KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sigorta Sahtecilik ve Suistimalleri Üzerine Bir Araştırma
-

Sahraaltı Afrika Ülkelerinin İktisadi Gelişme Sürecine Kısa Bir Bakış
₺250,00 -

REKLAM VE TÜKETİM
-

PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİNİN OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILMASI
₺275,00 -

Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
₺260,00 -

On the Improvement of the Understanding
₺380,00 -

Muslim Woman Representation in Western Literature
₺210,00 -

Metinlerarasılık, Uyarlama Ve Türk Sineması: Necati Cumalı Uyarlamalarında Anlamın Diyalojik Yönelimi
-

Manisalı Yahudi Mebus Nesim Masliah ve Faaliyetleri
-

KÜLTÜREL TURİZM
-

KOSOVA TÜRK MASALLARI
₺510,00 -

Kazak Türkçesinde Ölçü
₺495,00 -

JAPON SÖZLÜKLERİNİN GİZEMİ
₺315,00 -

İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
₺250,00 -

İktisadi ve İdari Meseleler Üzerine – 2
₺365,00 -

History of Education
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
FRS KAPSAMINDA FİNANSAL DURUM TABLOSU VE ÖZKAYNAKLAR İÇİN MUHASEBE UYGULAMALARI
Bu kitapta; Finansal Raporlama Standartları (FRS)na uygun olarak KGK tarafından 25.12.2018’de yayınlanan FRS Hesap Planı Taslağı ile TFRS’lere uygun olarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan Münferit Finansal Durum Tablosu (FDT) esas alınarak Özkaynaklar’a ilişkin muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
Birinci bölümde, FRS kapsamında FDT ele alınmıştır. Bu bölümde, önce Resmî Gazete’de 20.05.2013 tarihinde yayınlanan FDT ele alınmış, daha sonra KGK tarafından 07.06.2013 tarihinde yayınlanan FDT ayrıntılarıyla gösterilmiştir. Aynı bölümde, FRS Hesap Planı Taslağı tüm hesapları kapsayacak şekilde belirtilmiştir.
İkinci bölümde, FRS Hesap Sınıfları’nın işleyişi; FDT Hesap Sınıfları, Kâr veya Zarar Tablosu Hesap Sınıfı, Maliyet Hesap Sınıfı ve Nazım Hesaplar Hesap Sınıfı açısından ayrı ayrı incelenmiştir.
Üçüncü bölümde ise, FDT’de yer alan Özkaynaklar Hesap Sınıfına ait tüm hesap grupları içerisinde yer alan hesaplar için örnek muhasebe uygulamaları yapılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00
KİTAP TANITIMI
HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
Bu çalışmanın temelini, Osmanbey Kampüsü’nde mevcut binaları/yapıları revize etmek, planlanan ve yapılması düşünülen yeni bina/yapıları ise bilimsel bir çerçevede yeniden planlamak amacıyla sağlıklı bir master planının ortaya çıkması için hazırlanan “Osmanbey Kampüsü Coğrafi Etüdü Raporu” oluşturmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA AUTEURLER
Arka Kapak Yazısı
Bu çalışma yedi bölümden oluşur. İlk bölüm yapıtsal bağlamsal film eleştirisi bağlamında tür eleştirisi ve auteur eleştiriyi bir arada düşünmek üzerine yeni bir okuma yapar. İzleyen altı bölüm ise belirlenen tür ve yönetmenleri, türün dünyada ve Türkiye’deki tarihsel gelişimi içinde tartışır. Çalışma için belirlenen yönetmenler, incelenen türlerde üretim yapan, popüler sinema içinde konumlandırabilecek öte yandan auteur kuramı açısından da tartışılabilecek isimlerdir.
