KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Çağdaş Gotik Okumalar
₺275,00 -

ÇAĞDAŞ MALİYET YÖNTEMLERİ KAİZEN VE KAİZEN MALİYETLEME
₺300,00 -

ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
-

Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
₺380,00 -

ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
₺440,00 -

Çalışma Kavramına Sosyolojik Bakış
₺380,00 -

Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
₺340,00 -

Çanakkale Halk Bilimi
₺210,00 -

ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
₺635,00 -

ÇANKIRILI MECBÛR EFENDİ DÎVÂNI
₺455,00 -

Çapanoğlu İsyanı ve Çerkez Ethem Yağması
₺260,00 -

Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
₺315,00 -

ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
-

Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
₺535,00 -

Çeviri Proje Yönetimi
₺235,00 -

Çeviribilimde Ölçme ve Değerlendirme
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Türk Ekranından Yansımalar
Türk Ekranından Yansımalar başlıklı bu çalışma günümüz Türkiye’sinde Türk toplumunun kültürünü ve zihniyetini türeten ve dönüştüren Türkçe “ekranların” içeriklerine ilgi duyan okuyucuya katkı sunmak üzere hazırlanmıştır. Kitaptaki her bölümde farklı metin çözümleme yöntemleriyle farklı medya içeriklerinin analizi sunulmaktadır. Ayrıca kitapta, medya söylemlerinin oluşmasına imkân veren sosyo-politik gerçekliğe ve tarihsel konjonktüre değinilmekte olup çağdaş Türk medyasında dolaşımda olan Türk milliyetçiliği, neoliberalizm, postfeminizm, hegemonik erkeklik/kadınlık, homososyalleşme, tüketim kültürü, dindarlık ve muhafazakârlık gibi normatif söylemlerin yeniden ürettiği kimlikler veya öznellikler incelenmektedir.
Kitap kapsamında son dönemde Kovid 19 pandemisinin bir toplumsal kriz olarak dijital alana internet mimleri şeklinde yansıması, izlenme rekorları kıran gündüz kuşağındaki realiti şov programlarının anlatısal türleri kullanarak gerçeklikle kurmacanın sınırlarını esnetmesi, popüler tarihi dizilerde türetilen toplumsal söylemler ve erkeklik temsilleri, dini içerikli çizgi filmlerin yerel ve global değerleri uzlaştırarak tanımladığı yeni muhafazakâr toplumsal söylemler ve ideal Müslüman kimliği, kadın reklamlarında postfeminizm ve neoliberalizm gibi global popüler söylemlerin türettiği güçlü kadın ve bireysel tercihlerin kutsallığı anlayışıyla marjinal kimliklerin normalleştirilmesi şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki farklı ekran içeriklerinin toplumsal kültürdeki yansımalarını ele alan araştırmalara yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
“Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular “ kitabı yönetim ve medya alanında karşılaşılan bazı güncel kavramların tanımlarını ve özelliklerini sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitap 6 bölümden oluşmuştur. Bu kitabın birinci bölümünde; Abdulselami SARIGÜL’ün “Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Bağlamında Çocuk İstismarı: Sosyal Medya Anneleri Üzerine Değerlendirme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde; Akın AY, Serhat BEKAR ve Emin AKIN’ın “Post-Truth Çağında Değişen ve Dönüşen Gazetecilik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde; Emre SEYREK’in “Liderliğin Diğer Yüzü: Karanlık Liderlik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde; Harun SELÇUK’un “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Yönetim ve Halkla İlişkiler” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın beşinci bölümünde; İkram ALPSOY’un “Geleneksel Medya’dan Yeni Medya’ya Geçiş: Kavramsal Bir İnceleme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın altıncı ve son bölümünde; Vural AKAR’ın “Çalışan İşe Tutulması” başlıklı araştırması yer almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
