KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
₺495,00 -

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ EKOLOJİK AYAK İZLERİNİN VE ÇEVRE EĞİTİM PUANLARININ İNCELENMESİ
₺210,00 -

Mudurnu Nüfus Defteri-I (1840)
-

Mekânın Sosyal Boyutu
₺250,00 -

Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
₺275,00 -

Kutsal Böcek Üçlemesi
₺325,00 -

Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
₺325,00 -

İTALYANCA DEYİMLER: ÖĞRETİM VE ÇEVİRİ
₺260,00 -

İnteraktif Eşlikli Solfej – I
₺380,00 -

İhsan Ozanoğlu Divanı
₺380,00 -

HAVAYOLU TÜKETİCİSİ SATIN ALMA DAVRANIŞI
₺275,00 -

GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
₺1.050,00 -

Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
₺315,00 -

Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
₺820,00 -

E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
₺315,00 -

Ekonomi-Politik Araştırmalar
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
HUMANS insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır.
Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor?
Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak Gerçek değil ki
Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım?
Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı.
Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık.
Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız.
Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginianın anısına geliştirildi.
Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur.
Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı.
Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.
Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz.
Yapay Zekâ V: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım.
Sentetik Anatole: Bütün sentetikler DayZerodaortaya çıktı. Tanrı öyle istedi.
Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN OPERATIONS MANAGEMENT
This book, which aims to show how machine learning shapes and develops businesses in the digital age, focuses on real-world examples and tries to reveal the transformative effect of machine learning in various areas of operations management. Each chapter carefully delves into the intricacies of machine learning applications, highlighting the challenges and opportunities that arise. While unleashing the potential of machine learning in operations management, it is an indispensable resource for operations managers, business leaders, and decision-makers in a new era where intelligent algorithms seamlessly collaborate with human expertise.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
RIDING THE STORM
During the 19th century, British diplomacy towards the Ottoman Empire was based on rejuvenating and revitalising the administration system with a series of social and political reforms. Although British attitudes began to transform during the Near Eastern Crisis of 1876-8 and the Anglo-Ottoman alliance was interrupted, the policy changed dramatically on the eve of the First World War.Nonetheless, major events such as the Chanak Crisis in the British Cabinet, the occupation of Constantinople and Smyrna and finally the Turkish Nationalist Movementunder the leadership of Mustafa Kemal Ataturk effected the dynamics of Anglo-Ottoman relations. This book examines the ground of these policies and analyses how thisstorm was over in British foreign policies towards Turkey between 1918 and 1923.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Örgüt Yönetiminde Duygular
