KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Bilgisayara Giriş
-

Bilgisayara Giriş ve MS Office 2007
-

Bilim İletişimi
₺275,00 -

Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
₺235,00 -

BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
₺210,00 -

BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
₺610,00 -

ETKİNLİK TEMELLİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ
₺390,00 -

BİR ARA NESİL HİKÂYECİSİ ABDULLAH ZÜHDÜ
₺520,00 -

Bir Başka Açıdan Strateji
₺455,00 -

Bir Deste Berceste
-

Bir Kent Coğrafyası Araştırması SİİRT KENTİ
₺1.150,00 -

Bireysellik Yanılsaması
₺325,00 -

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
₺275,00 -

Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
₺275,00 -

Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
₺520,00 -

BİZANS SANATI’NDA BÜYÜK BAYRAMLAR
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Amik Ovası ve Yakın Çevresinin Jeomorfolojisi
“Amik Ovası ve Yakın Çevresi’nin Jeomorfolojisi” isimli bu çalışma Antakya-Kahramanmaraş Grabeni’nin Güney kesiminin büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Sadece ovanın jeomorfolojisini ele almak çok yeknesak kalacağı için ve ovayı şekillendiren aktif tektoniğin ovanın çevresinden bağımsız olmaması gibi nedenlerle yakın çevre çalışmaya dahil edilmiştir. Bölgede oldukça yoğun jeoloji çalışmasının yanında ayrıntılı jeomorfoloji çalışmasına çok büyük ihtiyaç vardı.
Çalışmada Jeomorfolojik şekillerin ortaya çıkmasında direkt veya dolaylı etkisi bulunan genel fiziki coğrafya konularına da değinilmiştir. 1975 yılında tamam kurutulan Amik Gölü’nün geçmişi, kurutulması ve kurutulma sonrası ortaya çıkan çevresel etkilerde çalışmada ele alınmıştır. Çalışmada uygulamalı jeomorfoloji konuları ve depremsellik üzerinde de detaylı olarak durulmuştur.
İşlenen konuların oldukça yoğun görsellerle desteklendiği bu çalışmanın; coğrafyacılara ve farklı disiplinden (jeoloji, arkeoloji, ekoloji, vb.) araştırıcılara oldukça yararlı olacağı, doyurucu bilgilere ulaştıracağı kanaatindeyim.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
Antik çağın en büyük pazarı olan Akdeniz’de, ticari aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı zaman aralığı Pax Romana Dönemi olmuştur. Bu dönemde Roma İmparatorluğu Akdeniz’in tamamını ele geçirmiş ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayarak istikrarlı ve hareketli bir piyasa oluşmasını sağlamıştır. Antik çağ ekonomisi ile ilgili en çok veriyi aldığımız bu piyasada Campania Bölgesi’nde üretilen şaraplar bütün Akdeniz’e ihraç edilmiştir. Bölgenin ünlü ve pahalı şaraplarının ihracatına dair izler, Akdeniz’in önemli liman kentlerinden, batıklardan veya iç bölgelerden sürülebilmektedir. Söz konusu şarabın ihracat izleri antik kaynaklar, yazıtlar, Campania şarabını taşıyan Dressel 2-4 amphoraları veya dolialar üzerinden takip edilebilmektedir. Bahsi geçen veriler, Campania şarabının dağılım haritası ile ilgili bilgi verse de bölgede şarabın üretim kapasitesi ile ilgili çok sınırlı bir veri ortaya koymaktadır. Verilerin yetersizliği bu tez çalışmasında bölgenin üretim kapasitesini anlamak için coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile analiz ve modelleme çalışmaları yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Pax Romana Dönemi’nin siyasi ve ekonomik koşulları incelenmiş sonrasında Campania