Eğitim, toplumların kültürel kimliğini ve geleceğini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi adlı bu eser, Ortaçağ’ın skolastik eğitim anlayışından Avrupa’daki reform hareketlerine, Osmanlı’daki medrese geleneğinden Tanzimat ve Meşrutiyet ıslahatlarına, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan politikalarından günümüze kadar uzanan köklü bir süreci ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kitap, yalnızca kronolojik bir çerçeve sunmakla kalmayıp, her dönemin eğitim anlayışını, toplumsal yansımalarını ve kurumlarını da eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Avrupa’daki modernleşme hareketlerinin Osmanlı eğitim sistemine yansımaları, modernleşme sürecinde gerçekleştirilen reformlar, yabancı uzmanların etkisi ve Cumhuriyet’in eğitim vizyonu bütüncül bir yaklaşımla incelenmektedir.
Alanlarında deneyimli 45 öğretmenin katkıları ve Prof. Dr. Haydar Çoruh’un editörlüğünde hazırlanan bu değerli çalışma, farklı bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir içerik sunmaktadır. Eğitim tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, Türk eğitim sisteminin tarihsel köklerini anlamak isteyen herkese yol gösterici bir rehberdir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya düzeni çerçevesinde Kore bir çekişme alanı hâline getirilmiş, taraflar yarımadaya kimin hükmedeceği konusunda net bir mutabakata varamamış ve nihayetinde 38. paraleli sınır alarak tarihsel ve kültürel olarak ortak geçmişe sahip olan Korelileri iki farklı devlet olarak ayırmışlardır. Böylelikle günümüzde dahi çözüme kavuşturulamamış Kore Sorununun temelleri atılmıştır. 25 Haziran 1950de iki taraf arasında savaş hâli başlamış, 27 Temmuz 1953 tarihinde ateşkes ile sıcak savaş durumu durdurulmuş ancak bir barış sağlanamamıştır.
Pravda Gazetesinde Kore Savaşı adlı çalışmada, 1950 ile 1953 yılları arasında üç yıl süren savaş durumu, Doğu Bloğunun lider devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gözüyle değerlendirilmektir. Bu bağlamda, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin en önemli ve tirajı en yüksek gazetelerinden birisi olan aynı zamanda Komünist Parti Merkez Komitesine bağlı olarak yayın yapan Pravda gazetesi çalışmanın merkezi konumunda olmuştur. Böylelikle dolaylı olarak Sovyet Hükûmetinin görüşlerine de ulaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Pravdaya ek olarak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Wilson Center Digital Archivedan elde edilen belgeler ile CIAin online olarak yayınladığı savaş hakkındaki istihbarat raporları da kullanılmıştır. Kore Savaşını konu alan Türkçe, İngilizce ve Rusça ikincil kaynaklara da çalışmamızda yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SPOT DOĞAL GAZ FİYATLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE TÜRKİYE İÇİN ÖNERİLER
Bu çalışmada, küresel spot doğal gaz piyasaları incelenerek, Türkiyede yaşanan serbestleşme sürecinde, spot doğal gaz piyasasındaki fiyatların hangi faktörlerden etkilenebileceği belirlenmeye, arz ve fiyat güvenliği için neler yapılması gerektiği hakkında öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
“On the Future of our Educational Institutions” comprehends a series of five lectures delivered by Nietzsche when Professor of Classical Philology at B?le University. As they were prepared when he was only twenty-seven years of age, we can scarcely expect to find in them that broad, “good European” point of view which we meet with in his later works. These lectures, however, are not only highly interesting in themselves; but indispensable for those who wish to trace the gradual development of Nietzsche’s thought.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
