KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
₺300,00 -

Bellek ve Anımsama
₺210,00 -

Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
₺300,00 -

ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
₺390,00 -

AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
₺390,00 -

1927-1964 RADYO YAYINCILIĞINA HAYAT VERENLER
₺260,00 -

POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
₺340,00 -

2024 Yılı Bitlis Kalesi Kazısı ve Buluntuları: Han Sarayı
-

Doğu Grubu Ağızlarının Ses ve Şekil Özellikleri
₺900,00 -

Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
-

Yeni Medya ve İletişimsel Yaklaşımlar
-

VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
₺510,00 -

Uluslararası İlişkilerde Altıncı Büyük Tartışma
₺250,00 -

TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
₺455,00 -

Toprak ve Bitkide Verimlilik Analizleri
-

THE BALKAN WARS 1912-1913
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
Annelik ve çalışma hayatı, sanayileşme döneminden itibaren etkileşim içerisinde olmuş ve her iki kurum da birbirini dönüşüme uğratmıştır. Ücretli çalışma, tarihsel olarak anneliğe nazaran oldukça geç bir dönemde kadınların yaşamının bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Bununla birlikte annelik ve annelik faaliyetleri, kadınların toplumsal konumunun belirleyicisi olarak görülmeyi sürdürmüştür. Bu konum, tarihsel olarak ve toplumdan topluma değişikliğe uğrasa da anneliğe atfedilen değerin yüceltilmesi ya da anneliğin aşınması, ideolojik arka plana sahiptir. Geçmişte annelik nedeniyle çalışma hayatının dışına çıkılması ile tam zamanlı annelik bir norm olarak kabul edilirken günümüzde çalışma hayatını annelik ile birlikte sürdüren kadınların sayısı önemli ölçüde artmıştır. Ancak annelik faaliyetleri, aile ve toplum içerisinde hâlâ önemli bir yere sahiptir. Annelik faaliyetleri, literatürde, çalışma hayatında kadınların karşı karşıya kaldığı sorunlardan yalnızca biri olarak ele alınmıştır. Bu nedenle “Çalışma Hayatında Anneliğin Dönüşümü” adlı bu kitapta anneliğin bir kurum olarak inşa edilerek yüzyıllar boyunca uğradığı ideolojik, toplumsal, ekonomik, siyasi ve hukuki dönüşüm, çalışma hayatında anneliğin tarihsel arka planı ve özellikleri ve çalışan annelerin yaşadıkları sorunlar tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
Irkçılık olgusu geçmişten günümüze insan hayatına yerleşen ve daima güncelliğini koruyan bir olgudur. Bu olgu insan hayatına kimi zaman gizli kimi zaman da açık ve şiddetli bir şekilde yansımaktadır. Toplumların bu olguya karşı çıkarmış oldukları yazılı ve sözlü koruyucu yasalar olmasına rağmen ırkçılık olgusu toplum yaşamını terk etmeyecek gibi görünmektedir. Sinema insan hayatının gerçekliğini geniş kitlelere beyaz perde aracılığıyla sunmaktadır. Sinemada ideolojik söylem ve temsiller oldukça fazla yer almaktadır. Bu kitapta Amerikan ve Türk sinemalarının ırkçılık olgusunu beyaz perdeye hangi unsurlar ve koşullar çerçevesinde yansıtıldığı belirlenmek istenmiştir. Irkçılık temsili diyaloglar, sembolik göstergeler ve karakter analizleri üzerinden göstergebilimsel analiz yöntemi ile analiz edilerek söylem analizi yöntemi ile de film içinde yer alan örneklemler desteklenmeye çalışılmıştır. Hem Amerikan hem de Türk sinemasında yer alan filmler amaçlı örneklem yöntemi ile seçilerek analiz edildi. Amerikan ve Türk sinemalarının, ırkçılık olgusunu etnik köken, ırksal farklılık, dinsel çeşitlilik ve bedensel farklılık bağlamında farklı şekillerde temsil etmektedirler. Özellikle de Amerikan sineması, Türk sinemasına nazaran ırkçılık olgusunu daha sert ve şiddetli göstergeler ile beyaz perdeye yansıtarak beyazların üstünlüğü olarak kabul edilen “üstün ırk” olgusunu temsil etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
