KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ YETKİNLİKLER: YENİ SEÇİM YÖNTEMLERİ VE OYUNLAŞTIRMA
-

DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
₺315,00 -

Çağdaş Gotik Okumalar
₺275,00 -

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺340,00 -

Bilgisayara Giriş ve MS Office 2007
-

BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
₺250,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ VE KALKINMA AJANSLARINA YÖNELİK PROJE HAZIRLAMA REHBERİ
₺235,00 -

Antarktika Siyasetini Şekillendiren Güncel Meseleler
₺210,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
₺405,00 -

1980-1990 Dönemi Türk Siyasal Sürecinde ANAP ve ANAP Seçmen Profili
₺235,00 -

Dijital Teknolojiler ve Akıllı Kentler: Belediyeler İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler
₺250,00 -

Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
-

Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
₺470,00 -

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
₺270,00 -

HİKÂYET-İ SÎMURG
₺300,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-2
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dış Politikasında Güncel Paradigmalar
Türk dış politikasında son dönemde özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük bir önem verilmiştir. Bundan dolayı Ankara’nın özellikle İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi yakın komşularıyla ilişkileri önemli bir ivme kazanmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında öncelikle komşularla sıfır sorun politikası önemli bir rol oynamıştır. Bu şartlar altında Türkiye’nin İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri ile ikili ilişkileri diplomatik, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu derlemenin konusu son dönemde Türkiye’nin Orta Asya ve Ortadoğu’da izlemiş olduğu dış politikanın ikili ilişkilerin gelişimine etkisini ortaya koymaktır.
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
“Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi” kitabı, sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlerin ağaçların gelişimine olan etkisini ortaya koyan bir dendrokronoloji çalışmasıdır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu basit tanımlamanın çok ötesinde, dikkate değer bilgilere ulaşılmaktadır. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyadaki coğrafyacılar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronoloji yönteminden yararlanmaktadır.
Bu kitapta, dendrokrolojik yöntemler kullanılarak Bornova Ovası çevresinde oluşturulan üç yeni ağaç yıllık halka kronolojisi ve bu kronolojinin özellikleri verilmiştir. Oluşturulan bu kronolojilerden faydalanarak iklim-ağaç büyüme ilişkisi ortaya konmuştur. Bornova Ovası çevresinde yetişen karaçam ve kızılçam ağaçlarını (çap artımını) etkileyen en önemli iklim faktörleri belirlenmiştir. Bu bölgedeki karaçam ve kızılçamların iklim değişkenliğine verdiği tepkiler ortaya konmuştur.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
YAZMA EĞİTİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle yazmanın önemi, yazma eğitimi ve yazma becerisi kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda, bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin yazma ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986)
Tarihî romanla ilgili yapılan çalışmaların bir kısmı tarihî roman yazarlarının eserleri, bir kısmı da belirli dönem aralıklarında yazılan tarihî romanlar üzerinedir. Tarihî romanların çeşitli cephelerden incelendiği bu çalışmaların bazılarında İstanbul’a değinildiği, bahsedildiği görülmekle birlikte, İstanbul’u merkeze alan bir çalışma bulunmamaktadır. Başlangıçtan itibaren bütünleyici bir bakış açısıyla, kuşatıcı bir biçimde İstanbul’u ele alan bir çalışma bulunmamasından dolayı, bu eksikliği doldurmak adına biz de çalışmamızda 1871-1986 yıllarında yayımlanan popüler tarihî romanlarda İstanbul konusunu inceledik.