HERBERT MARCUSENİN BASKICI HOŞGÖRÜ KAVRAMI VE TEKNOLOJİ TEZLERİ
Frankfurt Okulu adıyla bilinen ve resmi olarak 1923 yılında kurulan Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü’nün üyesi filozof, sosyal aktivist, teorisyen Herbert Marcuse (1898-1979), Marksist teoriyi, modern kültür, politika ve toplum odaklı çalışmalarla ele almıştır. Marcuse, aynı zamanda, erken dönemden geç döneme kadar inceleme konusu yaptığı patolojik toplumdaki teknoloji kavramını, çalışmalarının odak noktasına taşıyan bir düşünürdür. Yeni Sol hareketlerin guru‘su olarak tanımlanan Marcuse, Saf Hoşgörünün Bir Eleştirisi kitabında kaleme aldığı baskıcı hoşgörü (repressive tolerance) çalışmasıyla, dönemin siyasi ve toplumsal meselelerine teorik müdahalesini gerçekleştirmiştir.
Bu kitap, Marcuse’nin teknolojiye yönelik seçilmiş makalelerinde yer alan tezlerini ve baskıcı hoşgörü temasını bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Marcuse’nin diyalektik yönteminde, iktidar merkezli ve tahakkümcü bir sisteme referans yapan hoşgörü ve teknoloji kavramı ters yüz edilerek şekillenmektedir. Çalışma, teknoloji-baskıcı hoşgörü ilişkisinin, günümüz dijital dünyasında nasıl şekilleneceğine odaklanmaktadır. Eserde, Marcuse’nin teknoloji tezlerinin tahakkümcü bir yansıması mı, Mesiyanik bir ütopyacılık mı içerdiği sorusuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmektedir. Böylece, Janus yüzlü teknolojinin özgürleştirici ve baskılayıcı unsurlarının, hoşgörü konseptine kucak açma ihtimali sorgulanmaktadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlık ve Medeniyet Tarihi
İnsanlığın gelişimi eğitimle mümkündür. Eğitimi başaran toplumlar insanlığa da katkı yapmışlardır. İlk çağda Orta Asya, Çin, Hindistan, Mısır, Yunanistan ve Anadolu’da kurulan devletlerde bunu görmek mümkündür. İnsanlık adına eğitim kurumları da oluşturulmuştur; Sümerler yazıyı keşfettiler, Uygur Türkleri tahta kalıplarla kitap basmanın prototipini başarırken, Almanlar bunu seri üretim şeklinde gerçekleştirdiler. 20. Yüzyılda bunu ulaşım ve bilişim teknolojileri izlemiştir. Türklerin Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde geliştirdikleri eğitim kurumları, yetiştirdikleri düşünürler insanlık adına önemli gelişmelerdir. Büyük Selçuklular zamanında kurulan «Nizamiye Medreseleri» kendi devrinde dünyanın önde gelen eğitim ve ilim yuvalarıdır. Bu ilim yuvaları tarihçi Yılmaz Öztuna’nın deyimiyle bugünkü üniversitelerin temelini teşkil etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, yükselme dönemlerinde insanlığa adalet, huzur ve nizam götürmüştür.
İnsanlık adına yapılmış bu tür gelişmeler kitabın konuları arasındadır. On bölümden oluşan kitabın ilk yedi bölümünde insanlığın medeniyete yaptığı hizmetler, son üç bölümde ise düşünce ve düşünürlerin görüşleri ile felsefe problemleri ele alınıp tartışılmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Depresyon ve Etkili Psikoterapi Yöntemleri
Depresyon, çeşitli genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik faktörlerin neden olduğu en yaygın ruh sağlığı bozukluklarından biridir.
Depresyon, tipik olarak monoamin nörotransmisyonu hedefleyen birinci basamak antidepresan ajanlarla tedavi edilir. Ancak, depresyonu olan danışanların çoğu ilaç tedavisine olumlu yanıt vermez. Depresyonun tedavisi, ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapidir. Bununla birlikte hafif ve orta şiddetteki depresyonun en etkili tedavisi psikoterapi yöntemleridir.