BELGESEL SİNEMANIN ÜÇÜNCÜ SİNEMADA TEMSİLİ
İçinde yaşanılan topluma açık gözlerle bakabilmek her sinemacının ve özellikle belgesel sinemacının kendi toplumuna karşı koşulsuz bir görevidir. Bu bağlamda; Üçüncü Sinema, hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir alandır. İmgesel ya da belgesel yapımların bu anlayışı taşıyarak izleyicilerle buluşması, birtakım sorunları içeriyor olsa da kültürel özgüllük, ulusal çıkarlar ve toplumsal eşitlik adına yapılması beklenen bir üretim alanıdır. Toplumsal refah için zihinlerin yeni ve gerçek bileşenlerle yapılandırılması belgesel sinemanın ve Üçüncü Sinemanın birincil işlevleri arasındadır. Özetle; yapılması gereken keşfetmek ve kaydetmek!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimsel Büyük Veri ve İşlevleri
Bu çalışmanın temel amacı ticari örgütlerde ekonomik bir değer olarak önem atfedilen büyük verinin eğitim alanında yerine getirebileceği işlevlere dönük bir farkındalık ve anlayış geliştirmektir. Bu kapsamda çalışma büyük veri analizinde yararlanılabilecek araçlara ilişkin bilgiler de sunmakta ve bu yönüyle uygulamaya dönük bir yol haritası niteliği de taşımaktadır. Günümüzde eğitimsel büyük veriden öğrenci edinme, öğrenci davranışlarının yönetimi, öğretim kalitesinin arttırılması, ölçme ve değerlendirme, öz değerlendirme, performans tahminleri, kurumsal düzeyde öğrenci profili oluşturulması, kariyer planlarının hazırlanması ve bireysel eğitim programlarının geliştirilmesi gibi birçok alanda yararlanılabilmektedir. Öğrenme analitiği süreçlerinin önemli bir bileşeni olarak büyük veri kanıta dayalı öğrenme, etkili geri bildirim, süreç değerlendirme, veriye dayalı eğitim planlaması, eğitim sistemlerinin izlenmesi, eğitimde yenileşme, sanal öğrenme ekosistemlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda da işlevsel bir aracı rolündedir. Bu nitelikleriyle eğitimsel büyük veri eğitim sistemlerinin kemikleşmiş sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecek ve eğitim sistemlerinin etkin bir forma dönüşmesine zemin hazırlayabilecek bir değer olarak kabul edilmektedir.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Tarihi Yazıları
Osmanlı kültür ve medeniyeti, Türklerin binlerce yıllık serüvenlerinde; köklü birikimleri ile etkileşimde oldukları coğrafyalar arasında, ilmek ilmek dokuyarak oluşturdukları tarihsel tecrübenin, çok katmanlı ve zengin bir temsilidir. Bu temsil, taşıdığı süreklilik ve değişim unsurları birlikteliğinin oluşturduğu tüm bileşenlerle, toprağı vatan etmenin formülü olmuş, şehirlerin içinde; inanç merkezlerinden mezar alanlarına, kitabelerden süsleme motiflerine varıncaya kadar sanatın pek çok şubesiyle varlığını göstermiştir. Son derece geniş bir yelpazede tezahür eden süreçlerin şekillendirdiği Osmanlı kültür ve medeniyetinin bıraktığı mirasın, zamana direnen yönleriyle tespitinin ve korunmasının önem arz eden bir olgu olduğu açıktır.
Bu kitap, geniş çerçeveli Osmanlı dünyası içinden seçilmiş muhtelif konularda sanat tarihi yazılarını bir araya getirmektedir. Ele alınan muhtevalarla, ilgili dönemin zengin ve çok katmanlı dokusunun barındırdığı anlamlar dünyasına kapılar aralanmaya çalışılmış, böylelikle Osmanlı kültürel mirasını tanımaya, anlamaya ve yeniden okumaya yönelik mütevazı bir katkı sunulmuştur. Bu çabanın, okuyucuya yeni sorular, yorumlar ve çalışmalar geliştirebileceği bir düşünme zemini oluşturması temennisiyle…
₺370,00
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ ve Etik
