanlı Türkçesiyle yazılan Türkçe ilk Kur’ân tercümesine de rehberlik ettiği düşünülmektedir.
Bu kitapta tarihî Türkçe Kur’ân tercümeleriyle ilgili filoloji sahasında kaleme alınmış özgün yazılara yer verilmiş, tarihî Türkçe Kur’ân tercümelerinden hareketle Türk dilinin tarihsel ve çağdaş problemlerine dair ilk elden yapılan araştırmalar okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
Tarihten güncele Türkiye’nin Ortadoğu politikaları süreklilik ve değişim arz etmektedir. Cumhuriyet dönemi ve ardı sıra gelen uzun yıllar boyunca Türkiye’nin mesafeli bir politika güttüğü Ortadoğu, AK Parti iktidarları döneminde ihmal edilen bir coğrafya olarak görülürken bölge ülkeleriyle olan aktif ilişkiler önem kazanır. Arap Baharı sonrası bölge ülkelerinin dönüşmekte olan siyasi/sosyal yapısından etkilenen ve Ortadoğu’da daha kaotik bir duruma gelen Suriye’nin durumu sınır faktörü de göz önüne alındığında, birincil olarak Türkiye’ye tesir etmektedir.
AK Parti iktidarları döneminde(kuruluşundan üçüncü döneminin sonuna kadar)Türkiye’nin Suriye’yle işbirliğine dayalı kurduğu ilişkiler, yerini ihtilaflara bırakmıştır. AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun politikası”nın başarılı bir şekilde uygulandığı Suriye’yle olan ilişkiler,Arap Baharı sonrası süreçte sarsıntıya uğramış,Türkiye Suriye sorununun bir parçası olmaya başlamıştır. Bu süreçte, Türkiye’nin Suriye rejimine yönelik politikası, gitgide sertleşerek daha “realist” bir veçheye bürünmüştür.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Mensur Mi’râc-Nâmeler ve Musa B. Ahmed Antakî’nin Mensur Mi’râc-Nâmesi
Mi’râc-nâmeler, Hz. Muhammed’in en büyük mucizelerinden biri olan Mi’râc hadisesini anlatan manzum ve mensur eserlere verilen genel addır. İlk olarak kendini Arap edebiyatında gösteren bu tür Araplar arasında mensur bir edebî tür hâlinde yayılmıştır. Daha sonra İran edebiyatında ve Türk edebiyatında manzum halleri görülmeye başlanmıştır. Türk edebiyatında birçok mensur mi’râc-nâme de yazılmış olmasına rağmen türler üzerinde yapılan incelemeler genellikle manzum metinler üzerinde yapılmış bu durumda mensur eserlerin ihmal edilmesine neden olmuştur.
Bu kitap, giriş ve iki bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Giriş bölümünde mi’râc ve mi’râc-nâme tanımları irdelenmiş ve Kur’an’da mi’râcın nasıl ele alındığı incelenmiştir. Birinci bölümde Arap, İran ve Türk edebiyatında mi’râc-nâmelerin tarihî seyri ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde yine Metin Akar tarafından incelenmiş olan manzum mi’râc-nâmeler ve diğer ele alınmış mi’râc-nâmeler ile bizim kütüphaneleri tarayarak ulaştığımız mensur mi’râc-nâmelerin tanıtımı yapılmıştır. İkinci bölümde Ankara Milli Kütüphane’de bulduğumuz Musa b. Ahmed el-Antakî’nin Mi’râc-nâme adlı eserinde bulunan motifleri manzum mi’râc-nâmeler ile karşılaştırılarak, şekil ve muhtevası ise klasik ve modern inceleme metotları ile incelenerek aktarılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