Bölgesi ve şarabı, Dressel 2-4 amphoralarının yayılımları ve son olarak da modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Roma ekonomisini Campania şarabı ihracatı üzerinden bir iktisadi bakış açısı ile değerlendirmek için öncelikle piyasa ve ürün analizini doğru yapmak gerekmektedir. Pax Romana Dönemi içerisinde üretimi etkileyen olayları analiz etmek (Vezüv Yanardağ’ının patlaması gibi) ve bu olaylar karşısında rakip üreticilerin verdiği tepkileri görmek de bu modele dahil edilmiştir. Çalışmada, üzümün şaraba dönüşüp tüketiciye ulaşıncaya kadarki harcanan maliyetini tespit etmek ve tüccarların kâr marjını belirleyebilmek ana hedefler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu ticareti çeşitli modelleme yöntemleri ile değerlendirip analiz etmek, antik çağ iktisadını matematiksel bir formül ile ifade etmek anlamına gelecektir. Eksik ya da tartışmalı verilere rağmen bu çalışma iktisat, arkeoloji ve tarih gibi disiplinlere ve bu alanlarda yapılacak olan sonraki akademik çalışmalara özellikle yöntem olarak bir fikir oluşturacaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
Bizans ile Batı dünyası arasında yüzyıllardır süregelen siyâsî, ticârî ve dînî rekabetin doruğa ulaştığı İmparator I. Aleksios Komnenos dönemindeki Bizans-Batı ilişkileri, doğurmuş olduğu sonuçlar bakımından Orta Çağ tarihinde önemli bir yere sahiptir. İmparatorun tahta çıktığı 1081 yılından 1118’deki ölümüne kadar geçen 37 yıllık süreçte Bizans ve Batı dünyası arasındaki önyargıların, dînî ve kültürel farklılıkların iki medeniyeti nasıl bir çatışma içine ittiğine dâir önemli gelişmelere sahne olmuştur. Batı’nın köklü bir geçmiş ve geleneğe sahip olan Bizans’a karşı üstünlüğü ele geçirme ve Doğu Hıristiyanlığını etkisi altına alma çabaları, bu dönemde Haçlı Seferleri ile birlikte zirveye ulaşmıştır. Tahta çıktığında doğusunda Selçuklu Türkleri, batısında ise Norman tehlikesiyle karşı karşıya olan İmparator Aleksios, siyâsî zekâsı ve askerî tecrübesiyle Batı ve Bizans arasındaki dengeleri mümkün olduğu kadar imparatorluğun lehinde tutmaya çalışmıştır. Fakat Aleksios’un bu doğrultuda attığı adımlar imparatorluğu gelecekte kaldıramayacağı mâlî yükler altına soktuğu gibi Haçlılar ve Haçlı devletleriyle giderek kötüleşen münâsebetleri ise 1204’e Bizans İmparatorluğu’nun parçalanarak İstanbul’da bir Latin devletinin kuruluşuyla sonuçlanacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
BOLLUK TRAVERTEN KONİLERİ
Türkiye, karstik şekiller açısından birçok jeomorfolojik zenginliği bünyesinde barındırır. Bu zenginliklerden biri de Cihanbeyli (Konya) güneyinde yer alan Bolluk Gölü ve çevresindeki traverten konileridir. Bolluk Gölü ve çevresinde, morfolojik özelliklerini koruyan ve kaybetmiş toplam 71 adet traverten konisi bulunmaktadır. Dünyanın başka bir yerinde bu kadar sayıda traverten konisi bulunmamaktadır.
Jeomorfolojik, hidrografik ve jeolojik koşulların bir sonucu olarak meydana gelen traverten konileri ender bulunan traverten birikim şekilleridir. Maalesef karstik jeomorfosit özelliği taşıyan traverten konileri tehdit altındadır. Madencilik, taşocağı işletmeciliği, tarımsal faaliyetler, aşırı su çekimi, ulaşım hatlarını düzenleme gibi çeşitli antropojenik faaliyetler sonucunda bu hidrojeomorfolojik yapılar yok olmakta, morfolojik özelliklerini kaybetmekte, sayıları gün geçtikçe hızla azalmaktadır.