Yapay zekâ etiği açısından en temel sorun, geleneksel etik yaklaşımların insan merkezli doğasının, özerk ve öğrenen sistemlerin yarattığı yeni ahlaki gerçeklikle nasıl uzlaştırılacağıdır. Bu noktada hâlihazırdaki etik kuramlar sorunu çözmede yetersiz kalmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarının teknolojik, sosyal, ekonomik, hukuki ve siyasal vb. birçok alanda etkili olduğu düşünüldüğünde, yapay zekâ etiğinin disiplinler arası bir zeminde ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini multidisipliner bir yaklaşımla anlamak ve bu etkilerin yönetilmesine ilişkin etik öneriler geliştirmek amacıyla, yapay zekâ etiğinin teorik temellerinden mahremiyet ve veri etiğine, güvenlik paradigmalarından, yapay zekânın hukuk alanındaki kullanımına; algoritmik önyargı ve ayrımcılıktan, yapay zekânın sosyoekonomik etkilerine; ayrıca yapay zekânın gazetecilik ve eğitim alanlarındaki kullanımına ve buralarda yaşanan etik sorunlara kadar önemli görülen konular ele alınmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
Savaşlar insanlık tarihi kadar eski olup etnik, dini, siyasi, kültürel, politik, iktisadi problemleri ve hâkimiyet mücadelesini ortaya çıkaran bir olgudur. Göç ise savaşın yıkıcı etkileri sonrası insanları yaşadıkları coğrafyalardan koparan en acı gerçeklerden biridir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin XIX. ve XX. yüzyılında Balkan ve Kafkasya coğrafyasından Anadolu’ya savaşlar nedeniyle birçok göç gerçekleşmiştir. Söz konusu yüzyıllar içinde tabii olarak bu olumsuzlukların en ağır koşulları ile karşılaşmak durumunda kalanlar kadın ve çocuklardır. Savaşın ortaya çıkarmış olduğu mağduriyetler günümüz dünyasında ve Türkiye’de hâlâ etkisini devam ettirmektedir.
Elinizde bulunan bu kitap din, siyaset, sosyal ve kültürel hayat bağlamında kadını ele almakla birlikte, savaş ve göç eksenli ortaya çıkan birçok sorunu bilimsel veriler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Özellikle Osmanlı Devleti’nin son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan göç ve buna bağlı olarak meydana gelen çok eksenli sorunlar multidisipliner olarak irdelenip ele alınmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’deki işletmelerin uluslararası seviyede raporlama yapabilmesini sağlamak ve modern dünyanın gereksinimlerini karşılamak amacı ile 2017 yılında büyük ve orta boy işletmeler için BOBİ FRS yürürlüğe girmiştir. TFRS’ye geçişte yaşanan problemlerin benzerlerinin BOBİ FRS’ye geçiş sürecinde ortaya çıkıp çıkmayacağının belirlenmesi, standartların etkin olarak kullanılabilirliği konusunda fikir sağlayacaktır. Bu kitap çalışması, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Muhasebe Finansman Anabilim Dalında hazırlanan, “Bağımsız Denetçilerin BOBİ FRS ile İlgili Algı ve Bilgi Düzeylerinin Tespitine Yönelik Bir Çalışma: İstanbul İli Örneği” adlı doktora çalışmasının gözden geçirilmiş ve revize edilmiş halidir. Bu kapsamda, İstanbul ilinde, bağımsız denetim firmalarında çalışmakta olan bağımsız denetçiler üzerine anket çalışması gerçekleştirilerek, BOBİ FRS bilgi düzeyleri ve BOBİ FRS ile ilgili olası olumlu ve olumsuz etkiler konusundaki algıları tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Gastronomi Turizmi ve Trabzon Potansiyeli
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için lokomotif sektör görevini gören turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Büyümekte olan turizm pazarından ülkeler ve çok uluslu şirketler daha fazla pay alma çabası içerisindedirler ve bu nedenle de yeni ürün ve hizmetler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde günlük hayatlara ulaşmaktadır.