İkinci bölüm, korku sinemasının yapısal formülleri hakkında bilgi vererek Hasan Karacadağ’ın korku sinemasındaki temsillerini açıklar. Üçüncü bölüm, melodram türünün çok sevilen ve bir o kadarda nefret edilen ikircikli yapısında Çağan Irmak’ın “biz” duygusunu hangi melodramatik kodlarla yeniden inşa ettiğine ve hangi ideolojik mesajları içerdiğine değinir. Dördüncü bölüm, ana akım sinema içinde egemen söylemi yeniden üreten müzikal film türü içinde değerlendirilebilecek Ezop (Ezel Akay) filmlerinin popüler kültür ile etkileşimini ve karşıt kültür üretimini tartışır. Beşinci bölüm, aksiyonun türsel özelliklerini irdeleyerek, Serdar Akar’ın aksiyon sinemasında kahraman ve anti kahramanlar tarafından yeniden üretilen hegemonik erkeklik kavramının boyutlarını açıklar. Altıncı bölüm, politik sinemanın Birinci Sinema, İkinci Sinema ve Üçüncü Sinema içerisindeki tartışmalarına yeni bir okuma getirerek Sermiyan Midyat’ın popüler politik sinemasının sınırlarını belirlerler. Son bölüm, ortaoyunu ile ilişkilendirdiği komedi türünün geleneksel ve çağdaş anlatılardaki yapısal özelliklerini belirterek Selçuk Aydemir sinematografisinde güldürünün kültürel analizini yapar.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
İşçi göçleri konusu günümüzde Avrupa Birliği içinde yapılan politik tartışmaların başında gelen konulardan biridir. Bunun başlıca nedenleri olarak Avrupa devletlerinin yaşadığı demografik sorunlar (nüfusun yaşlanma ve azalması) ve işgücü kıtlığı sonucu olarak işçi göçlerin bir kurtarıcı unsur olarak görülmesidir. Günümüzde demografik sorunların ve işgücü kıtlığının giderilmesinde en etkili ve kısa seçenek olarak işçi göçleri gelmektedir. Bu bağlamda yeni AB üyesi olan ülkelerden demografik sorunlar yaşayan Batı Avrupa’ya olan işçi göçleri bu sorunların giderilmesinde önemli bir fırsat gibi gözükmektedir.
Bilindiği gibi 2004 yılı Mayıs ayında, sekiz Orta ve Doğu Avrupa ülkesi Avrupa Birliği üyesi olmuştur. Bu ülkelerin birliğe üye olmalarından itibaren İsveç ve İrlanda’yla beraber Büyük Britanya yeni üye olan bu ülkelerden işçilerin serbest dolaşımlarına ve emek piyasalarına tam olarak girmelerine izin vermiştir. Çalışmanın amacı Büyük Britanya’ya A–8 ülkelerinden 2004 sonrası gelen göçlerin bu iş piyasasındaki ücretler ve istihdam üzerine etkilerini ölçmektedir.
Çalışma A-8 ülkelerinden Birleşik Krallığa olan göçler ile yerel iş piyasası sonuçları arasında anlamlı bir korelasyon olup olmadığı üzerinde kurgulanmıştır. Bu amaçla A–8 ülkelerinden gelen işgücünün özelliklerine ait eğitim düzeyi, yaş ve sayı gibi veriler ile Birleşik Krallık yerel işgücü piyasası verileri internet üzerinden İngiliz Devlet İstatistik Kurumlarından ve literatür çalışmalarından elde edilmiştir. Çalışmada, elde edilen veriler 3’er aylık veriler halinde SPSS istatistik programına sırasıyla girilmiş olup, bu veriler çok değişkenli korelasyon tekniği ve regresyon analiz vasıtasıyla işlenerek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KÜTAHYA HALK ŞAİRLERİ
Türk edebiyatında sanat, edebiyat, şiir ve kültür merkezi olarak önemli bir yere sahip olan Kütahya, yetiştirdiği şairler bakımından Osmanlı şiir coğrafyasına etki eden kadim şehirlerimizden biridir. Kütahyalı Evliya Çelebî’nin bahsettiği iki yüz elli yedi şehir içerisinde Kütahya, altıncı edebî muhit olarak dikkat çekmektedir.
Selçuklu’dan Germiyan’a, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yüzlerce şair yetiştiren bu kutsal şehir, klasik divan şiirinin başkentidir. Şeyhoğlu Mustafa, Ahmedî, Ahmed-i Daî, Şeyhî ve Cemalî gibi divan edebiyatının kurucu şairleri Germiyan sarayında yani Kütahya’da yetişmiştir.
Kütahya, divan şiiri dışında tekke ve halk şiiri geleneğinde de önemli bir yere sahiptir. Kütahya’da halk şiiri geleneğinin ilk önemli şairi Âşık Sırrı’dır. Âşık Sırrı’dan sonra Âşık Şükrü, Ârifî, Pesendî, Âşık Kâmilî, Âşık Ömer eliyle yirminci asra ulaşan Kütahya halk şiiri geleneği günümüzde iki koldan devam etmektedir. Bu kollardan birincisi Bektaşi şiir geleneğini sürdüren âşıklar ve zâkirler yolu, ikincisi iki binli yılların başında kurulan Kütahya Şiir Sevenler Derneği’nde faaliyet gösteren kalem şairlerinin yoludur.