Kıbrıs Sorunu; 1950’li yıllardan sonraki dönemde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ilişkilerinin belirleyicisi olmuş ve Türk basını da bu tarihlerden sonra Kıbrıs Sorununa yoğun olarak ilgi göstermeye başlamıştır. Bu kitap; Kıbrıs Sorununun en önemli safhası olan 1954-1974 yılları arasındaki dönemin Türk basınına yansımalarını ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla Türk Basınının iki önemli gazetesi olan Son Posta ve Yeni İstanbul gazeteleri incelenerek, 1954-1974 yılları arasında Kıbrıs Sorununa bakış açıları bilimsel bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974) isimli bu çalışma, 1954-1974 yılları arasında Son Posta ve Yeni İstanbul Gazetelerinde çıkan toplam 2234 haber ile 94 köşe yazısı, üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan gazetenin vermek istediği ana mesaj özetleme yapılarak okuyucuya aktarılmıştır. Bu çalışma; giriş, iki ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında konunun tarihsel alt yapısı ele alınırken, ikinci ve üçüncü bölümlerde gazete haberleri ve köze yazıları özetlenmiştir. Sonuç kısmında ise Kıbrıs Sorunu ile ilgili basında çıkan haber ve köşe yazılarının genel bir değerlendirmesi yapılarak, gazetelerin Kıbrıs Sorununa bakış açıları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca adı geçen gazetelerin soruna yaklaşımları mukayese edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
Avrupa Birliği Aile İşletmeleri Raporuna göre, dünyadaki tüm işletmelerin %75’i, Türkiye’de ise işletmelerin %95’i aile işletmeleridir. Ayrıca Fortune 500’deki dünyanın en büyük ve başarılı işletmelerinin %40’ı aile işletmelerinden oluşmaktadır. Buna karşılık aile işletmelerinin genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğunu da söylemek gerekir. Küçük ve orta ölçekteki aile işletmeleri toplam istihdamın yaklaşık %80’ini sağlamakta ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %30’unu gerçekleştirmektedir (EY, Aile işletmelerinde yeni normal raporu, 2020). Ülke ekonomilerine katkıları dolayısıyla desteklenmesi gereken aile işletmeleri doğaları gereği çeşitli zorluklarla baş etmektedir. Bu durum, bulunacak çözümlerin de aile işletmelerine özgü olmasını gerektirmektedir.
Pazarlama ve marka yerel, ulusal ve uluslararası pazarda rakiplerden farklılaşarak rekabet avantajı elde etmeyi mümkün hale getirir. Bu kitapta her biri farklı yazarlarca kaleme alınan bölümlerde aile işletmelerinde girişimcilik, pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri yönetimi, marka değeri, marka kimliği, marka kişiliği, marka yönetimi, sosyal medya yönetimi, pazarlama iletişimi, uluslararası ticaret ve lojistik konuları ele alınmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
I. Petro ve II. Katerina Rus toplum hayatında kapsamlı reformlara imza atmışlardır. Avrupai yapıya ve adaba sahip bir Rus toplumu yaratma fikriyle I. Petro kültür ve eğitim alanında radikal değişimleri başlatmıştır. II. Katerina aydınlanmacı anlayış temelinde Rusya’da “yeni bir nesil” yetiştirmeye gayret etmiştir.
Bu kitapta I. Petro ile II. Katerina’nın genç nesillere okutulması için hazırlattıkları ders kitaplarındaki metinlere yer verilmiştir. Bu metinlerden yola çıkarak, dayanakları ve yönelişleriyle, XVII.-XVIII. yy. Rus pedagojik düşüncesine dair bilgi ve kavrayış edinmek amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
Dünyada küreselleşme gibi birtakım değişimler yaşanırken bilgi teknolojisindeki ilerlemeler ticari yaşama da yansımıştır. Özellikle ulaşım ve iletişimin daha etkin hale gelmesi, hızdaki ilerleme dünyayı ticari bir pazar haline dönüştürmüştür. Bu pazarda ticari alışverişlerin gerçekleşmesinde e-ticaret yeni bir yöntem olarak doğmuştur.