Popüler Tarihî Romanlarda İstanbul (1871-1986) adlı bu çalışmada; ilk tarihî roman olarak değerlendirilen Ahmet Mithat’ın Yeniçeriler eserinin yayımlandığı 1871 yılından çalışmanın sonlandırıldığı 1986 yılına kadar geçen yüz on beş yıllık sürede kaleme alınan popüler tarihî romanlarda İstanbul’un nasıl işlendiği, nelere tasarruf edildiği ayrıntılı bir şekilde incelenerek İstanbul’un bir fotoğrafı ortaya konulmaya çalışıldı.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Divan Şiirinde Hamamdaki Sevgilinin Estetik ve Edebī Serüveni
“Vay babam sana (feda olsun) sarı (leğen) içindeki beyaz tıfıl. Sanki o, gümüşün üzerindeki altın tozudur.
(Huseyn b. ed-Dahhâk)
Hammamiyeler, Türk edebiyatında önemli bir edebi ve kültürel birikimi içeren hamam konulu şiirlerden oluşmaktadır. Hamamdaki sevgiliye yönelen tahayyül ve arzuları betimleyen hammamiyeler hemcins sevgiliyi konu edinir. Arap şiirinde doğan “el-gazel bi’l-müzekker” denilen HEMCİNS GAZEL tarzı yazılan şiirler, hamamdaki hemcins sevgiliye dair tasavvurları anlatmaktadır. Bu şiirler Klasik Türk şiirinde tür boyutuna ulaşabilmiştir. Bu kitap, konunun temel kaynaklarına inerek ve tabu olarak görülen “hemcins sevgili” olgusunu ilk kez detaylı betimlemektedir. Bu sevgiliyi şairler, vücudunun kusursuz mükemmelliğini resmederek görünür kılarken, bedensel üryanlığını da ön plana çıkarırlar. Böyle sevgili kusursuz endamıyla bir Eros olarak da belirir. Bu şiirler, Eros’un güzelliğine duyulan hayranlığın sevgilinin teninde buluşturulmasının estetik karşılığı olmaktadır. Bu kitapta şairin hamamdaki sevgiliden beklentileri, sevgilinin cinsiyeti dâhil sevgilinin betimine ait her şeyi farklı, orijinal ve sıra dışı betimlemeleriyle bulmak mümkün hâldedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK DAVRANIŞLARI VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK
Ekonomik anlamda gittikçe gelişen, farklı büyüklükteki eğitim kurumları benzer eğitim-öğretim faaliyetleri göstermekle birlikte global boyutta birbiriyle de rekabet etmektedir. Rekabetin giderek artması, globalleşme ve dış ülkelerdeki diğer kurumlara açılma gibi etkenler, kurumların faaliyetlerini devam ettirmelerinde örgüt kültürünün önemini arttırmaktadır. Bu zorlu rekabet koşullarında kurumların başarılı olması, büyük ölçüde yenilikçi fikirlerin ve yaratıcılığın desteklendiği bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi ile sağlanabilir. Doğru zamanlama ve etkin lider-yönetici sayesinde uygulanan yönetim yaklaşımı sonucunda oluşan güçlü örgüt kültürü ve devamında sağlanan örgütsel bağlılık, aynı zamanda yüksek iş doyumunu da beraberinde getirecektir.
Bu kitap, çalışma hayatında insana verilen önemin ve insanı yöneten lider-yöneticilerin iş hayatındaki yerinin ne denli büyük olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Her ne kadar yüksek teknolojilere sahip olsak bile, insana yapılan yatırım, işletmelerin ayakta kalabilmeleri için göz ardı edilemez bir gerçektir…
KİTAP TANITIMI
Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme ve değerlendirme süreçlerindeki ilk soru “neyin” ölçülüp değerlendirileceğidir. Çeviri eğitimindeki değerlendirmelerin türü ve araçları ne olursa olsun amacı öğrencinin çeviri edincini geliştirmektir. Çeviri sektöründeyse metinde kalite değerlendirmesi ön plandadır. Uluslararası sınavlarda sınavın türüne göre çevirmenin edinci değerlendirilebileceği gibi çeviri metin üzerinden hata analizi de yapılabilir. Bu çalışmada alanyazındaki birçok çeviri edinci modeli kapsadıkları yeterlilikler tabanında incelenmiş ve ortaya çıkan model farklı değerlendirme alanlarına uygulanarak çeviri eğitimi bağlamında çeviri ürün değerlendirilmesinde kullanılabilecek yeterlilikler elde edilmiştir. Bu kitap eğitmenlere dersin amacı, niteliği ve düzeyine göre üzerinde durmak istedikleri alt-edinç ve yeterlilikleri seçmek ve farklı kombinasyonlar yaratarak kendi ölçme araçlarını geliştirmek; Çeviribilim öğrencilerine bir öz değerlendirme ölçeği yaratmak, akademik çeviri eğitimi boyunca geliştirecekleri becerilerin neler olduğunu belirlemek, hata kavramına ve uluslararası sınavların başarım ölçütlerine ilişkin farkındalık geliştirmek açısından bir çerçeve çizmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Mindfulness ve Benlik