Kütahyalı veya Kütahya’ya hizmet ettiği için Kütahyalı kabul ettiğimiz halk şairlerini ele aldığımız bu çalışmada yer alan şairlerimizin hayat hikâyelerini ve şiirlerini incelediğinizde Türkistan coğrafyasından Anadolu’ya taşıdığımız derin bir halk kültürünün izlerini göreceksiniz.
KİTAP TANITIMI
AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
Ülkelerin ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olan aile şirketleri, aynı zamanda birçok yönetsel ve yapısal sorunları olan işletmelerdir. Birçok aile şirketi bu yapısal sorunları çözemediği için genellikle kısa vadede yok olup giderler. Özellikle 21. Yüzyılda rekabet edebilmeleri için bu sorunlarını çözmek zorundadırlar. Bunun da tek yolu kurumsallaşma ve yeniden yapılanmadır.
Aile işletmelerinin kurumsallaşması, kişiye veya inisiyatife (özellikle çok başlılığa) bağlı olmadan bir sistem ve bu sistemin ilkeleri çerçevesinde yönetilmeyi ifade eder. Yeniden yapılanma ise, dinamik yapılar olan işletmelerin çevrelerinde gerçekleşen değişikliklere, teknolojik gelişmelere uyumu ve rekabet avantajı sağlamalarına imkân tanıyan, değişimi sağlayan ve uygulayan bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitap, aile şirketlerinde hem kurumsallaşma hem de yeniden yapılanma hakkında uygulayıcıların ihtiyaç duyacakları bilgiler içermektedir. Kitabın aile şirketlerini ya da küçük işletmelerini geliştirmeyi arzulayan kişilere faydalı olacağına inanıyorum.
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
Günümüzde üretim süreçlerini bilgi temelli yönetme ihtiyacından dolayı üretim süreçlerinde birçok üretim bilişim sistemi kullanılmaktadır. Bu bilişim sistemleri arasında üretim yürütme sistemleri (MES – Manufacturing Execution Systems), küçük ölçekli işletmelerden büyük ölçekli işletmelere kadar yaygın olarak kullanılan bir bilişim sistemidir. Üretim yürütme sistemleri, imalat süreçlerinin etkin yönetilmesi için makine, işgücü, malzeme ve araç gereçler gibi imalat süreçlerinde kullanılan kaynaklar ve imalat süreçleri ile ilgili verilerin toplanması, depolanması, analiz edilmesi, işlenmesi ve karar vericilere raporlanmasını sağlayan sistemler olarak imalat firmalarının rekabetçi stratejilerini desteklemektedir. Bu kitabın ana amacı, üretim yürütme sistemleri kavramını temel çerçevede hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktır. Bunun için öncelikle üretim yürütme sistemleri kavramsal olarak açıklanmıştır. Sonrasında bir oyuncak araba imalatı süreçleri üzerinden teorik olarak bir örnek uygulama senaryosu kurgulanarak, bu kurgu bilgisayar destekli olarak uygulanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
Değerlendirme öğrenme ve öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreçlerin geliştirilmesine aracılık eder. Sınıfta gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmeler, öğrenme ve öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına rehberlik ederler. Bu nedenle öğretimde değerlendirme süreçlerinin öğretim ve öğrenme süreçleri ile bütünleştirilmesi önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri değerlendirmenin öğretimin bir parçası haline getirilmesine katkı sunar. Sınıf içi değerlendirme teknikleri yapılandırmacı yaklaşımın önemli bir bileşeni olan biçimlendirici