KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
-

Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
₺325,00 -

Kentbilim Öğretileri
₺845,00 -

KAʻBE-NÂME
₺495,00 -

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
-

İLK OKUM- YAZMA ÖĞRETİMİ (TÜMDENGELİM YÖNTEMİ) – AYRIŞTIRMA-
-

Hür Tefekkürün Kalelerinden İbret Gazetesi
₺890,00 -

HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
₺250,00 -

Giritli Ahmed Efendi’nin Fezâil-İ Kuds-İ Şerîf’i
₺260,00 -

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
₺235,00 -

Fâtımî Devleti Tarihi
-

English Literature and Society in the Eighteenth Century
₺405,00 -

ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
₺325,00 -

DİN EĞİTİMİ AÇISINDAN KURANA GÖRE İTÂAT KAVRAMININ OLGUSAL ANALİZİ
₺620,00 -

Demokrat Parti Döneminde Devlet Adamlarının Karadeniz Bölgesine Yaptıkları Ziyaretler (1950-1960)
₺380,00 -

ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Mekân
Farklı disiplinlerin bir araya gelmesiyle doğan verimli bir ortaklığın ürünü olan kitap, “sinema ve mekân” üzerine çalışan akademisyenlerin katkılarıyla hazırlandı. Birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren iki farklı disiplinin bir araya gelerek, yeni anlam arayışlarının bir ürünü. Kitapta sinema ile mimari arasındaki etkileşim özellikle Türk sinemasında mekânın dramatik anlatı içindeki yeri çerçevesinde ele alınmıştır. Dolayısıyla kitap, mimarinin mekân kurma pratikleri ile sinemanın mekânı temsil etme, dönüştürme ve yeniden kurgulama olanakları arasındaki bağ aracılığıyla yeni disiplinler arası birliktelikler için güçlü bir temel sunmaktadır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
The Imagist Movement In Poetry: A Revolution In Words And Verse
The Imagist movement, a radical departure from traditional poetry, emerged as a revolutionary literary turning point in the 20th century. Following the principle of economy and precision of language, the Imagist poets championed poetry devoid of ornament and emotional excess. The movement’s emphasis on directness, simplicity, and visual intensity reshaped the spirit of poetry, sparking profound reverberations in literature.
This book comprehensively explores the Imagist movement’s theoretical background and historical context, as well as the analysis of the poems and contributions of its key figures, such as T. E. Hulme, Ezra Pound, H.D., and Amy Lowell. It also includes selected poems from Imagist anthologies, providing readers with concrete examples that highlight the essence of Imagist poetry.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
Günümüz koşullarında insanlar kariyer gelişimlerini planlayarak elde ettikleri bilgi, beceri ve tecrübelerinin yardımıyla iş yaşamlarında gelmeyi amaçladıkları noktaya ulaşmaya çalışmaktadır. Bu süreç içerisinde çalışanların kişisel değerleri, tutumları ve iş yaşamındaki yalnızlık algıları kariyer gelişimlerini etkilemektedir. Burada bireylerin kişisel değerlerinin oluşumunda içinde bulunduğu iş çevresinin etkili oluğunu söyleyebiliriz. İş yaşamı, sosyal bir varlık olan insanın diğer insanlarla bir araya gelerek belirli bir amaç doğrultusunda performanslarını sergiledikleri ortamlardır. Bu doğrultuda, örgütler kendi amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, çalışanının bireysel gereksinimlerinden etkilenmektedir. Günümüzde en başta gelen bu tür gereksinimler hiç şüphesiz çalışanın hem psikolojik ihtiyacı hem de diğer insanlarla olan sosyal ilişkiler ihtiyacıdır. Çalıştığı örgütte bu ihtiyaçlarını karşılayamayan bireyler kendilerini iş yaşamlarında yalnız hissedebilmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
