KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
₺340,00 -

Bilgisayara Giriş
-

BANKA MUHASEBESİ
-

ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
₺260,00 -

Alıştırmalı Diksiyon Dersleri
-

8K1K 8 KALEM 1 KİTAP
₺260,00 -

Ferdi ve Şürekâsı
₺235,00 -

Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
₺585,00 -

AMERICAN CULTURAL IDENTITY IN THE MAGIC BOX
₺250,00 -

Personality-Based Route Recommendation In Yachting
₺250,00 -

Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
₺300,00 -

YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
-

UYGARLIK TARİHİ
-

Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
₺405,00 -

Türkçe Öğretimi Açısından Çocuk Edebiyatı
-

Türabî Divânı
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Diyalojik Halkla İlişkiler Bağlamında Dijital Medyanın Kullanımı
İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması halkla ilişkilere yeni uygulama alanları ve pratikleri kazandırmaktadır. Geleneksel yöntemlere oranla daha az maliyetli/maliyetsiz, anlık, kolay ve doğrudan iletişim sağlayan sosyal medyanın etkileşimli iletişime uygun potansiyeli kamuoyuyla diyalojik iletişim sürdürülmesine imkân tanıyan bir yapı sunmaktadır. Sosyal medya üzerinden halkla ilişkiler faaliyetlerini planlamak ve yürütmek, STK’lar için sayısız olanaklar sunan bir potansiyeli barındırmaktadır. Bu mecraların stratejik ve diyalog esaslı kullanılması, sınırlı iş gücü, bütçe ve desteklerle hizmet üreten STK’ların varlıklarını sürdürmeleri, hizmetlerini geliştirmeleri, toplumsal katkılarını artırmaları için büyük önem taşımakta ve fırsatlar sunmaktadır. Bu kitap, diyalojik halkla ilişkiler bağlamında dijital medya kullanımının STK’lar özelinde önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kalkınma ve Kırsal Kalkınma
Ekonomik olarak ileri bir seviyede olmak isteyen ülkeler çeşitli ekonomik atılımlarda bulunurlar. Bu doğrultuda ülkeler hem sanayi hem de tarım kesimindeki üreticilere çeşitli destekler sağlamaktadır. Üretici kesimine verilen ekonomik desteklerle birlikte ülkelerin gelir seviyelerinde bir artış gözlemlenmektedir. Ülkeler tarafından üreticilere kaynak tahsisinde bulunurken faklı kaynaklardan yararlanırlar. Ülkeler üreticilere kaynak kullandırırken sadece ulusal kaynak kullandırmakla sınırlı kalmamakla birlikte uluslararası kaynakların kullanılması açısından da üreticilere destek vermektedir. Yapılan ekonomik atılımlarla ülkelerde büyüme olgusu gerçekleşmektedir. Yaşanan büyüme ile ülkelerin gelişmişlik seviyesinde de olumlu sonuçlar ortaya çıkmaktadır.
Bu kitap kalkınma ve kırsal kavramlarını ele alınmakta ve Türkiye’deki kırsal kalkınma uygulamaları, kalkınma politikaları ve kırsal kalkınmaya destek olan kuruluşları incelemektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
20. Yüzyıl İspanyol Romanında Yüzyıl Ortası Kuşağı
1939’da sona eren iç savaşın ardından çoğu aydın İspanya’dan sürülür, halk ise Franco idaresinde, sansür ve baskı ortamı içinde yaşamaya başlar. Tüm bunlara rağmen İspanyol edebiyatı gelişimini sürdürür. Bu gelişimde 1950’lerin genç yazarları büyük rol oynamıştır. “Yüzyıl Ortası Kuşağı” olarak anılan bu yazarlar eserleriyle topluma ışık tutmuş, farklı sınıftan pek çok insanın zorlu yaşam koşullarını romanlarına yansıtmıştır. Bu yıllarda kadın yazarlar da ön plana çıkmış olup, toplumda birçok hakkı elinden alınmış, özgürlüklerini yitirmiş ve dışarıdaki yaşamı çoğu kez perdelerin ardından seyreden kadının romandaki sesi olmuştur. Bu çalışmada dönemin önemli kadın yazarlarından Carmen Laforet, Carmen Martín Gaite, Ana María Matute ve Elena Quiroga, kadının eğitim, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi alanlardaki konumunu sorgulayan Nada, Entre visillos, Primera memoria ve Tristura adlı romanları aracılığıyla ve eserlerindeki ortak konular ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
APOKALİPS
Başlangıçlar ve sonlar merak uyandırıcıdır. Erişemediğimiz geçmiş için muhtemel bir başlangıç tahayyül etmek ne kadar bir ussal ihtiyaç ise, belirsizlik veya bilinmezlik taşıyan bir gelecek için son düşlemek de o kadar anlaşılırdır. Gerek insan yaşamı gerekse evrendeki yaşam bahsi geçen başlangıç-son örüntüsünün en temel ve yaygın kullanım alanıdır. Bu kitap bu yaygın örüntünün “son” kısmı üzerinde durmaya çalışıyor ve okuyucuyu da “son” kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor.
