KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Sanat Eleştirisine Giriş
-

Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
₺195,00 -

SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
₺300,00 -

Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
-

SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
₺260,00 -

SATIŞ GELİŞTİRME ARAÇLARINA YÖNELİK TÜKETİCİ SEGMENTLERİNİN ÖRTÜK SINIF ANALİZİ İLE BELİRLENMESİ
₺315,00 -

SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
₺405,00 -

SAVAŞ ÜZERİNE NOTLAR
₺300,00 -

Seçilmiş Örneklerle Türkiye’de Yer Değiştiren Yerleşmeler
₺715,00 -

SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
₺275,00 -

Selâhaddin Eyyûbî’nin Kutsal Toprakları Fethi
₺235,00 -

SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
₺585,00 -

SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
₺845,00 -

SESSİZ ÖTEKİLER
-
![Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]](https://kriteryayinevi.com/wp-content/uploads/2025/08/Sevdai-Leyla-Ile-Mecnun-300x300.jpg)
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
₺300,00 -

Sevdâî Dîvân
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim II
Bu kitap, dilbilimin kuramsal ve uygulamalı yönlerini bir araya getirerek dil ile ilgili konuları çok boyutlu bir açıdan ele alan bir çalışmadır. Doğal dil işleme, yazınsal göstergebilim, hermeneutik, iki dilli edimbilimsel edinç, iki dilli söz varlığı, iletişimsel dil yeterliliği, söylem çözümlemesi ve tür çözümlemesi gibi alanları disiplinlerarası bir yaklaşımla inceleyen eser, dilin bilişsel, toplumsal ve kültürel yapısını bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Kitapta, dilin yorumlayıcı ve simgesel boyutlarından teknoloji temelli çözümleme yöntemlerine; iki dillilik araştırmalarının güncel yönelimlerinden söylem odaklı incelemelere uzanan geniş bir yelpazede kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler sunulmaktadır. Dil öğretimi, dil edinimi, dilbilimi çalışmalarıyla ilgilenen araştırmacılar, lisans ve lisansüstü öğrencileri ve disiplinlerarası çalışan akademisyenler için önemli bir kaynak olma niteliği taşıyan bu eser, çağdaş dilbilimin farklı yönelimlerini bir araya getirerek alanın güncel tartışmalarına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
İŞLETME BECERİLERİ GRUP ÇALIŞMASI
Bu kitap, MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi kapsamında İşletme Becerileri Grup Çalışması dersinde işlenen konuların içeriği dikkâte alınarak hazırlandı. Bireysel ve örgütsel amaçlara ulaşmanın birincil amacı işletme yöneticileri ve personelleri arasındaki yetkinliği, beceriyi ve buna dayalı etkileşimli süreci başarılı şekilde tesis etmektir. Bu durum başta yöneticiler olmak üzere işletmede tüm çalışanların ortak sorumluluğudur. Yönetim perspektifinden baktığımızda işlerin idare edilmesi işletme performansı için gereklidir ve yönetsel bir yetkinliği gerektirir. Kuşkusuz işleri idare etmek gereklidir ama yeterli değildir. Çünkü yöneticiler işleri idare ederken çalışanlar arasında örgütsel yapıda dengeyi kurmalarına karşın aldıkları menfi kararlar ile kendi dengelerini kaybedebilirler. İşte bu şartlara olanak vermemek için yönetim bazlı bir etkinlik geliştirmek bu kitabın temel konularını içerecek tarzda tasarlanmıştır. Kitap, oldukça yalın bir dilde hazırlanarak birbirine bağlı sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde işletme yönetimi ve işletmelerde sorun çözme teknikleri, ikinci bölümde iletişim ve toplantı yönetimi, üçüncü bölümde çatışma yönetimi, dördüncü bölümde stres yönetimi, beşinci bölümde zaman yönetimi, altıncı bölümde grup yönetimi, yedinci bölümde kriz yönetimi, sekizinci ve son bölümde ise iş görüşmeleri ve mülakat teknikleri konuları işlenmiştir