CEHENNEM HARİTALARI
Yirminci yüzyılda, Kingsley Amis (1960) tarafından “cehennem haritaları” olarak tanımlanan, ütopyanın karanlık yüzü, içinde yaşadığımız dünyadan daha kötü yerlerde geçen distopik anlatılar Batı edebiyatındaki yerini almış ve bu yüzyıl boyunca farklı şekillerde boy göstermiştir.Distopik anlatıların ortaya çıkmasında ve gelişmesinde yirminci yüzyıl dünyasında yaşanan olayların çok büyük katkısı olmuştur. Distopik anlatılar, büyük ölçüde yirminci yüzyılın korkularının ürünüdür. Yıllar süren savaşlar, şiddet, soykırım, açlık, çevre kirliliği, ekonomik bunalımlar kaçınılmaz olarak bu türün yazarlarına ilham kaynağı olmuşlardır. Bu kitapta, 1970 sonrasında yazılmış olan John Brunner’ın Şok Dalgası Süvarisi, Alasdair Grayin Lanark, P.D. James’in The Children of Men ve J.G.Ballard’ın Öteki Dünya eserlerinde yaratılan distopik dünyalara bakılacak ve kaygıların korkuların ‘günümüze nasıl taşındığı üzerinde durulacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Anadolu’nun Doğa Tarihi
Anadolu; stratejik coğrafî konumu, eşsiz tabiî güzellikleri, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ile, dünyanın, herkesin ilgisini çeken ve hayranlığını kazanan güzide bölgelerinden birisidir. Anadolu, jeolojik hareketler ile kara kütlelerinin su üstüne çıkması ile beraber zaman içerisinde birçok canlıya ev sahipliği yapmış ve hâlen de yapmaya devam etmektedir. Bu kitap, Anadolu’da yapılmış çalışmalarda bulunan omurgalı fosilleri üzerinden, Anadolu’nun fosil geçmişini anlatmaya çalışmaktadır. Böylece, okuyucular, yaşadıkları toprakların barındırdığı diğer bir zenginliği de rahatça anlayabileceklerdir. Kitap içerisinde, Anadolu’nun fosil geçmişi dışında; doğa tarihi çalışmaları kronolojisi, müzecilik ve doğa tarihi müzeciliği, fosil kavramı, paleontoloji kavramı, dünya yaşam tarihi gibi konulara da değinilmiştir. Kitap, genel okuyucu kitlesine hitap eden bilgileri içerdiği gibi, paleontolojik veriler ve kaynakçası ile, bilim insanları ve öğrenciler için de bir kaynak kitap niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
BOLU NÜFUS DEFTERİ 1840
Nüfus defterleri yerel tarih çalışmalarının temel kaynaklarından biridir. Bu defterler ait olduğu şehrin idari, sosyal, iktisadi ve demografik yapısına ilişkin veriler sunmaktadır. Özellikle soyağacı belirleme hususunda temel kaynağımızdır.Aile lakabı üzerinden giderek nüfus defterleri vasıtasıyla yaklaşık 180 yıllık geçmişimize ilişkin bilgiler elde edebiliriz. Yaşadığımız şehirde bir yakınımızın geçmişte hangi mahallede kaç numaralı hanede ikamet ettiğini tespit edip, eşkâli hakkında bilgi sahibi olabiliriz.Elinizdeki bu çalışma dile getirilen hususlarda Bolu halkının benzer bilgilere ulaşması sağlayacaktır.
Ele aldığımız defter Başbakanlık Osmanlı Arşivleri nüfus fonunda kayıtlı, 1840 tarihli ve 696 numaralı Müslüman/Türk nüfus defteri ile 697 numaralı Gayrimüslim/Ermeni nüfus defteridir. Bu defterleri yeni harflere aktararak elde ettiğimiz bilgilerle genel bir değerlendirme yaptık. Çalışmamız bu yönüyle bir kaynak eser özelliği taşımaktadır.Farklı branşlara ve ilgi alanlarına sahip bir araştırmacı bu çalışmada alanıyla ilgili daha başka bilgiler tespit edip kendi değerlendirmesini yapabilir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