Apokaliptik anlatılar kurmaca yapıtlarda ne şekilde karşımıza çıkmaktadır? Çeşitli roman, öykü, şiir, şarkı ve filmlerde dünyanın sonu kavramı nasıl ele alınmaktadır? “Son”, gerçekten bir son mudur? “Son”dan sonra geriye bir şey kalır mı? Başlangıç ve son birbirinin mütemmim cüzü müdür? Bütün bunların ve daha fazla sorunun cevabını bu kitapta bulacak ve belki de sahiden ilk defa bu denli kapsayıcı şekilde “son” kavramı üzerine düşünmeye başlayacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çeviri Proje Yönetimi
Çeviri doğası gereği bir süreçtir. Farklı aktörlerin, iş dizilerinin ve sorumluluklarının yer aldığı bu süreç, çeviri eğitiminin, özellikle uzmanlık alan çevirisi derslerinin temelini oluşturmaktadır. Bu kitabın amacı çeviri projesinin temel aşamalarını genel hatlarıyla özetleyerek planlama, organizasyon, iş bölümü, kontrol ve kalite süreçleri ile aktörlerin temel işlevleri hakkında giriş seviyesinde bilgi vermektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’deki işletmelerin uluslararası seviyede raporlama yapabilmesini sağlamak ve modern dünyanın gereksinimlerini karşılamak amacı ile 2017 yılında büyük ve orta boy işletmeler için BOBİ FRS yürürlüğe girmiştir. TFRS’ye geçişte yaşanan problemlerin benzerlerinin BOBİ FRS’ye geçiş sürecinde ortaya çıkıp çıkmayacağının belirlenmesi, standartların etkin olarak kullanılabilirliği konusunda fikir sağlayacaktır. Bu kitap çalışması, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Muhasebe Finansman Anabilim Dalında hazırlanan, “Bağımsız Denetçilerin BOBİ FRS ile İlgili Algı ve Bilgi Düzeylerinin Tespitine Yönelik Bir Çalışma: İstanbul İli Örneği” adlı doktora çalışmasının gözden geçirilmiş ve revize edilmiş halidir. Bu kapsamda, İstanbul ilinde, bağımsız denetim firmalarında çalışmakta olan bağımsız denetçiler üzerine anket çalışması gerçekleştirilerek, BOBİ FRS bilgi düzeyleri ve BOBİ FRS ile ilgili olası olumlu ve olumsuz etkiler konusundaki algıları tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Mâniler
Türk sözlü geleneğinin önemli türlerinden biri de manilerimizdir. Anonim Türk halk edebiyatı ürünü olan ve tek dörtlükten müteşekkil bulunan bu şiir türü, bugün dahi Türklerin yaşadıkları bütün coğrafyalara hâkim konumdadır. Manilerimiz Anadolu sahasında yapı ve muhteva bakımından oldukça zengin bir durumdadır. “Bolu Folklorunda Maniler” adlı kitap çalışmamız bir yerde bunun ispatıdır. 2016-17 yıllarında Bolu ili, ilçeleri ve köylerinden derlemeler yoluyla elde ettiğimiz manilerden 2100 kadarını kitabımızda değerlendirdik. Derlenen malzemenin bolluğu konularına göre manilerimizi sınıflandırırken de kendisini göstermiş ve manilerimizi konularına göre 34 farklı başlık altında değerlendirme imkânımız olmuştur. Bununla birlikte Bolu folklorunda mani söyleme geleneğine dair de önemli verileri kitabımıza almış bulunmaktayız. Bolu ilinde yaşamakta olan 214 kaynak kişinin aktardığı 2100 adet maninin bir araya getirilerek oluşturulmuş olan bu çalışmanın Türk folklor çalışmalarına ve halk kültürümüze faydalarının olması ümidiyle Türkoloji dünyasına arz olunur.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
Balıkesir, Türk tarihi ve coğrafyasının ayrılmaz parçalarından biridir. Aynı zamanda antik devirlerden itibaren pek çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Hem Marmara hem de Adalar Denizi’ne kıyısı olan Balıkesir, ikisi merkez olmak üzere yirmi ilçeye sahip oldukça geniş coğrafi sahaya yayılmış bir ilimizdir.
Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Osmanlı Devleti, çok ağır şartlar taşıyan Mondros Mütarekesi’ni (30 Ekim 1918 ) imzalayarak hükmen tarih sahnesinden çekilmiş oluyordu. Asırlardır Türk yurdu olan ülkenin çoğu haksız işgaller ile de esaret altına giriyordu. Tam bu noktada Türk Milleti ruhunda var olan o heyecan ile can havliyle istiklâl mücadelesine girişti. Bu mücadelenin teşkilatlanmasında ve icrasında Balıkesir çok önemli bir yere sahip oldu. Mücadeleyi düzenli, etkili ve kalıcı hale getirme noktasında önemli görevler üstlenen kongrelerin en başta gelenlerinden biri de Balıkesir’de toplandı. 16 Mayıs 1919’da kurulan “Balıkesir Redd-i İlhak Heyeti” 19 Mayıs 1919 öncesi İstiklal Harbi’nin kıvılcımı olarak değerlendirilecek öneme sahiptir.