Bu kitap, depresyonla ilgili en temel bilgi ve psikoterapi yöntemlerini içermektedir. Depresyon günümüzde yanlış bilinen ve tedavisi göz ardı edilen bir bozukluktur. Bu açıdan kitabın bu yöne ışık tutacağı amaçlanmaktadır. Kitabın içinde yer alan uygulamalar klinik açıdan psikolog ve terapistlere fayda sağlayacağı düşünülür.
Yeni mezun uzman psikologlar ve terapistler özellikle psikoterapi yöntemlerini lisans ya da lisans üstü eğitim programlarında bir ders mahiyetinde öğrenmektedir. Bu kitap sayesinde eski bilgiler tazelenmiş olacaktır. Ayrıca kitapta depresyon tiplerine güncellenmiş haliyle ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Zamanla değişen ve güncellenen bilgiler bu vesileyle tekrar edilerek pekiştirilmiş olacaktır.
Danışanların talepleri üzerine onlar için önerilen kitaplar danışanları daha çok istek ve merakla okumaya teşvik eder. Bu yönüyle de bu kitabın danışanlara, kendi problem ve depresif durumlarına, psikoeğitsel açıdan rehberlik edeceği umulmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BATI EDEBİYATINDA MİZAH
Mizah ne gülmede ne de şakalarda aranmalıdır, ancak sadece ve sadece insan zihnindedir. Başka bir deyişle, mizah zihinsel bir deneyimdir, La Fave.
Mizah, La Fave tarafından zihinsel bir deneyim olarak tanımlanmıştır. Bu görüşü, antik çağlardan Rönesans dönemine kadar süregelen bedende salgılanan sıvıların insan karakteri ile ilintisi olduğu anlayışı ile bağdaştırırsak,mizahın beden ve aklın uyum ve uzlaşmasıyla ortaya konulabileceği söylenebilir. Bu bağlantıdan yola çıkarak, Pamukkale Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları tarafından yayına hazırlanan, 7-8-9 Ekim 2015 tarihinde düzenlen IV. Uluslararası BAKEA (Batı Kültür ve Edebiyatları Araştırmaları) Sempozyumu bildiri seçkilerinin makaleye genişletilmesi ile oluşturulan bu kitapta, mizahın kuramsal tarihçesini günümüze kadar değişen ve çeşitlilik gösteren mizah anlayışını, edebiyat ve kültür bağlamında inceleyen Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca makalelerle farklı bakış açıları oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yazarlar: Himmet UMUNÇ, Burçin EROL, Ahmet YILMAZ, Ayşe ÇİFTÇİBAŞI, Ayşe GÜNEŞ, Banu ÖĞÜNÇ, Çelik EKMEKÇİ, Çiğdem PALA MULL, Demet SATILMIŞ MALTEZOS, Dilek MENTEŞE, Elisabetta MARINO, Erkin KIRYAMAN, Fatma KABA, Feryal ÇUBUKÇU, Feryal ÇUBUKÇU, Gülden YÜKSEL, Kağan KAYA, M. Önder GÖNCÜOĞLU, Meryem AYAN, Meryem NAKİBOĞLU, Mevlüde ZENGİN, Murat GÖÇ, Murat KADİROĞLU, Murat ÖĞÜTCÜ, Mustafa DEMİREL, Nazan YILDIZ, Nejdet KELEŞ, Oya BAYILTMIŞ ÖĞÜTCÜ, Ömer ÖĞÜNÇ, Pınar TAŞDELEN, Sevinç ÖZER, Şengül KOCAMAN, Şevket KADIOĞLU, Tuğba TÜLÜ, V. Doğan GÜNAY, Tülin KARTAL GÜNGÖR, Yakup YAŞAR, Yusuf ZİYA AYHAN, Zennure KÖSEMAN,
HAKEM KURULU: Prof. Dr. Himmet UMUNÇ, Prof. Dr. Burçin EROL, Prof. Dr. Ayten ER, Prof. Dr. Ertuğrul İŞLER, Prof. Dr. Feryal ÇUBUKCU, Prof. Dr. Kubilay AKTULUM, Prof. Dr. Mehmet BAŞTÜRK,
Prof. Dr. Melik BÜLBÜL, Prof. Dr. Nurten SARICA, Prof. Dr. Selim YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TOK, Doç. Dr. Arsun URAS YILMAZ, Doç. Dr. Mehmet Ali ÇELİKEL, Doç. Dr. Meryem AYAN, Doç. Dr. Nejdet KELEŞ, Yrd. Doç. Dr. Arpine MIZIKYAN AKFIÇICI, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Yılmaz MADRAN, Yrd. Doç. Dr. Murat GÖÇ, Yrd. Doç. Dr. Şeyda SİVRİOĞLU,
KİTAP TANITIMI
TEKİNALP yeni mecmua yazıları