Bu çalışma, Bolu’nun İlkçağlardan Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel gelişimini ele alırken, farklı medeniyetlerin izlerini ortaya koymaktadır. Stratejik konumu, doğal zenginlikleri ve kültürel mirasıyla Bolu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda birçok uygarlığın kesişme alanı olmuştur. Şehir tarihi çalışmalarında belgeler kadar seyahatnamelerin de önemi büyüktür. Seyyahların kaleme aldığı gözlemler, resmî kayıtların çoğu zaman ihmal ettiği gündelik yaşam, kültürel ilişkiler ve toplumsal dinamikler hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Müslüman ve Avrupalı seyyahların farklı bakış açıları, Bolu’nun tarihî kimliğini hem içeriden hem de dışarıdan gözler önüne sermektedir. Böylece Bolu’nun tarihî hafızası yeniden canlandırılmaya çalışılarak seyahatnamelerin sunduğu tanıklıklar okuyucuya sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Risk Yönetimi Çerçevesinde Dağıtım Ağı Operasyonel Risklerinin İncelenmesi
Dağıtım ağları işletmelerin ürün ve hizmetlerini müşterilere başarılı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayarak içinde bulunduğu sektörde rekabet avantajı elde etmesini sağlayan yapılar olarak kabul edilmektedir. Günümüzde işletmelerin dağıtım ağlarına önem vermelerinin en önemli nedeni küreselleşme sonucu ülkeler arasındaki sınırların silikleşmesi ve işletmelerin dağıtım sürecini daha verimli bir şekilde yürütmek için dış kaynak kullanma yoluna gitmeyi tercih etmesidir. İşletmeler, dağıtım ağlarında kendilerini olumsuz etkileyebilecek risklerin meydana gelme olasılığını azaltmak veya meydana gelse dahi etkisini en alt düzeye indirmek için risk yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Bu kitabın temel amacı dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi kavramını ana hatlarıyla açıklamak ve örnek uygulamalar üzerinden işletmelerin risk yönetimi sürecini nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle Türkiye’de dağıtım ağı operasyonel risk yönetimiyle ilgili sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu kitap demir-çelik sektörü üzerinden dağıtım ağlarında operasyonel risk yönetimi sürecinin nasıl uygulanması gerektiğini göstermektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
RIDING THE STORM
During the 19th century, British diplomacy towards the Ottoman Empire was based on rejuvenating and revitalising the administration system with a series of social and political reforms. Although British attitudes began to transform during the Near Eastern Crisis of 1876-8 and the Anglo-Ottoman alliance was interrupted, the policy changed dramatically on the eve of the First World War.Nonetheless, major events such as the Chanak Crisis in the British Cabinet, the occupation of Constantinople and Smyrna and finally the Turkish Nationalist Movementunder the leadership of Mustafa Kemal Ataturk effected the dynamics of Anglo-Ottoman relations. This book examines the ground of these policies and analyses how thisstorm was over in British foreign policies towards Turkey between 1918 and 1923.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
Osmanlı Devletinde yetimlerin korunması ve eğitilmesi görevi öncelikle yakın akrabalarda olmakla birlikte erken zamanda vakıfların bu vazifeyi üstlendiği görülmektedir. 19. yüzyıldan itibaren ise Eytam Sandıkları ve Eytam Müdürlükleri kurulmuş, Darülaceze, Darüşşafaka, Islahhane, Sanayi Mektepleri, Darülhayr-ı Âli, Daüleytam ve Himaye-i Etfal Cemiyeti bu alanda hizmet vermiştir. Bu kurumlardan Darülaceze ve Darüşşafaka aynı adla Cumhuriyet devrinde hizmetlerine devam ederken Himaye-i Etfal Cemiyeti Çocuk Esirgeme Kurumu olarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca, mütareke dönemi ve sonrasında Kazım Karabekir yetimlerin muhafazası ve eğitimi için gayret göstermiş, kurduğu Çocuklar Ordusu ile önemli bir hizmeti ifa etmiştir.
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