değerlendirme açısından da son derece önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri öğretmenlerin öğretim süreçlerinde yararlandıkları yöntem ve tekniklerin etkililiğine dönük sağlıklı bir anlayış geliştirmelerini sağlar. Öğrenciler açısından da öğrenme süreçlerinde başvurdukları stratejilerin sonuçlarını değerlendirmelerinde yol göstericidir. Gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulmasında çok farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Çalışma da sınıf içi değerlendirmelerin öğrenciler için motive edici bir niteliğe kavuşturulmasına katkı sunabilecek farklı değerlendirme teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
Klasik Edebiyatın zengin nazım geleneğinin gölgesinde kalsa da asırlarca yoluna devam eden nesir geleneğinin önemli bir parçası olan mensur hikâyeler, toplumun anlatma ihtiyacını karşılayan ve edebiyat eşittir nazım düşüncesinin hakim olduğu bir dönemde kendi yolunda ilerlemeye devam eden zengin ve köklü bir kültürel miras olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürel mirasın bir parçası olarak kaynaklarda ismi geçmeyen ve içerisinde 23 mensur hikâye örneği barındıran Gülşen-i Zürefâ, Doğu hikâye geleneği ve Türk zevkinin derin izlerine rastladığımız bir hikâye sentezi örneğidir. Şeyhzâde Mehmed Vardarî tarafından kaleme alınmış olan eser, edebiyatımızda ve kültürümüzde derin izler bırakan Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları, El-Ferec Ba’de’ş-Şidde gibi kaynaklardan esinlenilerek yazılmış geleneksel özellikler gösteren hikâyeler ve yazıldığı dönemin hususiyetlerini taşıyan realist özelliklere sahip yerli hikâyeler olmak üzere iki grupta değerlendirilebilecek olan farklı yelpazedeki hikâyeleri aynı çatı altında toplamaktadır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
TEK EBEVEYNLİ AİLELERDE AİLE AİDİYETİ
Günümüzde toplumsal değişime paralel olarak ailenin “anne, baba ve çocuklar”dan oluşan bir toplumsal kurum olduğu yönündeki klasik yaklaşımdan uzaklaşılmaktadır. Dünya genelinde boşanma, evlilik dışı çocuk sahibi olma, bekar bireylerin evlat edinmesi, ebeveynlerden birinin ölümü, ebeveynlerden birinin şehir dışında ya da yurt dışında yaşaması gibi çeşitli nedenlerle oluşan ve ebeveynlerden birinin çocuğun bakımından sorumlu olduğu tek ebeveynli ailelerin sayısındaki artış, bu aile yapısını anlamaya yönelik çabaların da artmasına yol açmıştır.
Bu kitapta, tek ebeveynli ailelerde aile aidiyeti konusu ele alınmıştır. Temel insan ihtiyaçlarından biri olarak aile aidiyeti tek ebeveynli aileler özelinde incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Afete Dayanıklı Çocuklar Yetiştirmek: Okul Öncesi İçin Steam-D Temelli Eğitim Modülleri ve Uygulamaları
Fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutları da kapsayan afet dayanıklılığının disiplinlerarası bir yaklaşımla, çocukluktan yetişkinliğe hayat boyu eğitim çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması afet risklerinin azaltılmasında etkili bir yoldur. Bu bağlamda, disiplinlerarası bir yaklaşım olan STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) ile afet okuryazarlığının birleşimini ifade eden STEAM-D temelinde, öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlığın güçlendirilmesi, temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması ile sanatın çocuklarda iyileştirici gücünden faydalanılarak bir TÜBİTAK 1001 projesi hazırlanmıştır. “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk, Öğretmen ve Ebeveyn Afet Dayanıklılığı Eğitim Modülünün Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi” adlı 1001 projesi kapsamında, Türkiye’de sıklıkla yaşanan ve yaşanma ihtimali olan beş doğal afet (deprem, sel-taşkın, yangın, heyelan, çığ) ele alınmıştır.