Tekin Alp; II. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı düşünce hayatına giriş yapan, hareketlilik kazandıran ve Türkçülük mefkûresini benimsemiş önemli aydınlardandır. Türkçülük düşüncesinden hareketle bu dönemde İttihat ve Terakki yönetiminin uygulamış olduğu milli iktisat uygulamalarını destekleyen yazılar kaleme almıştır. Bunun yanı sıra Yeni Mecmua’da, Birinci Dünya Savaşı’nın sebep olduğu sosyal ve toplumsal problemlerin çözülmesi için tesanütçülük fikrini bir ilaç olarak gören makaleler yayımlamıştır. -Tesanütçülük, Fransızca solidarizm kavramının o günün Osmanlısındaki karşılığı olup dayanışmacılık anlamına gelmektedir-. Hazırlanan bu eserde ise Tekin Alp’in tesanütçülük (solidarizm) ile ilgili dönemin entelektüel otoritelerinden birisi olan Yeni Mecmua’da kaleme almış olduğu makalelerin Latin harflerine çevrilmiş halleri sunulmuştur. II. Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan solidarizm ya da tesanütçülük düşüncesini kavramak açısından Tekin Alp’in Yeni Mecmua’da kaleme aldığı makaleler büyük önem taşımaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ARTVİN TARİHİ BİBLİYOGRAFYASI
Araştırma yapacakların ilk başvuru kaynakları olan bibliyografik eserler aradığımız bilgilere ulaşmamız açısından önemlidir. Yapılan çalışmalardan haberdar olmak tekrardan kaçınmamızı sağladığı gibi eksik olanı da tamamlamamıza destek olacaktır. Bu çalışmalar araştırmacıların yapacakları çalışmalarına rehberlik eden kaynaklardır. Literatür bilgisi araştırmacıların ortaya koyacağı eserin daha nitelikli olmasını sağlayacaktır. Günümüz dijital bilgi çağında bilgiye ulaşmak hem kolay hem de karmaşık bir süreçtir. Şüphesiz yöntem bilgisi, neyi nerede aranacağının bilinmesi, araştırmacıların işini kolaylaştırmaktadır. Bibliyografya çalışmaları dağınık olan çalışmaları bir araya getirmesi açısından önem arz etmektedir. Kent tarihi araştırmalarına ilgi duyanlara bir ön başvuru niteliğinde olan bu çalışma, Artvin’in günümüz idari sınırları içerisinde yer alan bölgeye ait çalışmaları içermektedir. Çalışmada Artvin tarihi kaynakları temel alınsa da tarih bilimini destekleyen, ekonomi araştırmaları, demografi ve nüfus çalışmaları, Etnografya, Halk kültürü-folklor araştırmaları, coğrafi hareketlilik-göç araştırmaları, Arkeoloji araştırmaları, sanat, müzik araştırmaları, monografiler, tarım, siyaset, biyografi ve mimarlık araştırmalarına da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Benim Gördüğüm Tanpınar
Ahmet Hamdi’nin talihinin yol çizgisini babası, Siirt’te iken, onu Fransız okuluna vererek çizmiştir. Doğuştan öğrenme ve anlamaya aç Ahmet Hamdi, okuduklarında Fransızcayı, Fransız kültürünü arar durur. Bundan dolayı da daha çocukluğunda Ahmet Haşim’i bulur. İstanbul’a geldiğinde Yahya Kemal’in Paris’ten döndüğünü duyunca, girdiği fakülteyi bırakıp Yahya Kemal’e koşar. Acaba, yeryüzünden Baudelaire adında bir şairin gelip geçtiğini hangisinden duymuştu? Hangi talih onu Mallarmé ve Valéry ile tanıştırmıştı? Ahmet Haşim’in Baudelaire’inden, Mallarmé, Victor Hugo ve Valéry’nin şiirlerine nasıl atlamıştı?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
Türk-İslam toplumunda kadın, her daim sanatın ilhamı olmanın yanında hamiliğini de üstlenmiştir. Türk-İslam sanatının yayıldığı hemen her coğrafyada kadınlar sanat meclisleri kurmuş ve sanatçıları desteklemişlerdir. Bu destek alanlarının en önemlisi kadınlarının hayır işlerinin de başında gelen mimari eserlerdir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kalıcı hale gelen Türkler mimari faaliyetlere de hız vermişlerdir. Fethedilen her şehirde Türk-İslam yapıları yükselmiştir. Bu imar faaliyetlerine sultanlar, devlet adamları, ordu komutanları gibi yüksek mevkiden kişiler katılmıştır. Bu kişilerin önemli bir çoğunluğunu ise kadınlar oluşturmaktadır. “Selçuklu Çağı Anadolu Türk Mimarisinde Kadının Rolü” isimli bu çalışma bu kadınların konum ve statüsü, yaşamları, etnik ve dini kökenlerinin sanata ne kadar ve nasıl yansıdığı üzerinde durmaktadır. Kadınlarla ilişkilendirilen yapılar ait oldukları dönemlerin kadına bakışı, kadınların sanat anlayışı başta olmak üzere, dönem mimari faaliyetlerinin nasıl yapıldığı, bânî sanatçı arasındaki ilişki, bânînin sanat eseri üzerinde ne kadar etki ettiği gibi konular içeren bu çalışmanın farklı bir perspektifle Anadolu Türk İslam mimarisi literatürüne katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahza bir alev gibi hasretti duyduğum”
