KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
₺380,00 -

ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
₺440,00 -

Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
₺380,00 -

Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
₺340,00 -

Çanakkale Halk Bilimi
₺210,00 -

ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
₺635,00 -

ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
₺455,00 -

Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
₺260,00 -

Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
₺315,00 -

ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
-

Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
₺535,00 -

Çeviri Proje Yönetimi
₺235,00 -

Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
₺325,00 -

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
₺380,00 -

ÇOCUK EDEBİYATI OKUL ÖNCESİNDE EDEBİYAT VE KİTAP
KİTAP TANITIMI
Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
Ekonomik olarak ileri bir seviyede olmak isteyen ülkeler çeşitli ekonomik atılımlarda bulunurlar. Bu doğrultuda ülkeler hem sanayi hem de tarım kesimindeki üreticilere çeşitli destekler sağlamaktadır. Üretici kesimine verilen ekonomik desteklerle birlikte ülkelerin gelir seviyelerinde bir artış gözlemlenmektedir. Ülkeler tarafından üreticilere kaynak tahsisinde bulunurken faklı kaynaklardan yararlanırlar. Ülkeler üreticilere kaynak kullandırırken sadece ulusal kaynak kullandırmakla sınırlı kalmamakla birlikte uluslararası kaynakların kullanılması açısından da üreticilere destek vermektedir. Yapılan ekonomik atılımlarla ülkelerde büyüme olgusu gerçekleşmektedir. Yaşanan büyüme ile ülkelerin gelişmişlik seviyesinde de olumlu sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Bu kitap kalkınma ve kırsal kavramlarını ele alınmakta ve Türkiye’deki kırsal kalkınma uygulamaları, kalkınma politikaları ve kırsal kalkınmaya destek olan kuruluşları incelemektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
Günümüz itibarıyla çevrimiçi uzaktan eğitime ilgi ve talep artarak devam etmektedir. Çevrimiçi eğitimin zamandan ve mekândan bağımsız öğrenme ortamları sunması, gelişen teknoloji ile birlikte farklı öğrenme deneyimleri sağlaması gibi birçok etken bu artan ilginin sebepleri arasında gösterilebilir. Ayrıca yaşanan Covid-19 salgını bağlamında çevrimiçi eğitim veren kurumların ve bu kurumlarda öğrenim gören öğrenenlerin sayısındaki artışın sonucunda nitelikli çevrimiçi eğitim ihtiyacı sıkça gündeme gelmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir.
Bu kitapta; nitelikli çevrimiçi eğitim hizmeti sunmak için kurumların sahip olması gereken standartlara ve öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca bu kitapta; uzaktan eğitim, çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, uzaktan eğitimin tarihsel süreçleri ve gelişimi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler, kaliteli çevrimiçi eğitim için yayınlanan standartlar vb. birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi (Zara-İmranlı)
Akarsu havzalarının planlanması, su kaynaklarının rasyonel kullanımı, sürdürülebilir yönetimi ve ekosistemlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Akarsu havzalarının özelliklerinin belirlenmesi ve doğru bir şekilde planlanması, yerel ekolojik dengeyi korumakla birlikte, sulama, içme suyu temini ve enerji üretimi gibi insan faaliyetlerine de destek sağlar. Ayrıca doğal afet risklerinin, özellikle taşkınların ve bunların kontrolü için havza yönetimi kritik bir araçtır.