Dünyada turizmle ilgili gelişmeler incelendiğinde, turistik destinasyonların pazarlanmasında “gastronominin” önemli bir role sahip olduğu, yerel ve uluslararası yemek kültürünün de son yıllarda bir destinasyonun sahip olduğu en değerli çekiciliklerden biri olduğu ve turistlerin yerel yiyecekleri tüketmesinin çarpan etkisiyle yerel ekonomiye kazanç sağladığı görülmektedir.
Bu nedenle kitapta, alternatif turizm, gastronomi turizmi, turizmin ekonomik yönü ve çeşitli sektörler üzerindeki olumlu etkileri, Trabzon Mutfağı ve bölgenin gastronomisine yön veren yerel organik lezzetleri, Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleri ve Trabzon ve çevresinde satılan sokak lezzetleri hakkında bilgiler vererek Trabzon’un gastronomi turizmi potansiyeli konusunda farkındalık yaratmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları-1 müzik eğitimi alan öğrenciler ve müzik eğitimi veren öğretmenlere yararlanabilecekleri bir eğitim kaynağı olarak hazırlanmıştır. Kitapta basit düzeyde duyuş çalışmaları, tek sesli dikte çalışmaları ve repertuvardan seçilerek düzenlenmiş dikteler yer almaktadır.
Duyuş çalışmaları dikte yazmaya ilk defa başlayacak öğrenciler için art arda 5-8 sesten oluşan ezgilerden oluşur. Bu egzersizler do majör ve la minör tonalitelerinin ses ilişkileri bağlamında kullanılmıştır. Tek sesli dikteler, müziğin ses yüksekliği ve ritim parametrelerini yazıya aktarmak üzere, geleneksel eğitim metotlarında kullanılan çalışma parçaları model alınarak yazılmıştır. Repertuvar dikteleri, piyano için yazılmış ya da düzenlenmiş klasik müzik eserlerinden oluşur. Öğrencilerin, klasik müzik repertuvarıyla hazırlanmış dikteler aracılığı ile hem duyuş becerilerini hem de temel düzeyde bir müzik kültürü edinmelerini hedefler. Bu kitapta yer alan repertuvar dikteleri, çok sesli bir müzik içerisinde tek bir partinin yazıya aktarılmasını talep eden, tek sesli dikte çalışmaları olarak hazırlanmıştır. Tek sesli dikteler ve repertuvar dikteleri basit ölçülerde ve bileşik ölçülerde; altı sekizlik, iki diyez iki bemol içeren tonlar kapsamında yazılmış ve düzenlenmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
Çingeneler, edebiyatımızın konu haritası içinde kendilerine geniş bir yer bulmuşlardır. Gölge oyunundan günümüz Türk edebiyatının çeşitli türlerine uzanan çizgisinde, yazın, sıra dışı niteliklerinden dolayı Çingenelere duyarsız kalamamıştır. Dünya edebiyatında Carmen’den bu yana genellikle romantik bir bakış açısıyla ele alınan Çingenelerin dünyaları ve yaşamları, aslında aldatıcı göstergelerden oluşur. Bu niteliklerinden ötürü, onların edebiyata yansıyan imgeleri de hep sorunlu olmuştur. Ayşegül Devecioğlu, Ağlayan Dağ Susan Nehir’de, gacoya kapalı bu dünyanın içinde yaşamış, onları gözlemlemiş, masallarını/hikâyelerini dinlemiş bir anlatıcı aracılığıyla bizim için bir terra incognita olan bu semiyotik evreni başarıyla kurmaca düzleme taşımıştır. Anlatıcının, nasıl yazar olduğunu/yetiştiğini ortaya koyan roman, bu dünyanın hiyerogliflerini okuma çabasının bir ürünüdür. Bu özellikleri nedeniyle göstergebilimsel bir okuma için de oldukça uygun bir metindir. Bu kitap, bir gösterge avcısının serüvenini Roland Barthes’in Sarrasine çözümlemesi ışığında bir okuma denemesidir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Düzen
Dijital düzen her şeyden fazla fazla vermektedir insana; kendisinden bile… Parçalanmış birey, bir sürü alt kimlik içerisinde kendini bulamaz olmuştur ‘Tüket, mutlu ol!’ sözlerine kanarak duygularını markalara pazarlatan, sonra da ‘Kara Cuma’larda hesapsızca harcayan, kalbi kırık insanın kendisine rağmen hayatta kalma çabasıdır diyebiliriz dijital düzen için. Bu bağlamda, umudu sürdürmek isteyen insanın mutluluk arayışındaki ‘kısayoludur’ simülasyon; fakat bu ‘kısayol’, insani becerileri teknolojiye teslim ettikçe, geriye dönüşü olmayan bir yok oluşla da sonlanabilir… Dolayısıyla dijital düzen, insanlığımızı hatırlamamız ve ona sahip çıkmamız gereken, yoğun tempolu, tembelliğe tahammülü olmayan ve birey olarak varlığımızı devam ettirmek istiyorsak üretim odaklı düşünmemizi talep eden bir dönemin de habercisidir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
“Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri” kitabı, coğrafya, coğrafya ve fen bilimleri öğretmenliği, klimatoloji, hidroloji, biyoloji, ekoloji, fizik, çevre, deniz ve yer bilimleri, mimarlık ile meteoroloji, ziraat, orman, inşaat, jeoloji, hidrojeoloji ve çevre mühendisliği vb. gibi bölüm ve/ ya da ana bilim dallarında öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerin gereksinim duyacağı temel atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre konularını içerir.
Kitap, asıl olarak, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre ile hidroloji-hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanları ile ilgili mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitabı olarak tasarlandı ve buna uygun bir içerikle hazırlanmıştır. Bu kapsamda, Genel Klimatoloji kitabı, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini okuyan lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, uzmanlara ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedeflemektedir.
Belirlenen bu hedefe ulaşabilmek için kitabın amacı da, atmosfer, hava ve iklimin temelleri; atmosferin fiziksel ve kimyasal özellikleri; Yerküre’nin enerji bütçesi ve sıcaklık; hava basıncı, atmosfer dolaşımı ve rüzgârlar; hidrolojik döngü, atmosferde nem, doyma, yoğunlaşma, bulut oluşumu, kararlılık; yağış oluşumu ve türleri; hava ve iklimin şekillenmesindeki temel etmenlerden hava kütleleri ve cepheler, hava sistemleri, desenleri ve olayları; şiddetli hava olayları (gökgürültülü, şimşekli fırtına ve hortumlar) ve bunların doğal ve sosyal ortama olan etkilerinin incelenmesi; atmosferdeki kısa süreli süreçler, meteorolojik olaylar ve bunlardaki değişimler ile yeryüzündeki iklimler, onların kökenleri, dağılışları ve doğal çevreyi şekillendiren bir öğe olarak rolü konularında temel bilimsel bilgiyi sunmak, tartışmak ve öğrencinin uygulama, çözümleme ve bireşim yapma yeteneğini geliştirmek olarak belirlenmiştir.
Kitap, klimatoloji ve meteorolojinin temel konularını içeren, sekizi ana ve biri özel toplam dokuz ana konuyu bütüncül ve çağdaş bir yaklaşımla sunacak biçimde tasarlanmıştır.
“Sinoptik Hava Haritaları” başlığını taşıyan Uygulamalı Özel Konu, genel olarak sinoptik yüzey ve yüksek hava gözlemlerinin yüzey hava ve yüksek atmosfer haritalarına işlenmesi, yüzey hava haritasında eşbasınç ve diğer sinoptik öğelerin, çeşitli standart basınç düzeyi haritalarında (ör. 500 hPa düzeyi) eş jeopotansiyel yükseklik ve eş sıcaklık eğrileri vb. özelliklerin çizilmesi, bu haritalardan yararlanarak yüzey alçak ve yüksek basınç sistemleri ile yüksek atmosfer alçak ve yüksek merkezleri, sırt ya da oluk gibi orta enlem hava sistemlerinin önemli özelliklerinin belirlenmesi ve tanımlanması ile bunların hava tahminleri açısından çözümlenmesi konularını içerir.
Kitapta, ayrıntılı sayılabilecek ama aynı zamanda yalın ve kolay anlaşılır bir Ekler Bölümü de bulunmaktadır. Ekler Bölümü, ilgili bölümlerde açıklanan çeşitli konuların ve hesaplamaların daha kolay anlaşılması ve yapılmasını sağlamak üzere, “Bilimsel Sayı ve İşaret Sistemi”, “Uluslararası Bilimsel Ölçü Birimleri Sistemi (SI)”, “Bazı Birim Dönüşümleri, Evrensel Sayılar ve Nicelikler”, “Cisimlere Etkiyen Kuvvetler ve Maddenin Temel Özellikleri” ve “Sinoptik Meteoroloji Gözlem Kodlarının Açıklanması, İstasyon Modelleri ve Hava Haritalarına İşlenmesi” başlıklarını taşıyan özel eklerden oluşur.