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN İŞ İLANLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin ve dijital dönüşümün, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin çalışma yaşamına etkileri kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmelerin mevcut durumu ve finansal sektöre etkileri çok yönlü olarak ele alınması gereken bir konudur. Bankacılık sektörü ve diğer mali kuruluşların bu teknolojileri yakından takip ettiği birçok teknolojik gelişmeye de öncülük ettiği görülmektedir. Bu gelişmeler mesleki yaşamı da önemli ölçüde etkilemektedir ayrıca profesyonellerin kariyer yolculuğuna da yön vermektedir. Uluslararası iş ilanı web sitesi olan LinkedIn sitesinin kamuya açık verilerinden yararlanılarak, G7 (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada ve Japonya) ülkelerinin finans, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemleri arasında en çok ilan veren kurumlar, işler ve ilanlarda en çok yer alan beceriler karşılaştırılıp analiz edildiği bu çalışmada Türkiye ve dünya genelinde bankacılık, finans, muhasebe, denetim ve sigortacılık alanlarındaki iş ilanlarının deneyim düzeyi, şirket, iş türü, konum, sektör ve iş ilanı şeklindeki verileri sınıflandırılarak analiz edilmiştir. İş ilanlarının detayları üzerinden adayların yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında becerilere sahip olması gerekliliği dikkate değer bir sonuçtur. Sektörün bu alanlara yönelmesi ile beraber çalışma yaşamında yeni meslek dalları ve yeni pozisyonların ortaya çıkması muhtemeldir. Yazılım ve bilgi teknoloji hizmetleri alanına yönelmesinde dünyada yaşanan pandeminin de etkisi olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İhsan Ozanoğlu Divanı
İhsan Ozanoğlu Divanı, 1923-1973 yılları arasında elli yıllık bir sürede kaleme alınan bir eser olarak, şairin genç yaşta başladığı “Divan” yolculuğunun Cumhuriyet döneminde meydana getirilmiş bir örneğidir.
Halk Edebiyatından beslenerek şiirlerini meydana getiren Ozanoğlu’nun, Divan Edebiyatı sahasında da kendini geliştirmesi ile Arapça ve Farsça ’ya olan hâkimiyeti mürettep bir Divan oluşturmasındaki zorlu yolu aydınlatmıştır.
İhsan Ozanoğlu Divanı klasik Osmanlı divan şiiri geleneğine uygun bir şekilde sınıflandırılmış ve tertip edilmiş bir eserdir.
Hoca Dehhânî’nin kurduğu muazzam Divan Edebiyatı binasında Ahmedî ile başlayan “Divan” geleneği, Fuzûlî, Şeyh Gâlip, Nef’î, Nedîm gibi şairlerin görkemli kervanındaki ustalıklarla yüklü hazinesini Fıtnat Hanım’a, oradan da Ozanoğlu’na taşımıştır.
Çok büyük emeklerle hazırlanan ve İhsan Ozanoğlu Divanı hakkında kitap hâline getirilmiş ilk kapsamlı çalışma niteliğini taşıyan bu eser, zenginliklerle dolu bir edebiyat mirasının geleceğe aktarabilmesi bağlamında atılmış önemli bir adımdır.
Ozan OZANOĞLU
₺380,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Planlama ve Stratejik Pazarlama Planı Hazırlama Rehberi
Ülkemizde işletmelerin ortalama ömrünün kısa olması büyük oranda değişime uyum sağlamakta yaşadıkları güçlükten kaynaklanmaktadır. Değişimi öngörebilen ve hızla strateji geliştirip uygulayabilen işletmelerin rakiplerine oranla daha başarılı olacağı açıktır. Bu anlamda uzun vadeli ve geleceğe dönük bir bakış açısı taşıyan stratejik planlar, girişimciler için önemli bir rehber olmakta, amaçların gerçekleşmesini sağlamakta ve resmin bütünün algılamasını kolaylaştırmaktadır. Bu eserde stratejik planlama, stratejik pazarlama planı hazırlama süreci örnek uygulamalı olarak anlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KEMALİZMİN SOĞUK SAVAŞ TECRÜBESİ