Örgütlerin sosyal yönünü oluşturan insan, bir taraftan olumlu duygu durumlarıyla örgüte katkı sağlayabilirken diğer taraftan olumsuz duyguları nedeniyle örgütsel verimliliğin azalmasına sebep olabilmektedir. Bu durum, duyguların da yönetilmesi gereken önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Yedi bölümden oluşan bu kitapta olumlu ve olumsuz duygu durumlarına yer verildikten sonra, tüm duyguların dengede tutulması gerektiğine vurgu yapılmak üzere, son bölümde bir yönetim uygulamasına yer verilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SPOR ENDÜSTRİSİNDE MARKALAŞMA
Kitaptan
Spor özellikle son yıllarda, insan yaşamının daha kaliteli, sağlıklı ve dengeli bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli olan bir öğedir. Kültürel faaliyetler ile birlikte sportif faaliyetlerinin de kişileri gündelik yaşama psikolojik olarak hazırladığı düşüncesi günümüzde genel kabul görmektedir. Küresel bir olgu olarak spor, toplumların sosyoekonomik koşullarına bağlı olarak yaygınlık kazanmaktadır.
Küreselleşmenin yayılmasına hız kazandırdığı tüketim olgusunun içine spor da girmektedir. İdeolojik olarak çift kutuplu dünya, iki kamp arasındaki rekabete dayalı, kültürü, sanatı, sporu, edebiyatı ve tabii ki teknolojisini, askeriyesini, siyasetini kurmuş olan dünya olarak nitelendirilmekteydi. Spor aslında bu devirlerde, iki kutup arasındaki gücün ve rekabetin savaşsız ortamda sınanmasında önemli rol oynamıştır, çünkü sportif yarışmalar, sonucu ölüm olmayan savaş anlamını taşımaktadır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
Bu çalışma, “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1” ismiyle yayınlamış olduğumuz çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk kitabımızda, hayatın bütün alanlarının yaşanabildiği bir sosyal medya mecrası haline gelen Youtube’u siyasal toplumsallaşma, yalan haber ve deepfake, retorik ve argümantasyon, Youtuberlık, mizah, göç, çalışma alanı olarak Youtube ve akademik çalışmalarda Youtube bağlamları üzerinden değerlendirmiştik. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu ve farklı içeriklerin takip edildiği Youtube konusuna ilişkin akademik camianın ilgisi yüksek oldu. Bu sebeple yine hayatın ve akademinin farklı alanlarına ilişkin oldukça ilgi çekici metinler bir araya geldi. Youtube’da dini cemaatler ve tarikatlar, Youtube videolarında militarizm, toplumsal cinsiyet ve kadın Youtuberlar, Youtube’da siyasal katılım ve İstanbul yerel seçimleri, uluslararası medya ve +90 Youtube kanalı, Youtube gazeteciliği, Youtube’da içerik pazarlaması, Youtube’a taşınan emlak sektörü ve girişimcilik ekseninde Youtuberlık değerlendirmelerinin yer aldığı “Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2” isimli çalışmamızın akademiye katkı sunmasını temenni etmekteyiz.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
Görsel iletişim alanı kapsamında hem geleneksel hem de dijitalleşme sürecinin teknoloji ve iletişim alanı üzerindeki çeşitli etkileri bağlamında bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarında birbirinden farklı ve zengin içerikteki yazılardan oluşmaktadır. Görsel kültürün toplumların yaşamlarında yükselişe geçtiği 20. yüzyıldan günümüze reklamcılık ve tasarım alanları gündelik yaşamda daha etkili bir konuma gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin de etkisi bu alanların yeni anlatım olanaklarıyla bireylerle bir araya gelmesini sağlamıştır. Çeşitli sosyal medya platformları, metaverse evreni, yapay zeka uygulamalarının günümüz bireylerinin yaşamlarında yer edinmeye başlaması bu konuların reklam ve tasarım alanlarıyla olan ilişkisi ve tasarım alanında yazı karakterlerinin yeri ve önemi kitap kapsamında ele alınarak, tartışılmaktadır. Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarına ilişkin okuyuculara sunduğu zengin içerikteki seçki ile bu alanlara ilgi duyan tüm okuyucuların ilgisini çekecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatının Aydınlık Yüzü. SEVİNÇ ÇOKUM
