KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

Yaratıcı Okuma
₺310,00 -

Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
₺310,00 -

Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
₺200,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
₺340,00 -

Yitik Bir Devrime Ağıt
₺320,00 -

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

İş Yaşamına Manevi Bakış
₺230,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
₺420,00 -

Çağdaş Özbek Şairi: Tahir Kahhar ve Şiirleri
₺720,00 -

Sanat Tarihi Yazıları
₺370,00 -

Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Popüler Kültür, Din ve Tasavvuf
Bu kitap günümüzde genel olarak tasavvufun ve özelde Mevlevîliğin popüler kültürdeki temsillerini incelemekte, postmodern popüler edebiyat ve görsel kültür bağlamında tasavvufî temalar kullanan ürünlerin mahiyetindeki değişimi ve dinî-tasavvufî içerik vasıtasıyla popüler kültürün nasıl dönüştüğünü anlatmaya çalışmaktadır. Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye’de tasavvufa dair kültürel unsurların Mevlâna ve Mevlevilik teması etrafında popülerleşmesi, elbette roman, kişisel gelişim kitapları, sinema ve reklamlar gibi popüler kültürel ürünlerin ana akım kültüre sirayet ederek gündelik hayatımıza daha fazla dahil olmasına yol açmıştır. Şüphesiz bu durumun son çeyrek asırda dünyada ve Türkiye’de yaşanan sosyal değişmelerden kaynaklı bir takım felsefî, kültürel ve politik sebepleri olduğu gibi yine aynı eksenlerde sonuçları da vardır. Bu çalışma söz konusu değişimi ve bunun sebep ve sonuçlarını anlamak ve anlamlandırmak adına okurlarını bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
₺330,00
KİTAP TANITIMI
SORULARLA ÇOCUK PSİKOLOJİSİ
Ebeveynlere, öğretmenlere ve çocuk psikolojisi konusuna ilgi duyan herkese yönelik olarak yazılmış olan bu kitap, bebeklik ve çocukluk döneminde sıklıkla görülen ruhsal problemleri soru-cevap şeklinde ele alıp, sorunların genel tanımını, nedenlerini ve nasıl bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini anlatmaktadır. Ayrıca, çocukla kurulacak iletişimin nasıl olması gerektiği, boşanma, ölüm, kitap seçimi, okuma alışkanlığı kazandırılması, özel öğrenme güçlüğü vb. özel konularla birlikte çocuk cinsel istismarı ile ilgili temel bilgilere de benzer şekilde yer verilmiştir. Kitapta belli sorunlara yönelik etkinlik örnekleri de paylaşılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
Bu kitap; Birinci Dünya Savaşının başlangıcından Lozan Barış Anlaşmasının imzalanmasına kadar geçen süreçte Bitlis Vilayetini konu edinmiştir. Bitlisin kısa tarihçesi, XX. yüzyılın başlarından itibaren yaşanan olaylar, savaş öncesi genel durum, Birinci Dünya Savaşının başlaması ve gelişimi, Ermeniler tarafından çıkarılan olaylar ve Ermeni Tehciri, Rusların Bitlisi işgal etmesi ve işgal esnasında yaşanan olaylar, Müslüman halkın göç etmesi, Bitlisin geri alınması, Mondros Mütarekesi sonrası yaşanan olaylar, milli mücadelenin başlaması ve halkın desteği, kongreler dönemi, kurtuluş savaşı esnasında Bitlisin içinde bulunduğu siyasal, sosyal ve ekonomik durum ele alınmıştır.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Ötesinde
Bu kitap, metatiyatronun kuramsal boyutlarını ve işlevlerini derinlemesine inceleyerek, Afro-Amerikalı oyun yazarı Lydia R. Diamond’ın eserlerinde bu tekniklerin tarihsel anlatıların yeniden kurgulanmasındaki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Metatiyatro, bu bağlamda estetik bir tercih olmaktan çıkarak, tarihsel temsillerin sorgulandığı ve tarihsel gerçekliklerin kurgusal boyutta yeniden inşa edildiği bir araç haline gelmektedir.
Diamond’ın oyunlarında kullanılan metateatral stratejiler, tarihin sahne üzerinde farklı biçimlerde temsil edilmesine olanak tanırken, izleyiciyi bu temsil sürecinin pasif bir gözlemcisi değil, aktif bir katılımcısı konumuna taşır. Böylece modernist tarih anlayışının tekil ve nesnel sınırları aşılır ve postmodern düşüncenin çoğulcu, çok katmanlı ve eleştirel tarih perspektifi benimsenir.
Disiplinler arası bir yaklaşımı temel alan bu eser, metatiyatroyu salt dramatik bir teknikten öte, tarihin yeniden yazımına yön veren eleştirel bir pratik olarak konumlandırmaktadır ve bu yönüyle tiyatro çalışmaları, kültürel bellek, tarih temsili ve tarih yazımı alanlarında yeni tartışmalara kapı aralamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Social Media Its Impact and Its Use
The rise of the Internet has brought social media into our lives. In one way or another, a huge portion of the population utilizes social media daily. Yet many fail to consider the impact of social media in their lives. To what extent has social media changed your life? Are there sides to it that we are unaware of? The analysis of social media may seem straightforward on the outside, however, research has revealed its multifaceted impact. What is the difference between active and passive users? Has social media increased our tolerance? How has social media changed the landscape for businesses? What type of algorithms are used to decide what appears on a users newsfeed? These questions as well as many others are addressed in this book. The book also provides different worksheets that help the reader implement what is discussed and to become aware of how they utilize social media in their lives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