Bu çalışma Kemalizmin farklı yorumlarının farklı tarihsel süreçlerde nasıl ortaya çıktığını ve Kemalizm adına üretilen her şeyin yeniden bir sorgulamaya tabi tutulmasını amaçlamaktadır. Özellikle de bir Soğuk Savaş ideolojisi olan ve “Atatürkçülük” olarak tabir edilen sağ Kemalizmin hangi temellerde ortaya çıktığı ve Milli Mücadele’nin tarihsel ve siyasal mirası ile ne denli uyumlu olduğu tartışmaya açılacaktır. Kemalistlerin Atatürk imgesine dair her şeyi güncel “tehdit” algıları ekseninde sorgulamadan kabul ettiği bir toptancılığa karşılık olarak Kemalizme eleştirel bir perspektiften yaklaşan kesimlerin de dönemi ve düşünceyi eleştirebilmek için, içinde Atatürk ve Kemalizm geçen her olguyu tek bir potada eriterek tersinden bir toptancı yaklaşıma karşı Kemalizme dair parçalılığı ifade edebilmenin, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için -deyim yerindeyse sapla samanı ayırabilmek için-, yalnızca akademide değil daha büyük kitlelerin müdahil olduğu bir alanda önyargılardan uzak ve korkulardan arınmış bir biçimde herhangi bir suistimale yer vermeden Kemalizm konuşabilmek için böylesi bir tartışmanın yeniden başlayabilmesi zaruridir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KÜLTÜREL TURİZM
Kültürel Turizm konusunun genel olarak incelendiği bu kitabımızda birbiri ile yakın ve bağlantılı olan Alternatif Turizm, Dark Turizmi, Hüzün Turizmi gibi konuların yanında Kültürel Turizmin farklı tanımları, bileşenleri, pazarlanması, Sürdürülebilir Kültürel Turizm ve bunun ne anlama geldiği, Kültür ve Turizm arasındaki bağlantı, çatışma ve uzlaşma dahil farklı ilişki türleri, işbirliği ve bunların nasıl mümkün olabileceği gibi konular fazla detaya girmeden ve okuyucu ayrıntıyla boğmadan sunulmuştur. Kitabımız bu hali ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere, lisans öğrencilerine ve özellikle turizm öğrencilerine ek kaynak olarak hizmet edebileceği gibi araştırmacılara en azından temel bazı bilgileri aktarması ve daha detaylı çalışmalarına öncülük etmesi bakımından yararlı olabilecek içeriğe sahiptir.
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM KÜLTÜRÜ VE DEVLET AHLÂKI
“İyi bir yönetim nasıl olmalı?” sorusu, yeryüzünde belki de bütün zamanlarda ve toplumlarda insanların kafasını meşgul eden en önemli soru olmuştur. Yönetim, sadece matematiksel formüllerle ifade edilebilecek standart eylemler dizisi değildir. Merkezinde insan olmasından dolayı yönetimin kültürel ve ahlâkî bir zemini bulunur. Ancak günümüzde Machiavelli’e rahmet okutturan, değerlerin rantına meftun olan modern politikacılar, iktidarlarına meşruiyet kazandırmak için ahlâkı siyasete kurban ettiler. Ortaya çıkan siyasal ahlâksızlık, bir yandan sosyal sistemler üzerinde büyük yaralar açarken, diğer yandan siyasi sistemlerin bile taşıyamayacağı ağır bir yük haline geldi. Bütünüyle bir tehdit unsuruna dönüşen bu siyasal ahlâksızlığın doğurduğu nizamsızlık hali, aslında insan odaklı bir yönetim kültürünü ve devlet ahlâkını gerekli kılmaktadır. Burada en büyük sorumluluk devlete aittir. Devlet, ahlâklı bir yönetim sergileyen, hakkı tesis ederek vicdanları huzura kavuşturan, aynı zamanda sahip olduğu güç ile ahlâkı koruyan bir kurumdur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The Effect of Anti-plagiarism Software on Students’ Plagiarizing
In todays digitalized world, it has become easier and faster to access knowledge. In university education, especially in academic writing courses, it is vital to access knowledge in order to keep up to date and produce quality writing. However, if knowledge sources are not acknowledged correctly, a serious problem which hinders the development of knowledge arises: plagiarism. This book explores the extent to which university students are aware of plagiarism and offers ways to raise awareness and avoid it. For this purpose the book presents a study which offers a practical method to apply in academic writing classes in order to change students plagiarizing behavior. The purpose of the book is to show that it is possible to change students plagiarizing behavior if a systematical approach is followed