Türkün ateşle imtihan edildiği destansı bir mücadelenin sonunda tam bağımsız bir ülke olarak yeniden kurulan devlet 29 Ekim 1923 tarihinde ilân edilen Cumhuriyet’le, dünya siyasi alanında sarsılmaz yerini almıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
Bu kitapta -sA biçim birimi tüm yönleri ile ele alınmıştır. Dil bilgisi çalışmalarında, -sA biçim biriminin yapı, anlam ve işlevleri hususunda bir tartışma söz konusudur. Bu nedenle Eski Türkçeden günümüze varlığını sürdüren –sA biçim biriminin bugünkü anlam ve işlevleri ile ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için daha eski kaynaklara yönelme ihtiyacı doğmuştur. Bu amaçla 15 ve 16. yüzyıllara ait Doğu ve Batı Türkçesine ait metinlerin –sA biçim biriminin kullanımları ve şart ifadesi bakımından incelenmesi ve karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Kitapta –sA biçim birimin Doğu ve Batı Türkçesindeki benzer ve farklı kullanımları belirlenmiş, tarihî gelişim süreci içinde farklılaşan kullanımları tespit edilmiş ve lehçeler arası farklılaşmanın tarihî süreci ve temelleri saptanmaya çalışılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İKNA DİLİ VE MEDYA
İkna dili iktidarı talep eden liderlerin geliştirdikleri, tasarımlı ve ideolojik bir dildir. Aristo ikna etmenin matrisi ve sürecini retorik sanatına yani ethos, pathos ve logos’a bağlamıştır. Ethos faktöründe kaynağın güvenilirliği ve saygınlığı rol oynarken toplumları harekete geçiren konuşmaların çoğunda logosun göz ardı edildiği ve pathosun devreye girdiği görülmektedir. Duygu dolu sözlerle kitleler kandırılır, aptallaştırılır, korkutulur ve sonunda sesin gücüyle işitsel abluka altına alınırlar.
Eco kitlelerin ortak kimlikleri için her şeyden önce ortak bir düşmana ihtiyaç duyduklarından bahseder. Düşman yoksa yaratılmalıdır. Hegel’e göre İbn-i Haldun’un baht, Machiavelli’nin la fortuna, Kant’ın ters esen rüzgârlar ve Maire’nin ilahi takdir diye tanımladıkları sonu kestirilemez bu savaşlara aslında şükran duymalıyız çünkü savaş yeninin yolunu açtığı için yaşamın kaynağıdır. Nietzche’ye göre savaş tarihin ebesidir ama tarihin kimden hamile kaldığını kimse kulağımıza fısıldamaz. İşte siyaset dili burada devreye girer ve süreci yönlendirir. Žižek sadece ideoloji eleştirisi gözlüğü takanların bu karışık durumla baş edebileceğini söyler.
Kitapta bu kavramsal açıklamaların ardından tarihe yön veren bazı liderlerin ikna taktikleri ve kullandıkları dil analiz edilmiştir. Canlı radyoda işittiğimiz Churchill’in gerçekçi ve etki gücü yüksek kelimelerinden, Hitler’in farklı ton ve desibellerde ve aniden bağıran sesinden kaçış yoktur. Shakespeare ise bize en başarılı törensel hitabet örneğini Sezar oyununda Antonius’un tiradı ile dinletir. Milli Mücadele döneminde yapılan konuşmalar içeriklerinde nefret söylemi olmadığı için farklı yapıya sahiptirler. Halide E. Adıvar’ın Sultanahmet mitingindeki duygu dolu halkı yansıtan konuşması ile Mustafa Kemal’in tılsımlı karizmasına eşlik eden eşsiz hitabet yeteneği hala kulaklarımızda yankılanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Şair Taşrada
Servet-i Fünûn hareketinin dikkat çekici şairlerinden biri olan Hüseyin Sîret, dönemin Tevfik Fikret, Mehmed Rauf, Samipaşazade Sezai, İsmail Safa ve Ubeydullah Efendi gibi önde gelen aydınlarıyla birlikte 20 Kasım 1899 tarihinde İstanbuldaki İngiliz Elçiliğine bir mektup takdim etmiştir. Bu mektupta genç Osmanlı aydınları, o sırada Afrikada Boerlerle savaşta olan İngiltereye desteklerini ve zafer temennilerini bildirmektedirler. Söz konusu mektup, saray tarafından haber alınınca küçük bir krize sebep olmuş ve bu aydınların bazısı sürgüne gönderilmiştir. İsmail Safa Sivasa, Ubeydullah Efendi Taife ve Hüseyin Sîret de Adıyamana sürgün edilmiştir.