diyor şiirimizin büyük üstâdı Yahya Kemal. Velhasıl ne Balkanların bize ne de bizim Balkanlara hasretimiz biter! Aynı ruh, aynı kültür, aynı medeniyet, aynı iman ve onun mahsulleri olan aynı tarihi bereket… Filibe de bu zenginlikten fazlasıyla nasibini almış bir şehir güzeli. Tabii ki eskisi gibi değil ama hala ecdat yadigârlarıyla bezeli. Hala vakur, hala gül kokulu…
Gelin hep birlikte bu manalı şehri, ona miras bıraktıklarımızı, atalarımızın emanetlerini gezelim, hatırlayalım, bilelim, bildirelim. Biz buraya silinmez mührümüzü vurduk, diyelim. Evlâd-ı Fâtihân’ı unutmadık, unutamayız diyelim…
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SAFİYE CAN’DA POETİK YAKLAŞIMLAR
Türk-Alman Göçmen Edebiyatının günümüz popüler yazarlarından biri olan Safiye Can, bugüne kadar yayınladığı üç şiir kitabının yanı sıra öykü ve çeviri eserleriyle ön plana çıkmıştır. Yaklaşık altmış beş yıllık göç tarihinin toplumsal, siyasal, kültürel değişim ve gelişimini harmanlayarak şiirlerine yansıtan Can, aşk, yalnızlık, memleket hasreti gibi konuları farklı motif ve söz sanatlarıyla işleyerek okura sunmuş, bugüne kadar almış olduğu edebiyat ödülleri ve kendisiyle ilgili medyada yer alan pek çok haber ve söyleşi onun edebi zenginliği ve derinliğini gözler önüne sermiştir. Somut şiirlerden kolaj şiirlere, iki mısralık kısa şiirlerden uzun destansı şiirlere kadar neredeyse her türde usta işi şiirler kaleme almıştır. Şiirleri bazen içinizi ısıtır, bazen soğuk bir titreme yaratır. Bazen mutlu gözlerle gökyüzüne baktırır, bazen hüzünlendirir. Ama her durumda, umuda kırpılan bir göz, aşka uzanan bir el imgesi karşılar sizi her şiirinde!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME VE MEDYA İLİŞKİSİ
Medyanın üretim yapısındaki değişimin yanı sıra, sermaye yapısındaki değişimin de sektör üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Medya sektörüne sermayenin girişi ile birlikte teknolojik yapıda da değişimler yaşanmıştır. Basın sektöründeki aile geleneğinin yerini büyük medya holdingleri almıştır.
Medya, çokuluslu şirketler için artık vazgeçilmez ve sahip olunması gereken bir alandır. Kitle iletişim araçlarının 1980’li yıllara kadarki en büyük amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu tarihten itibaren çokuluslu şirketlerin iletişim alanına girmesiyle birlikte, amaç daha çok ürün pazarlamak ve dolayısıyla karlılıktır.
Medya; ekonomik, siyasal ve kültürel alanda mal, hizmet ve enformasyonun farklı kültürel altyapıya sahip çok daha geniş kitlelere ulaştırılması konusunda önemli bir gücü elinde bulundurmaktadır. Özellikle 1980 sonrası dönemde medyanın bu gücünün farkına varan çok uluslu şirketler bu gücü ellerinde bulundurmak istemişlerdir. Medya sadece mal, hizmet ve enformasyonun iletimini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çok uluslu şirketlere, toplumların yeni değer kalıplarını benimsemeleri ya da alışkanlıklarını bırakıp yeni alışkanlıklar edindirilmesi konusunda da imkân tanır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