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İngiliz Romanından Örneklerle ELEŞTİREL OKUMALAR
Roman, insanlık durumunu, insanın olma halini derinlemesine irdeleme kapasitesi ile, yazınsal türler içindeki “yüksek” konumunu ve potansiyelini, ortaya çıkışı ve yükselişinden bu yana korumaya devam ediyor. Posthümanist (insan sonrası) söylem ve kuramların daha yoğun olarak tartışılmaya başlandığı son birkaç on yıl içinde de kendi oluş/olma halini sorgulayan roman, insanı ilgilendiren her türlü kavramsal çerçevede, kurmaca olanı ve gerçeği harmanlama konusunda da hala yaratıcılığı elden bırakmıyor.
Roman, aracı olarak kullandığı dil ile, insanı ve insanın kimliğini ve oluş halini yine dil aracılığı ile, logosu insanın varoluşunu ifadece edebilecek şekilde “bükerek” kendisine çok geniş bir ifade ve anlamlandırma alanı yaratır. İnsanın varoluşu hem biyolojik ve doğal boyutu hem de kültürel, toplumsal ve psikolojik boyutları ile, belki de ancak roman gibi geniş uzamlı bir tür ile ifadesini bulabilir. Elinizdeki kitapta, İngiliz romanından örnekler üzerinden, kimlik, toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında erkeğin konumu, erillik, okuma ve yazma edimi, sözün anlamla olan ilişkisini açımlayan eleştirel roman okumaları yer almaktadır.
“Eleştirel Okumalar” başlığını taşıyan bu kitapta, Alan Hollinghurst, E.M. Forster ve Ian McEwan gibi İngiliz romancılardan örneklerle, insan, insan sonrası, toplumsal cinsiyet ve kimlik gibi alanlarda, göndermede bulunulan romanlar üzerinden eleştirel okumalar yapılmaktadır. Kitabın son bölümünde de, eleştirel okuma pratiğinin genel çerçevesini çizen filoloji disiplininin dünyadaki ve Türkiye’deki kısa bir tarihi sunulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
L’homme et son tragique: l’humanisme dans la Peste d’Albert Camus
La tentative littéraire et philosophique d’Albert Camus reste sûrement parmi les plus originales du XXème siècle. En se donnant comme motif primordial de concevoir l’homme dans sa quête et son besoin du bonheur et la vie dans sa finitude, il se propose de fonder un nouvel humanisme libertaire, individuel, collectif et cosmique et ceci contre tout ce qui nie l’homme -absurde- en tendant à l’écraser.
Le fil conducteur de toute son oeuvre se rapporte ainsi à une lucidité tragique qui n’interdit pas l’exigence d’humanité. Son souci est d’abord d’identifier l’inhumain et de dénoncer ensuite la tyrannie du mal et l’abondance du malheur qui ne se caractérisent que par l’absurde. Il cherche donc à créer un certain ‘royaume de ce monde’, à fonder enfin l’humain sur les deux nouveaux concepts –révolte et amour- en proposant un nouvel humanisme méditerranéen’ inédit jusqu’alors.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Kıran kırana bir rekabet dünyasında girişimciler iktisadi, kültürel, siyasi ve sosyal değerler ile küresel ekonominin önemli aktörü olmaya devam etmektedirler. Evet, burada sana uygun bir yerimiz var demeyi alışkanlık edinmiş bir şirket kültüründen”ayır, uzun vadede sana uygun yerimiz olmayabilir” dünyasına geçilen rekabet ortamında girişimciler kritik bir öneme sahiptir. Bu hızlı değişim onlar için adeta bir eşik aralığıdır. Takım çalışması, proje ekipleri, girişim takımları gibi örgüt içinde daha spesifik grupların yenilik geliştirme etkinlikleri son yıllarda hızla artmaktadır. İşletme içinde yeni işler oluşmakta, bu işlerin içinde daha küçük girişim takımlarıyla başka işler geliştirilmektedir. İçiçe geçmiş girişimsel etkinlikler sayesinde girişimciliğe bakış açısı da eklektik hale gelmektedir. Gündelik yaşamda bu işin içinde bir iş var