Girişimcilik ekosistemleri, girişimcilik faaliyetini yaratan ve besleyen bölgesel sistemlerdir. Kavramının metaforik kullanımının araştırmacılarda ilgi yarattığı görülmektedir. Ancak girişimcilik ekosisteminin teorik düzeyde kendini ispatladığını söylemek pek mümkün değildir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ekosisteminin teorik temellerini eleştirel bir yaklaşımla irdelemektir. Araştırmada özellikle teorik düzeyde konunun gelişimine katkı sağlayacak sorular önerilmeye çalışılmıştır. Bu sebeple araştırma, birden çok teorik çerçeve açısından girişimcilik ekosistemi konusunda değerlendirmeler, karşılaştırmalar ve tartışmalar içermektedir. Araştırmada ayrıca girişimcilik ekosisteminin bileşenleri ve işleyişi anlatılmıştır. Araştırmanın girişimcilik ekosistemi konusunda teorik düzeyde katkıda bulunması, yeni tartışma sorularının araştırılmasına öncülük etmesi beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İmgenin Yolculuğu
Modern Türk şiirinin 80 sonrası dönemini şiirleriyle olduğu kadar kuramsal yazıları ve edebî münakaşalarıyla da etkileyen Tuğrul Tanyol günümüz şiirinde de etkin konumunu sürdürmektedir. İdeolojik ölçütlerin edebiyatın dışında tutulmasında, reddiye yerine gelenekle uzlaşı çerçevesinde ilişki kurulmasında etkisi yadsınamaz şairlerden olan Tanyol 80’ler Şiiri olarak adlandırılan dönemin genel çerçevesini oluşturan birçok özelliği ilk defa gündeme taşıması bakımından da dikkate değerdir. Tuğrul Tanyol türler arası ilişkiye uygun olarak kurguladığı yapıtlarında çağdaş sanatın dil, anlam, gerçek, biçim, müzik ve imge anlayışından etkilenir. Söz konusu kayıtların şiirsel atmosfer ve gerilimle ilişkisine edebî boyutlar kazandıran şair anlam, gerçek ve imgenin yeni statüsünü dilin özerk yapılarının işleyişinde belirleyici olan müzik üzerinden oluşturur. Tuğrul Tanyol şiiri varoluş problemini zaman çerçevesinde ele alan, sorgulayan öznenin travmalarına yoğunlaşan ve fenomenolojik yönelimler gösteren bir yapıya sahiptir. Diğer bir ifadeyle Tanyol şiiri zamana karşı direnme arzusu taşıyan, varoluşun bireysel ve toplumsal dinamiklerini sorgulayan yitik ben’in çözülüşünü, bu çözülüşte rol oynayan unsurların çatışmasını merkeze alır. Tuğrul Tanyol’un şiirleriyle ilgili şimdiye dek yapılan çalışmalara bakıldığında ise ağırlıklı olarak içeriğe yoğunlaşan yazılara rastlanır. Söz konusu çalışmalar içerik boyutu aşamadığı gibi 80’lerden itibaren söylenegelen birtakım özellikleri tekrar etmekten de öteye gidememiştir. Sanatta ellinci yılını geride bırakan şairin Türk şiirindeki yerini akademik bir zeminde tartışmaya açma, belirleme gereksinimi elinizdeki kitabın yazılma gerekçesini oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Hastanelerde Mali Hizmetler
Hastanelerdeki sağlık hizmetlerinin başarılı bir şekilde ve kesintisiz olarak yürütülebilmesi için destek hizmetlerin ve özellikle mali hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Mali hizmetler yürütülürken klasik yönetsel ilkelerin yanında hastane yöneticileri için bağlayıcı olan kanun, yönetmelik, talimatname, iş akışları gibi çeşitli yasal ve idari düzenlemelere de dikkat edilmesi gerekmektedir.
“Hastanelerdeki Mali Hizmetler” kitabı ile mali hizmetlerin yürütülmesinde, hastane yöneticilerine ve ilgili çalışanlara çeşitli kurallar koyarak bu hizmetlerin çerçevesini oluşturan ve bağlayıcı olan yasal ve idari düzenlemelerin açıklanması, başta sağlık kurumları yöneticileri olmak üzere sağlık kurumları yönetimi ile ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve bu alanla ilgilenen okuyuculara yol gösterici bir rehber oluşturulması amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