Bu çalışma ile Acısu Çayı’nın oluşturduğu havzanın jeomorfolojik oluşumu ve gelişimi üzerinde tektonik, karstik ve flüvyal etkinin morfometrik analizler ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yedi bölümden oluşan “Acısu Çayı Havzası’nın Jeomorfolojisi” bu çalışmanın akarsu havzası ile ilgili çalışma yapan diğer bilim insanlarının yanı sıra, çevre bilincinin yayılmasını isteyen tüm okuyucularına katkı sağlamasını umuyoruz. Ayrıca saha ile ilgili bir farkındalık uyandırması ve bu güzel coğrafyanın korunması konusunda bir katkıda bulunmasını temenni etmekteyiz.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
TRAJİK SÖYLEM
Modern trajedi artık sahnede değil; bir evin içinde duyulmayan bir kokuda, unutulmuş bir bakışta, örtüsüz bırakılmış bir geçmişte yankılanıyor. Trajik Söylem: Sema Kaygusuz’un Öykülerinde Modern Trajedi, Raymond Williams’ın kuramsal izleğiyle, gündeliğin içinde saklı kalmış derin sarsıntılara odaklanıyor. Bu kitapta ne kahramanlar var ne de büyük felaketler; ama her öyküde derinleşen bir suskunluk, bastırılmış bir acı ve geri dönmeyi sürdüren bir kayıp… Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki sessizliklere kulak veren bu çalışma, çağdaş edebiyatın en kırılgan, en görünmez ama en sarsıcı yüzüne ışık tutuyor.
Trajik Söylem, modern trajediyi gündelik hayatın çatlaklarında, sıradan anların içindeki sarsıntılarda arayan bir okuma deneyimi sunuyor. Bireyin içsel çöküşünü toplumsal belleğin suskunluğu, doğanın geri çekilişi ve geçmişin geri dönüşüyle birlikte ele alan bu kitap, modern insanın kayıp sesini arayanlar için…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
Tarihleri boyunca çeşitli dinleri tecrübe eden ve İslamiyet’le birlikte yeni bir medeniyet dairesine giren Türkler, daha evvelki dinî tecrübelerinde olduğu gibi, bu yeni dinin kutsal kitabını da Türkçeye tercüme etmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerim’in Türkçeye ilk defa ne zaman, nerede ve nasıl tercüme edildiği bugün için kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Samanîler devrinde Arapçadan Farsçaya yapılan bir Kur’ân tercümesinin Karahanlı Türkçesiyle yazılan Türkçe ilk Kur’ân tercümesine de rehberlik ettiği düşünülmektedir.
Bu kitapta tarihî Türkçe Kur’ân tercümeleriyle ilgili filoloji sahasında kaleme alınmış özgün yazılara yer verilmiş, tarihî Türkçe Kur’ân tercümelerinden hareketle Türk dilinin tarihsel ve çağdaş problemlerine dair ilk elden yapılan araştırmalar okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK ROMANINDA KADIN 1980-2000
Tanzimat ile başlayan modernleşme sürecinde kadın, sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda değişime uğrar. Yeni bir medeniyet dairesine geçilirken kadın giyimiyle, toplumdaki statüsüyle, aile içerisindeki rolüyle değişimin simgesi olur. Kadın, modernizmin birer aynası olarak görülür ve bu aynadan toplumun gelişmişliği verilmeye çalışılır.
Özellikle, 1970’li yıllar kadın hareketlerinin filizlendiği, kadının edebiyatta sesini, duyurmaya başladığı bir dönemdir. Bu filizlenme, 1980 sonrası daha güçlü bir şekilde yeşerir ve kadın hem kendisini hem de toplumsal yapıyı sorgulamaya, sorgulatmaya başlar. 1980 darbesinin toplum ve özellikle yazarlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkisinden dolayı yazarlar, kendi kabuklarına çekilirler. Bu dönemde anlamsızlık, hiçlik, bunalım, cinsiyet, korku, yalnızlık gibi bireysel konular yoğun bir şekilde işlenirken, kadın sorunsalı da ayrıntılı olarak romanlardaki yerini alır.