Mindfulness günümüzde çoğunlukla stres yönetimi ve bireysel iyi oluşla ilişkilendirilmektedir. Oysa modern yaşam, bireyi sadece kendi iç dünyasıyla değil, her gün yeniden çıktığı toplumsal sahnelerle de karşı karşıya bırakmaktadır. İnsan, kimi zaman roller üstlenerek, kimi zaman beklentilere uyum sağlayarak benliğini görünür kılar. Modern toplum, her bireyin farklı roller üstlendiği, görünür olduğu ve kendini yeniden inşa ettiği büyük bir tiyatro sahnesini andırmaktadır. Bu kitap, mindfulnessı yalnızca psikolojik bir uygulama olarak değil, benliğin toplumsal inşasını, gündelik yaşamın görünür ve görünmeyen yönlerini anlamaya imkân veren psikososyolojik bir perspektifle ele almaktadır.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Muş Yerel Basını ve Yayın Kültürü
Bu çalışma, Muş’taki basın-yayın kültürünü anlama ve açıklamaya dönük bir gayretin ürünüdür. Yaşadığımız ve kimliğimizin bir parçasını oluşturan yerelin basın-yayın pratikleri her zaman aklımızın bir kenarında durmaktaydı. Bu düşüncenin nedenini sadece akademik merak ve ilgiyle açıklamak pekâlâ eksik kalmaktaydı. Bu merak ve ilgi, aynı zamanda yaşadığımız yerele karşı hissettiğimiz sorumluluklar ile de çok yakından ilgilidir. Yaşadığımız yerel çevrenin basın-yayın kültürüne dair yapılmış bazı değerli çalışmalar olsa da Muş’un basın-yayın kültür tarihini çok yönlü ele alan bir eserin eksikliği belirgindi. Bu hissiyat, böylesi bir çalışmanın doğmasını şekillendirdi. Dolayısıyla elinizdeki bu eser, Muş merkez ve ilçelerinde basın-yayının ortaya çıkışını, yayın hayatını sürdürme koşullarını, içerik üretme çabalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik dinamiklerin basın-yayın faaliyetlerine etkisini, halkın medyayı deneyimlemesini ve medya çalışanlarının tecrübelerini merkeze alarak, Muş yerel basın ve yayın kültürüne ayna tutma amacı gütmüştür.28
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
Dış ticaret ve ülkelerin uyguladığı dış ticaret politikaları iktisat literatüründe geniş bir yer tutmaktadır. Bunun nedeni dış ticaretin ve bu yönde uygulanan politikaların ülke ekonomisi için önemli etkilerinin olmasıdır. Ulusal ekonomilerin küreselleşmeye sürecine hızla katıldığı günümüzde, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için dış ticaret önemli bir döviz getirisi fırsatı sunmaktadır. Ancak her ekonominin yapısı farklıdır. Dolayısıyla uygulanan dış ticaret politikaları ülkelerin yapısal farklılıklarından dolayı ekonomileri aynı şekilde etkilememektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde Türkiyede uygulanan dış ticaret politikaları, dış ticaretin tarihsel seyri içerinde incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, öne çıkan dış ticaret teorilerine yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde Türkiye ekonomisinde büyümenin ithalat kaynaklı mı yoksa ihracat kaynaklı mı olduğu, basit ve anlaşılır bir ekonometrik yöntemle incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği
Enerji yönetimi ve yenilenebilir kaynakların verimli kullanımı, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma için kritik bir rol oynamaktadır. Bu kitap, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yenilikçi yaklaşımlar sunarak, teori ve uygulamayı bir araya getiriyor. Makine öğrenmesi, lojistik süreçlerde enerji yönetimi, yenilenebilir enerjinin dönüştürücü etkisi ve pratik saha çalışmalarıyla güneş enerjisi çözümleri gibi konular, alanında uzman yazarlar tarafından derinlemesine incelenmiştir.
Enerji sektörü profesyonellerinden akademisyenlere, öğrencilerden çevreye duyarlı girişimcilere kadar geniş bir kitleye hitap eden bu kaynak, enerji geleceğinin şekillendirilmesinde rehberiniz olacak.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