Bu yüzden e-ticaret konulu bir kitap gerekli ve e-ticaretin tanımlanması ve uygulanması açısından önemlidir. Türkiye’de bu konuda yazılmış sınırlı sayıda kaynak bulunmakla birlikte çoğu, e-ticaretin başlangıç aşamasını ortaya koyan kitaplar, bazı uygulamaları ele alan kitaplar şeklinde ayrımlanmaktadır. Bu kitap geçmişteki bilgilerin bir araya getirilerek derlendiği ve güncel konuların da olabildiğince ele alındığı bir kitap olarak değerlendirilmelidir. Kişilerin kolayca e-ticaret konusunu anlamalarını sağlamak için elden geldiğince sade bir dille yazmaya çalışılmıştır. E-ticaret basit bir tanımla dijital ortamın aracı olduğu ve alışverişin dijital ortamdan gerçekleştirildiği bir ticari yöntemdir. Ancak insan yaşamında giderek daha fazla önem kazanmakta ve farklı boyutlarıyla ticari bir ortam olarak yeni dünya düzeyinde yerini almaktadır. Ayrıca bu kitap yapısı itibariyle e-ticaret konusunda hiçbir fikri olmayan bir kişiye dahi temel ve genel e-ticaret bilgisi vermeyi amaçlamakladır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
Malazgirt’in sosyal, siyasal ve kültürel hayatını merkeze alan bu kitap, erken cumhuriyetten çok partili döneme geçiş yıllarını kapsayan mikro-tarih ve kültür çalışmalarına örnek mahiyetindedir. Eser, makro planda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişi; mikro planda ise Malazgirt ve taşrasındaki idari, siyasi ve sosyo-kültürel yaşantının değişimlerini ortaya koymak çabasındadır. Kitap, Malazgirt’in tarihsel ve ideolojik yönlerine dikkatleri çekerek, Malazgirt’in iktisat ve modernleşme noktalarında yaşadığı yalnızlığa yahut geri kalmışlığa kayıt düşmektedir. Kitabın, sosyal bilimler içerisinde kent/şehir tarihi literatürüne katkı sunması hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bir Başka Açıdan Strateji
Bu kitap, stratejiyi sadece tek bir bakış açısı ile sınırlamamanın ve onu çok yönlü bir kavram olarak kabul etmenin önemini vurgulamaktadır.
Strateji, öngörüye dayalı yönlendirme temelli bir yaklaşım, bir problem çözme süreci, üst düzey düşünme seviyesi ile ilişkilendirilen bir olgu, güç mücadelelerini içeren dinamik dengeler oyunu ve bir eylemdir. Bu dengeler oyununda yapılabilecek en kötü hamleden daha kötü olanı, oyunun dışında kalmaya çalışmaktır.
Öte yandan, strateji bir güç ve güç unsurudur. Günümüz hızla değişen dünyasında bireylerden örgütlere ve toplumlara kadar her seviyedeki aktör için siyasetten ticarete, sanattan spora kadar geniş bir yelpazede etkili ve belirleyici bir güçtür.
Aktöre, bu gücü nasıl anlayabileceği ve kullanabileceği konusunda bir kılavuz olarak da düşünülebilecek bu kitap, stratejik düşünceyi benimsemek, etkili bir şekilde uygulamak ve bu alanda ustalaşmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği ve Türk Finans Piyasalarının Entegrasyon Süreci
İktisadi entegrasyonun en önemli unsurlarından olan “finansal entegrasyon” küreselleşmenin ve teknolojinin 1970 sonrasında hızlanmasıyla daha da önem kazanmıştır. Ülkelerin ihtiyacı olan sermayeye ulaşabildikleri ya da fazla olan sermayelerini değerlendirebildikleri sermaye piyasalarının entegre olmasıyla ciddi bir arz-talep dengesizliğinin de önüne geçilebilmektedir.
Bu yüzden bu kitapta Türkiye’nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir üyelik için sürdürdüğü uzatmalı ilişkisi Avrupa Birliği ile olan finansal entegrasyon süreci incelenmiştir. Küreselleşmenin ve “aday ülke” statüsünün meydana getirdiği koşullardan sağladığı avantaj ve uğradığı dezavantajlardan bahsedilmiştir.