FUTBOL YAYINLARINDA GÖRÜNTÜ DİLİ
Hızla ilerleyen teknoloji ve gelişen yayın sistemleri sayesinde futbol; dikkat çekici yayınlarla, çok sayıda kamerayla, gösterişli grafik ve efektlerle kıtaları aşarak milyarca izleyiciyle buluşmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de pek çok televizyon kanalının futbol maçlarını naklen yayınlaması da konunun önemine işaret etmektedir. Futbol maçlarının izleyiciye sunulmasında kullanılan teknikler gerçekte popüler kültürün yayılım alanını genişletmektedir.
Bu kitapta; futbol karşılaşmalarının yayını sırasında televizyon izleyicilerinin beklentilerini tatmin etmek için yönetmen aracılığıyla popüler kültürün yeniden üretim süreci incelenmektedir. Televizyon yayıncılığı alanındaki teknolojik gelişmelerle futbol karşılaşmalarının yayınlarındaki değişmeler teknoloji bağlamında ele alınmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Equity Risk Premium
Understanding the behavior of asset prices is essential in evaluating investment decisions so that practitioners and academics have been investigating what assets are worth and whether asset prices are predictable. The degree of stock return predictability is a statistical concept and totally an empirical issue. In this study, we conduct an empirical application on the equity premium forecastability concept. We consider both macroeconomic and technical indicators in order to predict the equity risk premiums of selected thirteen stock markets including Belgium, Greece, Malaysia, Mexico, Portugal, Spain, Taiwan, Turkey, Brazil, Hong-Kong, India, Russia, and South Africa. Incorporating information from all indicators including domestic and foreign macroeconomic indicators, oil price changes, and technical indicators provides in-sample fitting gains. Out-of-sample forecasting results show that the strategy of combining forecasts provides out-of-sample gains. Portfolio performance analyses suggests following the forecasts generated by the proposed models to obtain positive returns over the buy-and-hold strategy.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
International Security and Terrorism
International Security and Terrorism analyses contemporary issues in international orders. This book assesses the terrorist attacks which were organised in African, Asian, European and Middle Eastern countries in detail. Therefore, it provides a comprehensive understanding for academics, practitioners, researchers, students and readers who are interested in international security and terrorism. It utilises data about casualties, attack types and countries that exposed terrorism. The book critically examines terrorism, traditional counter-terrorism tactics, securitisation and the new terrorism. It focuses on religiously-motivated terrorist groups, e.g. al-Qaeda, ISIS, Boko Haram and al-Shabaab.
Aytaç Kadıoğlu is an assistant professor of politics and international relations at the Middle East Institute, Sakarya University. Kadıoğlu received his BA at Istanbul University, MA in International Relations at the University of Leicester and Ph.D. in International Relations at the University of Nottingham. His expertise includes security studies, conflict resolution, international terrorism and counter-terrorism studies.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok eğilmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu meyanda cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir mesele olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
Eğitimini Mekteb-i Sultani’de alan Süleyman Kadızâde Rıfat, hakkında fazla bilgi bulunmayan, ancak kaleme aldığı eserinde Osmanlı Devleti’nin son dönemine ilişkin olayları farklı bir bakış açısıyla ele alan bir yazardır. İttihatçılara yakınlığını açıkça ortaya koyarak, bir önceki dönem olan Sultan Abdülhamid devri için istibdat söylemini kullanmaktan kaçınmamıştır. Sultan Abdülhamid devrini çarpıcı bir başlıkla değerlendirdiği eserinde, yaşanan olayları, facia sözcüğüyle nitelemiş ve özellikle taşra memurları ve devlet adamlarını millet düşmanları olarak adlandırmıştır. Eserde söz konusu memur ve devlet adamlarının icraatlarına son derece ağır bir üslûpla yer verilirken, aynı zamanda meşrutiyet devrinin önemi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuş ve ittihatçılar övülmüştür. Sultan Abdülhamid devri memur ve devlet adamlarının taşrada yaptıkları görevleri, eleştirel bir tarzda aktararak, döneme ilişkin karşıt fikir ve söylemlerin neler olduğu konusunda bilgi edinilebilecek bir kaynak oluşturmuştur. Bu açıdan bakıldığında, Osmanlı Tarihine dair yazılmış birinci el kaynaklar arasında, eleştirel tarihçiliğin ender ve çarpıcı örneklerinden biri olan Padişah Aldattı mı Aldandı mı adlı bu eser, Süleyman Kadızâde Rıfat’ın kaleme aldığı görüşleri ile bu görüşlerin karşılaştırıldığı Sultan Abdülhamid dönemi ana gelişmeleri ve dönemin devlet adamlarının uygulamalarının birlikte değerlendirildiği bir kaynak olarak öne çıkmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