Eserde afet dayanıklılık modülleri (çocuk, öğretmen, ebeveyn) ile erken çocuklukta afet dayanıklılığı, öğretmen eğitiminde öz-yeterlik inancı, erken çocuklukta psikososyal boyut, doğal afetlerde ilk yardım ve çocuklara öğretim teknikleri, erken çocuklukta sanat ve sanat eğitimi, erken çocuklukta STEAM yaklaşımı konularına yer verilmiştir. Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 223K616 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBİTAK’a en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu eseri tüm çocuklara atfediyor alanyazına faydalı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Fatma ÜNAL
Proje Yürütücüsü – Editör
KİTAP TANITIMI
Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
Aşırılık yanlısı fikirlerin, çeşitli psiko-sosyal faktörler etkisi ile ve/veya kitlenin şiddete motive olmasını sağlayacak faktörleri kullanarak hedef kişilere/kitlelere empoze edilmesi süreci olarak tanımlanabilecek radikalleşme, çok sayıda faktör ve aktörün içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kırk yılı aşkın süredir PKK (Bölücü Terör Örgütü) ile mücadele etmekte ve askeri, hukuki, siyasi tedbirler almaktadır. Geçen zaman içinde örgüte katılım düşerken, eleman temin faaliyetlerinin bütünüyle bitmediği görülmektedir. Yapılan ikna çalışmaları ile örgütten ayrılan kişi sayısı artmaktadır. Bu çalışmada, çocuğu terör örgütüne katılan kamusal alana çıkarak ve bireysel çabaları ile çocuğunu geri dönmeye ikna eden 10 anne ile mülakatlar yapılmıştır. Annelere çocuklarının radikalleşme süreci, çocukları örgüte katıldıktan sonra kamusal alan tecrubeleri ve bireysel çabaları, çocuğun örgütten ayrılması sonrası döneme dair şahitlikleri sorulmuş ve cevaplar analiz edilmiştir. Yapılan analizler örgütten ayrılma sürecinde annenin aktif bir aktör olduğunu göstermektedir. Çalışmada BTÖ’ye özgü radikalleşme modeli çalışılmış ve veriler doğrultusunda doğrulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın terörle mücadeleye yönelik literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Din
Tarih boyunca yeni teknolojiler ve dünyayı algılama biçimleri toplumsal yapılarda derin değişimlere neden olmuştur. Yaşam tarzlarımızdaki ilk büyük değişim olan neolitik devrimden sanayi devrimine ve bugün 21. yüzyılın yeni teknolojilerine kadar pek çok alanda büyük bir hızla çeşitli toplumsal değişimler görülmüştür. Akıllı telefonların yanı sıra internet bağlantılı milyarlarca taşınabilir cihaz bilgiye ulaşımı sınırsız hâle getirmiş ve yepyeni fırsatlara kapı aralayarak insanları, küresel ölçekte mobil teknolojilerde yeni bir devrimin eşiğine getirmiştir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin son sürat ilerlediği dijitalleşme çağında, insan davranışı ve düşüncesine çağlar boyu rehberlik etmiş klasik değerler hiyerarşisinin yerini, teknoloji kaynaklı yeni sosyal ilişkiler ağı almıştır. İnsanlar bu süreçte çok farklı ve değişken bir kültürü deneyimlemektedir. Dijitalleşme süreci, yeni dindarlık formlarının doğuşuna da zemin hazırlamaktadır. Bu anlamda dinsel kimliğin, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle sosyo-kültürel değişim süreçleri karşısındaki konumuna ve yeni dini formları çerçevesinde yol açacağı uzun vadeli etkiler tartışılmaya devam edecektir. Elinizdeki eser, böylesine dinamik bir literatüre güncel örneklerle katkıda bulunma girişiminin ürünü olarak okuyucularına sunulmuştur.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Perilous Nature: The Resonance of Ecological Crisis in Contemporary Literature