Türk Romanında Kadın 1980-2000 adlı kitap, Adalet Ağaoğlu, Ahmet Altan, İnci Aral, Duygu Asena, Erendiz Atasü, Ferit Edgü, Sevinç Çokum, Nazlı Eray, Leyla Erbil, Füruzan, Afet Ilgaz, Emine Işınsu, Selim İleri, Attilâ İlhan, Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Ayşe Kulin, Pınar Kür, Demir Özlü, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Elif Şafak, Latife Tekin, Buket Uzuner ve Ahmet Günbay Yıldız’ın 1980-2000 yılları arasında yayımlanan romanları incelenerek kadının, evlilik, aile, cinsellik, çalışma hayatı, eğitim, intihar, yabancılaşma, psikolojik rahatsızlıklar, varoluş, özgürlük, sanat, ölüm gibi alanlardaki duygu ve düşünce dünyası ortaya konmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Yabancıların Yabancısı: Türkler
Bireyin kimlik edinme sürecini belirleyen en önemli argümanlardan biri eğitim süreci içinde edindiği bilgilerdir. Resmi tarih tezi doğrultusunda gerçekleştirilen bu zorunlu öğretimler, her ülkenin kendi iç ve dış dinamikleri doğrultusunda şekillendirilmiştir. Türkiye gibi tarihsel açıdan özel bir konumda olan ülkelerin yerel ve bölgesel dinamiklerin yanı sıra ülke çeperleri dışındaki politik enstrümanları da göz ardı etmeden, toplumsal duyarlık oluşturma kapsamında bireylerin tutum ve davranışlarını şekillendirecek boyutta işlemleri gereklidir. Türk vatandaşlarının kendi kimliklerini öğrenmelerinin yolu bu anlamda kendi gözlükleriyle dışarıya bakmaktan ziyade dışarının gözlüğüyle kendine bakabilmekten geçmektedir. Bu çalışma belirtilen perspektifle tarihsel düzlemde Türk tarihinin farklı zaman dilimlerinde ve farklı boyutlarla kesiştiği ülkelerin Osmanlı ve Türk kimliğine bakışını vermeyi hedeflemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Yazıları
“Dünyanın başkenti” sıfatını en çok hak edecek şehir şüphesiz İstanbul’dur. Hem Roma hem Osmanlı imparatorlukları bunun bilincinde olmuş, İstanbul’u dünyanın merkezine konumlandırmıştır. Bu tarihsel konum bir yandan da görkemli bir mimarlık ve sanat birikimi ile İstanbul’u asırlar boyunca taçlandırmış, bundan sonraki yüzyıllara devredilecek büyük bir miras oluşturmuştur. İstanbul’un geçmişini ve mirasını bir nesilde araştırarak öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu imkânsız hedef bir yandan da araştırmacılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu sayede İstanbul bütün dünyadan bilim insanlarının çalışmalarının odağı durumundadır. Sonraki ciltleri de hazırlık aşamasında olan bir dizinin ilk halkası olan bu çalışma ayrıca bölüm yazarı olan Fatih Sarımeşe’nin editörlüğünde Necdet Sakaoğlu, Sinan Genim, Hilal Kazan, Gülberk Bilecik, Sedat Bornovalı, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Fatih Elcil, Hamit Pilehvarian, Hayri Fehmi Yılmaz, Wasamon Sanasen, Sümeyye Gider ile Yasemin Akcakaya gibi çok farklı alanların önde gelen uzmanları tarafından hazırlanmış bölümlerden oluşmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
40 Soruda Lübnan
Tarihten günümüze kadar Lübnan; kültürel çeşitliliği, karmaşık toplumsal yapısı ve yaşadığı iç savaşla dikkat çeken ülkelerden biridir. Küçük bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen dinî, kültürel, etnik ve siyasi açıdan zengin bir yapıya sahiptir. Bununla birlikte, çok mezhepli siyasi sistemi nedeniyle kırılgan bir yapı sergilemektedir. Lübnan’ı anlamak, yalnızca bugünkü siyasi yapısını incelemekle değil; tarihsel arka planını, sosyolojik dinamiklerini ve bölgede yaşanan gelişmelerle şekillenen kimliğini bütüncül bir şekilde ele almakla mümkündür.