IDENTIFICATION OF DRIVERS OF CUSTOMER CHURN AND THEIR RELATIONSHIP IN THE TURKISH MOBILE TELECOMMUNICATION INDUSTRY
The mobile telecommunication services industry is one of the fastest growing markets today, and it is reaching the maturity stage of its lifecycle in Turkey. The same pattern is proven valid on a global scale due to the rapid increase of the industrys share in daily communications worldwide. When the pool of available customers is limited, as a result of a saturated market, the industry changes its strategic focus away from acquiring new customers and moves towards retaining existing customers. In order to survive in a mature market, such a shift emanates from the need to manage high customer churn in a highly competitive industry and places effective churn management in the forefront of the mobile telecommunications business environment.
This research aims to analyze and to provide a better understanding of the drivers of customer churn, semi-churn, and customer retention in the Turkish mobile telecommunication industry. The effects of rational drivers such as customer satisfaction and emotional drivers such as brand loyalty, and switching barriers are incorporated into the analytical focus of the study. The research assesses the structural relationship between these factors and their effect on customer churn and retention as well as semi-churn (multi-SIM users).
Based on the research model, 25 hypotheses were developed to test the relationships between the determinants and customer churn, semi-churn, and customer retention. Questionnaire data from 540 subscribers was collected from a sample of three mobile operators in Turkey (Turkcell, Vodafone, and Avea). Structural Equation Modelling (SEM), using a Partial Least Squares (PLS) approach, was used to test the research model and the hypotheses.
The findings of this research will aid practitioners in predicting drivers of churn in their businesses in order to minimize defection and maximize the customer life time value in the mobile telecommunication industry. Moreover, this study will provide a novel contribution in the field of marketing literature by introducing the term semi-churn (multi-SIM users).
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
“Suç ve Çocuk”, bu ikilinin aynı cümle içinde kullanılması bile rahatsızlık verici iken geleceğimizi inşa edecek bireyler olarak görülen çocukların çeşitli nedenlerle suç olgusuna dahil olmaları hem üzücü hem de düşündürücüdür. Düşündürücü olan bir başka ve sürekli neden sorularıyla karşılaşılan konu da çocukların yaşlarına uygun ortamlarda bulunmalarını engelleyen etmenlerin bunca zamandır neden ortadan kaldırılamadığıdır. Çocukların suça karışmalarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir toplumsal yapı inşa etmenin temel koşullarındandır. Çocuk suçluluğuna bütüncül bir perspektifle ve çözüm odaklı yaklaşarak, yapılması gerekenler listesinin tesisinde bu alandaki uzmanların görüş, düşünce ve önerilerini dikkate alarak, sorunun hukuki, psikolojik, sosyolojik, psikiyatrik, coğrafi yönlerini de dikkate alarak çok boyutlu ve bileşenli düşünerek, bilimsel ilkelerden ödün vermeden ve yine bilimin gösterdiği yollar doğrultusunda hareket ederek ve kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin birlikte ortak amaç için çalışmalarını sağlayarak söz konusu soruna net ve kalıcı çözümler üretilebilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Grubu Ağızlarının Ses ve Şekil Özellikleri
Temeli Oğuz Türkçesine dayanan Türkiye Türkçesi ağızları sadece Anadolu sahasında değil, Anadolu sınırlarını aşarak Azerbaycan, Kafkaslar, İran, Irak, Suriye, Kırım, Kıbrıs, Rumeli, Batı Trakya, Kosova, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde de varlığını sürdürmektedir. Oğuz Türkçesinin bu kadar geniş bir sahaya yayılmış olması, Anadolu’ya muhtelif tarihlerde doğudan ve kuzeyden gelen diğer Türk topluluklarının göçleri, Osmanlılar döneminde sıkça uygulanan iskân ve yer değiştirme politikaları bu sahada ağız çeşitlenmelerine neden olmuştur. Aynı durum Doğu grubu ağızlarının yayılım gösterdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan sahada da çeşitli ağız dallanmalarına zemin hazırlamıştır. Karahan’ın Türkiye Türkçesi ağızlarının sınıflandırılmasında Doğu grubu ağızları olarak adlandırdığı ve bu çalışmanın konusunu oluşturan ağızlar, ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından detaylı olarak incelenmiştir.
₺900,00