Sevinç Çokum, edebiyat dünyasında ilkin hikâyeleriyle dikkatleri çeker. Daha sonra Bizim Diyar, Hilal Görününce, Ağustos Başağı gibi tarihî romanlarıyla Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında kendisine iyi bir yer edinir. İlerleyen yıllarda Tercüman, Türkiye gibi gazetelerdeki yazılarıyla da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşır.
Bu kitapta ilk önce sanatçının biyografisi, sanatı hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Bilhassa yazarın biyografisi hakkında kaynaklardaki yanlış bilgilerin birinci ağızdan doğrusuna ulaşılmaya çalışılmıştır. İkinci aşamada yazarın hikâyeleri, romanları, gazete yazıları ve şiirleri üzerine incelemeler yapılarak özgün yönler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Çokum, hikâye ve romanlarının merkezine insanı ve ona ait olanı koymaya çalışır. Sanatçı bunun olağan bir neticesi olarak duyguları, düşünceleri, hayatın kendini yenileyen durumlarını hikâye ve romanlarına taşır. Eserlerinde zıtlıkların gücünden yararlanır ve bunu sanatının bir parçası hâline getirir. Kitapta bu hususlara sıkça dikkat çekilmiştir.
Bu çalışmanın dikkati çeken bir diğer tarafı da Çokum’un sanat anlayışını dayandırdığı “abukizm” düşüncesi üzerinde durulmasıdır. Bilhassa sanatçının bu teorisini romanlarında okuyucuya nasıl aktardığına ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Post Truth Çağda Siyaset
Kadim geleneklerin kutsal ruhuyla, yenileşme ve modernleşme hayaletinin girmiş olduğu bitmez savaşta, insan hayatına anlam katan yenilikler aynı zamanda insanı değiştiren değerler olarak izlenmektedir. İnsanı değiştiren her değer hakikati söylemekten de imtina ettiren özneleri yaratırken; hakikat-siyaset ilişkisi insanı içerisinden çıkılamayan heyulalara gark etmektedir. Siyaset, heyulaların sürekliliğine katkı sunan bir ilişki ile insan hayatına dokunmaktadır. Hoşa giden ne varsa, tesadüfi ya da absürt olan her şey bir siyasi söylem içerisinde somutlaştırılmakta ve insanın inanması için çaba gerektirmeyen bir tarzda sunulmaktadır. Artık insanın aynası olabilecek değerleri giderek azalmış ve siyaset ile hakikat ilişkisi içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
Osmanlı modernleşmesi, yalnızca siyasî, askeri ve kurumsal dönüşümlerle sınırlı kalmamış; gündelik hayatın en küçük ayrıntılarına kadar etkisini göstermiştir. Bu kitap, Tanzimat’tan Servet-i Fünûn’a (1870–1901) uzanan zaman diliminde kaleme alınan romanlar üzerinden Osmanlı gündelik yaşamının yeniden inşa sürecini, metin merkezli ve sosyolojik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Eserde mekân algısından beden pratiklerine, aile ilişkilerinden âdabımuaşerete, eğitimden giyim-kuşama kadar uzanan geniş bir çerçevede modernleşmenin yansımaları incelenmektedir. Şemsettin Sami’den Halit Ziya’ya, Ahmet Mithat’tan Mehmet Rauf’a, Fatma Aliye’den Hüseyin Rahmi’ye uzanan zengin bir yazar kadrosu üzerinden yapılan bu çalışma, romanları yalnızca edebî metinler olarak değil, toplumsal dönüşümün aynası olarak okumayı amaçlamaktadır. Ayrıca eser, Batılılaşma karşısında geleneksel yaşam pratiklerinin nasıl konumlandığını ve bu iki anlayış arasındaki farklılıkların roman kurgusuna nasıl yansıdığını görünür hale getirmektedir. Gündelik hayatın mekân, beden ve sosyal ilişkiler üzerinden çözümlenmesi, edebiyat sosyolojisi alanına önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kitap, hem Türk edebiyatı araştırmacıları hem de Osmanlı toplumunun modernleşme serüvenini anlamak isteyen okurlar için yol gösterici niteliktedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