“40 Soruda Lübnan” başlıklı bu kitap, iç savaştan bu yana yaralarını saramayan Lübnan’ın karmaşık yapısını okurlara daha sade bir biçimde sunmayı ve ülkeye dair önemli temel bilgileri, her bir soru eşliğinde açık bir dille aktarmayı amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Teknolojik İlerleme, Bölüşüm ve Kâr Oraninin Seyri: 1972-2003
Bu çalışma, bölüşüm ve teknoloji dinamiklerinin kâr oranına olan etkilerini inceleyerek, 1970’lerin başından 2000’lerin başına kadar olan yaklaşık otuz yıllık dönem için Türkiye ekonomisine dair bir değerlendirme sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir filmin seyirci nezdinde kabul görmesinde en önemli etken yönetmenin yaratmış olduğu ambiyanstır. Filmin seyirci karşısına çıkan ilk karesinden itibaren yönetmenin bu ambiyansı yaratmaktaki inceliği fark edilmeli ve seyirci, film evreninde kendini konumlandırarak filmin bir parçası haline gelmelidir. İnandırıcı zaman ve mekân duygusu, yaratılan film evreniyle ancak sağlanabilir. Seyirci bunu hissettiği andan itibaren filmin bir parçası haline gelecektir. Bu bir katharsis değildir. Bilinçli seyircinin auteur yönetmen tarafından oluşturulan filmsel zaman ve mekânı salt duygusal olarak değil, bilişsel olarak da tüm benliği ve entelektüel zekâsıyla kavramasıyla sonuçlanan zorlu bir süreçtir. Dolayısıyla auteur yönetmenin seyircisi de filme bilişsel sorgulama yapmak, entelektüel düzeyde yönetmenin sunduğu evreni, varsayımlarını ve önermesini algılamak üzere dâhil olabilmelidir. Türk Sinemasının çağdaş dönemini irdeleyen kitapta Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Tayfun Pirselimoğlu, Özcan Alper, Emin Alper gibi yönetmenler bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları adlı yapıt, bir araştırma ve inceleme anlatısıdır. Kendi alanında öncü olmayı hedefleyen yapıt, klasik roman incelemelerinden farklı özelliklere sahiptir. Bu yapıtı diğer roman incelemelerden ayıran en önemli özellik şudur: Anlatı unsurlarının analizinde, sosyal bilimlerle birlikte ilk kez sayısal bilimler kullanılmış, özellikle fizik ve tıp bilimlerinden yararlanılmış ve somut veriler kaynak gösterilerek çözümlemeler yapılmıştır. Edebiyat biliminin sayısal bilimlerle bütünlenmesinin olanaksız görülmesi ön yargılarını kırmak adına, bu çalışmamın gelecek nesillere örnek olması temennisindeyim.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
SİSTEMATİK ZOOLOJİ II / LABORATUARI UYGULAMA KİTABI
Sistematik Zooloji II Laboratuarı uygulama kitabında, 61 adet omurgasız ve omurgalı hayvan türü cins seviyesinde sistematiği ve genel özellikleri ile tanıtılmaktadır. Ayrıca cinslerin dahil olduğu gruplar hakkında özet bilgiler verilmiştir. Öğrencilerin özellikle laboratuarda öğrendikleri bilgileri not edebilmesi için de her uygulamanın sonunda boş sayfalar bırakılmıştır. Laboratuar uygulama kitabında yer alan örneklerin seçiminde eldeki mevcut materyal ve bilhassa iyi tanınan büyük gruplar olmasına önem verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
Ülkemizde ücret gelirinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlu alanlardan birisi de ücretlilerin hangi kanuna bağlı olarak istihdam edildiğine göre farklı vergi yüklerine tabi olmalarıdır. Bu çalışmada, hem kamu sektöründe çalışanların kendi aralarındaki hem de kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasındaki vergi ve sosyal güvenlik primi yükleri karşılaştırılarak, yük farklılıklarının nedenleri ortaya konulmaktadır. Özellikle üst düzey memur ve kamu görevlilerinin maaş unsurları arasında tazminat, zam ve ödeneklerin sayıca fazla olduğu ve bu ödemelerin birçoğunun gelir vergisi ve sosyal güvenlik matrahlarına dâhil edilmediği görülmektedir. Dolayısıyla kamu personelinin kendi arasında üst düzey çalışanlar lehine bir vergi-prim yükü farklılığından söz edilebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan işçiler ve özel sektör çalışanları ile kıyaslandığında ise farkın daha belirgin olduğu ortaya çıkmaktadır. Eşitlik, vergi yükünün adil dağılımı ve ödeme gücü ölçütü ile bağdaşmayan bu haksız uygulama ücret dengesini olumsuz etkilediği gibi çalışma barışını da zedelemektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Algoritmik Aklın Yükselişi