Finansal entegrasyonu açıklamaya çalışan iktisadi teorilerden başlayarak Avrupa Birliği finans piyasaları ile Türk finans piyasalarının uyum süreci, farklılıkları ve gelecekteki potansiyel kazanımları incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
XIV. yüzyılın başından itibaren Batı Anadolu kıyılarında bir buçuk asra yakın bir süre hakim olan ve Anadolu’nun Türkleşme sürecinin tamamlandığı Beylikler döneminin göze çarpan beylikleri arasında yer alan Aydınoğulları Beyliği, özellikle ilmi ve kültürel faaliyetleri ile dikkat çekmektedirler. Türkçe’ye büyük önem veren bu sayede de pek çok değerli eserin Türkçe’ye çevrilmesine zemin hazırlayan Aydınoğulları pek çok mimari yapı ile Batı Anadolu kıyılarında bugün adlarını yaşatan bir şehir ile köklü kültürü miras bırakmışlardır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
Bu kitapta Sahraaltı Afrika Bölgesinin iktisadi gelişme süreci, azgelişmişlik olgusunun ortaya çıkmasına etki eden başlangıç koşulları itibariyle günümüze kadar sistematik olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda Sahraaltı Afrika bölgesinin iktisadi gelişme tarihi tarım öncesi toplumlardan itibaren irdelenmiş; coğrafi keşiflerin, bölgeye yönelik yürütülen köle ticareti ve kolonileştirme faaliyetlerinin, bağımsızlık süreci sonrası son dönemlerde yaşanan gelişmelerin bölge iktisadi gelişme serüvenine etkileri ve günümüzde oluşan azgelişmiş iktisadi yapıya neden olan etkenler irdelenmiştir. Çalışmanın, bölgenin iktisadi gelişme sürecine ilgi duyan okurlara ve araştırmacılara önemli bir kaynak olması amaçlanmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
Bu kitap tek-parti döneminde (1923-1946) Cumhuriyet’in eğitim ve ekonomi bürokrasisi içinde önemli görevler üstlenen ve aynı zamanda Kadro dergisini çıkarıp İnkılap ve Kadro metnini yayınlayarak siyaseten ve düşünsel olarak da etkili olmaya çalışan Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli bir entelektüelin erken dönem biyografisine ışık tutmayı hedeflemektedir. Kitap, Şevket Süreyya’nın Türkiye Komünist Partisi’nden ayrılıp Türk İnkılâbı’nın hizmetine geçme kararını verdiği tarihi kendine başlangıç olarak almıştır. Onun Kadro dergisi çıkana kadar fikri gelişimini takip etmekte ve 1928-1932 kronolojisindeki dergi ve gazetelerdeki yazılarını, raporlarını ve yayınladığı kitapları analiz etmektedir. Kitap; Aydemir’in Hayat, Muhit dergileri ile Hâkimiyeti Milliye gazetesindeki yazılarının, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarının ve yayınlarının bir değerlendirmesini içermektedir. Bu bağlamda çalışma, “sabık bir komünist” olarak Şevket Süreyya’nın Türk İnkılâbı’na eklemlenme ve uyumlanma süreci ile Kadro dergisinde kapsamlı olarak formüle edeceği devletçi, materyalist ve sosyal milliyetçi kalkınma ideolojisinin olgunlaşma safhalarını ele almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
MAPLE İLE SEMBOLİK HESAPLAMA
MAPLE paket programı, Matematik, Fizik ve Mühendislik alanlarında kullanılan çok yönlü bir sembolik hesaplama programıdır. MAPLE paket programında cebirsel denklem ve denklem sistemlerinin çözümü, eşitsizlik çözümü, türev ve integral hesabı gibi temel matematiksel hesaplamaların yanında diferansiyel denklem çözümü, vektörler, matrisler, 2 ve 3 boyutlu grafik çizimleri gibi el ile yapılması çok vakit alan ve hatta çoğu zaman imkansız olan hesaplamaları kısa zamanda yapmamızı sağlar. Bunun yanında içinde tanımlı olan paketler sayesinde, istatistik, finans, cebir, graf teori, diferansiyel geometri, logic, sayılar teorisi, tensör analizi gibi alanlarda da hesaplamaları kolaylaştırmaktadır.
MAPLE paket programı bu özellikleri sayesinde teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde yukarıda bahsettiğimiz alanlarda ciddi önem taşımaktadır.
KİTAP TANITIMI
Cuatro Ensayos Sobre Arte Dominicano
En la República Dominicana, bajo una de las tiranías más abrumadoras que ha padecido la tierra americana, hubo artistas que optaron por seguir la corriente practicando un arte adscrito a la ideología oficial, mientras otros, los más comprometidos, se decantaron por ser consecuentes y servirse de la expresión simbólica para instilar su desasosiego y oposición. Una misión, debido a la situación política internacional, compartida entre europeos exiliados en Ciudad Trujillo y dominicanos en común.