Hindistan çok çeşitli dillerin içinde barındırdığı bir ülkedir. Bu çeşitliliğin yanı sıra var olan dillerin yazıldığı alfabeler de farklılık göstermektedir. Örneğin, Pencab bölgesinden konuşlan Pencabī dili “Gurmukhī ” alfabesi ile Maharashtra bölgesinde konuşulan Marathī dili “Bāḷabōdha ” alfabesi ile Urdu dili de, “Perso-Arabik ” alfabe ile yazılmaktadır. Hititçe, Latince, Grekçe ve Persçe gibi eski dillerle akrabalığı olan Sanskrit dili ise Devanāgarī alfabesi ile yazılmaktadır. Bu alfabenin de örneklerine Aşoka Yazıtları’nda rastladığımız Brahmī olarak bilinen alfabeden evrilerek çıktığı düşünülmektedir. Sanskrit sözcüğü “arınmış, düzeltilmiş, hiç eksiği bırakılmamış, mükemmelleştirilmiş ” anlamlarına gelir.
Bu çalışma Sanskrit dilini öğrenmeden önce doğru bir şekilde transliterasyonun yapılması ve alfabenin daha doğru okunmasını amaçlamaktadır. Her bir ses öğretimi için, anlaşılması kolay olsun diye, o sesin kullanıldığı sözcük resim ile örneklendirilmiş daha sonra Sanskrit dili ile yazılmış edebi kaynaklardan örnek cümleler verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
Karstik alanlar sadece kendilerine has yüzey (lapya, dolin, uvala, polye…) ve derinlik şekilleri (mağaralar…) ile önem taşımazlar. Bu sahalar aynı zamanda biyotik-abiyotik unsurları ile özel ekosistemler niteliği taşırlar. Yine karstik sahalar, henüz kirlenmemiş, zengin yeraltı su varlıkları ile hem günümüzde hem de gelecekte büyük nüfus kütlelerinin su ihtiyacını karşılama potansiyeline sahiptirler.
Çalışmaya konu olan Küre Dağları’nın Azdavay ve Pınarbaşı (Kastamonu) ilçeleri arasında kalan bölümü ülkemizin en önemli örtülü karst sahasının bir parçasını oluşturmaktadır. İnceleme alanı özellikle Kuzey Anadolu karstı denince daha az akla gelen büyük karstik depresyonları ve mağaraları ile dikkati çekmektedir. Bu sebeple çalışma yörede karst ortamı ve karstik şekillerin tespiti, özelliklerini belirlenmesi ve karstik potansiyelin değerlendirilmesi için yapılabilecek çalışmaların ortaya onulması amacıyla hazırlanmıştır.
Çalışma başlıca üç bölüm halinde ele alınmıştır. Giriş bölümünde karstlaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiş, Türkiye’deki ve Kuzey Anadolu’daki karstik alanlar, bu sahalar ile ilgili yapılan başlıca araştırmalar ve karstik şekiller özet olarak verilmiştir. İkinci bölümde çalışma sahası ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra sahadaki karstlaşma ile doğal çevre özellikleri arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Bu şekilde, sahadaki karstlaşma ile litoloji, iklim, jeomorfolojik özellikler, toprak ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış, karstik şekillerin oluşumları, özellikleri ve dağılışları açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise çalışma bir bütün halinde ele alınarak ortaya konulan veriler birlikte değerlendirilmiş, karst ortamından faydalanma ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Bu kitabın karst topoğrafyası ile ilgili çalışmalar yapan diğer bilim insanlarına da katkı sağlaması ve Kuzey Anadolu’da karst topoğrafyası çalışmalarının devamına vesile olmasını temenni ederiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Davranışsal Finans ve Davranışsal Finans Teorisinde Yatırımcı Davranışları
Bu kitapta, finans ve psikoloji bilimlerini bir arada değerlendirmeye alan davranışsal finans kapsamlı olarak ele alınmıştır. Geleneksel finans teorileri anlatıldıktan sonra finansal kararları etkileyen davranışsal boyutlar aktarılmıştır. Okuyucunun mantıksal kurguyu kavrayabilmesi için finansal karar alma süreci örneklere ve deneysel çalışmalara yer verilerek anlatılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ortadoğuda Şiddet, Medya ve Kimlik