sözü bile sanki girişimsiz bir yaşamın olmadığını ve günümüz ortamını doğrular gibidir. Kuşkusuz bir şirketi kurmak ve bu konuda mücadele vermek girişimcilerin ana faaliyetleri olarak devam etmektedir. Oysa kurulu bir şirkette yenilik yapmak ise aktivist ve fikir şampiyonu dediğimiz içgirişimcilerin işidir. Girişimcilik ilham almak, ilham vermek, cesaretlenmek, cesaretlendirmek gibi etkileşimli ve sarsılmaz bir özgüveni içerir. Açıkçası aklın güdüler yoluyla kavradığı bir manifestosudur. Dolayısıyla girişimcilik herkesin söylediği şeyi çok az kişinin uygulamaya dönüştürmesidir: Çok çalışmak… Bunun azami bir gayret, mücadele, sabır ve eğitim meselesi olduğu gerçeğinden hareketle; girişimcilik, popüler anlamda start-up terimini doğrular. Bu da öğrencilerin okul kampüsünden içeriye girdikleri anda başlamaktadır. O halde girişimciliğin özünde nitelikli ve ayrıcalıklı bir özellik yatar. Önemli olan bu potansiyellerin neler olduğu, nasıl kullanıldığı ve ne şekilde açığa çıkarılması gerektiğidir.
KİTAP TANITIMI
Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
Adan Zye her alana müdahale edilirken, toplum ve düşünce birlikte şekillendirilmiştir. Bu politikanın önemli ayaklarından biri, sosyal kimlikleri üzerinden bireyi yeniden tanımlamak olmuştur. Bireye rolünü, ideal halini, rolünün karşılaması gerekenleri çeşitli yollarla empoze etmiş, hatta öğretmişlerdir.
Her cinsiyetin ve her yaş grubunun belirli işlevleri yerine getirecek bir mekanizma olarak nasyonal sosyalist yönetime hizmeti hedeflenmiştir. Bunun için de Hitler, toplumda kadın ve erkek rollerini kesin hatlarla belirlemiştir.
Ancak bununla kalmamıştır. Toplum politikası çerçevesinde uyguladıkları doğum politikasıyla, doğmuş veya henüz doğmamış çocuklara da rol dağıtılmış ve bu rollere göre görev verilmiştir: Arı ırktan olanlar doğmalı, gelecekteki asker olmalı, özel ırkı devam ettirecek şekilde yetiştirilmelidir. Arı ırka leke getirecek veya getirme ihtimali olan bebekler anne karnında öldürülmeli, anne rahmine düşmeleri engellenmeli, doğmuşsa öldürülmeli, anne veya babasına rağmen sağlıklıysa (bir süre durumu takip edildikten sonra) arı ırk ailelere verilip, kimliği değiştirilip değerlendirilmelidir.
Bir rejimin bunları yapabilecek güce nasıl eriştiğinin, düşünce dünyasını yönlendiren edebiyatın aynı dönemde nasıl şekillendiğinin bilgisini sunan bu çalışma, Alman kültür tarihine ve Alman Edebiyatına dair önemli bilgileri sunarken, yaşam için insanın tercih olasılıklarını da hatırlatmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yurt ve Dünya Dergisinde Çeviri ve İdeoloji
1940’ların başı ve 1970’lerin sonu olmak üzere iki kez yayın hayatına girmiş ve siyasi nedenlerle kapatılmış Yurt ve Dünya dergisini inceleyen bu çalışma, çeşitli disiplinlerden kuramsal çerçeveleri bir araya getirerek dergide yer alan çeviriler, çeviri eser tanıtım ve incelemeleri, çeviri ile çevirmenlere yönelik söylemler ve çevirmen görünürlüğüne odaklanmaktadır. Yalnızca bu çeviri faaliyetlerini incelemekle kalmayan kitap, derginin kurucu ismi Behice Boran’ın akademisyen ve siyasetçi kimliğinden yola çıkarak çeviride ideolojik kaygıların nasıl kısıtlayıcı ya da itici bir güce dönüşebileceğini göstermektedir. Böylelikle Cumhuriyet tarihimizin iki farklı döneminde çeviri, çevirmenler ve siyaset arasındaki bağlantıları ortaya koyarak çeviri eylemi ile siyasi ve toplumsal koşullar arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmekte ve bu süreçte çevirmenlerin oynadığı rolü gözler önüne sermektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ŞİRKETLER VE FİNANSAL KURUMLAR ÜZERİNE ANALİZLER
Bu kitapta aşağıda kısaca yer alan yedi alt bölümde, şirketler ve finansal kurumların çeşitli açılardan değerlendirilmelerine yönelik istatistiki analizler yapılmış, bunların sonuçları detaylı olarak farklı açılardan değerlendirilmiş ve ilgili taraflara önerilerde bulunulmuştur.