Bu kitapta, Hüseyin Sîretin sürgününe sebep olan bu hadisenin iç yüzü, sebepleri ve cereyan şekli arşiv belgeleriyle ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi Sîretin sürgün süreci de bütün detaylarıyla araştırılmıştır. 1900 başlarından 1901in sonlarına kadar yaklaşık bir buçuk yıl süren bu sürgün, Servet-i Fünûn şairi Sîretin gözünden dönemin Adıyamanı hakkında da önemli bilgi ve gözlemler içermektedir. Ayrıca şairin sanatına da etki eden bu sürgünün Sîretin şiirlerindeki izleri incelenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sungu Norşen/Norşin
Tarih boyunca çok sayıda farklı etnik ve itikadi yapıya mensup halkın barış içinde yaşadığı Sungu/Norşin-Norşen, bu durumun bir sonucu olarak ihtiva ettiği kültürel çeşitlilik ile tarihi geçmişi ve idari statüsü benzer olan Anadolu’nun çoğu yerleşim yerinden ayrılır. Kadim yerleşim yerlerinden Muş Ovası’nın kalbinde, verimli arazilerle çevrelenmiş bir konumda bulunan bu belde, sadece çok dilli ve çok kültürlü yapısı ile değil doğal güzellikleri ile de ön plana çıkan bir coğrafyadadır.
Sungu’nun yerleşim yeri olduğu ilk dönemden günümüze; tarihi, kültürel birikimi, eğitim kurumları, dilsel yapısı, iktisadî durumu ve yerel yönetim geçmişi gibi geniş bir konu yelpazesini ihtiva eden bu eser, farklı ilim dallarından mütehassısların akademik titizliğiyle hazırlanmış bir çalışma olup beldeyi kitap hacminde konu edinen yegâne başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Bütün bölümleri akıcı bir dille yazılmış olan bu kaynak, beldenin farklı yönlerini merak eden her kesimden okura hitap etmektedir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Gelibolu Vilayeti 1923-1926
1923 ve 1926 yılları arasında Vilayet olan Gelibolu, 1926 yılı sonunda Bakanlar Kurulu kararı ile Çanakkale’ye bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir. Eserimizde Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından fethedildiği günden 1938 yılına kadar olan tarihsel süreç incelenmiştir. Gelibolu’nun idari, askeri, siyasi, nüfus ve demografik, sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı ayrıntılı bir şekilde kaleme alınmıştır. Bu kapsamda Milli Mücadele Döneminde Gelibolu’nun işgal edilmesi ve işgal döneminde yaşananlar, vilayet ve yeniden ilçe yapılma süreci, Lozan Antlaşması’ndan sonra bölgenin askeri ve siyasi durumu, göçlerin Gelibolu’nun demografik, kültürel ve ekonomik yapısını nasıl şekillendirdiği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Türk ordusunun yeniden bölgede hakimiyeti ele alması ve Gelibolu’ya katkısı olan dönemin önemli şahsiyetleri araştırma konumuz olmuştur. Eserimizde Gelibolu’nun tarihinden örneklerle Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarında görülen değişim ve gelişim aşamaları verilmeye gayret edilmiştir.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
In this book, we attempt to make a comparative evaluation of modern macroeconomic schools: Monetarism and New Classical School based on the Classical System that envisage automatic full employment or natural rate of unemployment (NRU) equilibrium (AFNE or ANRUE) vs. New Keynesian and Post-Keynesian Economics based on the Keynesian System which gives unemployment equilibrium (UNE) or non-automatic NRU equilibrium (NANRUE) due to insufficiency of aggregate demand.
In order to determine which school is relevant, first the basic assumptions of these systems are compared: i) rational vs. adjusted vs. heterogeneous expectations, ii) existence of perfect competition in all markets leading to flexibility of prices and wages vs. imperfect competition giving rise to rigidities, and iii) presence or lack of coordination between markets.
In the final phase of our evaluations the performance of the developed economies are surveyed to establish whether we meet with AFNE or ANRUE or else UNE or NANRUE; and whether policy prescriptions devised by respective schools solve or alleviate the problem at hand when implemented.
Our investigations point out that New Keynesian and Post-Keynesian schools are more relevant compared to Monetarism and New Classical School. The choice between New Keynesian and Post-Keynesian Economics, however, is more difficult to make although New Keynesian Economics seems more widespread than Post-Keynesian Economics. Objectively, Post-Keynesian assumptions seem more realistic; normatively, however, New Keynesian stands seems more fit to the present day move towards globalization.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