This book presents a vivid portrayal of an apocalyptic and catastrophic future, focussing on the consequences of humanity’s misuse of natural resources through the lens of ecocriticism. Compromising ten chapters, the book explores the concept of the ecological crisis as depicted in contemporary literature, particularly in novels and theatrical plays. The chapters feature works from British, American, and Canadian literature by scholars offering fresh perspectives on ecocriticism. Each part examines humanity’s survival stories set in contemporary contexts, often within the genres of science fiction and apocalyptic fiction, serving as warnings about a potentially devastating future. The book underscores the catastrophic outcomes and potential of chaos that could arise from humanity’s exploitation of natural resources. As the chapters unfold, these diverse scholarly contributions raise awareness of a global issue while illuminating the interconnected fates of nature, society, and humanity underscoring the urgent need for change before this impending crisis becomes a harsh reality.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
20. yüzyılın en önemli olaylarından sayılan İkinci Dünya Savaşı’nda; milyonlarca insan ölmüş, savaşa katılan ve katılmayan pek çok ülkede siyasi ve ekonomik yaşam etkilenmiş, bu etkilenme toplumsal yaşama da yansımıştır. Savaş, Eylül 1939’da başlamış, savaşa katılmamış olsa da etkileri Türkiye’de de görülmüş, toplumun tüm kesimleri yaşananlardan olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Türkiye savaş başladığında her anlamda savaşa hazırlıksız durumda idi. Savaş süresince Türk dış politikasının hedefi ülkenin savaştan uzak kalmasını sağlamak olmuş, bunun için savaşın askeri gelişimine göre değişik taktikler uygulanmıştır. Türkiye savaşın son günlerine kadar taraf olmamış ve sıcak savaşın tahribatından korunmuş olsa da savaşın getirdiği sorunlarla birlikte köylüsü kentlisi sosyal ve ekonomik yaşam içinde ciddi bedeller ödemek durumunda kalmıştır. Araştırmamız Türkiye’de mevcut II. Dünya Savaşı çalışmalarının makro ölçekli değerlendirmelerinden farklı olarak Batı Anadolu kent ve taşrasında zorlu ekonomik koşullar içinde geniş halk kitlelerinin gündelik yaşamlarını, birbirinden farklı hikâyelerini, gelişen olayları, mikro ölçekte savaş deneyimini, tepkileri ve sıradan hayatların mücadelelerini ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
6 Eylül 1987 referandumu, Türk demokrasi tarihi açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Bu referandum ile 12 Eylül 1980 askeri darbesinin demokrasiye açtığı yaralardan biri sarılmaya çalışılmıştır. Liderler, siyasi hakların iadesi konusunda yapılan referandum esnasında, halkın desteğini sağlamak adına pek çok siyasi enstrümandan faydalanmıştır. Bunlar içerisinde en ilginci ise renklerin kullanımı olmuştur. Referandumda evet ve hayır oy pusulaları için kullanılacak mavi ve turuncu renkler, tarafların elinde bir tür sembolik savaş aletine dönüşmüştür. Hatta siyasi aktörler, referandum kampanya sürecinde duygu ve düşüncelerini ifade etmek adına günlük kıyafetlerinde bu iki renkten birini tercih etmiştir. Referandum tarihi yaklaştıkça propaganda dili de sertleşmiştir. Artık liderler tarafından Turuncu nonoş rengi! Mavi ise Yunan rengi! olarak tarif edilir hale gelmiştir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