De tal modo, estos cuatro ensayos se proponen analizar el nacimiento y evolución de un arte bajo intensa presión, las resultantes tendencias plásticas e ideológicas de esta fricción, más la extraña confluencia de artistas de diferentes latitudes que lo hicieron posible en influencia mutua y conspiración.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Kırâatun fi’l-Fikri’l-Felsefî fi’l-İslâm
??? ?? ????? ??? ????? ????? ??? ???? ??????? ? ??????? ?????? ?????????? ??????????? ???????? ????? ????? ????? ?????? ???? ????? ????? ?? ???????? ????? ??????? ????? ???? ??? ?? ????? ?????? ??? ???? ??????.
????? ???? ???? ??? ?? ??????? ??????? ?????? ?? ???? ??? ??? ???? ??????? ?????? ??????? ????????? ??????? ???? ? ????? ????? ?????? ?????? ???? ????? ??????? ???????.
???????? ?? ?????? ??????? ??????? ??? ?????? ???? ??? ???? ??????? ?????? ?????? ???? ??? ?????? ??? ??? ???? ?????? ??? ???? ??? ?? ????? ???????. ??? ?????? ???????? ?????? ?????? ? ???” ???? ???? ???? ????????? ????? ???? ????? ?? ????? ? ????? ??? ?????? ????? ?????? ????? ?????? ?????? ???? ????? ??????? ???? ???? ??????? ??? ???? ?????????? ??????? ??????? ?? ?? ??? ?? ??????.
??? ??? ???? ?????? ????????? ???????? ??? ???? ???? ??? ??????? ????? ???? ?????? ??? ??? ?????? ????????? ??????? ?? ???????? ???? ???? ????? ?????? ?????? ????????.
?? ????? ??????? ???? ???????? ??????? ??? ???? ????? ????? ?? ????? ???? ??? ?? ?????? ???????? ??????? ???? ?????? ????? ????? ??? ???????? ??????? ????? ?????? ?? ????? ??????? ????? ????? ???? ????? ????? ???? ??? ????? ??????? ?????? ????? ????? ???? ????? ?? ???????? ?????? ????? ?? ???? ????? ??? ???????? ???? ??? ?????? ? ???? ?????? ?????? ???? ???? ???? ????? ????????? ????????.
??? ??? ???????? ?? ??????? ????????? ?? ?????? ??????? ???? ?????? ?????? ????????? ???? ???? ??? ??? ??? ????? ?? ???????: ?????? ?????? ????????…. . ???? ????? ??? ???? .???? ?????” ?? ?????? ???????? ???????? ?? ??????? ????? ?? ????? ?? ????? ?????????”.
??? ???? ????? ??? ?????? ?????? ???? ?? ???? ??? ???????? ?????? ?? ????? ?????? ???? ??? ?? ?????????? ?????? ??????.
??? ?????? ?? ????? ???? ????? ????? ????? ??????? ??????? ?? ??????? ? ??? ????? ???? ??? ?????? ??????? ?????????? ????? ??????? ???? ??? ??????? ???? ????? ??? ?????? ?????? ?? ??? ?????? ?? ???? ???? ???? ????? ?? ???? ????? ??? ????? ???? ??????? ?????????? ???? ???? ?????? ? ???? ??????? ??? ????? ?? ???????. ??? ?? ???? ?????? ????? ????? ???? ?? ???? ????? ??????? ?????????:
??????? ???????.
??????.
????? ?????? ??? ?????.
??? ??????.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
The Erotic Motive in Literature
There is no form or species of literature that may not be interpreted by psychoanalytic methods. Be the author ever so objective, no matter how much he has sought to make his personality intangible and elusive, there are means, with the aid of clues, of opening up the barred gates of his soul. Men like Flaubert and Merimée, who believed in the impersonal and objective theory of art and who strove deliberately to conceal their personalities, failed in doing so. Their presence is revealed in their stories; they could not hold themselves aloof. It is true we have been aided by external evidence in learning what methods they employed to render themselves impersonal; the real Merimée and Flaubert, however, were made to emerge by the help of their published personal letters. It matters not whether the author writes realistic or romantic fiction, autobiographical or historical tales, lyric or epic poems, dramas or essays, his unconscious is there, in some degree.