Lübnan Hizbullahı ülkedeki geniş toplumsal desteği ve silahlı gücüyle bölge politikalarında rol alan önemli aktörlerden biridir. Hizbullah aynı zamanda İsrail karşıtı söylemi ve “İslami direniş” politikasıyla Batı karşıtı bir duruş sergilemektedir. 2011 yılında Suriyede başlayan muhalif toplumsal hareket ve sonrasında devam eden iç savaş, siyasi istikrarsızlık içindeki Lübnan için yeni bir kriz alanı yaratmıştır. Suriye’deki savaşa müdahil olan Hizbullah, bir yandan silahlı gücüyle sahada varlığını sürdürürken diğer yandan yayın organı El-Manar Televizyonu ile kamuoyunu inşa etmeye çalışmaktadır. Bu araştırmada El-Manar televizyonunun göstergeler ve simgeleri kullanarak ne tür mitler ürettiği ve bu yolla izleyicilerin toplumsal gerçekliklerini nasıl yeniden inşa etmeye çalıştığı incelenmiştir. Araştırmada tv haberlerinde inşa edilen mitleri çözümlemek için Lübnan’da 2013 yılı sonunda yaşanan terör ve çatışma dönemi ele alınmıştır. Bu çatışma/şiddet sürecinde El-Manar televizyonu ana haber bültenindeki videolar göstergebilimsel analize tabi tutulmuştur. İnşa edilen mitler ele alınarak iktidar ve söylem arasındaki ilişkinin yeniden açığa çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda El-Manar televizyonunun ürettiği mitler yoluyla yeni düşman imgeleri inşa ettiği ve Suriye’deki savaşı cihat görevi olarak tanımlayarak bölgedeki toplumsal farklılıkları ve gerilimleri derinleştirdiği ortaya konulmuştur. Hizbullah’ın “İslami direniş” söylemini kullanarak Lübnan sınırlarını aşan bir hegemonya alanı kurma çabasında olduğu vurgulanmıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
ÇAĞDAŞ MALİYET YÖNTEMLERİ KAİZEN VE KAİZEN MALİYETLEME
Çağdaş maliyet yöntemleri, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte, yoğun rekabet ortamında hızla değişen müşteri istek ve beklentileri karşısında ürün ve hizmet maliyetlerini daha doğru ve sağlıklı hesaplamak amacıyla geliştirilmiştir. Çağdaş maliyetleme yöntemlerinden kaizen maliyetleme yönteminde ise, maliyetleri minimize etmenin yanında ürünlerde kalite artışı ve üretim yönetim sistemlerinin de geliştirilmesi hedeflenmektedir. İşletmelerin kaizen maliyetleme yöntemini uygulayabilmeleri için gereken temel şart, mevcut durumun yetersiz görülmesi ile bu durumdan daha ileri bir duruma ulaşmanın hedeflenmesidir. Ayrıca kaizen maliyetleme yönteminin işletmelerde uygulamaya konulabilmesi için bu yöntemin işletmenin her kademesindeki bütün çalışanlar tarafından takım çalışmalarıyla uygulanması gerekmektedir.
Bu kitapta, çağdaş maliyet yöntemleri tanıtıldıktan sonra kaizen kavramı ile kaizen kavramının uygulanması ayrıntılı olarak anlatılmakta, kaizen uygulamanın faydaları belirtilmektedir. Çağdaş maliyet yöntemlerinden kaizen maliyetleme yöntemi, kaizen maliyetleme yöntemini başarıyla uygulayan Japon otomobil firması Daihatsu’da sistemin işleyişi ve kaizen maliyetleme süreci bir örnek yardımıyla ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaktadır ve günümüze gelinceye kadar ki kaizen maliyetleme yöntemleri ile ilgili literatür taraması yapılmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği
Enerji yönetimi ve yenilenebilir kaynakların verimli kullanımı, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma için kritik bir rol oynamaktadır. Bu kitap, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yenilikçi yaklaşımlar sunarak, teori ve uygulamayı bir araya getiriyor. Makine öğrenmesi, lojistik süreçlerde enerji yönetimi, yenilenebilir enerjinin dönüştürücü etkisi ve pratik saha çalışmalarıyla güneş enerjisi çözümleri gibi konular, alanında uzman yazarlar tarafından derinlemesine incelenmiştir.