Bu kitapta Bolluk Gölü ve çevresinde yayılış gösteren traverten konileri ve traverten kanalları teker teker incelenmiştir. Arazi çalışmalarına dayalı olarak konilerin jeomorfolojik özellikleri ortaya konularak başlıca sorunlarının neler olduğu anlatılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmada; toplumun sigorta sahtecilik ve suistimallerine bakışı, suç çeşitleri ve hukuki durumu, Avrupa ülkelerindeki mücadele yöntemleri, sektörde ve toplumda yaşanmış örnekler yeralmıştır. Mücadele ile ilgili Sigorta Bilgi Merkezi ve Sigorta Sahteciliklerini Engelleme Bürosu uygulamaları da incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda; sigorta sahtecilik ve suistimallerine karşı öneri ve değerlendirmeler bulunmaktadır. Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma kitabı, Türkiyede sigorta sektörünün karlılığını negatif yönlü etkileyen ve ahlaki çöküntüye neden olan sahtecilik ve suiistimal konusunu sigorta sektöründe detaylı bir şekilde ele alan, bu konudaki boşluğu dolduran önemli bir akademik çalışmadır.
KİTAP TANITIMI
Josiah Royce’un Metafiziği
Metafiziğin ne demek olduğu ile ilgili tartışmalar, onunla ilgili en kuvvetli görüşlerin ortaya konulduğu dönemlerde bile bir netliğe kavuşmamış; metafizik olan da ampirik ya da pratik, olgusal ya da verili olana karşılık gelmediği için çoğu zaman sorunsallaştırılmıştır. Özellikle materyalizm, mekanizm, pozitivizm ve amprizm gibi düşünceler ile beslenen ve şekillenen modern dünyada metafizik koyu renkli çizgiler ile sınırlandırılmış ya da kalın bir örtü ile üzeri kapatılmıştır.
Elinizdeki eserde, böyle bir düşünce ardalanına sahip olan modern dönem anlayışı içinde soyut kavramlardan ziyade ampirik tahlillere dayalı temellendirmeleri ile metafiziğe yeniden var olma şansı tanıyan Josiah Royce’un düşüncesindeki temel kavram ve problemleri ele almaya ve onun özellikle Mutlak İdealizm, Sadakat Ahlâkı ve Yorum Topluluğu hakkındaki görüşleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu analiz neticesinde, metafiziğin literatürde yeniden dolaşıma sokulması noktasında Josiah Royce’un önemi ve değerinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda eser, özellikle metafizik ve ahlâk alanında çalışma yapan okurlara farklı bir pencere açabile
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlık ve Medeniyet Tarihi
İnsanlığın gelişimi eğitimle mümkündür. Eğitimi başaran toplumlar insanlığa da katkı yapmışlardır. İlk çağda Orta Asya, Çin, Hindistan, Mısır, Yunanistan ve Anadolu’da kurulan devletlerde bunu görmek mümkündür. İnsanlık adına eğitim kurumları da oluşturulmuştur; Sümerler yazıyı keşfettiler, Uygur Türkleri tahta kalıplarla kitap basmanın prototipini başarırken, Almanlar bunu seri üretim şeklinde gerçekleştirdiler. 20. Yüzyılda bunu ulaşım ve bilişim teknolojileri izlemiştir. Türklerin Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde geliştirdikleri eğitim kurumları, yetiştirdikleri düşünürler insanlık adına önemli gelişmelerdir. Büyük Selçuklular zamanında kurulan «Nizamiye Medreseleri» kendi devrinde dünyanın önde gelen eğitim ve ilim yuvalarıdır. Bu ilim yuvaları tarihçi Yılmaz Öztuna’nın deyimiyle bugünkü üniversitelerin temelini teşkil etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, yükselme dönemlerinde insanlığa adalet, huzur ve nizam götürmüştür.