Bu kitapta 2018-2022 yılları arasında İzmir Bilirkişi Bölge Kuruluna bağlı olarak sürdürülen bilirkişilik faaliyetleri kapsamında haksız rekabete ilişkin hazırlanmış sekiz bilirkişi raporu ve bir uzman görüşüne yer verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile son haline kavuşan haksız rekabet düzenlemeleri gerek cezai ve gerekse de hukuki sorumluluğa ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Özellikle iş şartlarına uymama ” kötüleme” iltibas çalışanın haksız rekabetine ilişkin haksız fiillere kitapta yer verilmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Harran’daki Suriyeli Göçmenler
Göç bireylerin yaşamlarını değiştirdiği gibi toplumların da kaderini şekillendirmektedir. Çağımız göçler çağı olduğu için birçok toplumun ortak kesişme noktasını oluşturmaktadır. 2010vda Tunus’ta başlayan halk gösterileri Arap Coğrafyasına yayılmış Tunus’ta, Mısır’da ve Libya’da rejim değişikliklerin yaşanmasına ortam hazırlamıştır. Ancak Suriye’de Arap Baharının kaosa dönüşmesi sebebiyle birçok Suriyeli; Türkiye, Lübnan ve Ürdüne göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin birçok ilçesinde olduğu gibi Harran’da da Suriyeli vatandaşlara ev sahipliği yapmıştır. Bu çalışma “Suriyeli Göçmenlerin Harran’ın Sosyo-Ekonomik Yapısına Etkileri” adlı yüksek lisans tezimin kitaba dönüştürülmüş halidir. Bu araştırmada kent nüfusu eşiği olarak kabul edilen sınırın (genellikle 10 bin) altında kalan kasaba görünümlü bir yerleşme olan Harran’ın Suriyeli bireylerin nüfusun etkisiyle değişen sosyo-ekonomik durumu ve mekânsal değişimi ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
Çingeneler, edebiyatımızın konu haritası içinde kendilerine geniş bir yer bulmuşlardır. Gölge oyunundan günümüz Türk edebiyatının çeşitli türlerine uzanan çizgisinde, yazın, sıra dışı niteliklerinden dolayı Çingenelere duyarsız kalamamıştır. Dünya edebiyatında Carmen’den bu yana genellikle romantik bir bakış açısıyla ele alınan Çingenelerin dünyaları ve yaşamları, aslında aldatıcı göstergelerden oluşur. Bu niteliklerinden ötürü, onların edebiyata yansıyan imgeleri de hep sorunlu olmuştur. Ayşegül Devecioğlu, Ağlayan Dağ Susan Nehir’de, gacoya kapalı bu dünyanın içinde yaşamış, onları gözlemlemiş, masallarını/hikâyelerini dinlemiş bir anlatıcı aracılığıyla bizim için bir terra incognita olan bu semiyotik evreni başarıyla kurmaca düzleme taşımıştır. Anlatıcının, nasıl yazar olduğunu/yetiştiğini ortaya koyan roman, bu dünyanın hiyerogliflerini okuma çabasının bir ürünüdür. Bu özellikleri nedeniyle göstergebilimsel bir okuma için de oldukça uygun bir metindir. Bu kitap, bir gösterge avcısının serüvenini Roland Barthes’in Sarrasine çözümlemesi ışığında bir okuma denemesidir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
FUTBOL YAYINLARINDA GÖRÜNTÜ DİLİ
Hızla ilerleyen teknoloji ve gelişen yayın sistemleri sayesinde futbol; dikkat çekici yayınlarla, çok sayıda kamerayla, gösterişli grafik ve efektlerle kıtaları aşarak milyarca izleyiciyle buluşmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de pek çok televizyon kanalının futbol maçlarını naklen yayınlaması da konunun önemine işaret etmektedir. Futbol maçlarının izleyiciye sunulmasında kullanılan teknikler gerçekte popüler kültürün yayılım alanını genişletmektedir.
Bu kitapta; futbol karşılaşmalarının yayını sırasında televizyon izleyicilerinin beklentilerini tatmin etmek için yönetmen aracılığıyla popüler kültürün yeniden üretim süreci incelenmektedir. Televizyon yayıncılığı alanındaki teknolojik gelişmelerle futbol karşılaşmalarının yayınlarındaki değişmeler teknoloji bağlamında ele alınmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00