Algoritmik Akıl, çağımızın en tartışmalı kavramlarından biri: hesaplama gücüyle düşünme, üretme ve karar verme süreçlerini dönüştüren yeni bir zekâ biçimi. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, yapay zekâyı etik, medya, sanat, sağlık ve eğitim alanları üzerinden çok boyutlu biçimde tartışıyor. Eleştirel bir perspektifle kaleme alınan bölümler, teknolojinin vaat ettiği ilerlemeyle yarattığı eşitsizlikler arasındaki gerilimi sorguluyor. Algoritmik gözetimden yaratıcı üretime, dijital bürokrasiden yapay estetiğe uzanan bu metinler, insanın makineyle kurduğu yeni ilişkiyi anlamaya davet ediyor. “Akıl” ile “ahlak” arasındaki sınırın giderek inceldiği bir çağda, bu kitap hem bir uyarı hem de bir düşünme çağrısı niteliğinde.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
ANTHROPOLOGY AND THE CLASSICS
To gather impetus for our imaginative leap into the classical period we start, it is true, from the cave-man, but have already crossed the threshold in arriving at the Cretan. Homer, Hesiod, Herodotus—the claims of these to rank as classics are not likely to be assailed. There remain the Roman subjects, magic and lustration. In what sense are they classical? Now, to use the language of biology, whereas Greek literature is congenital, Roman literature is in large part acquired. Therefore it includes no ‘songs before sunrise’; for it the ‘father of history’ cannot be born again. Spirit no less than form is an importation. In particular, the magico-religious beliefs of Latium have lost their hold on the imitator of Greece and the Orient. Yet primal nature will out; and the Romans, moreover, were a pious people who loved to dwell on their origines. To appreciate the greatest of Latin classics, Virgil—to glance no further afield—one must at least have gained the right to greet him as fellow-antiquary. For the rest, these essays profess to be no more than vindemiatio prima, a first gleaning. When the harvest has been fully gathered in, it will then be time to say, in regard to the classics both of Greece and of Rome, how far the old lives on in the new, how far what the student in his haste is apt to label ‘survival’ stands for a force still tugging at the heart-strings of even the most sophisticated and lordly heir of the ages.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Markaların Sosyal Medya Yönetimi
ÖNSÖZden
Teknoloji ile iç içe yaşadığımız bu zamanda belki de İnterneti kullanmayan var mıdır diye sorsak muhtemelen eski kuşaklara ait bireyler dışında kimse çıkmayacaktır. Bugün nerede olursak olalım elinde cep telefonları, tabletler ya da dizüstü bilgisayarları ile sosyal medyada gezinen bireyleri görmemek neredeyse imkânsız bir hâl almıştır.
Günümüzde küreselleşmenin ortaya çıkardığı rekabet ortamında var olabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek adına markalama çalışmaları gerçekleştiren kurumlar, içinde bulunduğumuz teknolojik çağda tüketicilerinin bu denli sosyal medyada zaman harcamalarından dolayı onlar ile gerçekleştirdikleri iletişim çalışmalarını sosyal medya üzerinden de yürütmeye başlamışlardır.