İnsanlık adına yapılmış bu tür gelişmeler kitabın konuları arasındadır. On bölümden oluşan kitabın ilk yedi bölümünde insanlığın medeniyete yaptığı hizmetler, son üç bölümde ise düşünce ve düşünürlerin görüşleri ile felsefe problemleri ele alınıp tartışılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişim
“Yeni Medya ve İletişim”, yeni medyaya ve yeni medyadaki iletişim biçimlerine değinmektedir. Dijitalleşmenin yaşam biçimi olarak sunulması ve dijital kaynakların insani yaşam fonksiyonu haline gelmesi ile toplumsal yaşamın değişmesi, kültürel değişim ve dönüşümler, farklılaşan teknolojik bakış açıları gibi sonuçları ortaya çıkarmıştır. Bu sonuca bizi götüren en önemli araç internet bağlantılı mobil cihazlar ve bunlarla büyüyen hatta doğan yeni kuşaktır. “Z” ve “Net” Kuşakları olarak adlandırılan bu kuşaklar, toplumsallaşma adına ve dijital medya şirketlerinin ürünlerini tüketerek tüm değişimlere ve dönüşümlere katkı sağlamaktadır. “Yeni Medya ve İletişim” kuşaklara, dijitalleşmeye ve sonuçlarına, dijital kültür ve kimliklere değinerek toplumsal yapının geleceğini ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI BASININDA MUHAFAZAKÂR BİR KADIN DERGİSİ MÜRÜVVET
Avrupa’da kadınlara hitap eden yüzlerce derginin bulunmasına rağmen Osmanlı coğrafyasında bu tarz bir derginin olmamasını büyük bir eksiklik olarak gören ve muhafazakâr bir çizgide yayın politikası belirleyen Mürüvvet, temel amacını Osmanlı kadının eğitim ve kültür düzeyini yükseltmek olarak ifade etmiştir. Bu çerçevede Osmanlı coğrafyasında ve dünyada meydana gelen çeşitli olayları okuyucusuna duyurmuş, bilim dünyasında meydana gelen gelişmelerden ahlaki konulara, günlük hayata ilişkin pratik bilgilerden edebiyata çok çeşitli alanlarda içerik hazırlanmıştır. Mürüvvet dergisi kadınların eğitim ve kültürel düzeyini artırmak amacıyla yayınlanarak önemli bir boşluğu doldurmuştur.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Sürecinde Görsel Pedagojik Farkındalık
Bu kitap, Görsel iletişim sürecinde görsel pedagojik farkındalığın geliştirilmesi noktasına odaklanarak oluşturulan bir araştırma sürecini kapsamaktadır. Kitapta yer verilen araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Eğitimi bölümündeki seçmeli sanat atölye Grafik Tasarım dersinde görsel kültür odaklı görsel pedagojik farkındalığın nasıl geliştirilebileceğini ve tasarım süreçlerine nasıl yansıdığını ortaya koymaktadır. Kitapta görsel kültür, görsel okuryazarlık, dijital ve yeni medya okuryazarlıkları, görsel algı, görsel algı yönetimi oluşturmak, retorik söylem, rizomatik analiz süreci gibi konu başlıklarına yer verilmiştir. Kitapta yer alan araştırmanın bulguları kapsamında görsel pedagoji eğitiminin görsel sanatlar eğitimine yönelik katkı sağladığı, öğrencilerin yaşadıkları kültüre, çevresine, çevresindeki görsellere, görsel kültür öğelerine, sosyal medyadaki görsel imgelere yönelik farkındalık geliştirdikleri ve bu bağlamda öğrencilerin görsel pedagojik farkındalığa dayalı tasarım çalışmaları oluşturabildikleri gözlemlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular alanyazında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur. Bu çerçevede kitap, görsel farkındalık geliştirme sürecine ve Görsel İletişim alanına katkı sunmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520-1566) hükümdar oldukları dönemlerden itibaren bugün çoğu Arap Birliğine üye olan devletlerin toprakları üzerinde Osmanlı idaresini kurmuşlardır. Osmanlı Devleti 1516 senesinde Ortadoğu Arap bölgelerine doğru ilerlediğinde, imparatorluk zaten Balkanlar’da ve Anadolu’da büyük başarılar elde etmişti. Diğer yandan Arap topraklarının fethi, imparatorluğun İslam memleketlerinin, Avrupa devletlerinin etki alanından kendi tarihi merkezine doğru bölgesel genişlemesinde önemli bir jeopolitik değişime yön verdiği muhakkaktır. Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyıl askeri seferleri, birer efsane olan Bağdat, Şam ve Kahire şehirlerini Osmanlı Hanedanı’nın idaresi altına almış olmasıdır. Bağdat ve Şam bir dönem Halifeliğin merkezi olmalarından dolayı Sünni Müslümanlar için önemli bir saygınlığa sahip iken, Osmanlı ordusu Kahire’ye vardığında yetkisi yalnızca unvandan ibaret olan Memlük halifesi hala sarayında oturuyordu. Yeni Osmanlı toprakları İslam’ın en kutsal şehirleri olan Mekke, Medine ve Kudüs şehirlerini de kapsıyordu. Yavuz Sultan Selim kendisine bahşedilen sorumluluğu ve şerefi öne çıkarmak amacıyla “Hadimü’l-Haremeyn eş-Şerifeyn” unvanını uzun bir liste oluşturan diğer unvanlarının arasına eklemiştir.
Bu vesile ile tarihimizi ve Ortadoğu bölgesini ilgilendiren araştırma yapmayı gaye edindik. Arapça, İngilizce, Türkçe makaleler ile çeşitli kitaplardan yararlandık. Bulabildiğimiz kaynakları konu hakkında değerlendirmeye çalıştık. Okuyucularımıza başarılar temenni ederiz.
Doç. Dr. Yaşar CANATAN
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Sağlık Krizi (COVID-19) OECD Ülkelerinin Uyguladığı Sosyal Politikalar
Covid-19 olarak adlandırılan küresel sağlık krizinin giderek ağırlaşan sonuçlarını hafifletmeye ve daha ağır bir tablonun ortaya çıkışını engellemeye çalışan ülke hükümetleri, kimi zaman birbiriyle benzeşen kimi zaman ise birbirinden farklılaşan politikalar uygulamıştır. Bu kapsamda geliştirilen politikaların farklılık göstermesi, ülkelerin yaşanmakta olan küresel sağlık krizinin yönetimindeki başarısını doğrudan etkilemektedir. Şüphesiz bu başarı ya da başarısızlığı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler arasında bu noktada ve sonrasında en önemlisi yaşanacak muhtemel bir küresel sağlık krizi için yol haritasının ve acil eylem planlarının oluşturulmasıdır.
Bu çalışmanın amacı, bu ihtiyaçtan yola çıkarak etkisi zayıflayan küresel sağlık krizinde seçilmiş OECD ülkelerinin uygulamaya geçirdikleri sosyo-ekonomik politikaların başarısı ya da başarısızlığını tartışmak ve her ülke için olduğu gibi Türkiye için de geçerli olan gelecek sağlık krizleri için yol haritası ve eylem planı oluşturulmasını sağlamaktır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
“Uzak çağların yakın şehri” olarak nitelendirilen Çankırı, tarih boyunca birçok medeniyet ve kültürü barındırmıştır. Paflagonya’nın en eski şehirlerinden kabul edilen Çankırı; Hitit, Roma, Bizans imparatorluklarından sonra Danişmendliler döneminde Emir Karatekin tarafından 1074-1082 yılları arasında fethedilmiş, sonra da Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyete de ev sahipliği yapmıştır. Adı, tiftik keçisi bol anlamında Gangra diye geçerken tarihi süreç de Danişmend-nâme’de Mankuriyye, eski Arap-İslam kaynaklarında Hısnu’l-hadîd (Demir kale) Selçuklu ve Osmanlı kaynaklarında Kangırı, Kangarı, Kengırı olarak geçmiş ve Cumhuriyet döneminde Çankırı’ya dönüşmüştür. Bu süreçte birçok kültürü ve medeniyeti de üzerinde barındıran Çankırı’da özellikle edebiyat ayrı bir yere sahip olmuştur.