Kitabın birinci bölümünde; Borsa İstanbul’daki imalat şirketlerinin kârlılığı üzerine etkili olan finansal oranlar analiz edilmiştir.
İkinci bölümde; Borsa İstanbul gözaltı pazarı işletmelerinin faaliyet durumunun ENTROPİ ve ARAS yöntemleriyle analizi yapılmıştır.
Üçüncü bölümde; işletmelerin aktif kârlılığı üzerinde etkili olan faaliyet oranları panel veri analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir
Dördüncü bölümde; katılım bankalarının kârlılıklarının VIKOR yöntemi ile değerlendirilmesi yapılmıştır.
Beşinci bölümde; katılım bankacılığının karlılığını etkileyen finansal oranların belirlenmesine yönelik Panel Regresyon yöntemi ile bir analiz yapılmıştır.
Altıncı bölümde; bir havayolu işletmesinin insan kaynakları temin süreci çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSİS yöntemi ile analiz edilmiştir.
Yedinci bölümde ise Türkiye’de faaliyet gösteren bazı havalimanlarının gelişmişliklerine göre sıralanması gri ilişkisel analiz yöntemi ile incelenmiştir.
Kitabın işletmeler başta olmak üzere, yatırımcılara, lisans ve lisansüstü öğrencilere ve akademik anlamda araştırmacılara yararlı olması temennisiyle…
Yazarlar:
Eda ÇINAROĞLU, Haşim BAĞCI, Metin AKTAŞ, Nihal DORUK,
Ömer Faruk RENÇBER, Ramazan AKBULUT, Tunahan AVCI
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Dini İnanç ibadet ve duanın Umutsuzlukla İlişkisi
Hızlı toplumsal değişmelerden ve buna bağlı olarak dini inanç ve değerlerin zayıflaması ve yok olması durumundan en fazla etkilenen kesim de henüz hayat felsefesini geliştirememiş, kendine özgü bir kişilik ve kimlik oluşturmaya çalışan gençler olmaktadır. Toplumdaki yerini ve hayat felsefesini belirlemek, kişiliğini oluşturmak için kimlik arayışı içerisinde olan genç bu süreç içerisinde dini inanç ve değerlerle yeterli ve olumlu bir ilişki kuramadığında, bu döneme has bunalım ve çatışmalarla bas etmesi daha da ağırlaşmaktadır. Sonuçta genç insanın umutsuzluğa düşerek bir takım ruhsal rahatsızlıklara yakalanması, içki, uyuşturucu vs. gibi maddelere bağımlılık geliştirmesi hatta intihara yönelmesi çok kolay olmaktadır. Oysa dini inanç ve değerler son derece çalkantılı ve buhranlı bir dönem yasayan gence güvenlik ve iç huzuru temin edip, hayatına bir anlam vererek sağlam bir kişilik ve olumlu bir hayat felsefesi oluşturmasına yardımcı olmaktadır.
KİTAP TANITIMI
TKP’den Sonra Kadro Dergisinden Önce Şevket Süreyya (1928-1932)
Bu kitap tek-parti döneminde (1923-1946) Cumhuriyet’in eğitim ve ekonomi bürokrasisi içinde önemli görevler üstlenen ve aynı zamanda Kadro dergisini çıkarıp İnkılap ve Kadro metnini yayınlayarak siyaseten ve düşünsel olarak da etkili olmaya çalışan Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli bir entelektüelin erken dönem biyografisine ışık tutmayı hedeflemektedir. Kitap, Şevket Süreyya’nın Türkiye Komünist Partisi’nden ayrılıp Türk İnkılâbı’nın hizmetine geçme kararını verdiği tarihi kendine başlangıç olarak almıştır. Onun Kadro dergisi çıkana kadar fikri gelişimini takip etmekte ve 1928-1932 kronolojisindeki dergi ve gazetelerdeki yazılarını, raporlarını ve yayınladığı kitapları analiz etmektedir. Kitap; Aydemir’in Hayat, Muhit dergileri ile Hâkimiyeti Milliye gazetesindeki yazılarının, Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti bünyesindeki çalışmalarının ve yayınlarının bir değerlendirmesini içermektedir. Bu bağlamda çalışma, “sabık bir komünist” olarak Şevket Süreyya’nın Türk İnkılâbı’na eklemlenme ve uyumlanma süreci ile Kadro dergisinde kapsamlı olarak formüle edeceği devletçi, materyalist ve sosyal milliyetçi kalkınma ideolojisinin olgunlaşma safhalarını ele almaktadır.
₺275,00