MALİYET MUHASEBESİNDE DEĞİŞİM VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Maliyet muhasebesi, işletmeler tarafından arz edilen ürün ve hizmet maliyetlerinin belirlenmesinde kullanılan bir bilgi sistemidir. Son yıllarda maliyet muhasebesi sisteminde meydana gelen değişimi, güncel yaklaşımlar bağlamında değerlendiren bu kitap, okurlarına değişimi nedenleri ile birlikte açıklamayı hedeflemektedir. Hedef maliyetleme, faaliyete dayalı maliyetleme, yaşam boyu maliyetleme, değer mühendisliği gibi güncel yaklaşımlar, maliyet muhasebesini daha etkin bir bilgi sistemi haline getirmektedir. Rekabet gücünün önemli bir etkeni olarak maliyet verisinin doğruluğu işletmenin yönetsel kararlarını etkilemekte ve geleceğini şekillendirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Cinayet Destanları
Âşıklar cinayet destanlarında şahit oldukları ya da olmadıkları; halkın ilgisini çekebilecek cinayet vakalarını anlatmıştır. Cinayetler sansasyonel olaylar olduğundan insanlara bu olaylar cazip gelmiştir. İnsanlar öldürme eylemini, sebeplerini, cinayetin nasıl işlendiğini merak etmekte; bunları anlatan ürünlere yoğun talep göstermektedir. Kendini hem katilin hem maktulün yerine koyan dinleyici/okur; cinayetin neden, niçin işlendiğini; katilin ve maktulün hikâyesini öğrenmek istemiştir. Âşıklar dikkat çekecek ve kazançlarını arttıracak konular üzerine destan yazmayı tercih etmiş, bunlardan biri de cinayetler olmuştur.
Cinayet destanlarında vahşice işlenen, toplumu hayrete düşüren cinayetler konu edilmiş. İnsanların bu cinayetlerden ibret alması, benzer durumlarla başka insanların karşılaşmaması istenmiştir.
Çalışmada âşık, âşıkların yetişmesi ve Âşık Edebiyatı hakkında bilgi verilmiş. Destan türü ve âşık destanları konuları irdelenmiştir. Cinayet destanları üzerinden cinayet olgusu, cinayet türleri anlatılmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen 50 cinayet destanı metni çalışmada verilmiştir. Tespit edilen cinayet destanları çeşitli yönlerden karşılaştırılmış ve cinayet destanları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmada verilen cinayet destan metinlerinin konularını açıklığa kavuşturmak adına destanlarla ilgili malumat verilmiştir. Cinayet destanı metinleri adlarına göre alfabetik olarak sıralanmış, tespit edildikleri şekilleri üzerinde herhangi bir oynama yapmadan imla ve yazım yanlışlarıyla birlikte verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Somut Olmayan Kültürel Miras ve Turizm
Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi günümüzde 180 ülkenin taraf olduğu UNESCOnun kültür alanında görünürlüğü en yüksek uluslararası belgelerinden biridir. Sözleşmede somut olmayan kültürel mirasın yaşatarak korunması anlayışı hâkimdir. Bu amaçla unsurların geleneksel bağlamlarının korunması veya onların varlıklarını sürdürebilecekleri yeni ortamların oluşturulması gerekmektedir. Bunun için dünyanın güncel ve dikkate değer bağlamlarından turizm alanının incelenmesi ve kültürel mirasın turizmin katkısıyla varlığını sürdürebilme yollarının ortaya konması şarttır.
Bu kitap; sözleşme metni, uygulama yönergeleri, listelere kabul edilmiş unsurlara ait dosyalar, Hükûmetlerarası Komite Kararları gibi sözleşmeyi inşa eden temel belgelerden yararlanılarak hazırlanan ve somut olmayan kültürel miras ve turizm ilişkisini kapsamlı bir biçimde ele alan ilk çalışmalardan biridir.
Dünya çapında muazzam sayıya ulaşan verilerden yola çıkarak değerlendirme yapabilmek ve sonuçlara ulaşabilmek kolay değildir. Bunun için yapılacak sistemli ve detaylı incelemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışma, söz konusu iki alanın kesişim noktası olan yaşatarak koruma anlayışına odaklanmak suretiyle sistemli bir inceleme sunmayı amaçlamıştır.
₺650,00