Ahmet Talât Onay’ın, şair, yazar, edebiyat araştırmacısı, eğitimci, gazeteci, milletvekili gibi birçok özellikleri olup Klasik Türk edebiyatı ve Halk edebiyatı sahasında yapmış olduğu çalışmalarla tanınmıştır. Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı, Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev’i, Türk Şiirlerinin Vezni, Dâstân-ı Ahmet Harâmî, Sarı Çiğdemler, Kızılbaş Şiirinde Sual-Cevap, Millî Mücadele Yazıları gibi basılı eserlerinin yanında yayımlanmamış eserleri ve makaleleri de bulunmaktadır.
Çankırı Şairleri, Çankırı’da yaşamış şairlerin hayatı, eserleri, edebî anlayışları hakkında bilgi vermenin yanında Çankırı tarihi, kültürü, halkiyatı, folkloru, dinî-tasavvufî gibi alanlarda zengin bir kaynak durumundadır. Eserde, toplam 50 şair yer almaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Rehber-i Ahlâk
Rehber-i Ahlâk, Ali İrfan Eğribozi’nin diyâneti kök, ahlâk-ı hamîdeyi ise gövde olarak kabul eden bütüncül ahlâk anlayışını ortaya koyan bir ahlâk eseridir. Eserde riyâzet, sabır, hilm, intizam, mesâ’î, hüsn-ü idâre, kanaat, nezâfet, ilim ve zabt-ı lisân gibi erdemler, karakteri alışkanlıkla tahkim eden bir pedagojik mimari içinde işlenmektedir. Soru-cevap yöntemi, soyut öğütleri uygulamaya dönüştürerek öğrenciyi tanımdan gerekçeye ve fiile tedricen taşıyan didaktik bir program kurmaktadır. Dindarlık farzların edası ve nehiylerden sakınma iradesiyle somutlaştırılmakta, sadakat ve adalet toplumsal nizamın mihveri olarak temellendirilmektedir. Çalışkanlık, tasarruf ve kanaat kişisel direnci artıran iktisadî bir disiplin olarak sunulmakta; nezâfet ve intizam zihin berraklığı ile güven üretmektedir. İlim temyiz kudretini güçlendirmekte, dilin terbiyesi toplumsal emniyeti pekiştirmektedir. Tecrübe-i nefs ve ıslah-ı nefs, öz denetimi süreklileştiren bir muhasebe yöntemi olarak önerilmektedir. Eser, klasik terbiyeyi çağdaş pedagojik ve etik ihtiyaçlarla buluşturan kalıcı bir yol haritası ortaya koymaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
İnternet ve mobil iletişim devriminin ardından gelmekte olan bilişimin fiziksel dünyaya fark edilemeyecek ölçüde nüfus ettiği bir yaygın bilişim evresi pazarlama disiplininde iş yapma şekillerini köklü olarak değiştirmeye adaydır. Yaygın bilişim kapsamında geliştirilen ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamaları, müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerinin, müşteri hakkındaki yer değiştirme karakteristiği dâhil birçok farklı değişkeni gerçek zamanlı olarak takip edip tüketici davranışının neden sorusuna yanıt bulmayı ve müşteriyle hareket halindeyken dinamik olarak pazarlama iletişimi kurmayı mümkün kılmaktadır. Tam ihtiyaç anında ve noktasında gerçek zamanlı teklif sunumu özelliğiyle ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamalarının müşteri ilişkileri yönetimi kavramının yeni baştan ele alınmasına yol açması beklenmektedir. Bu kitapta müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri yaygın bilişim vizyonu çerçevesinde ele alınmış, söz konusu uygulamalara dönük tüketici tutumu incelenmiştir. Çalışma, ortam duyarlılık boyutlarının tümünü birden ele alan almasıyla özgün değer taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşmeye Sosyal Bakış