Yedinci Basıma Önsöz
Atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği ve iklim değişikliği, hidroloji ve hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri, atmosferik çevre, yer, çevre ve atmosfer bilimleri, Türkiye ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanlarının ve mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitap olarak hazırlamış olduğum Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri başlıklı kitabımın Birinci Basımı Eylül 2016’da 1000 adet yapılmıştır. Kitap 1 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tükenmiş, 2017, 2018, 2019, 2021 ve 2023 yıllarında kitabın yine 1000’er (2023’te 1100 adet) adet olmak üzere güncellenmiş ve gözden geçirilmiş 2., 3., 4., 5. ve 6. basımları yapılmıştır. Elinizdeki, genel olarak gözden geçirilen ve bazı bölümleri güncelleştirilerek hazırlanan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımıdır. Kitaba gösterilen yüksek ilgi dikkate alınarak, kitabın 7. basımının da 1100 adet yapılması kararlaştırıldı.
Kitabın 7. Basımında, 6. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük tasarım, yazım ve gramer hatalarının ve baskı dosyasında bozulan bazı matematiksel eşitliklerin ve simgelerin düzeltilmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında yaptığımız gibi, kitabın 7. Basımında da küresel hava sıcaklıkları ve başta karbondioksit gelmek üzere küresel ısınma potansiyeli yüksek olan önemli sera gazlarındaki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir. Kitabın elinizdeki 7. Basımındaki en büyük değişiklik, 8. Konu Dünya ve Türkiye İklimlerinde, Köppen-Geiger iklim sınıflandırması harita ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü 1 km yani çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır. Bu güncellemede kullanılan Köppen-Geiger iklim tipleri haritalarını hazırlayan değerli meslektaşım ve çalışma arkadaşım Sayın Nami Yurtseven’e (Bakırçay Üniversitesi) çok teşekkür ederim.
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri kitabının Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımı da, “atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği, iklim değişikliği ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, araştırmacı, uzman ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedefler”.
Murat TÜRKEŞ
1 Eylül 2025
Çanakkale
₺715,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİĞİN KEŞFİ: GİRİŞİMSEL FIRSATLAR VE BELİRLEYİCİ UNSURLARI
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve küreselleşmenin etkisiyle dünya genelindeki koşullar değişmiş ve küresel bir bilgi ekonomisi ortaya çıkmıştır. Dünya ekonomisinde yaşanan bu değişimler ve oluşan fırsatlar yeni bir girişimsel toplum yaratarak, ekonomideki en küçük aktör olan girişimcinin gücünü arttırmış ve küresel ekonominin oluşumunda girişimcinin en önemli aktör konumuna gelmesini sağlamıştır. Tarihin ilk çağlarından beri yeni iş imkanları yaratmak, keşfetmek veya tanımlamak ve bu imkanları ekonomik kazanç için yeni girişimlerde kullanmak insan yaşamında daima önemli olmuştur. Bu anlamda fırsatlar, girişimcilik alanında sınır ve değişim koşullarını tanımlayan temel kavramlardan biridir. Çünkü bir fırsat olmadan girişimcilik olamaz. Potansiyel bir girişimci son derece yaratıcı ve çalışkan olabilir, fakat hedeflenen bir fırsat olmadan bu karakteristiklerle, girişimsel aktiviteler meydana gelemez. Dolayısıyla fırsatların doğasını açık bir şekilde anlamaksızın, girişimciliği geliştirmeye yönelik akılcı politika ve uygulamalar bulmak mümkün değildir. Bu nedenle girişimsel bir fırsatın nasıl anlaşıldığı ve nereden geldiğini bilmek oldukça önem arz etmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Atmosferik Tozun Uzaktan Algılama ile Belirlenmesi 23-24 Nisan 2019 Toz Taşınımı Olayı Örneği