KIRGIZ ÇOCUK EDEBİYATI
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan devletlerden birisi de Kırgızistan’dır. Bağımsızlığına kavuştuğu tarihten itibaren Türkiye ile Kırgızistan arasında sosyal, kültürel, ekonomik birçok alanda yakın ilişkiler kurulmuş; içe kapanık Sovyet yönetimi zamanında kopan bağlar, onarılmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler Kırgız dili ve edebiyatı üzerine Türkiye’de çok sayıda çalışma yapılmasına olanak sağlamıştır. Kırgız edebiyatının zengin kaynakları araştırmacıların ilgisini çekmektedir; fakat Kırgız çocuk edebiyatı üzerine Türkiye’de yeterince çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışma, çocuk edebiyatı alanındaki boşluğu bir nebze de olsa kapatır, yeni araştırmalara kaynaklık eder düşüncesi ile kaleme alınmıştır. Çalışmada başlangıçtan günümüze Kırgız çocuk edebiyatının gelişimi hakkında bilgi verilmiş ve dönemin önemli eserleri tanıtılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
Klasik Edebiyatın zengin nazım geleneğinin gölgesinde kalsa da asırlarca yoluna devam eden nesir geleneğinin önemli bir parçası olan mensur hikâyeler, toplumun anlatma ihtiyacını karşılayan ve edebiyat eşittir nazım düşüncesinin hakim olduğu bir dönemde kendi yolunda ilerlemeye devam eden zengin ve köklü bir kültürel miras olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürel mirasın bir parçası olarak kaynaklarda ismi geçmeyen ve içerisinde 23 mensur hikâye örneği barındıran Gülşen-i Zürefâ, Doğu hikâye geleneği ve Türk zevkinin derin izlerine rastladığımız bir hikâye sentezi örneğidir. Şeyhzâde Mehmed Vardarî tarafından kaleme alınmış olan eser, edebiyatımızda ve kültürümüzde derin izler bırakan Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları, El-Ferec Ba’de’ş-Şidde gibi kaynaklardan esinlenilerek yazılmış geleneksel özellikler gösteren hikâyeler ve yazıldığı dönemin hususiyetlerini taşıyan realist özelliklere sahip yerli hikâyeler olmak üzere iki grupta değerlendirilebilecek olan farklı yelpazedeki hikâyeleri aynı çatı altında toplamaktadır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI SİSTEMDE TÜRKİYE: YOL AYRIMLARI ve ALTERNATİF ORTAKLIKLAR
Bu kitap, Avrupa ve Asya ülkesi olması bakımından özgün bir öneme sahip olan Türkiyenin, hem Avrasya hem de Avrupa alanlarında oluşan ekonomik entegrasyonlara dahil olmasının AB üyelik süreçlerine bir engel ya da tehdit oluşturmadığını, bunun eksen kayması değil aksine bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayacağını savunuyor. Türkiye Avrupa ve Avrasyayı ayıran bir köprü olmaktan daha fazlasıdır. Bu yüzden, Türkiyenin Avrasya ülkesi olma özgünlüğünü kullanarak, bölgesel ekonomik entegrasyonlara katılımının mümkün hatta zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu savını; Uluslararası Sistemin Tarafları, Batıdan Doğuya Küresel Güç Kayması, Ekonomik Büyümenin Tarihi, Küresel Güç Kayması ve Türkiye, Avrasyada Yeni Ekonomik Entegrasyonlar, Avrasya ve Türkiyenin Politik Ekonomileri vb. ana başlıkları altında açıklamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
Coğrafi keşiflerle 16. ve 17. yüzyıl boyunca Avrupa’ya taşınan altın ve gümüş, sermaye birikim sürecinin tetikleyicisidir. Bu sermaye birikiminin tetiklediği üstel büyüme “asimetrik mübadeleyi” doğurmuştur. Üstel büyüme asimetrik mübadeleyi, asimetrik mübadele üstel büyümeyi beslemiştir. Böylece bir döngü oluşmuş ve bu döngü kendini 21. yüzyıla kadar taşıyabilmiştir.
Asimetrik mübadele ticaretin tekeller tarafından baskılanmasından kitlelerin propaganda ile mobilize edilmesine; “olan”ın dayatmasından, algının boşluklarına sızmaya; propagandanın kurnazlığından, halkın safdil sloganlarına kadar eşitsiz şartlar altında yapılan değiş tokuş eylemlerinin tümüdür.
Bu çalışmada “fikirlerin ihracı” olarak değerlendirilmiş halkla ilişkiler uygulamaları, Asimetrik Mübadele Devrimleri ve Asimetrik Mübadele Dönemleri başlıkları altında ortaya konarak, güç ve iktidar inşasında ekonomik, politik ve sosyal gelişmelerin önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğimiz; Uluslararası Ticarette Halkla İlişkilerin (UTİCHİL) önemi vurgulanmıştır.