Dördüncü sanayi devrimini diğer devrimlerden ayıran en önemli özelliği, tüm toplumun dijital ortamlara doğrudan dahil olmasıdır. Daha önceki dönemlerde bireyler pasif iken artık bu dönem de hem üreten hem de tüketen durumundadır. Dijitalleşme, iletişim olanaklarını tüm dünyaya yaymasıyla birlikte toplumsal yaşamları da derinden etkilemiştir. Dijitalleşme bir nevi küreselleşmedir. Dijitalize olmuş küreselleşme içinde, ekonomi, klasik bağlamından kopmuş küresel haline gelmiştir. Ürünlerin satışı, üretimi ve pazarlanması yeni akışkanlıklar içinde farklılaşmıştır. Dijitalleşmenin önemli sonuçlarından birisi de sosyal iletişim ağlarının internet üzerinden sağlanmasıdır. Sadece sosyal medya bile gerek bireysel gerekse toplumsal ilişkiler üzerinde başlı başına bir sarsıntıya neden olmuş; sanal kimlikler, e- ticaret, farklı pazarlama teknikleri, reklamlar, yeni toplumsal politik hareketler bu ağlar üzerinden sağlanmıştır. Sosyal medyanın iletişim üzerindeki etkileri tüm alanlar üzerinde hissedilmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
The Administrative Transformation of Public Museums
Today, it is often emphasized by international organizations that local citizens should be encouraged to take part in shaping the cultural heritage policies, and that inadequate community engagement is the primary governance problem. Besides, the cooperation between central government, local governmental units (LGUs), private sector and Non-governmental organizations (NGOs) is regarded crucial to harness the potential of public museums. However, this understanding necessitates a transformation in museums organizational structure and mission. This book discusses these changes with a special focus on Turkish public museums.
KİTAP TANITIMI
Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
Ürün çeşitliliğinin her geçen gün arttığı, sipariş döngü süreçlerinin kısaldığı, ülkeler arası sınırların görünmez hale geldiği, işletmelerin globalleştiği, taşıma mesafelerinin arttığı, hız ve maliyet unsurunun bir numaralı faktör olarak karşımıza çıktığı günümüz dünya ticaretinde, ticaretten türeyen bir talep olan lojistiğin önemi giderek artmaktadır.
Artan uluslararası ticaret faaliyetleri ve sınırların görünmez hale gelmesi ile müşteriler siparişlerine en kısa sürede ulaşmak, tedarikçiler ise müşterilerin taleplerine en hızlı, emniyetli ve yüksek kalitede bir taşımacılık hizmeti vermek istemektedirler.
Diğer taşıma modları ile karşılaştırıldığında oldukça güvenli bir taşıma türü olduğu için pahada yüksek değere sahip ürünlerin taşındığı havayolu taşımacılığı ile ilgili olarak; 2024 yılına kadar yapılan tahminlemelerde; Dünya ekonomisinin yılda ortalama %2,9, Dünya havayolu yolcu sayısının yılda ortalama %4,8 ve Dünya havayolu kargo taşımacılığının da ortalama yılda %6,2 büyümesi beklenmektedir.
Hava kargo ve hava lojistik faaliyetlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen büyümelere paralel olarak mevcut havalimanları üzerine yeni altyapı çalışmaları yapılmakta, yeni kurulacak olan havalimanlarının ise ya transit merkezlere yakın olması ya da havalimanın içerisinde bir transit merkez oluşturulması kıstası aranmaktadır.
Bu kitapta da bir lojistik merkez olarak İstanbulun hava ulaşımındaki yeri, 25 yıl içerisinde 4.Fazda 150 milyon yolcu kapasitesini karşılayacak şekilde genişleyecek olan İstanbul Havalimanı kapsamında değerlendirilmiştir.
₺275,00