Atmosferdeki kil ve silt boyutundaki malzemelerden oluşan toz parçacıkları iklim sisteminin bir bileşenidir ve atmosfer, kara yüzeyi ve okyanus arasındaki fiziksel ve biyojeokimyasal değişimlerde aktif rol oynarlar. Atmosferdeki toz miktarı nem, yağış, rüzgâr gibi iklim elemanlarına bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi antropojenik ya da iklim değişikliği tarafından tetiklenen arazi örtüsündeki değimlere bağlı olarak da oluşabilir. Tozlar, yeryüzünün enerji dengesini gelen güneş radyasyonunu saçarak ve absorbe ederek doğrudan; bulutların optik özelliklerini değiştirerek dolaylı olmak üzere iki farklı şekilde etkiler. Tozlar ayrıca, okyanus yaşamı için önemli bir besin olan demir içerir ve bu nedenle okyanuslara ulaştıklarında CO2 kullanan alglerin veya fitoplanktonların büyümesi için gübre görevi görürler.
Atmosferik tozlar klasik olarak meteoroloji istasyonlarında ölçülür. Ancak son yıllarda gelişen uzaktan algılama teknolojisi ile atmosferdeki tozların konsantrasyonları, boyutları konusunda dolaylı gözlemler elde edilebilmektedir.
Bu çalışma atmosferik tozların önemini, Türkiye’yi etkileyen kaynak sahaları ve uzaktan algılama ile nasıl belirlenebildiğini örnek bir çalışmayla anlatmaktadır. 23-24 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen toz taşınım olayı Türkiye’yi önemli ölçüde etkilemiştir. Bu kitapta söz konusu olayın uzaktan algılama ile belirlenmesi üzerinde durulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
EKOLOJİK KRİZ
Bugün tüm canlı ortamları ontolojik olarak bir yok oluş riski ile karşı karşıyadır. Ekoloji üzerinde oluşan baskı artık doğanın daha fazla kaldıramayacağı bir noktaya ulaşmıştır. Artık doğanın metabolik dengesi aşılmıştır ve ekolojik kriz denilen fenomen ortaya çıkmıştır. Ekolojik kriz binlerce yıldır süregelen, insan-doğa ilişkilerinin bir sonucu olarak gün yüzüne çıkmıştır. Dolayısıyla ekolojik kriz ekolojiyi sadece biyolojinin bir konusu olmaktan çıkarmış, birçok bilimsel disiplinin araştırma alanı haline getirmiştir.
Bu kitap, ekolojik krizin nedenlerini insanın doğayla kurduğu ilişkide, insanın doğayı algılama biçiminde, inşa ettiği toplumsal yapıda, bu toplumsal yapılardaki kültürel ve etik değerlerde, psikolojik ve bilişsel sistemlerde, ekonomik üretim ilişkilerinde ve siyasal örgütlenme biçimlerinde aramaktadır. Bu eser, ekolojik krize insan-merkezli yaklaşımlar sunan, sadece insanların refahını arttırmaya veya sadece “doğanın güzelliklerini” korumaya çalışan sığ yaklaşımlardan farklı olarak ekoloji-merkezli bir bakışa sahiptir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
Bu kitap yapay zekânın engelli bireylerin yaşamında yarattığı dönüşümü kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Kişiselleştirilmiş yardımcı teknolojilerden eğitim, sağlık ve istihdam uygulamalarına; afet yönetiminden akıllı şehir çözümlerine kadar uzanan bu eser, erişilebilirliğin artık bir tercih değil temel bir hak olduğunu vurguluyor. Akademik araştırmalar, saha deneyimleri ve yenilikçi örneklerle desteklenen kitap; yapay zekânın engelleri nasıl azaltabildiğini, bireyleri dijital ekosistemin pasif kullanıcıları olmaktan çıkarıp aktif katılımcılara dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Akademisyenler, karar vericiler ve kapsayıcı bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen tüm paydaşlar için yol gösterici, ilham verici ve güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
₺340,00