SAFİYE CAN’DA POETİK YAKLAŞIMLAR
Türk-Alman Göçmen Edebiyatının günümüz popüler yazarlarından biri olan Safiye Can, bugüne kadar yayınladığı üç şiir kitabının yanı sıra öykü ve çeviri eserleriyle ön plana çıkmıştır. Yaklaşık altmış beş yıllık göç tarihinin toplumsal, siyasal, kültürel değişim ve gelişimini harmanlayarak şiirlerine yansıtan Can, aşk, yalnızlık, memleket hasreti gibi konuları farklı motif ve söz sanatlarıyla işleyerek okura sunmuş, bugüne kadar almış olduğu edebiyat ödülleri ve kendisiyle ilgili medyada yer alan pek çok haber ve söyleşi onun edebi zenginliği ve derinliğini gözler önüne sermiştir. Somut şiirlerden kolaj şiirlere, iki mısralık kısa şiirlerden uzun destansı şiirlere kadar neredeyse her türde usta işi şiirler kaleme almıştır. Şiirleri bazen içinizi ısıtır, bazen soğuk bir titreme yaratır. Bazen mutlu gözlerle gökyüzüne baktırır, bazen hüzünlendirir. Ama her durumda, umuda kırpılan bir göz, aşka uzanan bir el imgesi karşılar sizi her şiirinde!
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Nef?î SİH?M-I KAZ?
Türk edebiyatının kaside ve hiciv üstadı olarak kabul edilen Nef?înin Sih?m-ı Kaz? (Kaza Okları) adlı eseri, hiciv türünün en iyi örneklerindendir. Şirin babasından başlayarak dönemin başlıca yönetici, edebiyat ve sanat çevrelerini sövgüye varan ifadelerle en ağır şekilde eleştirdiği bu eseri, hayatına mal olmuştur. Bu güne kadar eser üzerinde pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan çalışmalarda sıkı bir sansür uygulanmıştır. Edebe aykırı olduğu gerekçesiyle bazı şiirlere hiç dokunulmamış, bazı şiirlerde ise sövgü ifadeleri boş bırakılmıştır. Böylece Sih?m-ı Kaz? gibi önemli bir eserin yaklaşık üçte biri yok sayılmıştır.
Bu kitapta Sih?m-ı Kaz?nın Süleymaniye Kütüphanesi Yazma Bağışlar bölümünde 7274 demirbaş numarası ile kayıtlı bulunan nüshası esas alınarak, önceki çalışmalarda sansürlenen bölümler dâhil, eserin tamamı ilk defa araştırmacıların ve okurların hizmetine sunulmuştur. Dönemin dili, Nefî ve Sih?m-ı Kaz? hakkında genel bilgilerin verildiği Giriş bölümü ile başlayan kitap, Dil Özellikleri, Metin ve Dizinler olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmaktadır. Şair ve eser hakkındaki bilgiler, malumun ilâmı olacağı için kısa tutulmuştur. Birinci bölümde başlıca ses ve yapı özellikleri incelendi. Yapılan tasvirî çalışmada, gerekli durumlarda, Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesi ile karşılaştırmalar yapıldı. Metindeki bağlamın takip edilebilmesi için, ek örnekleri, referans numaraları (metin ve beyit / satır numarası) gösterilerek genellikle kelime grubu ya da cümle hâlinde verildi. İkinci bölümde, önceki çalışmalarda tamamen ya da kısmen sansürlenen şiirler dâhil (222 şiir), metnin varak, satır / beyit ve şiir numaraları gösterilerek yazı çevrimi yapıldı. Metnin söz varlığı içinde önemli yer tutan kaba kelimelerin birer ünlüsü yıldız (*) işareti ile kısmen örtüldü. Çalışmanın son bölümü, gramatikal dizinlerden oluşmaktadır. Metnin söz varlığını ortaya koymak amacıyla hazırlanan gramatikal dizinde, özel adlar hariç, 3010 madde başı bulunmaktadır. Metinde geçen 195 özel ad ayrıca listelenerek kitabın sonuna eklenmiştir.
Nefînin keskin Kaza Oklarını anlamaya ve anlatmaya çalıştığımız bu eserin Türk dili, Türk kültürü ve edebiyatı araştırmalarına katkı sağlayacağını ümit ediyorum.