Enerji sektörü profesyonellerinden akademisyenlere, öğrencilerden çevreye duyarlı girişimcilere kadar geniş bir kitleye hitap eden bu kaynak, enerji geleceğinin şekillendirilmesinde rehberiniz olacak.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İHRACATA YÖNELİK TEŞVİK VE DESTEK POLİTİKALARI
Ekonomik gelişmişliğin belirlenmesinde milli gelir, ithalat, ihracat ve cari açık gibi birçok ekonomik değişken etkili olmaktadır. İhracata yönelik teşvik ve destek politikaları da ülkelerin ekonomik anlamda gelişmelerine önemli katkıları olmakla birlikte ihracat faaliyetlerini artıran etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulanan ihracatı teşvik destek politikalarının amacına uygun kullanılması ve kullandırılması ile birlikte söz konusu destek ve teşviklerin denetimi de önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
LİDYANIN TMOLOS (BOZDAĞLAR) YAYLALARINDA JEOMORFOLOJİ, PALEOCOĞRAFYA VE JEOARKEOLOJİ ARAŞTIRMALARI
Bozdağlar tarih öncesinden günümüze yöre kültürleri için bolluk ve bereket sunan bir yeryüzü şekli ve doğal çevre ortamıdır. Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Cayster) vadileri arasında bir doğal engel gibi görünse de doğal kaynakları ve jeomorfolojisi ile birleştirici olmuştur. Tmoloslar (Bozdağlar) üzerindeki plato alanındaki eski olgun vadiler (yaylalar) Lidya döneminde hem Kral Yolunun alternatif güzergâhı hem de uygun yaşama ortamları nedeniyle yayla yerleşimleri için ideal alanlar olmuştur. Madeni parayı ilk kez kullanması, altın ve metal işçiliği, çağının koşullarındaki madenciliği, ticareti ve Pers istilasının yıkımı ile ünlü olan Lidya uygarlığı Sardeis (Sardis) ve Hypaipa kentleri arasındaki Bozdağ yaylalarının kaynaklarını ve doğal mekânlarını etkin olarak kullanmıştır. Tmoloslar mitolojiye ve başta kral Midasın efsanevi hikâyesine konu olan zengin kaynakları barındıran bir doğal çevreye sahiptir. İnsan-doğal çevre ilişkilerinin Lidya bağlamında ortaya konulması amaçlayan bu eserde öncelikle; Bozdağların yeryüzü şekli olarak oluşumuna, yapısında bulunan kayaç ve madenlerin oluşumu için jeolojik özelliklerine, dağların çevresine göre yüksek olmasından etkilenen hidrografya, toprak ve bitki özelliklerine değinilmiştir. Bu bilgilerin ışığında arazi kullanımı ve ticari faaliyetleri hem bugün hem de Lidya dönemi açısından ele alınmıştır. Çalışmanın devamında Lidya dönemi Tmolos yaylalarının paleocoğrafya koşulları her biri ayrı başlıklarla ele alınarak değerlendirilmiştir. Eski coğrafi çevre koşulları içinde var olmuş Torrhebia ve Mesotmolia gibi Lidyanın eski yayla yerleşimleri, eski sulak alanlar-göller ve yayla dolguları üzerine jeoarkeoloji değerlendirmeleri yapılmıştır. Eser, Lidya Tmoloslarını bu perspektifle ele alan ilk çalışma niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
Bu kitap, Anadolu’nun önsözü kabul edilen Erzurum’un geleneksel sivil mimari yapılarını konu almaktadır. Bu yapıların tarih boyunca doğal afetlere ve şehrin stratejik konumuna bağlı olarak geçirdiği değişim ve gelişimler kronolojik olarak izlenmeye çalışılmıştır.
Özellikle son dönemde tescilli geleneksel evlerin yenilenmesine yönelik yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen projeler, kültürel mirasa yönelik yerel halkın farkındalığının artmasına katkı sağlamıştır. Bu bağlamda kitaba Erzurum halkının geleneksel mirası korumaya ilişkin tutumlarının değerlendirildiği bir araştırma da eklenerek, sonuçlar paylaşılmıştır.
Kitabın, kültürel miras konusuna ilgi duyan herkese faydalı olmasını temenni ederiz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.