“Adam olmadan savaş imkansızdır,
para olmadan da adam tutamazsınız,
vergi almadan hazinenizde para olmaz,
vergi almak için de ticaret şarttır. ”
“Para gerekli, eğer kendi imkanlarımızla sağlayamıyorsak,
o zaman dışarıdan sağlayacağız demektir. ”
Montchrestien
…Şimdilerde ise…prensler en çok halkları tatmin etmelidirler çünkü halklar daha fazla güç sahibi olmuşlardır.”
Prens, Machiavelli
“…onları işlerin iyi gitmediğine inandıracağız…Eğer işler kötü giderse sonucu hemen göreceklerdir. Ama işler iyi giderse hiçbir şeyden haberleri olmayacak…işte paramızı ve toprağımızı böyle sağlıyoruz. Sabahtan akşama bize çalışan insanlar sayesinde.”
Çuhacı Patronun Zevkleri P.Mothoux
₺520,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Son Otuz Yılı
Türkiye’nin son otuz yılı, Türkiye’de siyasetin dönüşümü açısından çok kritik ve yoğun bir dönemi ifade etmektedir. Bugün “Eski Türkiye” olarak ifade edilen bir sürecin son yıllarında “Yeni Türkiye”ye geçişin tüm izlerini görebildiğimiz bu otuz yıl içinde Türkiye’nin siyaset, ekonomi ve dış politika açısından oldukça köklü dönüşümlere uğradığını göreceğiz. Türkiye’nin bu köklü dönüşümü, gerek yeni dünya düzeninin ülke üzerindeki etkilerinden gerekse ülke içindeki yeni siyasal iktidar biçimlerinin politik vizyonlarından doğrudan etkilenmiştir. Soğuk Savaş sonrası süreçte küresel eksende ortaya çıkan yapısal dönüşümün etkilerini yakından hisseden Türkiye’nin önüne çıkan yeni fırsatlar, yeni bir politik vizyon zemininde değerlendirmeye alınmıştır. 1990’lardan itibaren Türkiye’nin “küresel” vizyon iddiası ise yalnızca bir dış politika talebi olarak görülmemeli, ekonomi politikalarından siyasal rejim tartışmalarına kadar oldukça geniş bir zeminde çok daha köklü bir tartışmanın başlığı olarak ifade edilmelidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
Bilindiği üzere suçlu ve mağdur, suç olgusunun temel unsurlarındandır. Suç soruşturmasında mağdura verilen önem, eskiye kıyasla artmıştır. Buradan hareketle adli gerçeğe başarılı bir şekilde ulaşmada, ceza adalet sistemi paydaşlarının mağdur psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmaları önem teşkil etmektedir. Suç mağduriyetini anlama ve mağdura sunulacak olan doğru yaklaşım, yalnızca mağdurun mevcut travmasını hafifletmeye değil, ikincil mağduriyetlerin oluşmasını önlemeye de destek sağlayabilir. Dolayısıyla kolluk profesyonellerinin sıklıkla karşılaşabileceği konular özelinde, alanında uzman yazarlar tarafından kaleme alınmış bu eser, her ne kadar kolluğun faydalanabilmesi amacıyla hazırlanmış olsa da ceza adalet sisteminde görev alan tüm uzmanlar için rehber niteliği taşımaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
Kitap, sanal diplomasi ve yeni medya ilişkisini eleştirel ekonomi politik perspektiften irdeleyen bir çalışmadır. Bu kapsamda sanal diplomasinin aktör, araç ve yöntemleri, sanal diplomasinin aktörleri arasındaki çoklu güç ilişkileri, sermaye ve iktidar yapılarının yeni medya üzerindeki kontrol girişimleri incelenmiştir.
Liberal yaklaşımda sanal diplomasiye geçiş, sadece yeni iletişim teknolojilerinin kullanılması ile açıklanmakta ve böylece teknolojik belirlenimci bir tutum benimsenmektedir. Oysa yeni medya herkesin erişimine açık gibi görünmesinin yanında iktidar seçkinlerine ait bir iletişim ortamıdır. Yeni medyanın ideolojik meşruiyet, müdahale ve mücadele aracı olma niteliğinin sorgulanması gerekmektedir. İktidar ve sermaye yapıları yeni medya üzerinden enformasyon akışını yönetme, kamuoyunu yönlendirme olanağına sahiptirler. Bu bağlamda yeni medyanın sanal diplomasiye ne kattığı, diplomasi pratiği içine neden ve nasıl dahil edildiğini açıklamaya ihtiyaç vardır. Bu kitap bu tür pratikleri açığa çıkarma uğraşı içerisindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00