The aim of this book is to shed light on dystopia within the circle of twentieth century literature by analysing the development of totalitarianism and its detrimental effects, such as dehumanisation and social unrest that shattered the unity of society in three basic forms as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953), George Orwell’s Animal Farm (1945) and Nineteen Eighty-Four (1949). Thus, it explores the beginning of totalitarianism resulted from an inborn instinctive drive as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953) first, then its formation and rise in George Orwell’s Animal Farm (1945), then finally the ill effects of it in both society and in individuals in Nineteen Eighty-Four (1949). Totalitarianism, together with “Fascism”, in the twentieth century can be confined to the period between 1922 and 1975. It starts with Mussolini; is followed by Hitler and Stalin, then ends with the death of Franco. It was during the rule of totalitarians that all ideals promising peace were abused to claim the rule, terror and fear factors were resorted to secure a totalitarian power at the expense of millions of deaths, torture and social unrest. In these novels, William Golding and George Orwell criticise how totalitarianism is established, and maintained by fear, manipulation and terror in the twentieth century.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ BİBLİYOGRAFYASI
Araştırma yapacakların ilk başvuru kaynakları olan bibliyografik eserler aradığımız bilgilere ulaşmamız açısından önemlidir. Yapılan çalışmalardan haberdar olmak tekrardan kaçınmamızı sağladığı gibi eksik olanı da tamamlamamıza destek olacaktır. Bu çalışmalar araştırmacıların yapacakları çalışmalarına rehberlik eden kaynaklardır. Literatür bilgisi araştırmacıların ortaya koyacağı eserin daha nitelikli olmasını sağlayacaktır. Günümüz dijital bilgi çağında bilgiye ulaşmak hem kolay hem de karmaşık bir süreçtir. Şüphesiz yöntem bilgisi, neyi nerede aranacağının bilinmesi, araştırmacıların işini kolaylaştırmaktadır. Bibliyografya çalışmaları dağınık olan çalışmaları bir araya getirmesi açısından önem arz etmektedir. Kent tarihi araştırmalarına ilgi duyanlara bir ön başvuru niteliğinde olan bu çalışma, Artvin’in günümüz idari sınırları içerisinde yer alan bölgeye ait çalışmaları içermektedir. Çalışmada Artvin tarihi kaynakları temel alınsa da tarih bilimini destekleyen, ekonomi araştırmaları, demografi ve nüfus çalışmaları, Etnografya, Halk kültürü-folklor araştırmaları, coğrafi hareketlilik-göç araştırmaları, Arkeoloji araştırmaları, sanat, müzik araştırmaları, monografiler, tarım, siyaset, biyografi ve mimarlık araştırmalarına da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zincirinde İş Birlikçi Tahminleme
Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu kitapta Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Kitapta, elektronik sektöründe yer alan, stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan bir firma incelenmiştir. Geleneksek yöntemlerden İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal stratejisine geçiş süreci ele alınmış ve hayata geçirilen modeldeki performans kriterleri incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Genetik Hastalıklar ve Spor
Genetik hastalıklar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve genetik materyallerdeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Bu tür hastalıklar genellikle fiziksel ve psikolojik zorluklara neden olur ve bireylerin günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkiler. “Genetik Hastalıklar ve Spor” adlı bu kitap, genetik hastalıkları olan bireyler için spor ve fiziksel aktivitenin önemini incelemekte; genetik bozuklukların sağlık üzerindeki etkilerini ve sporun bu etkileri nasıl hafifletebileceğini araştırmaktadır. Ayrıca kitap, genetik hastalıkların çeşitlerini, bu hastalıkların bireylerin fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini ve egzersizin bu etkileri nasıl azaltabileceğini ele almaktadır.
₺210,00