But in a field which is largely new, it is best to take those works or species of writing where the existence of the unconscious does not elude our efforts to detect it. Therefore, much will be said in this volume of works where there is no question that the author is talking from his own experiences, in his own person, or where he is using some character as a vehicle for his own point of view. Such works include lyric poetry which is usually the personal expression of the love emotions of the singer. Burns, Byron, Shelley, Keats and Swinburne have left us records of their love affairs in their great lyric poems. Most of these were inspired by frustration of love, and were the results of actual experiences. And though much is said in them, other facts may be deduced.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Ekonomi ve Toplum
Yeni ekonomik anlayışlar, ortodoks ekonomi teorilerinin öngördüğü sınırları aşarak iktisadi eylemi ve içtimai ilişkileri daha geniş bir perspektifte ele alan bir zenginlik sunmuştur. Söz konusu yeni ekonomik yaklaşımlar, iktisadi eylemin yalnızca neoklasik bakışın idealize ettiği rasyonel bireyin kararlarından ibaret olmadığını, iktisadi eylemin doğasının aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik birçok faktörden beslendiğini vurgulamıştır. Yeni ekonomik anlayışların iktisadi düşünceye kazandırdığı bu kavrayış ekonomi bilimiyle toplum bilimlerinin atası sayılabilecek sosyoloji arasında, daha kuvvetli bağlar kurulması gerektiği yönündeki motivasyonları arttırmıştır.
Tam bu noktada Sosyoloji biliminin, bireyin toplumsal davranışlarının saiklerini araştırma hususundaki çabaları ekonomi ve toplum arasındaki ilişkinin mütekabil bir bünyeye sahip olduğunu göstermiştir. Sosyolojik araştırmalar insan davranışlarının, bireylerin alelade tercihlerine göre değil; canlı organizmaların anlamlı biyolojik davranışlarına benzer birtakım norm ve değerler gibi faktörlere bağlı olarak gerçekleştiği fikrine sadık kalmaya çalışmıştır. İktisadi farkındalığı yüksek sosyoloji kuramları da bu norm ve değerlerin temelinde yatan olası salt iktisadi gerçekliğe yoğunlaşma çabası içinde olmuştur.
Tüm bunların izinde bu kitapta yeni ekonomi olgusunun yanı sıra bu alanda yaşanan gelişmelerin toplumsal yansımaları da ele alınarak tartışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
Yeni Belgeler Işığında Mondros Mütarekesi
1. Dünya Savaşı sonucunda İtilaf Devletleri ile 30 Ekim 1918de Mondros Mütarekesini imzalayan ve ateşkes ilan eden Osmanlı Devleti için esasında savaş ateşi yeniden harlanmıştır. Zira barış umuduyla imzalanan mütareke, Batılı devletlere Anadoluyu işgal etme yetkisi verdiği gibi Osmanlı Hükümetinin de sonunu getirmiştir. Mütareke maddelerinde geçen muğlak ifadelerle hareket etmeye özen gösteren müttefikler, ucu açık metinlerin sağladığı kolaylıkla Anadolu sathının her tarafında kontrollerini sağlamlaştırmaya çalışmışlardır.
Bu eser, İtilaf Devletlerinin Mondros Mütarekesine dayanarak Anadolu topraklarında gerçekleştirdikleri işgalleri ve uyguladıkları politikaları anlatmakta, ayrıca meselenin günümüze yansımaları konusunda kısa bir değerlendirme yapmaktadır. Yeni birçok belgenin kullanıldığı bu çalışmada dikkat edilen husus, metinde verilen akademik bilginin yorum ve analizlere tabi tutulması, okuyucunun sıkılmaması için anlaşılır ve akıcı bir anlatıma özen gösterilmesidir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
Antarktika Dünya’nın en büyük beşinci kıtasıdır ve yedi farklı devlet, toprakları üzerinde egemenlik iddia etmektedir. 1961’den beri Antarktika, üyelik şartlarına göre Dünya uluslarının çoğunu etkin bir şekilde dışlayan bir rejim olan Antarktika Antlaşmalar Sistemi (AAS) altında yönetilmektedir. Bu kitap Antarktika yönetiminin karşı karşıya olduğu Soğuk Savaş sonrası zorlukları incelemeye almıştır. Kıta yönetimini şekillendiren konuların başında gelen serbest turizm ve bilim ve teknolojideki yeni gelişmeler gibi sistemsel düzeni istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip güncel meseleleri detaylıca değerlendirmiştir. Bu çalışmada devletlerin şekillendirdiği Antarktika siyasetinin işleyişi konular ve olaylar üzerinden ele alınarak kıta sisteminin geleceğinin yorumlanması amaçlanmıştır.
₺210,00